T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/725 Esas
KARAR NO:2025/676
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/03/2024
KARAR TARİHİ:05/11/2025
Mahkememizin ... kararı ile dosyanın görevsizliğine karar verildiği, görevli mahkeme tarafından uyuşmazlığın giderilmesi yönünden dosyanın istinafa gönderildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 15/09/2025 tarih ve 2025/790 Esas, 2025/2360 Karar sayılı ilamıyla Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin konkordato talebinde bulunması üzerine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı ve 25.01.2024 tarihli kararı ile davalı şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne ve konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato tasdikine ilişkin ilan basın ilan kurumu resmi ilan portalında 02.02.2024 tarihinde yayınlandığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan 15.02.2021 tarihli APS Kurye, Posta Kargosu ve Kargo Gönderileri Taşıma ve Teslim Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak ilişkisi bulunduğunu, konkordato davası sırasında sözleşmeden kaynaklanan ve faturaya dayanan 147.863,10-TL alacak ve 13.615,74-TL işlemiş faizi için konkordato komiserliğine alacak bildiriminde bulunulduğunu, yapılan alacak bildirimi neticesinde komiserlikçe şirkete gönderilen yazıda, firmanın 121.442,18-TL borcunun bulunduğunu beyan ettiğini ve kalan taleplerin kabul edilmediği bildirildiğini, bunun üzerine 12.01.2023 tarihli dilekçe ile konkordato davasına bakan Mahkemeden, davalı yanca kabul edilmeyen alacağın nisaba dahil edilmesi talep edildiğini, konkordato davası sırasında konkordato komiser heyetinin Mahkemeye sunduğu 16.06.2023 tarihli gerekçeli nihai raporunda; “Konkordato nisabında POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş.'nın alacağının 132.788,26-₺ olarak dikkate alınmasının uygun olacağı” belirtildiğini, Mahkemece nihai komiser raporu esas alınarak davalı firma bakımından konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, sonuç olarak 15.074,84-TL (147.863,10-TL -132.788,26-TL) asıl alacak konkordato projesine dahil edilmediğini ve çekişmeli alacak haline geldiğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, konkordato projesinde kabul edilmeyen 15.074,84-TL asıl alacak ve söz konusu alacağın fatura tarihinden kesin mühlet kararı tarihine kadar işlemiş faizi olan 870,00-TL olmak üzere toplam 15.994,84-TL alacağın varlığının kabulü ile konkordato projesine dahil edilerek proje kapsamında T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranındaki temerrüt faiziyle tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak talebine ilişkin arabuluculuk yoluna başvurmadığını, İcra İflas Kanunu 308/b maddesinde düzenleme düzenleme haiz olduğunu, davanın kanun maddesinin yorumundan da anlaşılacağı üzere alacağın esasına ilişkin olduğunu, davacı yanca komiserliğe bildirilen alacağın kabul edilmeyen kısmının tespiti ile tahsili istemine ilişkin olduğunu, Sayın Mahkemece gerekçe karşı yanca da bilindiği üzere, dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK 5/A maddesine göre TTK nın 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, huzurdaki dava da, ticari nitelikli bir alacak davası olduğundan, TTK md 5/A kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2020/1616 E - 2020/1268 K, 2021/307 E - 2021/336 K ve 2021/815 E- 20121/894 K sayılı ilamlarının örnek olduğunu, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesine göre, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekeceğinden, ilgili maddeye atıfla dava şartını yerine getirmeyen davacı yanca ikame edilen davanın usulden reddini talep ettiklerini, konkordato komiser heyetince çekişmeli alacaklarla ilgili olarak, İİK m.300 uyarınca müvekkilinin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, çekişmeli hale gelen alacakların komiser heyetince yapılacak alacaklılar toplantısında nisaba dahil edilip edilmeyeceği, edilecekse de ne oranda dahil edileceği konusunda karar verilebilmesine teminen çekişmeli hale gelen alacaklarla ilgili olarak alacaklılar tarafından ibraz edilen kayıt ve belgeler ile müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılması neticesinde davacının alacak olarak bildirdiği tutarın, komiser heyetince yapılan incelemeler neticesinde nisaba dahil edilmiş ve davacının alacak tutarı bu şekilde tespit edildiğini, davacının alacağına yönelik olarak tarafların defter ve kayıtları ile sundukları belgelerin incelenmesi neticesinde konkordato nisabına kayıt yapıldığını, konkordato kapsamında hakkında mühlet kararı verilen borçlu kural olarak mahkemece atanan komiser heyetinin nezareti altında işlerine devam edebildiğini, mahkeme nezdinde yapılan inceleme ve denetimler neticesinde proje alacaklılar onayına sunulduğunu, davacının alacağına ilişkin gerek müvekkiline ait kayıt ve defterler, gerekse davacı yanca sunulan belgelerin incelendiğini, bu kapsamda, davacının alacağının 132.788,26-TL olarak tespit edildiğini, davalı müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan huzurdaki davadan ötürü yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalı müvekkilin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle sayın Mahkemece yapılacak incelemeler neticesinde tesis edilecek hüküm her ne olursa olsun müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, tüm bu açıklanan sebeplerle, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin vermiş olduğu konkordato projesi tasdik kararıyla, komiser raporunda belirtilen tutarda ve konkordato projesinin kabulü ile birlikte ödeme planına uygun şekilde ödemeler yapıldığını, konkordato projesinin tüm kurallarına riayet ederek bu denli büyük bir dosyada lehine tasdik karar verilmesini sağlayan müvekkilinin, hukuka aykırı bir eylemde bulunmadığı gibi faaliyetlerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin atadığı kayyım gözetimi ve denetiminde devam ettiğini, izah edilen tüm nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin davacının iddiaları yönünden herhangi bir hatası veya kusuru bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; taraflar arasında imzalanan kargo taşıma sözleşmesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı konkordato dosyasında alacağı çekişmeli hale gelen davacının konkordato sürecinde kabul edilmeyen çekişmeli alacağının İcra ve İflâs Kanunu’nun 308/b. maddesi ile maddî hukuk hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla açılmış alacak davasıdır.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre :
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Bu haliyle eldeki 04/03/2024 tarihli alacak davasında dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 15/09/2025 tarihli gerekçeli kararında da belirtildiği üzere dava konusunun genel hükümler uyarınca alacağın varlığına ve miktarına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılacak olup, konkordato hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünün konkordato konusunda uzmanlık gerektirmediği, dolayısıyla uyuşmazlığın söz konusu ihtisas mahkemelerince görülmesini gerektirir bir durumun da bulunmadığı (İBAM. 13. H.D. 2021/1928 E., 2022/277 K.) anlaşıldığından, dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, alacak davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.994,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır