T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/350 Esas
KARAR NO: 2024/457
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı tarafından davalı şirket aleyhine; 24.01.2022 tarihinde imzalanan danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan, 14.03.2022 düzenleme tarihli fatura alacağına ilişkin, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 12.04.2022 tarihinde borca haksız şekilde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, aralarındaki sözleşmenin 4.1 maddesine göre; davalının "2022 Yılı İçin Pazarlama Bütçesi, Ayda 50.000 Tl (elli Bin Türk Lirası) + %18 Kdv" ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan alacağa istinaden, şubat ve mart ayı danışmanlık bedeli için toplam 118.000,00 tl'lik fatura davalıya gönderildiğini, ancak davalı/borçlu tarafın sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmeyerek 59.000 TL tutarındaki bakiye alacağı ödemediğini, kısmi ödeme ile faturayı kabul etmiş olduğunu, Davalı/borçlu taraf, başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi gereğince alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabul edilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; davacının iddialarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında hukuka aykırı ve mesnetsiz olmakla; sözleşmenin 4.1.maddesinin 1.bendi uyarınca davacının ücrete hak kazanmasının gerçekleştirilen işlerin AYLIK onaylı iş planına göre protokole dökmesine ve protokolün imzalanmasına bağlandığını, taraflar arasında böyle bir protokolün düzenlenmemiş ve imzalanmamış olduğunu, ödeme maddesindeki şart yerine gelmediğinden davalının da ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının işleri de tamamlamadığını, kısmi ödemenin söz konusu olmadığını, davacının 24/03/2022 tarihine kadar sözleşme konusu işleri sözleşmenin 3.maddesine göre bitirme şartı olduğunu, eser sözleşmesi olduğundan işin bitirilmesinin şart olduğunu, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı Tanığı ... Beyanlarında Özetle; "Ben davacı şirkette Eylül 2021 yılından 1 Aralık 2022 kadar çalıştım. Ben davacı şirket yetkilisinin asistanlığını yaptığım için dava konusu olayı biliyorum. Buna ilişkin olarak bir kısım görüşmeleri ben gerçekleştirdim. Mail yazışmaları yaptım. Bildiğim kadarıyla sözleşme konusu danışmanlık hizmeti davalı otelin restoran menüsünün yeniden düzenlenmesi işine ilişkindi. Ayrıca otelin tanıtımına ilişkin olarak işler yapılacaktı ancak ayrıntısını tam olarak bilmiyorum. Restoran menülerine ilişkin olarak yapılan çalışmalar davalıya mail olarak gönderildi. Davalı tarafça bildiğim kadarıyla gönderilen menülere ve yapılan işlere ilişkin olarak olumlu olumsuz herhangi bir geri dönüşle muhatap olmadık. Ayrıca restoranda çalışması için 3 adet şef bulup bunların CV'lerini davalıya gönderdik. Davalı bununla ilgili olarak da bize herhangi bir geri dönüş yapmadı. Bu işlemlere ilişkin davalı tarafa mail atılmıştır. Bu mailler ... isimli kişiye gönderilmiştir. Ancak soy ismini şuanda hatırlamıyorum. Gerek restoran işi olsun gerek otel tanıtımı olsun yukarıda da bahsetmiş olduğum gibi davalı tarafça yazılı veya yazısız herhangi bir olumsuz bildirimin davacıya gönderildiğine ben şahit olmadım." belirttiği görülmüştür.
Davalı Tanığı ... Beyanlarında Özetle; "Ben davalı şirkette operasyon direktörü olarak çalışmaktayım davalı şirketin ... 'ta bir otel ve iki restront'ı vardır, 3 yıldır davalı şirkette çalışmaktayım, taraf şirketlerin yapmış oldukları toplantılara bir kaç defa katılmıştım, davacı şirket davalı şirkete danışmanlık hizmeti verecekti, restorant dizaynı, konsept'i, menüsü, şefi ve ekibi hizmeti vereceklerde, taraflar arasında yapılan bu hizmet ilişkisi ücreti hususunda bilgim yoktur, ancak davacı şirket sözleşme gereğince üzerine düşen hiç bir hizmeti vermemiştir, sadece toplantı yapmıştır, davacı şirket kendisi sözleşme gereğini yerine getiremedi, başka bir danışman şirketi davalı şirket ile tanıştırarak bu danışmandan hizmet alınmasını istedi, davalı şirket bunu kabul etmedi, daha sonra davacı şirketten hizmet alamayınca davalı şirket kendi imkanları ile internette iş ilanı vererek ve çevresini kullanarak halletti, şu anda restront açılmıştır, şefi de vardır, davalı şirketçe bulunan şef menüyü hazırlamıştır restront aynı şekilde durmaktadır, restront'ın dizaynı değişikliği ile ilgili her hangi bir işlem yapılmamıştı." belirttiği görülmüştür.
Davalı Tanığı ... Beyanlarında Özetle; "ben davalı şirketin yetkili temsilcisiyim, 4 - 5 ay kadar önce yetkili temsilci oldum, iki yıl önce davalı şirkette restront garson olarak işe başlardım, restront yöneticisi oldum, halen restront ile ilgilenmekteyim, ben restront'a çalışmakta iken hatırladığım 7-8 ay kadar önce ... adında kendisini danışman olarak tanıtan kişi otele geldi. Otelde misafir edildi, otelde 2 - 3 güne yakın kaldı, bu sürede sözleşme imzalandı, sözleşme imzalandıktan sonra ortalama bir ay kadar sonra yeniden otele geldi. Sözleşmede restront'ın dizayn edilmesi, menünün belirlenmesi, şef bulunması, ve web sitelerinde otel hakkında ilanlar yapılacaktı (spektr butik otel ) bunların hiç biri yapılmadı, buna ilişkin fatura kesti mi davalı şirket faturayı iade etti mi buna ilişkin bilgim yoktur, benim bildiğim restront'a dair hiçbir hizmet vermedi, kariyer, net'den biraz önce dinlenen tanık ilan vererek şefimiz buldu, şu anki menüyü de şefimiz hazırlamıştır, otelimiz de açıktır, otel 12 ay boyuncu çalışmaktadır, aslında davalı şirket konsept değişikliği yapacaktı, bunun için davacı şirketten danışmanlık hizmeti alacaktı, ancak davacı taraf bu hizmeti vermeyince konsept değişikliği yapılmadı, aynı konsept ile devam etmektedir, hatırladığım kadarıyla ... bir web sayfasında ve gazetede reklam yapmıştı, bu nedenle davalı şirket kendisine bir kısım ödeme yapmıştır, ancak ne kadar ödeme yaptığını bilmiyorum, hatta ...'yi Moskova'da ağırladıklarını biliyorum, ancak Moskova'dan dönüştü ... hiçbir hizmet vermedi, bu nedenle davalı şirket baki ödeme yapmamıştır."
DELİLLER VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmediği, buna göre davacının davalıdan sözleşme gereği alacağı bulunup bulunmadığı, var ise bunun tahsili için başlatılan icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenerek fiziki çıktısı alınarak dosya arasına alınmıştır.
Tarafların 2022 yılına ait karşılaştırmalı BA/BS formları ilgili vergi dairelerinden istenilmiştir.
Tarafların gösterdiği tanıkların dinlenilmeleri için işlem yapılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için dosyanın bir nitelikli hesap uzmanı, bir mali müşavir ve bir restorant sektöründe danışmanlık hizmeti veren (reklamcı) bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş; hazırlanan 21/03/2023 Tarihli rapora göre; "...Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine
rastlanmadığı, taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet
bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da
karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olup, bu ticari münasebette davacının, davalıya mal/hizmet satışlıları karşılığında fatura düzenlediği, faturaların davalıya e-arşiv fatura senaryosu ile tebliğ edildiği, söz konusu faturanın ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle, davalının fatura borcunu davacıya ödemediği, bu itibarla borçlu temerrüdüne düştüğü,
ayrıca celp edilen davalıya ait BA-BS formunda da aynı faturanın kayıtlı olduğu ve davalının davacıdan aldığı, dava konusu yapılan faturayı bağlı olduğu vergi dairesine vergi olarak beyan ettiği, davacının 59.000,00 TL alacağına 3095 sayılı yasa gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği..." mütalaa edilmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı itiraz ve bayan dilekçeleri sunulmuştur.
Rapora karşı gelen itirazlar mahkememizce değerlendirilerek; dosyanın aynı heyete tevdii ile davacının tanzim ettiği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalının ba formu vermediği, bunun vergi dairesi tarafından resen düzenlendiği yolundaki itirazı ile davacı ile davalı arasında sözleşme gereği toplantı yapıldığı, davacının hizmeti verdiğine ilişkin toplantı tutanaklarını davalıya gönderdiği, tmk m. 2 gereği davacının ücrete artık hak kazandığı yönündeki görüşlere yapılan itirazlar irdelenmek suretiyle ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Mali Müşavir tarafından Hazırlanan 28/08/2023 tarihli ek raporda kök raporda bir değişiklik olmadığının belirtildiği görülmüştür.
Alınan son raporun heyet tarafından verilmediği görülmekle dosya tekrar ek rapora tevdi edilmiş; hazırlanan son 24/04/2024 tarihli rapora göre; "...teknik değerlendirmede; kök
raporumuzda teknik inceleme başlığı altında yaptığımız inceleme ve değerlendirmelerimizi ek
raporumuzda da aynı şekilde muhafaza ediyoruz.
Mali bilirkişi olarak ta davalının faturayı tebliğ aldığı kanaatini kök raporumuzda belirtmiştik. Sonuç olarak ek raporumuzda BA-BS formları ile ilgili mali anlamda herhangi bir değişiklik gerektirmediği sayın mahkeme bilgisine arz ederiz." şeklinde mütalaa edilmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı itiraz ve bayan dilekçeleri sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; Taraf ticari defter kayıtları, davacının sunduğu yazışma içerikleri, alınan tanık beyanları ve incelenen kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde davalının borçtan kurtulmak maksatlı olduğu değerlendirilen beyanına itibar edilmemiştir.
Davalı her ne kadar Ba-Bs formlarını kendilerinin beyan etmediğini bildirmişse de yapılan incelemeye göre, faturadan haberdar oldukları, faturaya itiraz etmemiş, davacıya iade faturası tanzim etmemiş oldukları tespit edilmiştir.
Bunlarla birlikte davalı tarafça, davacının yerine getirdiği işin yapılmadığı yahut eksik ya da ayıplı yapıldığına ilişkin dosya kapsamına bir bilgi, belge de sunulmamıştır.
Yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği, tüm bunlara göre davacının talebi kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.
Davalı, kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuşsa da davacının kötü niyetini kanıtlayamamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline takibin 59.000,00TL alacak yönüyle takip talebindeki şartlar ile aynen devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 4.030,29 ₺ harçtan peşin alınan 793,28 ₺ harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.237,01 ₺'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafın yatırmış olduğu 712,58 ₺ peşin harç ile 80,70 başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacının yapmış olduğu posta, bilirkişi ve müzekkere masrafı toplam 9.737,50 ₺'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabulucu ücreti olan 1320,00 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.18/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır