T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/207 Esas
KARAR NO :2025/150 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/03/2022
KARAR TARİHİ:17/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 31/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araç karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'e çarpması sonucu yaralanmalı olarak trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu meydana gelen trafik kazasında sürücü ... asli kusurlu olduğunu, müvekkili ise işbu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü ve bakıma muhtaç kaldığını belirterek trafik kazasında yaralanan müvekkilinin 6100 sayılı yasa'nın 107. Maddesine göre bedensel zararlarının ve tarafların kusur oranlarının tespiti ile (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) güç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden sigorta şirketine başvuru tarihinden işletilecek faizine, 3.000,00 TL maddi tazminata, kazaya neden olan aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin 25/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, işbu dava ile; müvekkili şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde zarara uğradığını iddia eden davacılar tarafından müvekkili şirkete karşı maddi tazminat talepli dava açıldığını, müvekkili şirketin sigortalısının işbu dava konusu kazada kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, tedavi süresi içerisinde ortaya çıkan geçici iş göremezlik tazminatı poliçe teminatı kapsamı dışında olduğundan, bu yöndeki talebin de reddi gerektiğini, manevi tazminat talepleri karayoları trafik kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı kalan hallerden olduğunu, işbu yönüyle davada müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerekmekle birlikte dava öncesi temerrüt söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilerek, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin 04/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle;Müvekkillerine tebliğ edilen dava dilekçesinde ileri sürülen ve meydana gelen trafik kazasında müvekkillerini kusurlu göstermeye çalışılan iddiaların gerçek dışı olup kabul etmediklerini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu trafik kazasının 25/11/2019 tarihinde meydana geldiğini, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden 2 yıllık zaman aşımı süresi 25/11/2021 tarihinde dolduğunu, talep edilen manevi ve maddi tazminatların zaman aşımı yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkilleri ile ilgili davacı tarafça bugüne kadar arabulucuya başvuru yapılmadığını, dilekçelerinde bahsi geçen İstanbul Arabuluculuk merkezi ... Esas numaralı başvurunun sadece davalılardan Sigorta Şirketi ...A.Ş. İçin olduğunu, müvekkilleri açısından dava şartı olan arabuluculuk ön koşulu yerine getirilmediğinden açılan davanın bu sebeple esasa girilmeden reddini talep ettiklerini, ... Plakalı otobüsün maliki müvekkillerimden ... ... ile otobüsü kullanan Şoför ...' nun kusurunun olmadığını, kusurlu tarafın davacı olduğunu, kaza tespit tutanağında da kazanın meydana gelmesinde yaya olan davacının tam kusurlu olduğunu, müvekkili sürücüye herhangi bir kusur yüklenmediğini, kaza ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda da müştekinin tam kusurlu olduğunu, sürücünün kusursuz olması ve kastının da bulunmaması sebebiyle Soruşturma No: ... sayılı dosyadan 05/ 02/ 2020 tarihinde" Kovuşturmaya yer olmadığına "karar verildiğini, bu nedenlerle; binaen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle dava şartı ve zamanaşımı, bilaharede esastan reddine karar verilerek, mahkeme masrafları ile vekalet ücretlerinin de davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-ATK 2.İhtisas Kurulu'nun 22/06/2023 tarih 1686 sayılı Maluliyet raporu,
-ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 21/12/2023 tarih ... sayılı kusur raporu,
-... Makine Mühendisi ... tarafından sunulan 02/04/2024 bilirkişi raporu,
-ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 07/08/2024 tarih ... sayılı Genişletilmiş uzmanlar tarafından alınan kusur raporu,
-Aktüerya uzmanı ... tarafından sunulan 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazası nedeni ile maddi (sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, güç kaybı tazminatı, tedavi gideri) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinin 1686 sayılı 22/06/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; ".... ve ... kızı, 01.01.1970 ... doğumlu ...’in 25.11.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının , 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kas İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlar, Tablo 1.3 Kategori II ‘ye göre,Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8(yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,..." belirtilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... sayılı 21/12/2023 tarihli kusur raporunda özetle; "...1.Durum: Yaya ...'in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum: Yaya ...'in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'nun %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,..." belirtilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen ... Trafik Kürsüsü Makine Mühendisi ... tarafından sunulan 02/04/2024 bilirkişi raporunda özetle; "...Dava konusu olayda davacı yaya ...'in % 75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nun olayda % 25 oranında tali kusurlu olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile ... de görev yapan öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin sunduğu raporlar arasında çelişki bulunması üzerine dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine yeniden gönderilmiş ve 07/08/2024 tarih ... sayılı Genişletilmiş uzmanlar tarafından alınan kusur raporunda özetle; "...Davalı sürücü ...'nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,..." şeklinde ifade edilerek kusur oranı kesinleşmiştir.
Maddi tazminat yönünden; Mahkememizce re'sen görevlendirilen Aktüerya uzmanı ... tarafından hazırlanan 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...25.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların müteselsilen %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının - 3.075,78 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait *68 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 110.171,45 TL olduğu, ATK tarafından bakıma muhtaç olduğu ve süresi yönünden bir tespit yapılmadığından bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, Davacının maddi zararıları zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kalmakta olup, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sadece davalı araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 31.12.2019 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 25.11.2019 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari gözüktüğü,..."yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak 3.075,78TL geçici iş göremezlik tazminatına ve 110.171,45TL sürekli iş göremezlik tazminatı kabulü yönünde karar verilmiş, ATK raporunda bakıma muhtaç olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmadığından bakıcı gideri tazminatına hükmedilmemiş, bunun yanında ispatlanamayan güç kaybı tazminatı ve tedavi gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden; Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, gerekse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davacının %8 (yüzdesekiz) maluliyet oranı, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları da dikkate alınarak davacı lehine, taleple bağlı kalarak, davalılar ... ve ... aleyhine 3.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
a)3.075,78TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 31/12/2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)110.171,45TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 31/12/2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c)Geçici bakıcı gideri, güç kaybı tazminatı ve tedavi gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine,
d)3.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Alınması gereken 7.940,84TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)Dosya adli yardımlı olduğundan hazineden karşılanan masrafların; 615,40TL başvurma harcı, 15.500,00TL bilirkişi ücreti, 12.728,00TL ATK rapor ücreti, 1.398,25TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 30.241,65TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 160,29TL'nin davacıdan, 30.081,36TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Maddi tazminat yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Maddi tazminat yönünden davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 600,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-)Manevi tazminat yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 3.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
8-)Maddi tazminat yönünden zorunlu Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00TL nin kabul red oranına göre 1.551,73TL'sinin davalı Sigorta Şirketinden, 8,26TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
9-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır