T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/179 Esas
KARAR NO:2025/570
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/03/2025
KARAR TARİHİ:26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 31.01.2024 tarihli ... numaralı Tam Tasdik Hizmet Sözleşmesi, 24.04.2024 tarihli ... numaralı Yeminli Mali Müşavirlik KDV İade Tasdik Sözleşmesi, 27.06.2024 tarihli ... Yeminli Mali Müşavirlik İade Tasdik Sözleşmesi, 21.08.2024 tarihli ... numaralı Yeminli Mali Müşavirlik KDV İade Tasdik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, Sözleşmeler'in konusu hizmetlere dair üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, belirtilen hizmetlerin karşılığı olarak taraflarca üzerinde anlaşılmış olan 10 adet faturayı usulüne uygun olarak düzenlediğini ve davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından fatura bedelleri ödenmediğini, fatura bedelleri ödenmediği gibi ne ödemenin gecikmesine yönelik bir açıklamada bulunulduğunu ne de bir ödeme planı önerisi getirildiğini, müvekkili şirketçe ifa edilmiş hizmete ilişkin olarak düzenlenen faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalının faturalara tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz etmediğini, müvekkili şirket tarafından verilen hizmetin karşısında davalı tarafın yapacağı ödemenin tarihi konusunda kesin bir vade tarihi kararlaştırıldığını, davalı tarafından kabul edilen faturaların ödenmemesi üzerine, hizmet bedelinin gecikme faizi ile birlikte ödenmesi hususunda davalı şirkete ihtar gönderildiğini, faturalara ilişkin olarak davalı şirket aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucu icra takibinin durduğunu, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, bu sebeplerle; davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın belirlenebilir, likit ve davalının kötü niyetli olarak takibi durdurduğu nazara alınarak alacağın %20’sinden az olmamak koşuluyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirket ile aralarında yeminli mali müşavirlik hizmetine dair sözleşme ilişkisi bulunduğunu, bu sözleşme ilişkisi kapsamında ödenmemiş fatura alacağı olduğu iddiasıyla dava açtığını, davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve alacak iddiasına ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, sözleşme ilişkisine dayanak olarak bir takım belgeler sunulmuş ise de ilgili belgeler incelendiği vakit müvekkili şirketin kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı görüldüğünü, bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve ödenmemiş fatura alacağı olduğuna dair beyanlarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeplerle; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait 2024-2025 yıllarına ilişkin BA/BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı şirkete ait davacı şirkete ait 2024-2025 yıllarına ilişkin BA/BS formları, fatura suretleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 31.01.2024 tarihli ... numaralı Tam Tasdik Hizmet Sözleşmesi, 24.04.2024 tarihli ... numaralı Yeminli Mali Müşavirlik KDV İade Tasdik Sözleşmesi, 27.06.2024 tarihli ... Yeminli Mali Müşavirlik İade Tasdik Sözleşmesi, 21.08.2024 tarihli ... numaralı Yeminli Mali Müşavirlik KDV İade Tasdik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu hizmetlere dair üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, belirtilen hizmetlerin karşılığı olarak taraflarca üzerinde anlaşılmış olan 10 adet fatura düzenlediğini, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne göre tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan sözleşmede şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığını, bu sebeple davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını, düzenlenen fatura alacağının yargılamayı gerektirdiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 31/01/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine icra takibinin 03/12/2024 tarihinde 684.110,00-TL asıl alacak ve 144.084,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 828.194,18-TL alacak üzerinden ilamsız icra olarak yapıldığı ve davalının icra müdürlüğüne sunmuş olduğu 13/12/2024 tarihli dilekçesi ile yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ...tarafından 29/07/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan 684.110,00 TL tutarındaki takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret alacağın tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen ve takibe konu edilen 10 adet faturaların, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Yapılan işlemler neticesinde davacının takibe konu 10 adet faturalardan kaynaklı takip tarihi (04.12.2024) itibariyle davalıdan 684.110,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen takibe konu 10 adet faturanın 320. Hesap kodunda işlendiği, yapılan işlemler sonucunda davalının takip tarihi (04.12.2024) itibariyle davacı yana 684.110,00 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, Bu durumda tarafların karşılıklı olarak incelenen 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının birebir uyumlu olduğu anlaşıldığı, Taraflar arasında 31.01.2024 tarihli 20247/325 numaralı Tam Tasdik Hizmet Sözleşmesi, 24.04.2024 tarihli ... numaralı Yeminli Mali Müşavirlik KDV İade Tasdik Sözleşmesi, 27.06.2024 tarihli ... Yeminli Mali Müşavirlik İade Tasdik Sözleşmesi, 21.08.2024 tarihli ... numaralı Yeminli Mali Müşavirlik KDV İade Tasdik Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşme dosyada mübrez olduğu, Tarafların 2024 yılı karşılaştırılmalı BA/BS formları incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12 adet KDV hariç 680.897,00 TL bedelli faturalar yönünden davacının BS, davalının da BA bildirimi verdiği görüldüğü, Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, Dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların tamamının davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında sunulan hizmetler karşılığında düzenlendiği, tüm faturalar yönünden davacının BS, davalının da BA bildiriminde bulunduğu, takipten önce davalının faturalara karşılık somut bir itirazına rastlanmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde düzenlenen faturaların tamamı davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların karşılıklı incelenen ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 10 adet faturadan kaynaklı, davacının takip tarihi (04.12.2024) itibariyle davalı yandan 684.110,00 TL asıl ve 144.084,18 TL işlemiş faiz olmak üzere genel toplamda 828.194,18 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında cari hesaba ve faturaya dayalı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde faturaların düzenlendiği, faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itirazda bulunduğu, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı yanın ticari defterlerinin incelenmesinde davacıya toplamda 684.110,00-TL borçlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin birbirini doğrular nitelikte olduğu, her iki firma Ba/Bs beyannamelerinin birbiri ile uyuştuğu, tarafların 2024 yıllına ait BA-BS formları incelendiğinde tarafların BA-BS bildirimlerin uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların verilen hizmet karşılığında oluşturulduğu, davalının takipten önce yasal süre içerisinde somut bir itirazının veya düzenlenen bir iade faturası görülmediği, yine düzenlenen faturalarda ödeme vadelerinin bulunduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından faiz hesabı yönünden de bilirkişi raporu hükme esas alınmış, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, sonuç olarak davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi itibarıyla 684.110,00-TL asıl alacak ve 144.084,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 828.194,18-TL cari hesap alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davacı tarafından ispat edilen davanın kabulü davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (136.822,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 684.110,00-TL asıl alacak ve 144.084,18-TL faiz olmak üzere toplam 828.194,18-TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (136.822,00-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 56.573,94-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.002,52-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 46.571,42-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 127.947,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 10.002,52-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 120,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.737,92-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır