T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/644 Esas
KARAR NO :2025/251
DAVA TARİHİ:04/11/2024
KARAR TARİHİ:25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 04/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, 31.01.2020 tarihinde, ... ili, ... Otoyolunda seyir halinde iken yoldaki buzlanma sebebiyle kayarak ... plakalı araca çarpması sonucunda gerçekleşen kaza nedeniyle hasar gördüğünü, müvekkili şirket söz konusu kazadan ötürü 24.240,60 TL tazminat ödediğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve güvenliğini sağlamaktan sorumlu" kuruluş olan davalının kusurlu olduğu tespit edildiğini, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesine göre müvekkil şirket, zarara uğrayan sigortalısı yerine kaim olduğunu ve zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkili şirkete intikal ettiğini, davalı taraf söz konusu alacaklarına ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlattığımız icra takibine kötü niyetle itiraz ettiğini ve itiraz üzerine takip durduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edilmediğini, Arabuluculuk Kanunu gereği, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, davamızın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan 19/11/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tazminat talebinin sebep olan kazanın 31.01.2020 tarihinde gerçekleştiğini, kazanın üzerinden 2 yıl geçmesiyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, söz konusu vakıanın meydana geldiği otoyolda tüm tuzlama ve buz önleme çalışmalarına rağmen ekstrem durumlarda, ani kazaların meydana gelmesi kaçınılmaz olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu gibi durumlara hızlı müdahale edebilmek için devriye ekipleri tarafından düzenli müdahale edildiğini, anılan sebeplerle söz konusu kazanın müvekkili şirketin kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını iddia etmek açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, trafik kazasında dava dışı sigortalı sürücünün asli kusurlu olduğu göz önünde bulundurulmaksızın gerekli inceleme ve araştırma yapılmamış olup kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete kusur yüklendiğini, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkili şirketin faaliyeti arasında nedensellik bağı kurulamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia olunan kazaya istinaden müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte talep edilen bedeller haksız ve fahiş olduğunu, davaya konu aracın kaza tarihi olan 31.01.2020 tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatı haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, hasar dosyası, ödeme dekontu, fotoğraflar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 6.947,87TL rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (01/10/2021) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 04/10/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Makine Mühendisi ... ile Trafik bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "....plakalı araç sürücüsü ...'ın; ... plakalı aracın ön ve yan kısımlarında oluşan hasarlardan ve kendi aracında oluşan hasardan %50 oranında tali derecede etkili olduğu,, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın; kendi aracının ön kısımları ve ... plakalı aracın arka kısımlarında oluşan hasarlardan %75 oranında asli derecede etkili olduğu, Kazanın meydana geldiği Otoyol statüsündeki Karayolunun Yapımı İşletimi Kontrolü Açısından Sorumlu Olan Kurum/Kuruluşun; ...plakalı araç ve ... plakalı aracın ön ve yan kısımlarında oluşan hasarlardan %50 oranında tali derecede etkili olduğu, ... plakalı aracın arka kısmında oluşan hasar ve ... plakalı aracın ön kısımlarında oluşan hasardan %25 oranında tali derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın; kusur ve etkisinin olmadığı anlaşılmıştır. ... plakalı çaracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen 19.547,51 TL (KDV) hasar miktarının piyasa koşullarına uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Heyetimizde, trafik kazasının analizi ile ilgili olarak Adli Trafik uzmanın yaptığı değerlendirmede, davaya konu olan ... plakalı aracın ön kısımlarındaki hasarın; %75' inden ... plakalı araç sürücüsünün, %25' inden ise işletmecisi olan kurumun sorumlu olduğu tespitlerinden, Davacının, tespit edilen ve gerçekleşen hasar bedeli olan 19.547,51 TL (KDV) ' nin %25' inden sorumlu olan davalıdan ( 19.547,51 TL * %25=) 4.886,87 TL ( KDV) talep edebileceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı sigortalısı ... plakalı araçta 31/01/2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile meydana gelen ve ödenen hasar bedelinin rücusu nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davaya ve rücuya konu edilen hasar, davalının işlettiği otoyolda buzlanma sebebi ile araçların kaymasının sonucu meydana gelen kazadan kaynaklanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un tanımlar başlıklı 2. maddesinin (k) bendinde ise ''Otoyol: yüksek standartlara sahip trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayolu'' olarak tanımlanmış olup, aynı kanunun görev ve yetkiler başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde, ''hazırlayacağı programlar uyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yapmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek işlettirmek.'' davalı idarenin görev sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Davaya konu trafik kazası, 31/01/2020 tarihinde, saat 07:50 sıralarında, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... üzerinde, buzlu, kaygan yol da kazanın meydana geldiği, mevkide seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı yön ve istikamette seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığı bu çarpışmadan sonra aynı yön ve istikamette ... plakalı aracın arka tarafında seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ön kısımları ile ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu zincirleme trafik kazası meydana gelmiştir.
Alınan kusur raporu ile; ... plakalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracı ile buzlu, kaygan yol olan ... üzerinde seyir halinde iken, aracının ön kısımları ile aynı yön ve istikamette ön tarafında trafik kazası nedeni duraklama halinde olan ... plakalı aracın arka kısımları ile çarpıştığı, sürücünün aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, yol üzerindeki araç trafiğini kontrol ederek can güvenliği ile trafik güvenliğini tehlikeye sokmamak adına gerekli tedbirleri alması gerekirken, bu hususlara riayet etmeksizin seyretmesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla kendi aracının ön kısımları ve ... plakalı aracın arka kısımlarında oluşan hasarlardan %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ise; karayolunu kullanan araçların ve sürücülerinin can ve mal güvenliklerini tehlikeye sokmamak için yeterli ve zamanında tedbirlerin alınması suretiyle karayolunun bakımı açısından gerekli önlemleri alarak, kontrol ve devamlılığını sağlayarak, arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak, karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmesi gerektiği halde bu kurala riayet edilmediği, kazanın meydana geldiği yol üzerinde bulunan buzlanma sebebiyle meydana gelen kazanın oluş şekli itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13.maddesini ihlal ettiğinden ... plakalı aracın ön kısımlarında oluşan hasarda %25 oranında kusurlu olduğu raporlanmıştır.
Kaza tespit tutanağında bahsi geçen kazanın meydana geldiği kesimin bakım ve işletme sorumluluğu ... A.Ş.' ye ait olduğu, dava konusu hasarın, davalı Şirketin bakım ve işletme sorumluluğu bulunduğu yolda meydana geldiği ve otoyolu davalı şirketin işlettiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında somut olayda, 31/01/2020 tarihinde, saat 07:50 sıralarında, ... plakalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracı ile buzlu, kaygan yol olan ... üzerinde seyir halinde iken, aracının ön kısımları ile aynı yön ve istikamette ön tarafında trafik kazası nedeni duraklama halinde olan ... plakalı aracın arka kısımları ile çarpıştığı alınan bilirkişi raporu ile hasarın ve hasar miktarının kaza ile uyumlu ve piyasa koşullarına uygun olduğu raporlanmış ancak davacı tarafından yapılan diğer ödemeler dikkate alınmamış ise de dosya kapsamında davacının toplam 23.061,56TL ödeme yaptığı, davacının kaza sebebi ile yaptığı tahkim masraflarını da talep edebileceğinden mahkememizce bu husus resen değerlendirilmiş ve davacının 23.061,56*25/100=5.765,39TL talep edebileceği hesaplanmıştır. Sunulan kayıtlardan davacı sigortanın kaza sebebi ile toplam 23.061,56 TL ödeme yapıldığı, TTK 1472 kapsamında halefiyet koşullarının oluştuğu görülmüştür. Dosya kapsamından kazanın yaşandığı otoyolun davalı şirketin işlettiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiş olup Davalı şirket karayolunu kullanan araçların ve sürücülerinin can ve mal güvenliklerini tehlikeye sokmamak için yeterli ve zamanında tedbirlerin alınması suretiyle karayolunun bakımı açısından gerekli önlemleri alarak, kontrol ve devamlılığını sağlayarak, arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak, karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmesi gerektiği halde bu kurala riayet edilmediği anlaşılmaktadır. Otoyolun bakım, onarım, trafik güvenliği hususların sağlanması konusunda davalı şirketin görevli ve sorumluluğunun bulunduğu ancak bunu sağlayamayarak trafik kazasına neden olduğu anlaşıldığından olayda davalı şirketin %25 oranında kusuru bulunduğu sonucuna varılmış olup alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. (kabul oranı: %82,98 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 5.765,39TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 1.153,07TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 615,40-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 10.983,50-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 9.114,10TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 5.765,39-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.182,48-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin 2.987,28 TL sinin davalıdan, 612,72TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı