T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/218 Esas
KARAR NO : 2025/32
DAVA : Tazminat (Trafik Kazası /Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/05/2020
KARAR TARİHİ : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazası /Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/10/2015 günü İstanbul Kağıthane'de yaya geçidinde yayalara yeşil, davalı ...'ın aracına kırmızı yandığı halde kırmızı ışıkta ve yaya geçidinden geçen davalının kullandığı ve davalı ...'ın sahibi olduğu 34 UL 3055 plaka sayılı araç ile müvekkiline ve diğer yayalara çarpmak suretiyle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... şirketinin kaza yapan aracın ZMMS cısı olduğunu, kaza sonrası sürücü davalı aleyhine .... Asliye Ceza mahkemesinin 2016/ ... esas 2017/... karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve davalı kusurlu bulunarak mahkum edildiğini ve yargılama süreci tamamlanarak kararın kesinleştiğini, kaza neticesinde müvekkili ağır şekilde yaralandığını, hayati tehlike oluştuğunu, vücudunda kırıklar meydana geldiğini, kafasının çarpması ve belinde arazların oluşması sonucunda uzun tedaviler gerektiren süreç yaşandığını, müvekkillinin yurtdışında yaşaması sebebi ile tedaviye yurt dışında devam ettiğini ve müvekkilinin tedavisi sonucunda yurtdışı belirlemelerine göre %70 malul kaldığını, müvekkilinin tedavi süreci uzun sürmüş ve tedavi sonucunda tam sağlığına kavuşamadığını, davacının her iki kulağında da duyma kaybı olduğunu, psikolojik birçok araz bıraktığını, tedavi sürecinde uzun süre bir başkasının desteğine ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenlerle davacının maddi ve manevi zararının oluştuğunu ve bunun tazminini talep ettiklerini, müvekkilinin Almanya' da yaşadığını ve kaza öncesi çalışmakta olduğunu, aylık 2.211,63 Euro net maaşının olduğunu, zararının bu gelir üzerinden hesaplanmasını istediğini beyanla, sürücü ve işleten olan davalılardan 10.000 Euro manevi tazminat, ayrıca davalı sigortanın limiti dahilinde ve belirlendiğinde arttırılmak üzere bakıcı gideri, geçici ve kalıcı iş görmezlik zararı için toplam 20.000 Euro maddi tazminatın sigortacı için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile 16/10/2025 günü trafikte seyir halinde iken davacı ... 'a çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin basiretli bir sürücü olup, kazanın meydana gelmesinde kendisinin kusuru olmadığını, kazaya karışan aracın fren sistemindeki arızadan kaynaklı kaza meydana geldiğini, davacının tedavisi İstanbul'da yapılmış ve tedavi masraflarının tamamının bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını, maddi tazminatın hangi maddi kayıplara istinaden istendiği belirtilmediğinden dolayı davacı yanın bu yönde açıklamalarda bulunmasını talep ettiklerini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için tedavi evrakları ile birlikte ... Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak kati rapor alınmasını, davacı asilin tedavi masrafları bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığından dolayı maddi tazminat isteminin reddi gerektiğini, davacı asilin manevi tazminat talebi sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağından dolayı talep edilen miktar taraflarınca kabul görmemekle birlikte, mahkemenin manevi tazminata hükmedecekse bu konuda müvekkilinin ekonomik ve sosyal durumunun gözetilerek karar verilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkilinin, 06/05/2015 - 06/05/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı karayolu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmeleri davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğu da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, yapılan talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin aleyhine açılan bu davada mevzuata belirtilen başvuru şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, huzurdaki davanın esastan da reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmek için sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespitinin gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tdeavi belgeleri getirtilmiş, davacının maluliyetine ilişkin raporlar alınmıştır.
