T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/154 Esas
KARAR NO:2025/201
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:04/03/2025
KARAR TARİHİ:09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 24.06.2022 tarihinde yapılan kontrolde; davalının," EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/b bendine perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken kayıtlı sayacın şebeke girişinden "harici hat" çekilerek elektrik kullanımı" hususu tespit edildiğini, davalı işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle davalı adına H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, Davalı adına tanzim edilen işbu fatura neticesinde davalı aleyhine fatura bedeli, işbu bedele işleyen gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emrinin gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapılan işbu itirazın iptalini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, detaylı bir şekilde izaha çalışıldığı üzere davalı mahalde fiili kullanıcı olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabının olabileceğinin, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtları mevcut olup kaçak elektrik kullanımı ispat edildiğini, bilindiği ve Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere; kamu hizmeti yürüten davacı şirketçe tutulan kaçak elektrik tespit tutanakları, aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, salt bu nedenle dahi, kaçak elektrik tespit tutanağı ve hatta dava konusu edilen adreste kayıt altına alındığını, kaçak elektrik kullanımına dair video görüntüleri mevcutken kaçak elektrik kullanımının ispatlanmış olduğunun, işbu dilekçe ekinde sunulan bilgi, belge, tutanak, video kaydı ve hesap bülteni ile davalının kaçak elektrik kullandığı somut olarak ortaya konulduğunu, davalı işbu kaçak kullanımı ile hem davacı şirketi maddi zarara uğratmakta hem de çevresinde kendisiyle aynı trafo ve kablo üzerinden enerji alan diğer tüketicilerin sağlıklı enerji kullanma hakkını da engellediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın kabulünün gerektiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu işbu dilekçe ekinde Mahkememize sunulduğunu, kaçak elektrik kullanım hususu tutanak, fatura, hesap bülteni ve video kaydı ile sabit olduğundan bahisle davalı tarafından ileri sürülen borca itiraz yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ettiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin bulunduğunu, öncelikle davalı taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin belirtilen harca esas değer üzerinden devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalının yetki itirazının bulunduğunu, ihtiyati haczin itirazının reddedilmesini talep ettiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafça davalı aleyhine " EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/b bendine perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken kayıtlı sayacın şebeke girişinden "harici hat" çekilerek elektrik kullanımı"na ilişkin olarak önce icra takibine konu edilen 549.659,85-TL. Ve 94.861,66-TL.'lik kaçak elektrik tüketim faturaların düzenlendiğini, daha sonra davalının kuruma yapmış olduğu itiraz üzerine yapılan araştırma neticesinde kurum yanlış hesaplama yaptığını kabul ederek faturaları 350.661,87-TL. Ve 61.091,26-TL. Olarak iki adet faturanın düzenlendiğini, davalı tarafça kuruma bu fatura bedellerine de itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itirazlar neticesinde kurum çalışanı tarafından yapılan 11/08/2022 tarihli incelemede tutulan tutanakta söz konusu aboneliğin olduğu sayaçtan beslenen 2.katta mesken olarak kullanılan 15 adet dairenin her birinde ayrı ayrı ölçülebilir elektronik süzme sayaç olduğu tespit edildiğini, söz konusu aboneliğin bağlı olduğu sayaç tespit tarihinde trifaze ( 3 fazlı) sayaç olup; elektrikçinin fazlardan birini yanlış bağlaması sonucu yine başka yasal bir aboneliğin olduğu ve aynı binada 3.kattaki dairelerin enerjilendirildiği sayaçtan geçirildiğini, davacı tarafın ayrı bir hat çekmek suretiyle demiş olduğu ayrı hatta yine yasal perkande satış sözleşmesi ve ikili anlaşmanın bulunduğu yasal sayaçtan geçirildiğini, dolayısıyla sayaçtan ayrı çekilen hattın da başka bir aboneliğin sayacından geçirilerek elektriğin kullanıldığını, 24/06/2022 tarihli kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespit raporunda 7 dairenin enerjilendirildiği belirlenmiş ise de söz konusu hattan enerjilendirilen daire sayısının 5 olduğunu, böyle bir durumda kaçak elektrik kullanımından bahsedilemeyeceğini, bu konuda ilgili mahalde ve sunulan fotoğraf ve video görüntüleri de dikkate alınarak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı kurumun kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin iddiasının tespitine ilişkin tutulan 24/06/2022 tarihli tutanağa istinaden davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... nolu dosya ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı şeklinde sonuçlandığının, kaçak elektrik kullanımının tespiti halinde dahi davacı kurum icra takibine konu fatura miktarlarını yanlış düzenlendiğini, şöyle ki davacı kurumun sunmuş olduğu komisyon raporu ve dava dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında kaçak elektrik kullanımına esas tüketim bedelleri Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45/3-c maddesindeki sanayi tüketici grubu alanlar ve vardiyalı hizmet veren tüketicilere ilişkin 21 saat kullanım belirlenerek kaçak elektrik kullanım faturalarının düzenlendiğini, bu nedenle kaçak elektrik kullanım iddiasının olduğu mahalde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak söz konusu hattan kaç adet dairenin enerjilendirildiği, sayaçtan ayrı olarak çekildiği iddia edilen hattın yine başka bir aboneliğe ait sayaçtan geçip geçmediğinin tespitini talep ettiğini, bu nedenlerle ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu soruşturma dosyasında 29.03.2024 tarih ... k. nolu takipsizlik kararı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, Kaçak elektrik tutanağı, ... CBS ... Soruşturma numaralı dosyası, ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Somut olayda, davalı için yapılan tacir araştırmalarında, davalının tacir olmadığı, davanın mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği anlaşılmakla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-İhtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/04/2025
Katip ...
e-imza *
Hakim ...
e-imza *