T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/729 Esas
KARAR NO:2025/416
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/12/2024
KARAR TARİHİ:26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 06/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında 21.07.2023 tarihinde tedarik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı sigorta firmasının Türkiye dahilinde, alt sözleşme ile sözleştiği servislere orjinal yedek parça temini ve müvekkili firmaya davalı tarafından gönderilen hasarlı araçların tamirlerinin yapılmasına dair sözleşme imzalandığını, davalının 15 gün içerisinde ödeme yapması gerektiğini, davalının ödemeleri sözleşmede belirlenen sürelerde yapmadığını, icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı arasındaki işleyişin, onay verilen işlemlere fatura kesmek ve tedarik yapmak olduğunu, müvekkilinin alacak talebinde bulunduğu tüm faturaların mutabakatının yapıldığını ve ona göre fatura kesildiğini, davalının dava konusu icra takibi yapıldıktan sonra 13.11.2024 tarihinden itibaren şu ana kadar 566.936 TL müvekkili şirkete ödeme yaptığını, icra takibinden sonra davalının icra takibi sebebi ile ana para borcunun 4.865.287-TL olduğunu, bu nedenlerden dolayı; borçlunun mal kaçırması ihtimaline binaen dava miktarınca davalı borçlu hakkında uygun bir teminat karşılığında 4.865.287-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın alacakları olan 4.865.287 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına kararı verilmesini, takip tarihinden itibaren olmak üzere reeskont avans faili ile birlikte ödenmesine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 22/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz şartlarının sağlanmadığını, müvekkilinin yerleşim yerinin açık ve net olduğunu, maliye bakanlığı sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurumu denetimine tabi olduğunu, mal gizleme, kaçırma gibi bir durum söz konusu dahi olamayacağını, davacının alacak iddiasının yargılamaya muhtaç olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığından bahsedilemeyeceğini, davacı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen herhangi bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, davacının başvurusunun reddi gerektiğini, davacının icra takibine konu talebine ilişkin faiz talebinin belirli olmayıp ödeme emrinde faizi talepleri oranının belirtilmediğini, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini, davacı ile müvekkili şirket arasında cari hesap mutabakatı bulunmaması nedeniyle davanın ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER : ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Taraflar arasında düzenlenen 21/07/2023 tarihli tedarik hizmet sözleşmesi, cari hesap ekstresi, Taraf şirketlerin vergi kayıtları, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu, ticari defterler ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine taraflar arasında imzalanan sigorta yedek parça temini ve sigortalı araç tamir sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin 5.441.163,42-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2023-2024 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 31.10.2024 icra tarihinde 4.924.673,16 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresinde verildiği ancak, Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre, TTK m.64, m.65, m.82 ve ilgili diğer maddeleri kapsamında incelemeye esas borç/alacak tespitinin yapılamadığı bu nedenle, HMK (Hukuk Muhakemeleri Kanunu) madde 222 yönünden takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu, Davalı şirketin Davacıya ödenmemiş borç/alacak yönünden açık dosya bedelinin 3.625.607,30 TL olduğunu bildirmiş olmakla birlikte fatura bazında ayrıntısı iletilemediğini, davacının iddiası, davalının savunması, icra takip dosyası ,fatura, cari hesap, vergi kayıtları, ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar tedarik sözleşmesinden kaynaklı davacının davalı taraftan 31.10.2024 icra tarihine kadar 4.924.673,16 TL alacaklı olduğu, miktarının tespiti takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK l00'e göre mahsubu sonrası 06.12.2024 dava tarihindeki bakiye alacağın 5.262.191,81 TL olduğu hesaplandığının sonuç ve kanaatine varmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine tedarik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, taraflar arasındaki orjinal yedek parça tedarik ve sevkiyat hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen faturalardan ve cari hesap alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu, icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davacı tarafla aralarında cari hesap mutabakatı bulunmadığını bu nedenle açılan haksız davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine taraflar arasında imzalanan sigorta yedek parça temini ve sigortalı araç tamir sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin 5.441.163,42-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 02/12/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf davacı tarafın davalı taraftan taraflar arasındaki orjinal yedek parça tedarik ve sevkiyat hizmeti sözleşmesinden kaynaklı alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı ve faiz türü hususlarından kaynaklıdır.
Mahkememizce taraflara tüm delillerini bildirmesi için taraflara verilen kesin süre kapsamında davaya konu icra takip dosyaları celp edilerek incelenmiş ve taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtları ile vergi dairesi kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2023-2024 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 31.10.2024 icra tarihinde 4.924.673,16 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresinde verildiği ancak, Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre, TTK m.64, m.65, m.82 ve ilgili diğer maddeleri kapsamında incelemeye esas borç/alacak tespitinin yapılamadığı bu nedenle, HMK (Hukuk Muhakemeleri Kanunu) madde 222 yönünden takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu, Davalı şirketin Davacıya ödenmemiş borç/alacak yönünden açık dosya bedelinin 3.625.607,30 TL olduğunu bildirmiş olmakla birlikte fatura bazında ayrıntısı iletilemediğini, davacının iddiası, davalının savunması, icra takip dosyası ,fatura, cari hesap, vergi kayıtları, ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar tedarik sözleşmesinden kaynaklı davacının davalı taraftan 31.10.2024 icra tarihine kadar 4.924.673,16 TL alacaklı olduğu, miktarının tespiti takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin TBK l00'e göre mahsubu sonrası 06.12.2024 dava tarihindeki bakiye alacağın 5.262.191,81 TL olduğu hesaplandığının sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan süresinin uzatılmasına yönelik süre uzatım talebinde bulunulmuş ise de davalı tarafın süre uzatım dilekçesinde bahsi geçen hasar dosyasının dava ile ilgili olmadığı, davanın sigorta hasarına ilişkin olmadığı, davalının kendi uhdesindeki evraka ulaşamaması hususundaki gerekçesinin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu anlaşıldığından davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan süresinin uzatılmasına yönelik süre uzatım talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, tarafların ticari defter ve kayıtları ile alınan bilirkişi raporuna göre; davacı şirket tarafından davalı şirkete taraflar arasındaki 21/07/2023 tarihli tedarik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkiden dolayı cari hesap ilişkisinin bulunduğu, ayrıca cari hesaba işlenen ve takibe konu edilen faturalara konu hizmetin davacı tarafça davalı tarafa verildiği konusunda ihtilaf olmayıp, davalı tarafça hizmeti almadığına yönelik bir itiraz ve savunmada bulunulmadığı anlaşılmakla, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları ile davacı şirket ile davalı şirket arasında verilen hizmetten dolayı cari hesap ilişkisinin bulunduğu, buna dayalı olarak davacı şirket tarafından davalıya verilen hizmetlerden dolayı dava ve takip konusu faturalar ile cari hesap ekstresinin düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenen faturalar kendi ticari defterlerine kaydedildiği gibi faturalara karşı yapılmış süresinde bir itiraz yada iade faturası düzenlenmediği, davalı tarafça bu ilişkiye istinaden davacıya bir miktar ödeme yapıldığı, bu haliyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu sabit olup, davalı taraf icra takibinde davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuş ise de bu hususu ispata yarar delil ibraz edilmediği, bu haliyle davacı taraf dava ve takip konusu hizmet sözleşmesinden kaynaklı cari hesaptan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamış olup, düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle bilirkişi raporuna itibar edilmiş, her ne kadar bilirkişi raporunda takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler TBK 100 uyarınca mahsup edilerek 06/12/2024 tarihindeki davacının bakiye alacağı 5.262.191,81-TL tespit edilmiş ise de davacı tarafın takip talebinde talep ettiği miktardan yaptığı tahsilatları mahsup etmesi sonrası 4.865.287,00-TL asıl alacağı dava konusu ettiği ve bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle davacının alacak miktarının 4.924.673,16-TL tespit edildiği bu haliyle davacının dava konusu ettiği asıl alacak miktarı 4.865.287,00-TL'nin bilirkişi tarafından tespit edilen takip tarihindeki alacak miktarı olan 4.924.673,16-TL'den daha az miktarı olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu miktarın esas alınması gerektiğinden, ayrıca yapılan tahsilatların TBK 100 uyarınca mahsubu sonrası dava tarihi itibariyle alacağın dava konusu miktardan fazla olması nedeniyle talepten fazlaya karar verilmesi usul ve yasa gereği mümkün olmadığından dava tarihine göre karar verilmeyerek, yapılan tahsilatların infaz aşamasında değerlendirilmesi uygun görülmüş ve davacı tarafça takip tarihi itibariyle bilirkişi tarafından tespit edilen miktardan daha az talepte bulunularak 4.865.287,00-TL asıl alacağın dava konusu edilmesi nedeniyle Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında; Davacı alacaklı tarafın talebiyle bağlı kalınarak borçlu davalı tarafından 4.865.287,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, davacı alacaklının takip talebinde asıl alacağın alt kısmında yıllık reeskont avans faizi şerhini düştüğü açık olup tarafların tacir olması nedeniyle avans faiz talebi yerinde olduğundan takibin belirlenen asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmek üzere takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına ve takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiş ayrıca takip ve dava konusu alacağın likit ve belirlenen bu asıl alacağa yapılan itirazın haksız olması nedeniyle itiraz ve dava konusu olan asıl alacağın (4.865.287,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında;
a) Davacı alacaklı tarafın talebiyle bağlı kalınarak borçlu davalı tarafından 4.865.287,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirlenen asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmek üzere takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
b) İtiraz ve dava konusu olan asıl alacağın (4.865.287,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 332.347,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 276.313,95-TL karar harcının borçlu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 56.033,80-TL peşin harç olmak üzere toplam 56.461,40-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 11 adet tebligat-posta gideri 1.695,00-TL, bilirkişi ücreti 10.000,00-TL olmak üzere toplam 11.695,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 519.264,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7- Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025
Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*