T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/151 Esas
KARAR NO:2025/569
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/03/2025
KARAR TARİHİ:26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında mutabık kalınan Müşteri Tanıma Sistemi Sözleşmesi ile Müşteri Tanıma Sistemi Sözleşmesine İlişkin Ek Taahhütname, 6698 Sayılı KVKK Gereği Açık Rıza Metni ve Multinet Kurumsal Hizmetler Çerçeve Sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından faaliyet konusu kapsamında anlaşmalı olduğu sektörlerde müşterilerine tahsis ettiği kartlara para yüklemesi yaparak ek hak, avantaj ve ayrıcalıklar tanıyarak hizmet sunulduğunu, bu nedenle davalının, şirket kayıtlarında tanımlı müşterilerden olduğunu, davalı, müvekkiline ait hizmet sağladığını, fakat müvekkiline bu hizmet ediminin karşılığını vermediğini, müvekkilini hem bir alacak kaybına uğrattığını hem de bu tutarın karşılığını vermeyip ticari faaliyet yapmasına engel olarak mahrum kalınan karını da zarara uğrattığını, davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 22.882,43-TL tutarlı icra takibinde davalı tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; haklı davanın kabulüne, davalının .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin faaliyetlerini ... adresinde yürüttüğünü, bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek dosyanın huzurdaki davaya bakmakla yetkili Bakırköy Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça müvekkili şirket ile mail üzerinden yapılan yazışmalar uyarınca müvekkili ile sözleşme ilişkisi kurulduğu iddia edilmiş ise de müvekkili ile davacı arasında kurulmuş herhangi bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığını, davacının "akaryakıt harcama yansıtma bedeli" açıklaması ile düzenlemiş olduğu faturaların hangi mala veya hizmete yönelik olduğu dahi anlaşılamadığını, davacının faturaya konu hizmeti veya malı müvekkiline vermiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bu sebeplerle; öncelikle mahkemenin yetkisizliğine, davacının mesnetsiz davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait 2024/2025 yıllarına ilişkin BA/BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı şirkete ait 2024 yıllarına ilişkin BA formları, fatura suretleri, Müşteri Tanıma Sözleşmesi, Müşteri Tanıma Sistemi Sözleşmesine İlişkin Ek Taahhütname, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında müşteri tanıma hizmet sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkil şirketin sözleşme edimi olan hizmetin yerine getirildiğini ancak hizmet karşılığından düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı ile herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, alacaklı olduğunu davacı tarafın ispat etmek zorunda olduğunu belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 19/12/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 19.994,89- TL asıl alacak ve 2.887,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.882,43-TL borcun ödenmesi amacıyla 31/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 07/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/11/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 16/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan 10.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 13.319,47 TL bedelli, 20.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 4.125,68 TL bedelli, 31.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 2.549,74 TL bedelli faturalardan kaynaklı 19.994,89 TL Asıl ve 2.887,54 TL İşlemiş faiz ödenmesi talebiyle yürütülen takibe karşı yapılan itirazın iptali, dava konusunu oluşturduğu, Davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olup, 2024 yılında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı ve, 2024 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin süresinde yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan 10.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 13.319,47 TL bedelli, 20.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 4.125,68 TL bedelli, 31.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 2.549,74 TL bedelli faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının söz konusu faturadan kaynaklı takip tarihi (04.11.2024) itibariyle davalıdan 19.994,89 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu ve bu alacağını 128 no.lu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarıldığı tespit edildiği, Sayın Mahkemenizin 16.05.2025 tarihli Duruşma Tutanağında; Davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verildiği, Verilen bu yetkiye istinaden tarafımdan davalı yan vekiline 02.06.2025 tarihinde mail atılarak davalı şirkete ait ticari defter, belgelerin hazırlanması gerektiği yönden bilgi verilmesi akabinde davalı taraf ilgili maile dönüş yapmamış ve rapor tarihine kadar davalı yan vekili tarafından ticari defter ve belgeleri hazırlandığına dair bilgi verilmediğinden ve talep edilen verilerin tarafıma gönderilmediğinden davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, Tarafların incelenen 2024 yılı karşılaştırmalı BS/BA bildirimleri incelen adet 33.325,27 TL bedelli faturaların davacı ve davalı tarafından Maliyeye bildirimlerinin yapıldığı, bu adet fatura içerisinde cari hesaba konu edilen (10.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 13.319,47 TL bedelli, 20.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 4.125,68 TL bedelli, 31.07.2024 tarihli ve ... numaralı, 2.549,74 TL bedelli fatura) faturaların yer aldığı anlaşılmakla tarafların BA/BS kayıtlarının birebir uyumlu olduğu görüldüğü, Taraflar arasında düzenlenen ve işbu davaya konu edilen; 10.07.2024 tarihli ve ... numaralı 13.31947 TL, 20.07.2024 tarihli ve ... numaralı 4.125,68 TL, 31.07.2024 tarihli ve ... numaralı — 2.549,74 TL tutarlarındaki toplam 3 adet fatura, "Akaryakıt Harcaması Yansıtma Bedeli" açıklamasıyla davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş, söz konusu faturalar, e-Fatura sistemi üzerinden elektronik ortamda davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, fatura içerikleriyle ilgili olarak davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş, faturalara karşı herhangi bir iade faturası da düzenlenmediği, ayrıca, söz konusu faturaların, davacının BS formu ve davalının BA formu aracılığıyla Vergi İdaresi'ne bildirimi yapılmış, böylece faturaların taraflarca ticari kayıt altına alındığı anlaşıldığı, faturalar, Müşteri Tanıma Sistemi Sözleşmesi ve ekleri kapsamında düzenlenmiş olup, içerikleri davalı şirketin bilgisi ve onayı dahilinde olduğu, Dosyaya sunulan faturalarda görüleceği üzere "Ödeme Koşulu" başlığı altında düzenlenen hükme göre "Gecikme faizi aylık 964 olarak uygulanmaktadır.” İbaresi yer almakta olup, tarafımızdan fatura son ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar yapılan faiz hesabına göre davacı yan 19.994,89 TL tutarlı cari hesap alacağına karşılık 2.925,51 TL İşlemiş faiz alacaklı olduğu hesap edilmiş isede davacı yan takip talebinde işlemiş faiz olarak 2.887,54 TL talep ettiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği davacının davalı yandan 2.887,54 TL işlemiş faiz talep edebileceği, Sonuç olarak; Mahkemeniz davacının davasında haklı olduğu yönünde karar vermesi durumunda davacının incelenen ticari defterlerine davacının .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında takip tarihi (04.11.2024) itibariyle davalıdan 19.994,89 TL cari hesap, 2.887,54 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplamda 22.882,43 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde faturaların düzenlendiği, faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itirazda bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı ve davalı tarafından faturaların maliyeye bildiriminin yapıldığı, bu durumda davalının bu faturaların içeriği malı ve hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, her iki firma Ba/Bs beyannamelerinin birbiri ile uyuştuğu, tarafların 2024 yıllına ait BA-BS formları incelendiğinde tarafların BA-BS bildirimlerin uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların verilen hizmet karşılığında oluşturulduğu, davalının takipten önce yasal süre içerisinde somut bir itirazının veya düzenlenen bir iade faturası görülmediği, yine düzenlenen faturalarda ödeme vadelerinin bulunduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından faiz hesabı yönünden de bilirkişi raporu hükme esas alınmış, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, sonuç olarak davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi itibarıyla 19.994,89- TL asıl alacak ve 2.887,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.882,43-TL cari hesap alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davacı tarafından ispat edilen davanın kabulü davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (3.998,97-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller yönünden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (3.998,97-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.563,10-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 947,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 22.882,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 165,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.395,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır