T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/417 Esas
KARAR NO: 2024/413
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/07/2021
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 14/07/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; 11.03.2020 tarihinde müvekkili ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği ve müvekkili ... ... bu kazada yaralandığı, diğer Davalı ... Sigorta A.ş., davalının kullandığı ... plakalı aracın trafik sigortasının yapıldığı sigorta firması olduğu, söz konusu kazanın oluşumunda 2918 sayılı karayolları trafik kanunu'nda yer alan sola dönüş kurallarına uymayan davalı ... ...'in tam kusurlu olduğu sarıyer ilçe emniyet müdürlüğü'nün trafik kazası tespit tutanağıyla tespit edildiği, müvekkili ... ...'a söz konusu kazada uğradığı yaralanmadan dolayı ... Devlet Hastanesi'nce 07.05.2020 tarihine kadar geçici iş göremezlik raporu verildiği, müvekkili vergi mükellefi ve bağ-kur lu olup söz konusu kazadan dolayı hem maddi hem de manevi zarara uğradığı, işbu nedenlerle müvekkili uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla huzurunuzdaki davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, şimdilik 1.000 tl maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkile ödenmesini, 20.000 tl manevi tazminatın davalı ... ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline ve müvekkile ödenmesini, ... plakalı vasıtaya ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama masrafları ve ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş Vekilinin 08/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı 11.03.2020 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeni ile zarara uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talepli işbu davayı ikame ettiği, davanın sigorta ettirene ve araç sürücüsüne ihbar edilmesinin talep edildiği, davacı yan meydana gelen kaza nedeniyle uğradığı zarar için sigortalıdan herhangi bir ödeme almış ise aynı ödemeyi mükerrer şekilde tarafımızdan tahsil ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını davanın ihbar edilmesi gerektiği, dava esnasında rücu sebeplerinin tespit edilmesi halinde dava sonunda hüküm tesis edildiği takdirde sigorta ettirene ve sürücüye rücu edileceği, bu nedenlerle davanın hem sigorta ettirene hem de sürücüye rücu edilmesini, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine yapılmış geçerli bir başvuru bulunmamadığını, trafik kazası sebebiyle uğranılan zarardan dolayı dava açılabilmesi için öncelikle sigortacıya başvuru yapılması gerektiği, sigorta şirketine yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olması gerektiği, davacı yanın başvuru ile birlikte sigorta genel şartları bedeni zararlar bölümünde belirtilen belgeleri sunmadığından geçerli bir başvuru bulunmadığı, bu nedenle sigorta şirketine başvuruda bulunma dava şartı gerçekleşmediği bu yönüyle davanın usulden reddi gereiktiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olmasından dolayı, karayolları trafik kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine göre temin edildiği, ayrıca manevi tazminat ve tedavi gideri talepleri teminat dahilinde olmadığı, müvekkili şirketin sorumluluğu, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğu, müvekkili şirket sigortalısı aracın sürücüsünün kusur oranının tespit edilebilmesi amacıyla dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, davacı mağdurun maluliyet oranının tespit edilebilmesi için adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiği müvekkili şirketin ancak davacı mağdurun maluliyeti oranında sorumluluğu söz konusu olacağı tedavi ve bakıcı giderleri zararlarından ve geçici iş göremezlik tazminatından sgk sorumlu olduğu, davacı yan dava dilekçesinde bakım ihtiyacının doğduğunu iddia ettiği ve müvekkili sigorta şirketinden bakıcı gideri tazminatı talep edildiği müvekkili sigorta şirketi, geçici bakıcı gideri zararından sorumlu olmadığı, aksi kanaatte olunması halinde ise belgelenmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği sigorta genel şartların a.5 /6 maddesinde kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren, sürekli sakatlık raporu alınana kadar geçen tedavi süresinde ortaya çıkan bakıcı gideri zararının tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve tedavi giderlerinden sgk'nın sorumlu olması nedeniyle, geçici iş göremezlik döneminde oluşan bakıcı gideri zararından müvekkili sigorta şirketi sorumlu olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini, masraf ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... ... vekilinin 29/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafın davada, 11.03.2021 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin tam kusurlu olduğunu ve uğradığını iddia ettiği 1.000-TL maddi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan ve 20.000-TL manevi tazminatın ise yine ticari avans faizi ile birlikte müvekkil davalıdan tahsilini talep ettiğini, davacının kötü niyetli iddialarını kabul etmemekle birlikte, huzurdaki davaya konu kazada müvekkilinin tam kusurlu olduğuna yönelik iddialar açıkça gerçeğe aykırı olup hasar fotograflarından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın meydana gelen kazada açıkça kusuru bulunduğunu, meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, davacının tacir sıfatı bulunmayan müvekkilinden ticari avans faizi talebi ise son derece kötü niyetli olup hiç bir şekilde kabulü mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-... ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun 2022-... sayılı ve 03/06/2022 sayılı raporu,
-... ATK ... İhtisas Dairesinin ... Sayılı ve 30/10/2023 tarihli raporu,
-Trafik Uzmanı ... tarafından 01/05/2023 tarihli bilirkişi raporu,
-Aktüerya uzmanı ... 'ın sunduğu 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında yer alan ve maluliyet oranının tespiti için alınan ... ATK... . Adli Tıp İhtisas Kurulunun 2022-... sayılı ve 03/06/2022 sayılı raporunda özetle; ".. "... Ali ve ... oğlu, 01/01/1981 doğumlu ... ...’in 11/03/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı .." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen Trafik Uzmanı ... tarafından hazırlanan 01/05/2023 tarihli bilirkişi kusur raporunda özetle; "....... plakalı araç sürücüsü ... ...'in %100 oranında asli derecede etkili olduğu,2.... plakalı motosiklet sürücüsü ... ...'ın kusur ve etkisinin olmadığı...." belirtilmiştir.
Davalıların itirazı üzerine kusur incelemesi yapmak üzere gönderilen ATK ... İhtisas Dairesi ... Sayılı ve 30/10/2023 tarihli raporunda özetle; ".... Davalı sürücü ... ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Davacı sürücü ... ...'ın kusursuz olduğu.." şeklinde rapor alınmıştır.
Alınan ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin kusur raporu ile ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi maluliyet raporu dikkate alınarak Aktüerya uzmanı ... tarafından hazırlanan 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...11.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...'ın Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 6.974,13 TL. Olduğu, ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, buna göre davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı, belirlenen zarar tutarı zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kalmakta olup, Zorunlu trafik sigorta poliçesi manevi tazminat taleplerini kapsamadığından Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından sigorta dışındaki davalı sürücünün sorumlu olacağı, başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 01.09.2020 olarak belirlenmiş olup, Davalı araç sürücüsü bakımından temerrüdün 11.03.2020 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, Dava dosyasında sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğuna dair bir belge bulunmadığından ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,.." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatının kabulü yönünde karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden; Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, gerekse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davacının %0 (yüzdesıfır) maluliyet oranı, ancak 3 aya kadar geçici işgöremezliğinin bulunması ile maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları da dikkate alınarak davacı lehine 15.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
a)6.974,13TL geçici iş göremezlik tazminatın davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 01/09/2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile , diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 11/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)15.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-)Alınması gereken 1.501,05TL harçtan, 71,73TL peşin alınan ve 102,02TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.327,30TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafından dava açılırken yatırıldığı anlaşılan 71,73TL peşin harç, 59,30TL başvurma harcı ve 102,02TL ıslah harcı, 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 3.705,00TL ATK masraf gideri, 724,60TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.662,65 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 7.056,59TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TLnin kabul-red oranına göre hesaplanan 244,67TL'nin davacıdan, 1.075,27TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-)Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak mezkur davalıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır