T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/300 Esas
KARAR NO:2025/746
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/05/2025
KARAR TARİHİ:28/11/2025:
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ile davalılar ... A.Ş. ve ... Yapı Adi İş Ortaklığı arasında, 10.03.2024 tarihinde "Sondaj İşleri Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme kapsamında, davalı ... A.Ş. yıllık 140.400.000 TL kira bedeli karşılığında 2 adet, davalı ... İş Ortaklığı ise yıllık 70.200.000 TL bedelle 1 adet sondaj makinesini çalışır durumda müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak, teslim sonrasında söz konusu makinelerde sürekli arızalar meydana gelmiş, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmesine engel teşkil etmiş, müvekkili, her arıza durumunu davalılara bildirmiş ve sorunların giderilmesi için üretici firmaya haber verildiğini, buna rağmen, teknik müdahaleler kalıcı çözüm sağlayamamış; sözleşmenin 3.7 ve 3.8. maddelerinde öngörülen "arıza payı" aşılmış ve cezai şart koşullarının oluştuğunu, davalı ...’e ait makinelerin 192 gün çalışmaması nedeniyle, sözleşmede belirtilen formül (50 m/gün x 4.500 TL/m) uyarınca 43.200.000 TL + KDV tutarında cezai bedel tahakkuk ettirildiğini, ...’e ait makinenin 128 gün çalışmaması sonucunda aynı formülle 28.800.000 TL + KDV cezai bedel hesaplandığını, davacı, 12.03.2025 tarihinde noter kanalıyla davalılara ihtarname göndererek ödeme talep etmiş, ancak olumlu yanıt alamadığını beyan ederek, davalılar ...’den 50.000 TL ana alacak + 24.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin tahsili, ...’den (ortaklığı temsilen ... İnşaat ve Gelişim Yapı A.Ş.’ler müştereken ve müteselsilen sorumlu) 50.000 TL ana alacak + 22.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin tahsili, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacıya teslim edilen üç adet sondaj makinesi, sözleşme tarihinde tamamen çalışır durumda ve teknik şartnamelere uygun olarak teslim edildiğini, bu durumu davacı kendi ihtarnamelerinde de açıkça kabul ettiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca, borçlunun kusuru bulunmadıkça sorumluluğuna gidilemeyeceğini, teslim sonrasında ortaya çıkan arızalar, tamamen üretici firma ...A.Ş.'nin imalat ve mühendislik hatalarından kaynaklandığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 114. maddesi gereğince, ağır kusurun üçüncü kişiye bu durumda üretici firmaya ait olması halinde borçlu sorumlu tutulamayacağını, sözleşmenin 3.7 ve 3.8. maddelerinde düzenlenen cezai şart hükümleri, müvekkillerinin kusuru olmayan ve tamamen üretici firmanın sorumluluğunda bulunan teknik arızalar için uygulanamayacağını, müvekkillerinin herhangi bir rücu hakkının korunabilmesi için, üretici firmanın yargılama sürecine dahil olması gerektiğini savunarak davanın tümüyle reddine, davanın üretici firma ...A.Ş.'nin davaya ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; taraflar arasındaki 10/03/2024 tarihli "Sondaj İşleri Sözleşmesi" uyarınca davalıların sözleşmeye aykırı davranışlarının bulunup bulunmadığı, davacının cezai şart şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda alacak davasıdır.
Davacı vekili 27/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı, Davalılar ve İhbar Olunan ...A.Ş. arasında, davanın konusu ve tüm ferileri hakkında tam bir mutabakat sağlanarak Sulh Protokolü düzenlendiğini, söz konusu Sulh Protokolü, 26.11.2025 tarihinde, Protokolde imzası bulunan tüm tarafların elektronik imza ile imzasının tamamlanmasıyla kesinleştiğini bu sebeple HMK 313 hükmü uyarınca, davanın konusu hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine ve dosyanın sonlandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden, bu konuda herhangi bir hüküm kurulmamasını talep etmiştir.
Davalılar vekili 27/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; İhtilaf konusu olan uyuşmazlık, davalı, davacı ve ihbar olunan tarafların ortak ve serbest iradeleriyle, yargılama dışında sulh yoluyla çözümlendiğini, Sulh Protokolü düzenlenmiş ve bu Protokol, 26.11.2025 tarihinde elektronik imza ile taraf teatisinin tamamlanmasıyla kesinlik kesinlik kazandığını .HMK M.313 hükmü uyarınca, protokol gereğince davanın sulh nedeniyle sonlandırılmasına ve dosyanın ikamesine mahal kalmadığından karara bağlanmasını, taraf beyanları da nazara alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda taraflar lehine veya aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK m.315 “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından 27/11/2025 tarihli dilekçesi ve ekinde sunulan Sulh sözleşmesi ile davalılar vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden sunulan 27/11/2025 tarihli dilekçesi doğrultusunda sulh olduklarını beyan etmeleri üzerine karşılıklı olarak HMK'nın 313. maddesi uyarınca sulh oldukları anlaşıldığından, HMK'nın 315/1 maddesi gereğince davacı tarafça açılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti ve yargılama gideri tayinine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan dava hakkında tarafların HMK'nın 313. maddesine göre sulh oldukları anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında HMK'nın 315/1 maddesi gereğince KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan sulh muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.297,48-TL'nin davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde re'sen taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/11/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*