T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/826 Esas
KARAR NO:2025/747
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ;03/04/2025
KARAR TARİHİ:28/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından yapılan kaçak tespitinde ve kaçak elektrik fatura tahakkukunda hata bulunmadığını, müvekkili şirket görevlilerince 04.11.2024 tarihinde davalıya ait meskende yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketimi yaptığının tespit edildiğini, davalı adına H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden 104.851,51 TL kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları süresi içerisinde ödenmediğinden davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, davalı/borçlu adına evvelce düzenlenen H/... seri numaralı bir kaçak elektrik tespit tutanağı daha bulunmadığını, kaçak tüketim bedeli hesaplanırken mükerrer kaçak elektrik kullanımı nedeniyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması" başlıklı 46. maddesi gereğince ceza katsayısı 2 olarak alındığını, davalı adına farklı adreslere ilişkin olarak tanzim edilmiş birden fazla kaçak elektrik tespit tutanağı bulunması davalı yanın kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, tüm tespit ve önlemlere rağmen kaçak elektrik kullanımı yapmaya devam ettiğini gösterdiğini, dava konusu kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalıların adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin davalılarır, kaçak elektrik kullanarak, müvekkili şirketin kamu hizmetinin ifasını ve alacağını tahsil etmesini engellemekte ve aynı zamanda kamu zararı oluşmasına neden olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin sadece müvekkili şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olduğunu, Bu durumdan hem müvekkili şirket hem de diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davacı taraf ticari faaliyetlerini kaçak elektrik tüketimi yaparak normal şartlar altında sürdürmeye ve maddi menfaat temin etmeye devam ettiğini, Bu durum müvekkil şirket, toplum ve davacı yan arasında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe, hak ihlaline ve kamu zararına sebebiyet verdiğini, elektrik dağıtım şebekesi, ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımı ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olmakta, bu durum ise diğer elektrik kullanıcıları için zarar oluşumuna sebep olmakla kalmayıp üstelik hayati tehlike dahi arz ettiğini, 2024 tarihli güncel istinaf ve yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin güncel kararların mahkemeye sunulduğunu, istinaf mahkemelerinin kaçak elektrik tutanaklarından kaynaklı fatura alacaklarının ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispatı taşıyıp taşımadığı konusundaki farklı kararlarına karşı yargıtayın uyuşmazlığın giderilmesine dair kararın mahkemeye sunulduğunu, sonuç itibariyle kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarına ilişkin yapılan ihtiyati haciz başvurularında her somut olay özünde değerlendirme yapılması gerektiğini, davalıların dağıtım sistemine müdahale ederek, elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engelleyecek şekilde kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiğini, ihtiyati haciz bir alacağın tahsili için icra işlemlerine başlanmış ya da başlamadan önce borç için bir tür teminat oluşturulmak amacıyla kanunun alacaklıya takibin en başında, borçluya ait bir kısım mal varlıklarına icra hukuku anlamında el koyma imkanı sağlayan bir hak olduğunu, hakkın alacaklıya sağlanabilmesi için gerekli şartlar borcun para borcu niteliğinde olması, vadesi gelmiş olması, rehinle temin edilmemiş olması ve mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığının ödenmiş olmasının yeterli olduğunu, olayın ihtiyati haciz şartlarını taşıdığının kabulü ile borçlunun mallarını kaçırma ihtimali, alackalarının sürüncemede kalmaması ve açılan icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’ da ihtiyati haciz için aranan koşullar sağlanmış olup ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep ettiğini, borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalıların icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine davalılar üzerine yükletilmesini talep için işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, Davanın kabulüne, davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczi taleplerinin kabulüne, .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalıların%20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafça davalı aleyhine açılan itirazın iptali istemini konu almaktadır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Somut olayda, eldeki davanın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı ödenmeyen faturalardan doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davalardan olduğu anlaşılmış olup uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Davacı tarafın tacir olduğu sabitse de davalının celp edilen vergi kayıtlarına göre; Gayri Menkul Sermaye İradı yönünden mükellefiyetinin olduğu ve mükellefiyet kaydının sona erdiği, beyan etmiş olduğu herhangi bir gelir vergisi beyannamesi olmadığı, mükellefin V.U.K 177/1 maddesine göre hasılat elde etmediği Gayri Menkul Sermaye İradı faaliyeti nedeniyle işletme veya bilanço esasına göre defter tutmadığı için tacir olmadığı sabittir.Davanın nisbi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/11/2025
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*