T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/637 Esas
KARAR NO :2025/288
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:31/10/2024
KARAR TARİHİ:09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... Sigorta A.Ş.’ ne ... nolu Z.M.M. Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 18.07.2023 tarihinde asli ve tamamen kusurlu olarak, davacı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait ... plakalı araçta toplam 9.667,00 Euro tutarında hasar meydana gelmiştir. Müvekkil Belçika da ikamet etmekte olup aracının tamirini de yaşadığı ülkede yaptırdığını, davacının zararının ödenmesi amacıyla ... plakalı aracın Trafik Poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne müracaat edilmiş ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir kabul beyanı olmadan davacıya 2.949,50 Euro karşılığı 103.000,00 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihindeki Trafik poliçesi teminatı limiti 120.000,00 TL olup davalı sigorta şirketinin teminattan kalan limit miktarı olan 17.000,00 TL üzerinden sorumluluğunun devam ettiğini, bu sebeple davalı sigorta şirketi meydana gelen zarardan düzenlemiş olduğu Trafik poliçesi teminatı limitine kadar, diğer davalı ... ise bakiye zararın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davadan önce davacı adına dava konusu talepler ile İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna müracaat edildiğini, 04.10.2024 tarihinde yapılan toplantıda taraflar anlaşmayacaklarını bildirdikleri için Anlaşmama Tutanağı tutularak imza altına alındığını, izah edilen sebeplerle davacıya ait araçta meydana gelen zararın tahsili amacıyla huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu, 6.717,50 Euro tutarındaki araç hasar bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ve 11.01.2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 18.07.2023 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL' olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, yukarıda açıkladığımız itiraz saklı kalmak kaydı ile huzurdaki uyuşmazlığa konu hasarın ihbarına istinaden davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açılmış olup hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını, ekspertiz raporuna istinaden davalı sigorta şirket tarafından yine dava konusu kazaya ilişkin başvuranın aracının onarımı için toplam 103.244,72 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiğini, dava konusu araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapılmasına imkan verilmediğinden sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilemediğini, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebi haksız olmakla, reddinin gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerektiğini, huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde menfaat bulunmadığını, nitekim davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı hasar tutarı net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla nitekim daha evvel davalı sigorta şirketine başvurusu kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil net bir tutar talep edildiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın kısmi dava olarak ikamesinin davacı açısından hukuki faydası bulunmadığını, işbu sebeple Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında olduğu üzere öncelikle davanın esasa girilmeksizin usulden reddini talep ettiğini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, Türkiye’de gerçekleşen bir kaza neticesi yabancı plakalı bir araçta meydana gelen zararın, haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden Türkiye koşulları dikkate alınarak hesaplanması ve hükmün buna göre kurulmasının gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı sigorta şirketinin Türkiye koşullarına göre davacının gerçek zararı karşılandığından davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalının ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 18/07/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası geldiği noktasında bir ihtilaf bulunmadığını, bu kaza sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar için istenilen rakam haksız ve de hukuksuz olduğunu, öncelikle bilinmelidir ki; meydana gelen kaza sonucu kazaya ilişkin fotoğraflarda görüleceği üzere; sadece aracın sağ kapısında ve hemen yanında çok büyük olmayan zarar meydana geldiğini, araç bunun dışında zarar görmediği gibi aracın pert olmuş olması da mümkün olmadığını, bu kaza neticesi istenilen rakamın fahiş olduğunu, çünkü kazanın meydana gelmesinden sonra davalı ... aracın zararının karşılanması için davacı ile Kayseri ilinde bulunan resmi ... bayii olan ... Otomotive gidilmiş ; servisteki teknik servis, aracın orjinal parçalarıyla garantili olarak değişmesinin yapılabileceklerini ve de tüm masrafların kaza tarihi itibariyle 40.000 TL'ye biteceğini beyan edildiğini, fakat davacı tarafın aracının Türkiye'de tamir edilmesini istememiş ve de aracı Belkika'ya götüreceğini beyan ettiğini, davacı vekili davalı ... aracının toplam 9,667 EURO karşılığı hasarı olduğu iddiasında olduğunu, öncelikle, dosyaya sunulan evrakların tercümesinin yapılmasını talep etmek zorunluluğunun olduğunu, çünkü araç 2013 model olup; var olan exper raporunda aracın Belçika'daki piyasa fiyatı ve enkaz değerinin bildirildiğini, bundan anlaşılmaktadır ki; araç perte çıkarılmış ve de enkaz rakamı davacı yana ödenmiş ve de piyasa rakamından enkaz rakamı düşüldükten sonra geriye kalan rakamdan da diğer davalı tarafından olan sigorta şirketinin ödediği 2.949,50 EURO karşılığı ödeme düşülmüş ; kalan bakiye rakam olan 6.717,50 EURO talep edildiğini, durumun davalılarca kabul edilmesinin mümkün olmadığı gibi bu talep hukuken de koruma görmemesinin gerektiğini, aracın karıştığı kaza neticesi doğan zarar ile istenilen rakam arasında fahiş bir fiyat farkı farkı olduğunu, davcı taraf her ne kadar araç tamir edilmiş dese de buna ilişkin fatura, bilgi ve belge sunamadığını, arz edildiği gibi araç tamir edilmemiş ve de pertte çıkarıldığını, bu sebeple de öncelikle davacı tarafından bu halin açıklanması ve dosyaya ibraz edilen evraklarında tercüme edilmesinin gerektiğini, arz edildiği üzere; aracın karıştığı kaza yerinin Türkiye olması sebebiyle; Türkiye Hukuk ve sigorta kurallarına göre perte çıkarılması gerektiğini, Araç perte çıkmamış olup; Kaza fotoğrafları ve bilirkişi raporu durumu ortaya çıkacağını, Kaldı ki ; araç yürür halde Türkiye'den Belçika'ya kara yoluyla gidildiğini, aracın yürür halde davacı yanın Belçikaya götürmesi ve orada geçerli Hukuk kuralları ve uygulamayı kullanarak aracı perte çıkarması , aracı enkaz bedelinin alınmasından sonra, kalan rakamın tarafımızdan talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını, kaza Türkiye'de meydana gelmiş olmakla, buraya mahsus hukuk kuralları ve uygulamaları tatbik edilmesinin gerektiğini, uygulamada bir araç trafik kazası ya da başka bir sebep sonrasında ağır şekilde hasar alırsa ve değerini %70 ve üzeri oranda kaybederse perte çıkacağını, bilirkişi raporuyla sabit olacağı üzere aracın kaza sonucu değerinin %70 ve üzeri değer kaybı oluşmadığı açık olduğunu, davacı tarafından bu rakamı talep etmesi MK. 2 maddesinde açıklanan dürüstlük kuralıyla örtüşmediğini, eğer araç tamir edilmişse davacı yandan aracın tamirden sonra çekilmiş fotoğraflarını, fatura , bilgi ve dökümanları da dosyaya ibraz etmesinin gerektiğini, bu olmadığına göre araç tamir edilmemiş olup; araç Belçika nizamlarına göre perte çıkarılarak sonrasında davalı ... bu rakamın istenilmesi hukuken doğru olmadığını, kaza neticesi, araçta meydana gelmiş olan zararın istenilen talebin çok altında olması, zararın miktarı ve aracın perte çıkmasının mümkün olmadığı bilirkişi marifetiytle hesap edileceğini, böylelikle zararın Zorunlu Trafik Poliçesinin teminatı dahilinde kaldığıda ispat edinilmiş olacağını, bu sebeple de zarar sigorta şirketi tarafından karşılanmış olmakla davalı ... her hangi bir ödemesinin olmadığı da ispat edileceğini, Kaldı ki; sigorta şirketinin ilgili ödemeyi yaparken araçta meydana gelen hasar için exper raporu alıp, ona göre de ödeme yaptığı unutulmamasının gerektiğini, dosya içerisinde davacı tarafın zorunlu trafik sigorta şirketinin Türkiye temsilcisi olan dava dışı AFES Ltd.Şti'nin , davalı şirketin zorunlu trafik sigortasını yapan ... sigortaya hitaben yazısında Belçika'daki sigorta şirketinin sigortalısı olan davacı yana, 9.667 EURO ödediği açıkça beyan edildiğini, o halde davacı tarafın bu kasko değerini ve aracın enkaz bedelini de tahsil ettiğine göre ; talep edilen rakamı davalı ... tahsil etmesi mümkün olmadığını, bu kabul edilirse mükerrer ödemenin olacağının açık olduğunu, davacı taraf dilekçesinde aracın tamir edildiğini açıkça beyan ettiğini, bu hal hukuken kabul edilemeyeceğini, tahsil eden şirket bu davada rücuen talep eden taraf olmadığına göre bu dava haksız olarak açıldığını, bu sebeple de açılan davanın reddinin gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Arabuluculuk son tutanağı, Kaza tespit tutanağı, Sigorta poliçesi, Hasar dosyası, Ödemeye ilişkin dekont, Ekspertiz raporu, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Makine mühendisi bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Olan trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...' nın % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, kaza olayında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dosya muhteviyatı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, Sigorta Eksperi ...' in raporunda tespit edilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, Yargıtay kararlarında davacının ikamet ettiği yurt dışı koşullarına göre hasar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından, dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; yurt dışı koşullarında ( Belçika) yetkili servis standardında ve orijinal parça kullanılarak yapılacak onarım bedelinin KDV dahil 10.558,48 EUR olacağı, hasar miktarı (10.558,48 EUR) ve sovtaj değerinin (7.333,00 EUR) toplamının (17.891,48 EUR) hasarsız aracın rayiç değerini (17.000,00 EUR) geçiyor olmasından dolayı dava konusu aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın TAM HASARLI (PERT) olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu aracın olan kazada tam hasarlı olmasından dolayı oluşan zarar miktarının 9.667,00 EUR olduğu, davacının tespit edilen 9.667,00 EUR zarar miktarına karşılık tahsil ettiği (Davacının tahsil ettiği zarar miktarı = 103.244,72 TL / 35,00 = 2.949,85 EUR) 2.949,85 EURO zarar miktarı düştüğünde, talep edebileceği bakiye zarar miktarının 6.717,15 EUR olduğu, davacının kaza tarihi itibarıyla talep edebileceği 6.717,15 EUR bakiye zarar miktarının Türk Lirası karşılığının ( 6.717,15 EUR karşılığı * 29,68 EUR =) 199.365,00 TL olduğu, Mahkeme tarafından kaza tarihindeki zararın TL karşılığı yerine, dava tarihindeki zararın TL karşılığının talep edilebileceği yönünde bir değerlendirmesi olması durumu için; davacının, dava tarihi itibarıyla talep edebileceği 6.717,15 EUR bakiye zarar miktarının Türk Lirası karşılığının ( 6.717,15 EUR karşılığı x 37,1698 EUR) 249.675,12 TL olduğu, davalı ... cevap dilekçesinde, davacının yurt dışı sigorta firmasından 9.667,00 EUR zarar ödemesi aldığı halde, sebepsiz zenginleşmeye neden olacak biçimde mükerrer olarak zarar talebinde bulunduğunu iddia etse de, dosya muhteviyatındaki bilgilerden davacının yurt dışı sigorta firmasından zarar ödemesi aldığına dair bilgi bulunmamakla birlikte, yurt dışı hasar ekspertiz raporunda davacıya aracın hurdaya ayrılması için en iyi teklifin yapıldığı bilgisi bulunduğundan dolayı, Mahkeme tarafından, davacının iddia olunduğu gibi yurt dışı sigorta firmasından ödeme alıp almadığının sorgulanmasının yapılmasının gerektiğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait ... plakalı aracına, davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen hasar bedelinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve davalı sigortanın yerleşim yeri itibari ile yetkilidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın 18.07.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını ve maddi hasar meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğunu belirterek hasar bedelinin tahsil anındaki kur üzerinde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 18.07.2023 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı araca, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğu, kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi ve ... plakalı araca ilk geçiş hakkını vermemesi sebebi ile meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, davacının Belçika'da ikamet ettiği ve geçici olarak getirdiği aracı ile Türkiye'de trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanmayacağı, araç maliki aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğunda ve araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiğinden davaya konu ... plakalı aracın yurt dışında tamirine ilişkin olarak hasar tutarı alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olup aracın onarımı için zorunlu olarak tamiri gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, onarım bedelinin 10.558,48 euro olacağı, sovtaj değerinin 7.333,00euro olduğu, rayiç değerinin 17.000,00euro olduğu dikkate alındığında aracın pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği gerçek zararın 17.000,00euro rayiç değer-7.333,00euro sovtaj değeri=9.667,00euro olduğu, 25/04/2024 tarihinde sigorta tarafından yapılan 103.244,72TL ödemenin o tarihteki efektif satış kuru olan 34,9382 üzerinden 2.955,066euro olduğu ve mahsubu sonrasında zararın 6.711,93 euro olduğu hesaplanmıştır. Düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru yaptığına dair dosyaya bir kayıt sunulmadığından ekspertiz tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, diğer davalı yönünden temerrüt haksız fiil tarihinden itibaren gerçekleştiğinden kaza tarihinden itibaren kazaya karışan araçların hususi araç olması nedeniyle yasal faize hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.( kabul oranı: % 99,92 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile, 6.711,93 Euro tazminatın ( davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bakiye poliçe limiti olan 16.755,28TL ile sınırlı olmak üzere ) davalı ...'dan 3095 Sayılı Yasa'nın 4/A maddesi gereğince tahsil tarihindeki TL karşılığına 18.07.2023 tarihinden ( sigorta yönünden 16.02.2024 tarihinden) itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.042,05TL nispi karar harcından peşin yatırılan 4.264,05-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.778,00TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 4.264,05-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00TL'nin 3.796,96TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3,04TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 39.916,97-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 207,04 TL tek vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.787,70TL yargılama giderinin kabul oranına göre 5.783,07TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
09/05/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır