T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/622 Esas
KARAR NO :2025/248
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:24/10/2024
KARAR TARİHİ:25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 24/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, 02.05.2022 tarihinde ... ilinde, ... istikametinde seyir halinde iken; aniden karşısına çıkan geyiğe çarpması sonucunda gerçekleşen kaza nedeniyle hasar gördüğünü, davacı şirketin söz konusu kazadan ötürü 46.082,37 TL tazminat ödediğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağı) ve Ekspertiz raporunda, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, kusurun sadece Karayolları Trafik Yönetmeliği 19. Maddeye istinaden "Yolun bakımından ve güvenliğini sağlamaktan sorumlu" kuruluş olan davalıya ait olduğu tespit edildiğini, söz konusu alacağa ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlattığımız icra takibine kötü niyetle itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takip durduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptalini ve takibin devamını, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 04/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu talepleri zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararlandırıcı vakıanın meydana geldiği otoyolda davalı şirket gerekli tüm önlemleri aldığını, üzerine düşen yükümlülükleri titizlikle yerine getirdiğini, kaza tespit tutanağının davalı şirketin yokluğunda hatalı ve eksik şekilde düzenlenmiş olduğundan delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas alınması mümkün olmayacağını, davacı tarafın hasar iddiasının ve işbu değerin tazminine ilişkin taleplerinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, iddia olunan kazaya istinaden davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte talep edilen bedeller haksız olduğunu, davaya konu aracın kaza tarihi olan 17.11.2021 tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar dosyası, Sigorta poliçesi, Dekont, Kazaya ilişkin tutanaklar ve görüntüler, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 46.082,37TL rücuen tazminat ve 2.477,09TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 06/02/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 07/02/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... ve Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Kazanın meydana geldiği otoyol statüsündeki Karayolunun Yapımı İşletimi Kontrolü Açısından Sorumlu Olan Kurum/Kuruluşun %100 oranında tam derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirildiğini, ... plakalı çaracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen 46.082,37 TL (KDV) hasar miktarının piyasa koşullarına uygun olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı sigortalısı ... plakalı araçta 02.05.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile meydana gelen ve ödenen hasar bedelinin rücusu nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davaya ve rücuya konu edilen hasar, davalının işlettiği otoyolda aniden yola çıkan geyiğin sebep olduğu kazadan kaynaklanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un tanımlar başlıklı 2. maddesinin (k) bendinde ise ''Otoyol: yüksek standartlara sahip trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayolu'' olarak tanımlanmış olup, aynı kanunun görev ve yetkiler başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde, ''hazırlayacağı programlar uyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yapmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek işlettirmek.'' davalı idarenin görev sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Davaya konu trafik kazası, 02/05/2022 tarihinde, saat 05:40 sıralarında, sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ...otoyol üzerinde İstanbul İzmit istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli yere geldiğinde, idaresindeki otomobilin ön kısımlarıyla seyir istikametine göre sol tarafından kaplamaya giren geyiğe çarpması sonucu meydana gelmiştir.
Alınan kusur raporunda, kaplama içerisine giren başıboş hayvanın (geyik) meydana gelen olayda %100 oranında etken olduğu dolayısı ile yolun bakım ve onarımından sorumlu kişi, kurum olan davalının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı raporlanmıştır.
Kaza tespit tutanağında bahsi geçen kazanın meydana geldiği kesimin bakım ve işletme sorumluluğu ... A.Ş.' ye ait olduğu, dava konusu hasarın, davalı Şirketin bakım ve işletme sorumluluğu bulunduğu yolda meydana geldiği ve otoyolu davalı şirketin işlettiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında somut olayda, 02/05/2022 tarihinde, saat 05:40 sıralarında, sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... otoyol üzerinde İstanbul ilinden İzmit istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli yere geldiğinde, idaresindeki otomobilin ön kısımlarıyla seyir istikametine göre sol tarafından kaplamaya giren başıboş hayvana (geyik) çarpması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, alınan bilirkişi raporu ile hasarın ve hasar miktarının kaza ile uyumlu ve piyasa koşullarına uyun olduğu, davacı tarafından talep edilen miktarın kadri maruf olduğu raporlanmıştır. Sunulan kayıtlardan davacı sigortanın sigortalısına 20/06/2022 tarihinde 46.082,37TL ödeme yapıldığı, TTK 1472 kapsamında halefiyet koşullarının oluştuğu görülmüştür. Dosya kapsamından kazanın yaşandığı otoyolun davalı şirketin işlettiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir. Davalı şirket kaza tespit tutanağından da anlaşıldığı üzere kaza yerindeki otoyola yabani hayvanın girmesini engelleyecek bir önlem almadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda; kazanın oluşumunda birinci derece etkili olan sebebin otoyola giren geyik olduğu, yukarıda yer alan mevzuat hükmünde de tanımlandığı üzere söz konusu otoyolda geyik, köpek ve yabani hayvan bulunmaması gerektiği tartışmasız olduğundan, otoyolun bakım, onarım, trafik güvenliği hususların sağlanması konusunda davalı şirketin görevli ve sorumluluğunun bulunduğu ancak bunu sağlayamayarak trafik kazasına neden olduğu anlaşıldığından olayda davalı şirketin kusuru bulunduğu sonucuna varılmış olup alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 9.216,47TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.317,09-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 586,48-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.730,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 11.142,38-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
25/04/2025
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *