T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/315 Esas
KARAR NO: 2024/452
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 17/03/2020
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... ... adlı kişi ile 24.04.2013 tarihinde sözleşme çerçevesinde adi ortaklık kurduğunu, ... A.Ş. ... numaralı şubesinde bir hesap açtıklarını, ... ... adlı kişiye işbu hesap için ahzu kabza, para alma ve para çekme, para transferi yapmaya, kendi hesabına para geçirmeye gibi hiçbir şekilde işlem yetkisi verilmediğini, ortak girişim hesabından para çekme-transfer yapma yetkisinin sadece müvekkiline verildiğini, müvekkilinin yazılı izni olmadığı halde adi ortaklık hesabından, davalı ... ...'nın para çekmesi, kendi hesabına transfer yapması ve bu işlemlere davalı bankanın üstüne düşen basiret içerisinde özen sorumluluğunu yerine getirmemesi hukuka ayrı olduğunu, yapılan işlemlerden sorumlu olduğunu, müvekkilinin haberi olmadığını, ... A.Ş.'ye ait ... Şubesine ihtar çekilmiş ise de müvekkili lehine herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk nezdinde de davalı banka ve davalı şahıs ile anlaşılamadığını, sonuç olarak; ... A.Ş. de mevcut olan IBAN: ... ve IBAN: ... No.lu hesaplarından müvekkilinin izni-ibrası olmadan diğer davalı "... ..."nın yapmış olduğu usulsüz işlemlerin tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1,000.00 TL'nin müşterek ve müteselsilen karşı taraflardan avans faizi ile birlikte alınarak, adi ortaklık şu aşamada mevcut olmayıp kapatıldığından öncelikle müvekkilinin şahsi hesabına, olmadığı takdirde adi ortaklık hesabına yatırılmasını, her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücreti dahi hasma tahmilini; şimdilik sair her türlü talep, dava-soruşturma ve tazminat talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile karar ittihaz buyurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili bankaya karşı mahkemeniz huzurunda açılan davada, dilekçesinde belirttiği IBAN numaralarından diğer davalı tarafından yapılan usulsüz işlemlerin tespiti ile şimdilik 1.000 TL’nin diğer davalı ile müvekkil bankadan müşterek ve müteselsilen avans faizi ile tahsili talep ve dava olunmuşsa da, müvekkili banka yönünden hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın davacı ile diğer davalı arasındaki kar payı paylaşılmasına ilişkin olduğunu, müvekkili banka yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, mahkememiz huzurundaki davanın sona eren adi ortaklığın kâr payı alacağına ilişkin olmadığı görüş ve kanaatinde ise, adi ortaklıkta ortakların mecburi dava arkadaşı olduğu göz önüne alınarak huzurdaki davanın öncelikle tüm ortaklar tarafından ikame edilmesini, aksi halde ise diğer ortağın muvafakatinin talep edilmesi gerektiğini, davacının, diğer ortak tarafından yapılan işlemlerle ilgili bilgi sahibi olduğunu, işlemlere muvafakati bulunmadığını, davacının müvekkili bankayı gayrikabili rücu ibra ettiğini, dilekçe ekinde sunulan ibranamelerin tetkiki ve Yargıtay Yerleşik İçtihatları kapsamında davaya konu işlemleri benimsediği açık olan davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, huzurdaki davada da, davacının yapılan işlemlerden gerek son ibraname tarihi itibariyle gerekse ortaklığın kapatıldığı tarih itibariyle haberdar olduğunu, 2013 yılından bugüne hiçbir itirazda bulunmayan davacının işlemleri benimsediği ve icazet verdiğinin açık olduğunu, davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini, tüm savunma ve beyanlarının aksine davacının taleplerine mahkemece değer verilmesi halinde ise, diğer davalı tarafından yapılan itiraza konu tüm işlemlerin bedellerinin davacıya ödenmesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, itiraza konu işlemlerden adi ortaklığın kapatılması sonrasında davacının hak edeceği kâr payı alacağı ile hak ettiği alacaklarından tahsil edemediği bedeller (uğranıldığı iddia olunan zarar) hesaplanmasını ve itiraza konu işlemlerden davacının uğradığını iddia ettiği zararı aşan taleplerinin reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacı ile davalı ...'ın ortak hesabının bulunduğu, diğer davalı bankadan ... 'ın ortaklık hesabından münferit olarak para çekmeye yetkili olup olmadığı, davalılar tarafından yetkisiz işlem tesis edilip edilmediği, davacının zarara uğratılıp uğratılmadığı ile var ise bunun miktarının tespitine ilişkindir.
... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas ve 2021/... Karar sayılı 25/03/2021 tarihli bozma ilamıyla dosya mahkememize gönderilmiş; mahkememizce delillerin toplanması aşamasına geçilmiştir.
Dava; davacı ile davalı ...'ın adi ortaklık ilişkisi içinde diğer davalı banka uhdesinde bulunan hesaptan davalı ...' ın ortaklık hesabından para çekme yetkisi olup olmadığı, bunun ve miktarının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Dava konusu ibraname tarihlerinin 17/09/2013 ve 28/11/2013 tarihleri olduğu, ortaklığın başlangıç ve bitiş tarihlerinin 24/04/2013-31/12/2013 olduğu, davacının hakkını bu tarihlere dayandırdığı, anılan 2013 yılından takip tarihine kadar TBK'nın 147/4. Maddesinde belirtilen ve davaya konu alacağın zaman aşımı süresi olan 5 yıllık sürenin dolduğu, zaman aşımını kesen veya durduran bir neden de bulunmadığı, alacağın Türkiye'de dava ve talep edilmesinin önünde bir engel olmadığı, bu durumda alacağın zaman aşımına uğradığı, bu konuda soruşturma olmasının bir etkisi olmayacağı, ceza zaman aşımını gerektiren bir durum tespit edilmediği anlaşıldığından, davalının süresinde ileri sürülen zaman aşımı defi nedeniyle davanın reddine, kötü niyeti sabit görülmediğinden davacı aleyhinde tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının ZAMANAŞIMI DEFİİ NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın başlangıçta alınan 54,40 TL den mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 66.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 11/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır