T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/48 Esas
KARAR NO:2025/760
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/01/2025
KARAR TARİHİ:02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait ... plakalı araç, ...'nda Başakşehir'den ... yönüne giderken 6. viyadükte orta şeritte bulunan lastik parçalarına çarparak maddi hasarlı kaza geçirdiğini, müvekkili şirket, araç kiralama hizmeti verdiği için kaza sonucunda aracın onarım sürecinde kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı yaşadığını ve söz konusu araç değerinde de düşüş meydana geldiğini, dava konusu kazada sürücünün herhangi bir kusurunun olmadığını, otoyol işletmesinin gerekli önlemleri almadığı için kusurlu olduğunu, otoyolun ücretli kullanımı, sürücülerin güvenli seyahat beklentisiyle bağlantılıdır ve işletmenin bu güvenliği sağlama sorumluluğunun olduğunu beyan ederek, müvekkilinin aracında oluşan hasar bedelinin HMK m. 109 uyarınca artırma haklı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin kaza tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, müvekkilinin aracında kaza sonucu oluşan değer kaybı tazminatının HMK m. 107 uyarınca artırma haklı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin kaza tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, kazaya karışan aracın onarımı süresince müvekkilinin mahrum kaldığı ticari kazanç bedelinin HMK m. 107 uyarınca artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin kaza tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin söz konusu kazada kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını kopan lastik parçasının ne zaman yola düştüğü, ne kadar süre orada kaldığı ve kazaya karışan sürücülerin gerekli önlemleri alıp almadığı gibi kritik hususların belirsiz olduğunu, otoyolun uzunluğu dikkate alındığında, müvekkilinin her an her noktayı kontrol etmesinin mümkün olmadığından, lastik parçasına anında müdahale edilememesi kusur olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca 24 adet bilirkişi raporu ve 18 emsal mahkeme kararı, benzer durumlarda otoyol işletmecilerinin kusursuz bulunduğunu gösterdiğini, kaza tespit tutanağında müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmemiş olup, asıl sorumluluğun lastiği düşüren araç sürücüsünde veya davacının sürücüsünün tedbirsizliğinde olduğunu savunarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... plakalı aracın trafik tescil kayıtları ile tramer kayıtları, maddi hasarlı trafik kaza tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, 27/07/2024 tarihinde davalının bakım ve işletme sorumluluğunun bulunduğu Kuzey Marmara Otoyolunda davacıya ait araca lastik parçalarının çarpması nedeniyle meydana gelen hasar nedeniyle davalının hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, hasar ile zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve davacının hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli alacağının olup olmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafa ait ... plaka sayılı aracın ... yönünden ... yönüne seyri sırasında 6. Viyadüğe geldiği esnada orta şeritte bulunan lastik parçalarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, otoyolda gerekli önlemleri almakla yükümlü olan davalı işletmenin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı şirkete herhangi bir kusur atfedilmediğini, her halükarda davaya konu kazada illiyet bağının kesildiğini, kazanın oluşumuna sebep olduğu iddia edilen kopan lastik parçasının ne zaman koptuğu, kazaya karışan araçların işbu kazaya karşı gerekli önlemleri alıp almadığı, lastik parçasının ne kadar süre yolda kaldığı gibi durumların belirsiz olduğunu, davalı şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 18/11/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 14/05/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Meydana gelen trafik kazasında davalının kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...' un kazada kusurunun bulunmadığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçtan kopan lastik kaplama parçalarının, dava konusu kazanın oluşumuna neden olduğu anlaşıldığından, tespit edilemeyen araç sürücüsünün aracının teknik özelliklerini trafik güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde bulundurmamış olmasından dolayı %100 oranında kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, hasar ekspertiz raporunda tespit edilen, KDV dahil 65.984,63 TL (KDV %20) hasar miktarının uygun olduğu dava ... plakalı, 2020 model ... marka aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının kaza tarihi itibarıyla 80.000,00 TL olduğu, dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 7 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet değerinin, kaza tarihi itibarıyla 6.760,00 TL ( KDV dahil) olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 27.07.2024 tarihinde saat 04:10'de, sürücü ... sevk ve idaresindeki davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracı ile... yönüne seyiri sırasında 6. Viyadüğe geldiği esnada orta şeritte bulunan lastik parçalarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafından otoyolda gerekli önlemleri almakla yükümlü olan davalı işletmenin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişse de dosya kapsamına uygun ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yolu işleten davalının karayolunun yapısını trafik güvenliğini sağlayacak şekilde bulundurmakla yükümlü olduğu ancak yol üzerinde bulunan lastik parçalarının düştüğü an ile dava konusu aracın yol üzerindeki lastik parçalarına çarparak hasarlandığı süre arasındaki farkın, davalı kurumun intikal ve önlem alması için yeterli süre olup olmadığı, davalı kurumun ihmalinin veya gecikmesinin olup olmadığı, davalı kurumun çalışanlarının ihmalkar, özensiz, tedbirsiz veya geç davranış sergileyip sergilemediği ile ilgili somut bir verinin dosya kapsamında bulunmaması, dava konusu aracın seyiri esnasında, ön ilerisindeki araçtan düşen lastik parçalarına, davalının anlık olarak müdahale ederek tedbir almasının teknik olarak mümkün olmaması hususları dikkate alındığında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilerek davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*