T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/556 Esas
KARAR NO: 2024/477
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2019
KARAR TARİHİ: 03/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; İstanbul, Esenyurt'taki ...Projesi ile ilgili olarak maliki olduğu arsa üzerinde inşa edilen projenin inşaatı için 18.06.2013 tarihinde ...'tan inşaat projesi ve konut finansmanına yönelik olduğu açık bir şekilde belirtilen kredi temin edildiği ve kredini teminatı içinde arsa üzerinde ... lehine ipotek tesis edildiği, projenin belli bir aşamasında 27.09.2016 tarihinde davalı bankaca teklif ve temin edilen ...'tan kullandırılan kredilerine refinasmanı” adlı bir kredi ile ... kredisinin tasfiye edildiği, davalı banka ile davacı müvekkili arasında münakit 23.09.2016 tarih ve 1.350.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi ve eki protokole/sözleşmeye göre kredini ana miktarının 750.000.000,-TL olduğu, başlarıgıçta 750.000.000 TL anaparanın kredi swap operasyonu ile Euro'ya döndüğü, 04.12.2018 tarihinde ise ... işlemi ile tekrar TLanaparalı krediye döndürüldüğü ve bu yapılandırma ile anaparanın 1.637.167.591 TL olduğu, şu ana kadar bu krediye ilişkin ödenmemiş bir taksitin olmadığı, bu bağlanmada davacı ile davalı arasında kredi sözleşmesi akdedildiğine ...'ın arsa ipoteği fek edilerek arsa Üzerine ... lehine 1. Derce ipotek tesis edildiği, söz konusu ipoteğin tesisi edildiği sırada, sözleşme kurulması aşamasında davalı banka ile yapılan yazışmalar ve Ek Protokol gereği proje çerçevesinde üretilen bağımsız bölümler satılıp, satım bedellerini tamamı müşteriler tarafından ödendikçe davalı bankaca ödemesi yapılan münferit gayrimenkuller üzerindeki ipotekleri fek etme taahhüdünde bulunduğu, davalı banka ile anlaşmanın esasıhin; a) Satılmış ve bedeli alınmış gayrimenkuller üzerinde ipotek tesis etmemek, b) Kat irtifakı kurulması akabinde gayrimenkuller satılıp bedeli davalı tarafından alındıkça ipotekleri fek etmek, c) Tüm konut, dükkân ve bağımsız bölümler satılsa dahi kredi geri ödemesi tamamlanıncaya kadar davacı uhdesinde kalacak olan Otel, Spor Tesisleri ve AVM üzerinde ipoteği muhafaza etmek d) Banka nezdinde bulunan ve müvekkiline ait nakit paranın dava konusu proje inşaatında kullanılmasına olanak sağlamak olmasına rağmen bankanın bunları yerine getirmediği, ayrıca arsa ipoteğinden kat irtifakına geçiş döneminde, bankanın, satılıp satım bedeli tahsil edilmiş durumda olan gayrimenkullerin varlığını ve değer toplamını e-posta ile teyit ettiği, bankanın yükümlülüklerine uymamasının müvekkilin ve müşterilerini mağdur ettiği ve bunlar nezdinde zararlar oluşmasına neden olunduğu, projenin ilerleyen safhalarında 11.09.2017 tarihinde kat irtifaklarının tesis edildiği ve (arsa üzerindeki) 1. Derece ipoteğin satışı yapılıp bedeli alınmış bağımsız bölümleri de kapsayacak şekilde 5.843 adet bağımsız bölüm üzerinde tüm irtifaklı tapulara kaydırıldığı, banka tarafından satışı yapılıp bedeli alınan bağımsız bölümlerindeki ipoteklerin kaldırılacağı sözünün verildiği halde netice alınamadığı, gayrimenkuller üzerinde banka lehine verilen 1. Derce 1.750.000.000 TL tutarlı ipotek 3. Derce 1.250.000.000 TL ilave si ile toplam 3.000.000.000 TL'n iblağ edildiği, projedeki 5.843 adet taşınmazdan 3.961 adedinin satıldığı, 3323 adedini se ödemesinin tamamlandığı, kalan 638 adedini ise ödemelerini devam ettiği halde sadece 289 adedinin üzerindeki ipoteklerin fek edildiği, kredi tutarının 750.000.000 TL iken, 16.11.2017 tarihli ekspertiz raporuna göre projenin ekspertiz değerinin 2.552.170.000 TL olup, teminat yeterlilik koşullarının fevkinde olduğu, ayrıca müvekkilinin davalı nezdinde 50.000.000 Euro nakit parası oluğu, 16.11.2017 itibarıyla proje değeri 2,5 Milyar TL, kredi sözleşmesine göre görülen değer 1,6 Milyar TL ve banka tarafından tutulması gereken ipotek miktarı 569 Milyon TL olması gerekirken, 1,1 Milyar TL fazla ipotek tutulduğu ve serbest bırakılmadığı, aynı dönemde SPK lisanslı ... Şirketine göre 03.11.2017 tarihinde projenin ekspertiz değerinin 3,7 Milyar TL, 06.02.2018 tarihinde ise 4,9 Milyar TL olarak belirlendiği, bankanın ipotekleri fek etmemesi sonucunda; Müşteriler nezdinde itibarının zedelendiği, İpoteklerin kaldırılması nedeniyle borçlarını ödeyen müşteriler tarafından dava edildikleri, 217 tazminat,128 fesih ve3 304 adet tapu tescil ve fesih davası açıldığı, İpoteklerin kalkmaması yüzünden borcu devam eden müşterilerinde ödemelerini aksatmasına sebep olduğu ve müvekkilinin nakit akışının bozulduğu, Davalardan dolayı tüm tapular üzeninde ihtiyati tedbir ve hacizler konulduğu, proje dahili ve proje dışında 3. Şahıslara satış yapılamaz ve hesaplarına ulaşamaz hale gelindiği, Davalardan dolayı gelen 6.3.2019 günü gelen 3. Hacizle ofisteki her şeyin haczedildiği ve çalışma ortamın kalmadığı, Projeye duyulan güvensizlikten dolayı satışların imkânsız hale geldiği ve proje değerinin düştüğü, Hal böyle iken ödemeleri tamamlanmış ve senetleri tahsil edilmiş 3034 adet bağımsız bölüme ait ipotekler 2017 den beri haksız bir şekilde fek edilmediği, müvekkilin kredi tutarını 3katı kadar (640.000.000 USD) kendi kaynaklarından temin ettiği ve harcadığı, davalı bankanın ise proje bedelinin Yo 18'i kadar kredi kullandırdığı halde bağımsız bölümlerin » 95'inin ipoteğine sahip olduğu, nakit 50.000.000 USD'ni de faiz de işletmediği gibi kullanılmasına da izin vermeyerek zarara neden olduğu, fazlaya ilişkin tüm zarar ve ziyan hakları saklı kalmak kaydıyla (İtibar kaybı ve marka değeri kaybı, proje değer kaybı, zorunlu kredi yapılarndırmalardan oluşan zararlar, finansal kayıplar, haciz ve ihtiyati haciz giderleri, gecikme cezaları ve kira kayıpları, müşteri sözleşme iptalleri, taşeron sözleşme iptalleri, inşaat maliyetindeki artışlar ile personel iş kaybı ve tazminatları dahil) şimdilik 6.500.000 TL zararın banka tarafından tazmine edilmesinin karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davanın, davacı ile davalı arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesi ve Protokol çerçevesinde davalı tarafça sözleşme ve Protokole aykırı davranıldığı, terkini gereken ipoteklerin terkin edilmediği, bloke paraların davacıya ödenmediği, bu nedenle hem sözleşmelerden kaynaklı hem de ticari itibar kaybı dolayısı ile zarar gördüklerinden bahisle tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davacı vekili 12/08/2024 tarihinde sunduğu dilekçe ile, sundukları iflas idaresinin 08/08/2024 tarihli, 114. Nolu kararının 12. Maddesi gereği tarflarınca verilen yetkiye isitnaden dava konusu iddia ve taleplerinden görülen lüzum üzerine feragat ettiklerini, davalılardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Davalı vekili 16/08/2024 tarihinde sunduğu dilekçe ile, Davacı tarafın davadan feragat ettiğini, vekalet ücreti dahil olmak üzere yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Davadan feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir.
Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının feragati nedeniyle davanın reddine, talep gereğince taraflar lehine yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, zorunlu arabuluculuk ücretinin ve yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 111.003,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye artan 110.576,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyadaki artan gider avansının talep halinde yatırana iadesine,
5- Zorunlu arabulucu ücreti olan 1.320,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.03/09/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır