T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/640 Esas
KARAR NO: 2024/210
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/12/2020
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 03/12/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket ... Tic. Ltd. yetkilisi yine Davalı ... arasında 15/10/2019 tarihinde ortaklık yapma sözleşmesi imzalandığını, Davalı ...’ın sözleşmenin gereklerini yerine getirmekten kaçındığını, borca aykırı davranmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığını, TBK 49. Maddesinin tazmini ile yükümlü olduğunu, müvekkilinin 13/01/2009 yılında ... adlı ilaç firmasında tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, işinde başarılı olması sebebi ile muhtelif ilaç firmalarından teklif aldığını, bu firmalardan biri olan ... San. ve Dış. Tic. Ltd. tarafından müvekkiline teklifler yapıldığını ve transfer etmek için bir ortaklık sözleşmesi ön protokolü hazırlayıp işten ayrılmasını istendiğini, müvekkilinin bu şekilde Davalı firmada işe başlaması için ikna edildiğini ancak ön protokol gereği kurulması gereken pazarlama firmasının Davalı tarafından ileri sürülen çeşitli bahanelerle kurulamadığını, müvekkilinin ... firmasının ana bünyesinde grubunu oluşturarak tüm çalışmaları eksiksiz olarak yaptırdığını, müvekkili tarafından davalıya ve yönetim kuruluna kurulacak şirketin ana sözleşmesini hazırlayarak 12/06/2020 tarihinde sunulduğunu, müvekkiline Davalı tarafından şirket whatsapp grubuna hitaben şirket yönetim kurulu kararı ile işten çıkarıldığı hususunun kendisine bildirildiğini, müvekkilinin 9 aylık çalışması esnasında herhangi bir sosyal güvencesinin bulunamadığını, müvekkili nezdinde ciddi zararların meydana geldiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının ifasının gerektiğini, ön protokol şartlarının 9 ay boyunca oluşturulamadığını, Davalılar tarafından oyalama taktikleri ile sürecin sürüncemede bırakıldığını, pazarlama şirketinin de kurulmadığını, Davalıların protokoldeki hiçbir şarta uymadıklarını, müvekkilinin zararını tazmin etmek zorunda oldukları ve ön protokolün 7. Maddesinin bunu açıkladığını belirterek davanın kabulünü, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.-TL maddi 15.000,00.-TL manevi zararın 15/09/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle:davanın ticari dava olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan dolayı görev itirazlarının olduğunu, davanın ... Tic. Ltd. bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddini, Davacı ... ile Davalı ... arasında 15/10/2019 tarihinde imzalanan ve davaya dayanak yapılan ön protokolün, limited veya anonim şirket kurmaya ilişkin ön sözleşme olduğunu, ön sözleşmenin niteliği itibariyle bir borç sözleşmesi olduğunu, ön sözleşmeyle ileride yapılması vaadedilen borç sözleşmesinin ise asıl sözleşme olduğunu, Kanunda öngörülen istisnalar dışında, ön sözleşmenin geçerliliğinin ileride kurulacak sözleşmenin geçerliliğine bağlı olduğunu, Davacı ... ile Davalı ... arasında 15/10/2019 tarihinde imzalanan ve davaya dayanak yapılan ön protokolün, kanunun aradığı şekil şartlarına uygun uymadığını, batıl, kesin hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tazminat talep edilemeyeceğini, 15/10/2019 tarihinde imzalanan bir ön sözleşme için 1 yıl bekleyip dava açmanın hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacının süreci itirazsız karşılayıp sonradan hak iddia etmesinin hukuken kabul edilemez olduğunu, Davacı ... ile müvekkili ...’ın yetkilisi olduğu ... ŞTİ nde (işçi-İşveren anlamına gelmeyecek mahiyette ve gelecekte tarafların yeni bir şirket kurup birliktelik yürütüp yürütemeyeceğinin sınanması amaçlı) faaliyet göstermiş ancak bu süreçte personel üzerinde ciddi menfi bir etki, memnuniyetsizlik, mutsuzluk ve isteksizlik söz konusu olduğunu, pandemi nedeniyle işlerin yoğunlaştığı bir dönemde dahi çalışanlar üzerinde böyle menfi bir tesir oluşması sebebiyle Davalı ...’ın ön sözleşmeyi ifadan vazgeçtiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 25/05/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, 08.02.20203 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 1000,00 TL olan maddi tazminat alacaklarını 74.000,00 TL arttırarak 75.000TL ye çıkartılması konusunda ıslah talepleri mevcut olduğunu, ıslah talebinin kabulünü, alacağın faizleriyle birlikte tahsilini, ücreti vekalet ile yargılama giderinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Uyuşmazlık davacı ve davalı gerçek kişi arasında akdedilen sözleşmenin geçerli olup olmadığı, geçerli ise taraflarca usulüne uygun ifa edilip edilmediği, ifa edilmemiş ya da ayıplı ifa edilmiş ise usulüne uygun ihbarda bulunulup bulunulmadığı, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, tarafların sözleşmenin ifa edilmemesindeki kusurları, davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı, davacının bu nedenle maddi manevi kayba uğrayıp uğramadığı ile varsa meydana gelen zararın hesabına dairdir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Tanık ... tanık beyanında; Ben ... isimli davalı firmada 2020 yılı başlangıcında çalıştım. 2020 yılının kasım ayında işten ayrıldım. Beni işe davacı ... aldı. ... bey şirket yöneticisi olarak beni işe aldı. Şirketin ortakları ... bey ve ... beydi. Şirketin yasal ortakları da ikisiydi diye biliyorum. ... beyin oğlu ... bey şirkette dururdu ama ne iş yapardı onu bilmiyorum. ...' nun bu şirkete ortak olarak geldiğini biliyorum. ... bey şirkette ne yapmak istiyorsa Nurettin beyin engeli ile karşılaştı ... beyi istediği gibi çalıştırmadılar. Nurettin bey herşeye karşı çıkıyordu. Hak ettiğimiz primlerin ödenmesine dahi karşı çıkıyordu. Düşük miktar üzerinden ödeme yapılmasını istiyordu. Taraflar arasındaki protokolden doğrudan haberim yoktur.
Davalı şirket sahada 15-20 personel şirket merkezinde ise 5-6 personel çalıştıran bir şirkettir. Şirkette devamlı sirkülasyonu olmaktaydı. Davalı kurum ... beye ve bize araç tahsis etmişti ... beyin aracı arıza yaptı ancak kendisine yeni araç tahsis etmediler. Uzun bir süre araçsız kaldı o dönemde işten ayrıldı. Pandemi döneminde ... beyin işe aldığı kişileri mobing uygulayarak işten çıkarttılar. dedi.
Tanık ... tanık beyanında: Ben ... isimli davalı firmada çalıştım. Tarafları bu şekilde tanırım beni ... bey işe aldı. İlk toplantıda davalı ... söz alarak yeni ortağımız ... beydir, bundan sonra her şeyiniz ile o ilgilenecek dedi. Şirketin ortakları ... bey ve ... beydi. ... beyin başka bir firmasın da çalışırken istifa ederek ... firmasına geldiğini biliyorum. Şirketin yasal olarak da ortakları ... bey ve ... beydir. Biz çalışmaya başladıktan 4-5 ay sonra birden ... beyin ayrıldığı söylendi. Sebebini tam olarak bilmiyorum. Şirket ortaklığından da daha sonra ayrıldı. ... bey ayrıldıktan sonra bizi de istifa etmeye mecbur bıraktılar. dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.
Tanık ... tanık beyanında: Ben halen davalı ... firmasında muhasebe bölümünde çalışıyorum. 2019 ve 2020 yıllarında da aynı yerde çalışıyordum. Ben 2005 yılından beri ... da çalışıyorum. Ben ... beyi yaklaşık on yedi yıldır tanırım. 2006 yılında ... Bey kısa bir süre davalı firmada Ümraniye bölgesinde çalıştı. Daha sonrasında işten ayrıldı. 2019 yılında beni arayarak ben sizin firmaya geleceğim dedi. Ben kendisinin on bin lira maaşı bırakıp gelme deyince sizin firmaya ortak olarak gelip, dışarıdan destekleyeceğim dedi. Ben kendisini firmamızın mal varlığının yüksek olduğunu para vermeden nasıl ortak olacağını sorduğumda, para vereceğini söyledi. Daha sonrasında kısa bir süre bizimle çalışmaya başladı. Ortak ve çalışan olsaydı evrakları ben yapacaktım. Yalnız kendisine ilişkin herhangi bir evrak düzenlemedim. Kendisine herhangi bir şekilde ücret ödemedim. Kendisi bana buranın sahibi olduğunu söyledi ancak diğer patrondan böyle bir şey duymadım. Hal ve hareketlerinden şirket ortağı olduğu anlaşılmıyordu. ... bey olmayınca imza yetkisi bendedir dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Ben ... bitkisel gıda firmasında 17 senedir çalışmaktayım. Davacı daha önce de firmamızda mümessil olarak çalışmıştı. Ancak daha sonrasında işten ayrılıp Bursa'ya yerleşip ... firmasında çalışmaya başlamıştı. Ara sıra kendisiyle görüşüyorduk. Beni arayarak ben ...ya geleceğim deyince ben kendisine üç farklı aramada üçer defa gelmemesini salık verdim. Son aramasında ortak olacağını söyleyince kendisinin bileceği iş olduğunu söyledim. ... gelip işe başladığında büro çalışanları ile toplantı yaptı. Kendisi heyecanlıydı. Ancak kendisinin bizimle çalıştığı ilk dönem ile ikinci dönem arasında epey fark vardı. İş değişmişti. Örneğin kendisi Gaziantep'e mümessil aldı. Bu mümessil iş yapamayınca biz mümessile verilen arabayı almak üzere Antep'e gittik. ... da satış mümessilerini işe ... Bey alıyordu. ... Beyden önce ... Bey alıyordu. ... Bey ayrıldıktan sonra ... Bey geldi. ... Bey ortak değildi. Patron gibi davranıyordu. Oradaki herkese emir verme yetkisi vardı. Eczanelere gittiğinde kenidisini ...' nın sahibi olarak tanıtıyordu. Bir süre sonra mümessiller ile ... arasında sorun çıktıktan sonra mümessiller ... beyi arayarak durumu ilettiler. Ben ... ile görüştüm. Kendisi Bursa'ya gitmişti. Ailesinin daha fazla yıpranmaması için gelmeyeceğini söyledi. Davalılar vekili söz alarak tanığa soru sordu. Sorusu üzerine tanık, ... bey satıştan sorumluydu. Mümessillerin ne kadar satış yaptığını raporlayarak Nurettin Bey e iletiyordu. Kendisi pazarlama ekibinin sorumlusuydu, dedi.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti hazırladığı 25/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, davalı yanın sözleşmenin sona ermesinde davacının kusurlu olduğunu ortaya koyamadığı, Davacının ortaklığın kurulmamış olmasından dolayı, işten ayrılması sebebiyle uğradığı zararları talep edebileceği, bu kapsamda davacının işinden ayrılması sebebiyle mahrum kaldığı kazançları belirlemeye yarayan verilerin dosyada bulunmadığı, gene davacının davalı şirkette çalıştığı dönemde varsa kendisine yapılan ödemelerin de zarar hesabında dikkate alınması gerektiği mütalaa edilmiştir.
İtiraz üzerine hazırlanan 08/02/2023. tarihli ek raporda bilirkişiler; ...’nun protokol süresince net gelir kaybının 75.000,00.-TL olarak kabul edilebileceği ancak bu süreçte davalı taraf tarafından ...’ya yapılan ödemeler var ise bu tutarların dikkate alınması gerektiği mütalaa edilmiştir.
İtiraz üzerine hazırlanan 04/12/2023 tarihli ek raporda bilirkişi heyeti;Davacı ... ve Davalı ... arasında 15/10/2019 tarihinde ön protokol imzalandığı, Protokol sonrası imzalamışlar haziran 2020 itibari ile davalı taraf davacı yan ile devam etmeme kararı aldığı, Ekim 2019 – Haziran 2020 arasında davalı taraf tarafından ...’ya protokol kapsamında herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin evrak veya belgenin dosya muhteviyatında yer almadığı, ...'nun 2019 yılı aylık net gelirinin ortalama 7.500,00.-TL, 2020 yılı aylık gelirinin (%30 luk bir maaş artışı varsayımı ile) 10.000,00TL olduğu kabul edilir ise protokol süresince gelir kaybının 75.000,00.-TL olarak kabul edilebileceği mütalaa edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamında alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının dava dışı firmada ilaç mümessili olarak çalıştığı, taraflar arasında 15/10/2019 tarihinde imzalanan "Ortaklık yapma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile ileri bir tarihte bir ortaklık kurmayı planladıkları, davacını bu sözleşmeye güvenerek işten ayrıldığı, ancak tarafların ortaklık kurmadıkları, bu hususta davalıların haklı bir sebebinin bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmeye güvenerek işten ayrılan davacının sözleşme hükümlerine göre zararının davalılarca karşılanması gerektiği, gelir kaybına uğradığı, uğradığı zararın tazminini de davalılardan tahsil edebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜNE; 75.000TL nin 03/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 5.123,25TL harçtan peşin alınan 273,24TL harç ile 1.282,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.555,24TL harcın mahsubu ile 3.568,01TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 54,40TL başvuru harcı, 273,24TL peşin harç, 1.282,00TL ıslah harcı, 6.000TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 345,00TL olmak üzere toplam 7.954,64TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, ... Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır