T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/42 Esas
KARAR NO :2026/258
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:16/01/2026
KARAR TARİHİ:27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 16/01/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmeler ve adi ortaklık ilişkisi kapsamında yürütülen “Fransa Vize Operasyonu”nun davalı şirket tarafından, müvekkili şirket yok sayılarak tek başına yürütülmeye yönelik hukuka, adi ortaklığa, sözleşmelere aykırı eylemleri sebebiyle müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı tüm maddi zararların Mahkeme tarafından görevlendirilecek konusunda uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanarak ortaya çıkacağını, şimdilik harca esas değer olmak üzere 100.000-USD maddi zarara ilişkin bedelin, işlemiş ve işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereği yıllık vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle, fazlaya, faiz ve ferilere dair her türlü hak, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı yandan tahsiline ilişkin HMK 107. madde kapsamında belirsiz alacak davasının kabulü ile davalı yanca itiraz edilmesi halinde dahi .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 09/03/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde yer alan haksız ve gerçeğe aykırı beyanlara itibar edilmemesine, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ..., tedbir kararının uygulanmasını takiben, tedbirin amacına uygun tamamlama merasimi niteliğindeki davayı ikame etmediğinden tedbir kararının kaldırılmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise dava değeri 100.000 USD olarak belirtildiğinden, Müvekkili Şirket bakımından teminat miktarının 57 milyon USD'den 100.000 USD'ye düşürülmesine, Mahkeme yine aksi kanaatte ise harcın 65 Milyon USD üzerinden belirlenmesine eksik harcın tamamlatılması için davacı ...'e süre verilmesine, taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olmadığının kabulüne ve davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise dahi huzurdaki uyuşmazlıkta, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca Müvekkil Şirket’in dolaylı zararlar ile kâr kaybından sorumluluğu bulunmadığından (Davanın tarafları arasında Sorumsuzluk Anlaşması bulunduğundan) davanın her halükarda reddine karar verilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise, 24.10.2018 tarihli ana hizmet sözleşmesinde yer alan sorumluluğun sınırlandırılması maddesi dikkate alınarak tazminat tutarının "6 ay" ile sınırlı tutulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise, 31.01.2015 tarihli tesis yönetim sözleşmesinde yer alan sorumluluğun sınırlandırılması maddesi gereği tazminat tutarının "12 ay" ile sınırlı tutulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise, 24.10.2018 tarihli ana hizmet sözleşmesinin 27'nci maddesinin 2'nci fıkrası gereği, her iki tarafın da sözleşmeyi 6 ay önceden herhangi bir sebep göstermeksizin feshetme hakkına sahip olduğundan tazminat tutarının "6 aylık ihbar süresini aşmamasına, her türlü yargılama gideri, ihtarname gideri, harç ve vekalet ücretinin Davacı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :Davacı ve Davalı taraf arasındaki 24.10.2018 tarihli ana hizmet sözleşmesi, 06.05.2015 imza 31.01.2015 başlangıç tarihli Tesis Yönetim Sözleşmesi, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası, ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, .... Noterliği ... yevmiye numaralı 17.11.2025 tarihli fesih ihtarnamesi ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan taraflar arasındaki sözleşmeler ve adi ortaklık ilişkisi kapsamında davalı tarafından sözleşmelere aykırı eylemleri sebebiyle davacının uğradığı ve uğrayacağı tüm maddi zararların tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı taraf sözleşmeler ve adi ortaklık ilişkisi kapsamında yürütülen “Fransa Vize Operasyonu”nun davalı şirket tarafından, müvekkili şirketi yok sayılarak tek başına yürütülmeye yönelik hukuka, adi ortaklığa, sözleşmelere aykırı eylemleri sebebiyle müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı tüm maddi zararlarına yönelik tazminat talep etmiştir.
Davalı taraf ise dosyaya sunduğu 27/01/2026 tarihli cevap süresinin uzatılması talepli cevap dilekçesinde süresinde tahkim ilk itirazında bulunmuş ve davaya ilişkin esas cevap dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olmadığının kabulüne ve davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan 24/10/2018 tarihli sözleşme kapsamında sözleşmeye aykırılıktan dolayı davalı tarafından davacının zarara uğratılıp uğratılmadığı, uğranılmış zararın ve uğranılacak zararın hesaplanarak davalı taraftan tahsiline ilişkin hususlarından kaynaklıdır.
Davalının tahkim itirazı yönünden dava konusu taraflar arasında imzalanan 24/10/2018 tarihli ana sözleşmenin 30. Tahkim başlıklı maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde tahkim yolunun benimsendiği ve tarafların açık iradeleri ile tahkim şartı kararlaştırdıkları ve tahkim şartının da yazılı yapılmış olması nedeniyle tarafları bağladığı açıkça sabittir.
Bu haliyle davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesi ile yapılan tahkim ilk itirazı ile HMK'nın Tahkim itirazı başlığı altında yer alan 413/1 maddesindeki "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder." düzenlemesi kapsamında davalı tarafça süresinde yapılan tahkim ilk itirazının geçerli olması ve tarafların sözleşmede serbest iradeleri ile belirlediği şekilde uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiğinden davacı tarafça açılan davanın, HMK'nın 116/1-b ve HMK 413. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK' nın 116/1-b bendi uyarınca tahkim itirazı nedeniyle uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerektiğinden HMK 413. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 73.176,52-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yargılama sırasından yapılan gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/04/2026 Başkan ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Üye ...
e-imza*
Katip ...
e-imza*
Full & Egal Universal Law Academy