T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/32 Esas
KARAR NO:2025/545
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/01/2025
KARAR TARİHİ:19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya faturalarda belirtilen ürünleri satıp teslim ettiğini, davalının süresinde borcunu ödemeyince defalarca görüşüldüğünü, sürekli müvekkilini oyaladığını, borç ödenmeyince müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili talebi ile .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, müvekkilinin alacağının faturaya dayandığını, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle; borçlunun .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine asıl alacak olan 96.623,86-TL'lik kısmına itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı şirkete ait 2023-2024 yıllarını içerir karşılaştırmalı BA/BS formları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait 2023-2024 yıllarına içerir karşılaştırmalı BA/BS formları, faturalar, irsaliyeler, davacı şirkete ait ticari defterler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklı cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, fatura alacağının ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne göre tebliğ edilmiştir.
Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 30/12/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine icra takibinin 15/11/2024 tarihinde 96.623,86-TL asıl alacak ve 7.260,69-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.884,55-TL alacak üzerinden ilamsız icra olarak yapıldığı ve davalının icra müdürlüğüne sunmuş olduğu 26/11/2024 tarihli dilekçesi ile yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 18/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan toplam 96.623,86 TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağının 7.260,69 TL işemiş faizi ile birlikte davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2023 ve 2024 yılında E- Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından davacı şirket adına toplam 626.125,78 TL tutarında fatura düzenlendiği, buna karşılık davalı tarafından 526.501,92 TL ödeme yapıldığı, fatura ve ödeme kayıtları davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Bu işlemler neticesinde davacının düzenlediği faturalardan kaynaklı takip tarihi (15.11.2024) itibariyle davalıdan 96.623,86 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Davalı yan 26/05/2025 günü saat: 14:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılamamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Tarafların incelenen 2023-2024 yılları karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davalıya verilen ürün bedelleri karşılığında düzenlendiği, davalı tarafından faturalara yasal 8 gün içerisinde itiraz edilmediği, davacı ve davalının 2023, 2024 yılları BA-BS bildirim formlarında düzenlenen tüm faturalar yönünden karşılıklı uyumlu olarak bildirimde bulunulduğu görülmüş olup davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların tamamı davalının bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, Davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, düzenlenen faturalarda ödeme vadeleri belirtilmediği, davacının ayrıca TTK. 1530. maddesi gereği bir talebi de görülmediği, takip tarihi itibariyle davacının 7.260,69 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, Netice olarak, rapor içeriğinde yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, tarafların BA/BS bildirimleri ile dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (15.11.2024) itibariyle davalıdan 96.623,86 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında cari hesaba ve faturaya dayalı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde faturaların düzenlendiği, faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itirazda bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı yan ticari defterlerini mahkememiz bilirkişi incelemesine sunmadığından davalı yanın ticari defterleri üzerinde bilirkişinin yapılamadığı, ancak her iki firma Ba/Bs beyannamelerinin birbiri ile uyuştuğu, tarafların 2023-2024 yılları BA-BS formları incelendiğinde tarafların BA-BS bildirimlerin uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların satılan ürünler karşılığında oluşturulduğu, ayrıca, faturaların tamamının davalıya “başarılı” olarak teslim edildiği görüldüğü, davalının takipten önce yasal süre içerisinde somut bir itirazı veya düzenlenen bir iade faturası görülmediği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, sonuç olarak davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi itibarıyla 96.623,86-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 96.623,86- TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 96.623,86-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (19.324,77-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (19.324,77-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.600,38-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.130,68-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.469,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.130,68-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 95,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.841,08-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır*
Hakim ..
e-imzalıdır*