Ceza dosya örneği getirtilip incelenmiş, davacının kusursuz, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu ve mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisasın 28/09/2022 tarihli raporunda özetle; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğini bildirmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisasın 31/01/2023 tarihli raporunda özetle; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisasın 15/08/2023 tarihli raporunda özetle; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 9 (yüzdedokuz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğini bildirmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisasın 11/01/2024 tarihli üst kurul raporunda özetle; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, KBB, A-İşitme, tablo 1a’ya göre 4,1 olup tablo 2’ye göre: %2 olduğu, Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları (organik kişilik bozukluğu, frontal lob sendromunu, beyin sarsılması sonrası postkontüzyonel sendrom içerir), Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %40x1/5=%8, III-) Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Şekil 2.6’ya göre %2, Tablo 2.3’e göre %1; Balthazard formülüne göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %11(yüzdeonbir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3(üç) ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisasın 16/04/2024 tarihli raporunda özetle; Sürücü ... ...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, yaya Necmettin AKÇAY'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Maluliyete ilişkin raporlar yeterli görülmüş ve aktüer bilirkişiden tazminat hesabı istenmiştir.
Mahkememizce seçilen aktüer bilirkişinin 14/07/2024 tarihli raporunda özetle; " 16.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 21.285,90 €, b)Sürekli iş dönemine ait %11 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 26.020,06 € olduğu, Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi zararının davalı ... şirketinin ödemesi düşüldükten sonra geriye kalan (290.000,00 - 250.000,00 ) 40.000,00 TL'lık bakiye limiti aşması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından; Davalı ... şirketinin sorumluluğunun 40.000,00 TL.lık bakiye limit ile sınırlı olacağı, taraflar arasında imzalanan 20.11.2023 tarihli protokolde sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat halinde sigorta şirketinin sorumluluğunun son bulup, c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararı 4.800,00 € olduğu, tedavi gideri teminat içinde kalan bakıcı gideri zararının poliçeyi aşmadığı, ancak 20.11.2023 tarihli protokolün bakıcı giderini kapsayıp kapsamayacağı ve buna göre bakıcı gideri zararından davalı ... şirketinin de sorumlu olup olmayacağı hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğunu, d)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 11.05.2019 olarak belirlenmiş olup, araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 16.10.2015 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğuna dair dosyada belgeye rastlanılmamış olduğunu, " bildirmiştir.
İtirazlar üzerine aktüer bilirkişiden ek rapor alınmıştır
Sunulan aktüer bilirkişi ek raporunda özetle; " 16.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna, davacının %11 maluliyetine ve 12 aylık iyileşme süresine göre davacı ...'ın yaşadığı Almanya bordrolarına göre aldığı ücrete ve yaşadığı yabancı ülkedeki asgari ücretlere göre yapılan hesaplamaya göre; davacının aldığı hastalık ödemesinin mahsubu sonrası Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 21.285,90 € olduğu, sigortacının yaptığı ödemenin mahsubu sonrası Sürekli iş göremezlik maddi zararının 24.724,79 € olduğu, Makbuz ve İbraname adlı belgede davacı işbu dava kapsamında poliçe limiti kadar maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğinden davalı ... şirketinin geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından sorumluluğunun bulunmayacağı, yapılan 250.000,00TL ödemenin o günkü kur karşılığının 9.173,18 Euro ettiği ve bunun geçici maluliyet tazminatından mahsup edildiğini, Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararı 4.800,00 € olduğu ancak Makbuz ve İbraname adlı belgede davacı işbu dava kapsamında poliçe limiti kadar maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğinden ve davacının bakıcı gideri zararı poliçedeki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığından, Mahkemece Makbuz ve İbraname adlı belgelinin bakıcı giderini kapsadığının kabulü halinde davacının talep edilebilir bakıcı giderinin bulunmayacağı, Davacının Türkiye Cumhuriyeti ücretine göre aldığı ve Türkiye Cumhuriyeti'nde geçerli olan asgari ücretler esas alınarak yapılan hesaplamaya göre; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 67.714,84 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 56.033,36 TL olduğu, Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararı 3.820,50 TL olup Makbuz ve İbraname adlı belgede davacı işbu dava kapsamında poliçe limiti kadar maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğinden davalı ... şirketinin geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından sorumluluğunun bulunmayacağı, Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 11.05.2019 olarak belirlendiğini, Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğuna dair dosyada belgeye rastlanılmadığını" bildirmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesi sunarak, geçici maluliyet tazminatı talebini 21.285,90 EURO, daimi maluliyet tazminat talebini ise 24.724,79 EURO'ya yükseltmiş, bakıcı gideri ve diğer geçici maluliyet tazminatı davalı sigortacı tarafından karşılandığını beyanla sadece davalı sürücü ve işleten yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep artırım dilekçesi sonrası dava değeri heyet sınırına girdiğinden, dava dosyası mahkeme hakiminden mahkeme heyetine tevdi edilmiştir. Heyete tevdi sonrası yeni duruşma günü verilerek taraflara tebliğ edilmiştir.
Davalı ... bir cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık; Trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacının yurt dışında yaşadığı ve çalıştığı, kaza tarihinde 55 yaşında olduğu, aylık maaş bordrosunun sunulduğu, alınan bilirkişi raporlarından davacının kusursuz, davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, itibar edilen Adli Tıp Kurumu üst kurul raporuna göre davacının 12 aylık iyileşme sürecine ihtiyaç duyduğu ve kaza nedeniyle %11 oranında kalıcı maluliyet oluştuğu tespit edilmiştir.
Davalı sigortacı tarafından yargılama sırasında 250.000,00TL asıl ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücreti olarak 411.853,97TL'nen davacıya ödendiği, bilirkişinin bunu geçici maluliyet tazminatından mahsup ettiği ve yaptığı hesaplamaya göre davacının talep artırım dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce kabul edilen ve yeterli görülen adli tıp üst kurul raporu, kusura ilişkin trafik ihtisas dairesi raporu ve aktüer bilirkişinin ek raporu uyarınca davacının bakiye 46.040,69 EURO maddi zararı olduğu sabit görülmüştür. Bu miktarda talep artırım sunulduğuna göre maddi tazminat talebi mahkememizce tam olarak kabul edilmiştir.
Davalı ... şirketinin ödeme yaptığı ve tarafların poliçe limitine kadar sulh ve ibra olduğuna göre, davalı ... şirketi yönünden ve bakıcı giderine ilişkin dava konusuz kalmış ve sigortacı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı sürücü ve işleten ise, kaza tarihinden itibaren müteselsilen bakiye tazminattan sorumlu görülmüştür.
Davacı Almanya'da yaşayıp çalıştığına ve Euro cinsinden gelir elde ettiğine göre, zararı da yine aynı para cinsinden olacaktır. Nitekim 5718 sayılı yasanın 34. Maddesi ve müstakar Yargıtay içtihatları da aynı yöndedir. Bu nedenle davalının döviz cinsinde talebe itiraz etmesi mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davacının manevi tazminat istemine gelince; Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (Mülga 818 sayılı BK m.47) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, yaralanmanın niteliği, oluşan kafatası kırığı ile beyin kanaması ve 5. derecede hayati fonksiyonları etkiler şekilde çok sayıda kemik kırığı şeklindeki bedeni kayıp ve davalının taksirinin ağırlığı nazara alınarak takdiren 10.000 Euro manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilinin hakkaniyete uygun olacağından bu miktarda davanın tam kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının Maddi Tazminat yönünden KABULÜNE; 46.040,69 EURO' nun davalılar ... ve ... ' tan 16/10/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyen faiz ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Bakıcı giderine yönelik ve sigorta şirketine karşı olan taleplerin sigorta poliçesi kapsamında ödenip konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Manevi tazminat talebinin kabulü ile; 10.000,00 EURO' nun davalılar ... ve ...' tan 16/10/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyen faiz ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 29.629,79 TL alınması gerekli karar harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 3.928,77 TL harcın ve tamamlama harcı 3.239,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.461,88 TL harcın davalılar ... ve ...' tan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 69.063,24 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama nedeniyle harcanan 3.928,77 TL peşin harç, 3.239,14 TL tamamlama harcı, 54,40TL barvurma harcı, 6.312,20 TL yargılama giderinin toplamı olan 13.534,51 TL'nin davalılar ... ve ...' tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Adli Tıp Kurumu faturası olarak davacı yanca ödenen, 1.828,00 TL, 2.595,00 TL, 4.595,00 TL 2.310,00 TL fatura bedellerinin davalılar ... ve ...' tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin ve ödenmemiş Adli Tıp Kurumunun 17/04/2024 tarihli, 3.375,00TL bedelli faturanın toplamı 4.695,00 TL nin davalılar ... ve ...' dan müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
9-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ... nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır