T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/496 Esas
KARAR NO: 2025/475
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 17/07/2025
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı tarihler arasında kalan dönemde olan 01.08.2017 tarihinde trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazaya istinaden açılan dava sonucu, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi 19/12/2024 tarih ve...E. ... K. sayılı davanın kısmen kabulü kararı verildiğini, karar gereğince toplam 65.000 TL manevi tazminatın (kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte), 1.248,41 TL harç alacağının, 380,16 TL yargılama giderinin, 30.000,00 TL vekalet ücretinin müvekkilinden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiğini, bunun üzerine söz konusu ilamın davacılar tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, müvekkili tarafından ilgili dosyaya 173.766 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından müvekkiline ... plakalı araca yapılan ... Poliçe Nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamı, manevi tazminat ödemesini karşıladığını, bu nedenle yapılan ödemeye istinaden, rücu haklarını kullanarak müvekkili tarafından ödenen 173.766 TL’nin 7 (yedi) gün içerisinde ödenmesi ihtarını içerir mailin davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından verilen cevapta "Poliçemizi inceledik, teknik departmanımızdan da bilgi aldık, teminatımız 20.000 TL olup bu tutara denk gelecek olan ferilerle beraber ödeme yapmamız mümkündür. Kabul ediyorsanız ibraname karşılığında ödeme yapabiliriz." şeklinde cevap geldiğini, davalı şirketin poliçe kapsamında müvekkiline karşı sorumluluğunu kabul ettiği açık olduğunu, miktar yönünden anlaşılamaması üzerine müvekkili tarafından davalı şirkete karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile ilam gereği rücu alacağı, ödeme tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte takibe geçildiğini, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itiraz neticesinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; davanın kabulüne ve davalı/borçlunun icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce incelenen tüm dosya kapsamına göre; Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Davacıya ait ... plakalı aracın tescil bilgilerinin UYAP üzerinden sorgulanması sonucunda aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5263 Esas-2018/7645 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararı ile; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davalının sorumluluğunun kaynağının davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesi olduğu, görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, davacının hususi kullanımdaki aracında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı tarihler arasında kalan dönem olan 01.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası açılan dava sonucunda bir takım masrafların ödenmesine karar verildiği iddiasıyla sigorta poliçesine konu bedelin tahsili amacıyla başlatılan takipten kaynaklanmakta olup; davalı taraf ticaret şirket olsa da davacı tarafın gerçek kişi olduğu, davaya konu aracın kullanımının hususi olduğu, davacının davalı sigorta şirketi ile tüketici sıfatıyla sigorta sözleşmesi imzaladığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.