T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/296 Esas
KARAR NO:2025/278
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/04/2025
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı aleyhine anaokulu eğitim ve kırtasiye ücretlerinin ödenmesinin gerçekleştirilmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından dosyaya itiraz edilerek takip durdurulduğunu, müvekkili anaokulu sahibi olduğunu, davalı taraf çocuğunu müvekkilinin anaokuluna kayıt etttirdiğini ancak 4 ay boyunca eğitim ücretini ödemediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre anaokulunun eğitim ücreti aylık 11.000,00 TL olduğunu, davalı tarafın 4 ay boyunca anaokulu eğitim ücretini ödememesi nedeniyle müvekkiline 44.000,00 TL borcu oluştuğunu, davalı tarafın çocuğunun eğitiminin sağlıklı bir şekilde devam ettirilebilmesi amacıyla anaokulunda 15.000,00 TL kırtasiye masrafı yapıldığını, davalı taraf bu kırtasiye ücretini de müvekkile ödemediğini, borçlunun yapmış olduğu borca itirazda hiçbir sebep ileri sürmemesi de asıl maksadının yargılama süresini uzatmak ve bu borçtan kaçınmak olduğunu, itirazın iptaline, anılan icra takibinin işlemiş ve işleyecek faiz ve fer’ileri ile birlikte devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılmış bulunan itiraz nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı (borçlu) tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamında vergi dairelerinden gelen müzekkere cevabında davalının vergi levhasının bulunmadığı ve ticari bir ilişki bulunmadığının bildirildiği Vergi Usul Kanununun 176, 177 ve 178 maddesine denk gelen herhangi bir sınıfına da mensup olmadığı, bu haliyle tacir sayılmadığı, ...Ticaret Odası Başkanlığından gelen müzekkere cevabında tarafların gerçek kişi ticari kaydının bulunmadığı bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen Anaokulu Öğrenci Kayıt sözleşme gereği ödenmesi gereken 44.000,00-TL alacağının tahsili talebiyle davacı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. Her ne kadar davacının vergi levhası olsa da davalı tarafın gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak karar verildi. 08/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı