T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/349 Esas
KARAR NO: 2024/1 Karar
DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/06/2022
KARAR TARİHİ: 03/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 02/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... tarafından ... poliçe numarası ile işlem gören... plaka sayılı araç % 50 kusur ile müvekkiline ait...araca 23.10.2021 tarihinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tanzim edilen ve SBM üzerinden de ulaşılabilen eksper raporu incelendiğinde kaza nedeniyle zarar gören parçaların eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatlarının düşük hesaplandığı görüldüğünü, söz konusu hasara ilişkin olarak eksper raporunda da fiyatlar KDV siz olarak ve tedarik yapılmayarak olması gereken bedellerin çok altında bedelden müvekkiline ödendiğini, sigorta şirketince görevlendirilen eksper mutabakatlı onarım dedikleri yöntemle aracın onarımını yaptırmak istediğini, müvekkilinin aracının orijinal ve hasarsız olmasına karşın aracını muadil, yan sanayi ve çıkma parçalarla onarımını yaptırmak istemişse de müvekkilinin kabul etmediğini, ilgili kaza neticesinde müvekkiline ait bulunan araç 2017 ... model orijinal bir araçken oluşan kaza ve hasar nedeniyle(kusur oranına göre) değer kaybı oluştuğunu, aracın halihazırda 12.000,00 TL civarı tamir masrafı olduğunu, aracın birçok parçasının onarım gördüğünü, boyandığını değiştiğini, müvekkilinin aracının normal değeri 330.000,00 TL aralığında iken bu kaza ve onarımdan sonra aynı fiyata satılamayacağını, araç kaza tarihinde 62.546 km'de olduğunu, bu nedenlerle, davalarının kabulüne,HMK Madde 107'a göre şimdilik 50 TL bakiye değer kaybının, 50 TL bakiye hasar bedelinin arabuluculuk başvuru tarihimiz 22.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilerek, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 31/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin huzurdaki dosya kapsamında değer kaybına ilişkin sorumluluğunun bulunduğu davacı tarafça ispatlanamadığını, davacı tarafa ödeme yapıldığını, iş bu davanın konusuz kaldığını, davacı taraf kendisine yapılan ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemelerin talebinin tamamen karşıladığını kabul etmiş sayıldığını, işbu davaya konu edinilen hasar ve değer kaybı bedeli ödenmiş olduğundan açılmış olan bu dava konusuz kaldığını, müvekkili sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, bu limiti aşan meblağlardan müvekkilinin sorumluluğu söz konusu olmadığını, davalı müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrüdü gerçekleşmediğini, işbu salt nedenle faize hükmedilemeyeceğini, mahkemeniz aksi kanaatte ise davalı şirket aleyhine avans faizine hükmedilmesi davacı taraf gerçek kişi olduğundan mümkün olmadığını, davacı tarafından, gerçek zararının giderilmesi için kendisine yapılacak hasar bedeli ve değer kaybı ödemelerinde KDV’nin de dahil edilerek ödenmesi gerektiği iddia edildiğini, davacının kendisine yapılacak hasar bedeli ve değer kaybı tazminatları ödenirken KDV’nin de ödemelere dahil edilmesi gerektiği iddiası dayanıksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz iddialardan ibaret davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazası nedeniyle davacı asilin aracında meydana gelen değer kaybı tazminatı ve hasar bedeli tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK' nın 150. Maddesi uyarınca: "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir."
Davacı yan 02/10/2023 tarihli duruşmaya katılmamış olup, davacının davayı takip etmemesi üzerine mahkememiz dosyası 02/10/2023 tarihinde HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinde "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" konusu düzenlenmiştir. Dava basit yargılama usulüne tâbidir. Mahkemece bu hususta re'sen karar verilerek kayıt kapatılır. Bu açıklama ışığında dosya incelendiğinde HMK 150. Maddesi gereğince takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren 03/10/2024 tarihine değin davanın yenilenmesi gerekirken yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dosyasının 02/10/2023 tarihinde müracaata bırakıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçmesine rağmen taraflarca yenilenmediğinden, HMK'nun 150/5. ve müteakip maddeleri gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 427,60TL harçtan başlangıçta alınan 80,70TL nin mahsubu ile bakiye 346,90TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK madde 333 uyarınca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır