T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/546 Esas
KARAR NO :2025/114
DAVA:Alacak (Cari Hesap Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:08/09/2022
BİRLEŞEN.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 18/09/2
KARAR TARİHİ:26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Kaynaklı) ve birleşen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (“...”) ile davalı ... Anonim Şirketi (“...”) arasında “Drenaj ve retansiyon ile elyaf ve su geri kazanım uygulaması sözleşmesi” başlıklı 19.11.2018 tarihli, 36 (otuzaltı) ay süreli sözleşme imzalanmıştır. Davalı taraf, davacı müvekkilden geri dönüşüm tesisinde kullanılmak üzere kimyasal ürünler satın almıştır. Davalının cari hesap borcunu ödememesi üzerinde hukuki ihtilaf doğmuştur. Müvekkilin tüm yazılı ve sözlü taleplerine karşın bakiye borcu ödememesi üzerine, davacı müvekkilce .... Noterliği 31.03.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile taraflar arasında gelişen ticari ilişki çerçevesinde davacı müvekkilin 2.051.395,14 TL bakiye alacağının ödenmesi ihtar edilmiş olup ihtarname 01.04.2022 tarihinde e-tebligat yolu ile davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Anılan ihtarnameye cevap olarak davalı şirketçe .... Noterliği 11.04.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname keşide edilmiş, müvekkil şirketçe talep edilmiş alacak reddedilerek sözleşme görüşmeleri ve sözleşme içerisinde bulunulmuş taahhütlerin yerine getirilmediği, performans değerlendirme toplantılarında performansın düşük olduğuna dair yapılan uyarıların dikkate alınmadığı, davacı müvekkil tarafından taahhüt edilen performans değerlerine ulaşılamadığı, davalı şirketin 115.474,80 Euro alacaklı olduğu, davacı müvekkilce yapılan mahsup işleminin kabul edilmediği, ayrıca davacı müvekkilin ürünlerinde performans eksikliği olduğu, fazladan tüketim yapmak zorunda kalındığı bu sebeple 87.615,09 Euro kadar fazladan ürün kullanıldığı, bu bedelin ayrıca fatura edileceği bildirilmiştir. Taraflar arasında uzun zamandır devam eden ticari ilişki ve müvekkilin koruduğu iyi niyet sebebiyle davalının anılan ihtarnamesine karşı bu sefer .... Noterliği 21.04.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek; sözleşme kapsamında müvekkil şirkete karşı ürün performans değerleri ile ilgili olarak bugüne değin davalı tarafınca ne TTK ne TBK ne de sözleşmeye uygun yapılmış herhangi bir yazılı bildirimin bulunmadığı, müvekkilin herhangi bir taahhüdünün / performans garantisinin söz konusu olmadığı gibi sözleşmenin 6. maddesinde de açık ve net şekilde herhangi bir taahhüt verilemeyeceğinin belirtildiği ayrıca sözleşmenin 6.8 maddesinde performans değerleriyle ilgili nasıl bir yol izleneceğinin de belirtildiği bu şartlar içerisinde müvekkilinin ürün performanslarıyla ilgili iddialarının kabulünün mümkün olmadığı ve davacı müvekkil şirketin herhangi bir borcu olmadığı, davacı müvekkil defterlerinde davalıya herhangi bir borcunun görünmediği, davalının temerrüde düştüğü belirtilerek bakiye borcun ödenmesi tekraren ihtar edilmiştir. Davalı taraf uyuşmazlığın çözümüne yanaşmamış önceki ihtarnamesi ile benzer içerikte olan .... Noterliği 24.05.2022 tarih, 09942 yevmiyeli ihtarnameyi keşide ederek sarfiyat taahhütlerinin yerine getirilmediğini, 30.12.2020 tarihli performans değerlendirme toplantısında bu hususların tartışıldığı ancak performansın artmadığını, mahsup işlemine muvafakatlerinin olmadığını, 87.615,09 Euro fazla tüketim yapıldığını, davalı şirketin toplam 115.474,80 Euro alacağının bulunduğunu belirterek 115.474,80 Euro’nun ödenmesini ihtar etmiştir. Bu aşamada davalı şirketçe, davacı müvekkil aleyhine, 17.05.2022 tarihli, temel fatura senaryolu “...” numaralı 87.615,09 Euro bedelli, “sözleşmeye aykırılık sebebiyle oluşan fazla ürün tüketim bedeli iade faturası” konulu e-fatura düzenlenmiştir. Hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen bu faturaya .... Noterliği 02.06.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile itiraz edilerek iadesi sağlanmıştır. Davalı taraf ise cevap olarak .... Noterliği 08.06.2022 tarih 11234 yevmiyeli ihtarname ile faturanın usulüne uygun olduğunu ve müvekkilce yapılan fatura itirazını kabul etmediklerini belirterek 115.474,80 Euro’nun ödenmesini ihtar ederek davacı müvekkilin taleplerini yerine getirmemek yönündeki kötü niyetli tavrını sürdürmüştür.. Tüm yazılı ve sözlü taleplerin sonuçsuz kalması, uyuşmazlığın çözülememesi üzerine bu kez davacı müvekkilce .... Noterliği 10.06.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edilerek taraflar arasındaki uzun yıllardır devam eden ticari ilişki ve iyi niyet çerçevesinde; davalı tarafından keşide edilen 16.01.2021 tarih, ... numaralı ve 05.05.2021 tarih ve ... numaralı 2 adet faturadan kaynaklanan toplam 115.474,80 Euro’nun (T.C. Merkez Bankasının 10.06.2022 tarihli efektif Euro alış kuru 18,08 TL olduğundan) 2.086.629,64 TL olarak davalının borcu olan 3.105.287,00 TL’den mahsup edildiği, bu itibarla davalı tarafın neticeten bakiye 1.018.657,36 TL borçlu olduğu belirtilerek anılan miktarın sözleşmenin 12. maddesindeki vade şartı ve fatura içeriklerindeki aylık %2,5 vade farkı ve işlemiş avansı faizleriyle birlikte ödenmesi son kez ihtar edilmiştir. Taraflar arasında, atık kağıtların geri dönüşümü işlemlerinden kullanılmak için kimyasal madde satın alınması konusunda 19.11.2018 tarihli sözleşme imzalandığı ve bu çerçevede davalının, davacı müvekkil şirketten ürün satın aldığı tartışmasızdır. Davacı müvekkilin, davalıya keşide ettiği faturalar konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu husus taraflar arasındaki cari hesap, fatura, sevk irsaliyesi ile ticari defter ve belgelerin incelenmesi ile ortaya çıkacak olup “...” adresinde bulunan müvekkil şirket defterlerinin yerinde incelenmesini dileriz. Ayrıca müvekkil şirketin bağlı bulunduğu Yenikapı Vergi Dairesi ve davalı şirketin bağlı bulunduğu Davutpaşa Vergi Dairesi’ne müzekkere yazılarak BA/BS formlarının celbini dileriz. TTK’ya madde 5/A eklenerek, 4. maddesinde belirtilen davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunluluğu getirilmiştir. Bu halde bahsi geçen uyuşmazlık hallerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davacı müvekkilin tüm sözlü ve yazılı girişimlerinin sonuçsuz kalması üzerine, İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. Arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşılamadığından, anlaşamama tutanağı ile 20.07.2022 tarihinde arabuluculuk süreci sonlandırılmıştır. Ayrıca davalının sözleşmeye aykırı davranışları, borçtan kurtulmaya yönelik kötü niyetli tutumu ve mal kaçırma ihtimali karşısında ve alacağın rehinle veya başkaca bir şekilde teminat altına alınmadığı gözetilerek ayrıca alacak, ihtarname, fatura ve cari ekstreleri gibi yazılı belgeye dayandığından, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, mahkemenizce takdir edilecek uygun teminat karşılığında borçlunun 1.018.657,36 TL borcunu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasını isteminde bulunmak gerekmiştir. Davalı, davacı müvekkilce sözleşme çerçevesindeki tüm yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesine karşın müvekkil şirkete olan borcunu ödemediği için keşide edilen ihtarnamelerle de ödemelerinde temerrüde düşmüştür. Davalı taraf, sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ile birlikte iyi niyet kuralına da aykırı davranmıştır. Tarafların serbest iradeleri ile kurulmuş olan bir akdi ilişkide, tarafların üstlendikleri edimleri ifa etmedikçe sorumluluktan kurtulamayacağı açıktır. Davacı müvekkilin, ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere müvekkilin 1.018.657,36 TL muaccel alacağı bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunarak öncelikle takdir edilecek uygun teminat karşılığında borçlunun 1.018.657,36 TL borcunu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüyle 1.018.657,36 TL cari hesap alacağına temerrüt tarihi olan 01.04.2022 tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak faiziyle beraber davalından tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde : "Davacı yanın da belirttiği üzere, taraflar arasında 19.11.2018 tarihli Drenaj ve Retansiyon ile Elyaf ve Su Geri Kazanım Uygulaması Sözleşmesi imza edilmiştir. Lakin davacı taraf bu Sözleşme ile yüklendiği edimlerini kısmen ifa edebilmiş ve taahhüt etmiş olduğu verim/performans değerlerini asla sağlayamamıştır. Müvekkilin sahibi olduğu ve işleteni bulunduğu Kağıt Üretim Tesisinde gereksinim duyduğu Sözleşme'ye konu işle ilgili olarak çeşitli firmalardan teklifler alınmıştır. Davacı şirket tarafından verilen 15.10.2018 tarihli Teklif Formunda ... ... ürün kodlu kimyasal için 1 ton kağıt imalatında kullanılacak sarfiyat miktarı 450 gram olarak belirtilmiş ve kilogram birim fiyatı olarak 2,50€ fiyat verilmiştir. Müvekkil diğer firmalardan aldığı teklifleri değerlendirmiş ve davacı yanın 1 ton için 450 gram sarfiyat ve 2,50€ kg fiyat teklifini uygun bularak davacı taraf ile bu çerçevede Sözleşme imzalamıştır. 15.10.2018 tarihli teklif formunda teknik özelliklerine göre ... ürünlerinin imalat/sarfiyat değerleri belirtilmiş olmasına rağmen, hiçbir şekilde teklifte belirtilen verim sağlanamamış ve müvekkil imalat için sürekli fazla kimyasal tüketimi yapmak durumunda kalmıştır. Teklif formunun yanı sıra Sözleşmenin 6.maddesi de davacı tarafın performans/verim taahhüdü altında bulunduğunu ortaya koymaktadır. Sözleşme'nin 6.6.madesinde davacının taahhütlerinin "olması gereken kriterleri karşılamadığı takdirde" müvekkilin Sözleşme'yi feshetme hakkının saklı olduğu kararlaştırılmıştır. Yine 6.8.maddede "uygulamaya alınmış programların performans değerlerinde düşme/bozulma gözlenirse; söz konusu sorun ya da sorunların giderilmesi için Yükleniciye tanınacak süre 4 aydır. Bu 4 aylık sürenin aşımı neticesinde sorunlar devam ettiği takdirde ...'nın bu sözleşmeyi fesih etme hakkı saklıdır" hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin 6.9. maddesi ise “Sözleşme süreci içerisinde umulmayan ve değişken koşullar karşısında Yüklenici mevcut koşullara göre en efektif yeni kimyasallar ve uygulama programları tespit ederek ... yönetimine sunacaktır ve karşılıklı mutabakat sonucu gerekli değişiklikler yapılacaktır. Kullanılan kimyasallardan üretim koşullarına göre yeterli performansı sağlayamayanlar olduğu takdirde ilgili kimyasallar ya da kimyasallar, ambalajları açılmış olanlar da dahil olmak üzere tamamı, iade edilen miktara göre iade faturası ile birlikte Yüklenici tarafından iade alınacaktır” hükmünü ihtiva etmekte olup, işbu hüküm ile performans düşüklüğünün iade sebebi olduğu davacı tarafından kabul edilmiştir. Nitekim performans düşüklüğü sebebiyle taraflar arasında gerçekleştirilecek toplantı için elektronik posta yazışması yapılmış olup, davacı şirket bölge yetkilisi ile müvekkil şirket yetkilisi arasında 23.12.2020 tarihinde yapılan yazışma sonrasında 30.12.2020 toplantı günü olarak kararlaştırılmış ve konu tarihte performans toplantısı gerçekleştirilmiştir. 30.12.2020 tarihli “... Performans Toplantısı” kapsamında Sözleşmenin içerisinde yer alan hükümler değerlendirme kapsamına alınmış; Sözleşmenin 6.8 maddesi değerlendirmesi; “Programların performans değerlerinde taahhüt edilen değerler tutmadığı için performansın iyi olmadığı gözlenmiştir. Bu konu ile ilgili 4 aylık süreç başlamıştır” şeklinde tespit edilerek performans düşüklüğü sebebiyle Sözleşme hükümleri gereğince 4 aylık sürenin başlatıldığı belirtilmiştir. Yine Toplantıda Sözleşmenin 6.9. maddesi ise “Yüklenici mevcut koşullara göre yeni programlar önermiştir. Bu ürünler mukavemet arttırıcı ve yardımcı retansiyon ...-847 ve ...-61610’dur. Bu ürünlerden istenilen performans elde edilememiştir. ...-847 ve ...-61610 bu kapsamda kullanılan iki üründür” şeklinde değerlendirilmiş olup müvekkilce alınan ürünlerden hiçbir zaman yeterli performansın sağlanamadığı, davacı tarafça sunulan çözüm önerilerinin dahi performansı arttırmadığı açıkça ortaya konulmuştur. Bu süreç neticesinde taraflar arasında noter kanalıyla yazışmalar gerçekleştirilmiş olup, müvekkil tarafından sırasıyla .... Noterliğince keşide edilen 11.04.2022 tarih 7300 sayılı, 24.05.2022 tarih 9942 sayılı ve 08.06.2022 tarih 11234 sayılı ihtarnameler gönderilmiştir. Konu ihtarnamelerde özetle; yukarıda arz etmiş olduğumuz performans düşüklüğü nedeniyle müvekkil tarafından yapılmak zorunda kalınan fazla kimyasal tüketiminin yol açtığı mali yüke ilişkin hususların altı çizilmiş ve 19.11.2018 tarihli Sözleşme hükümleri gereğince karşı tarafın sorumluluğu altında olan bu fazla tüketimin yol açtığı bedellere ilişkin iade faturası düzenleneceği beyan edilmiştir. Davacının taahhüt ettiği performans verilerine ulaşılamaması ve performans düşüklüğü nedeniyle Sözleşmenin 6.9.maddesinin müvekkile tanıdığı hakka istinaden 17.05.2022 tarih ... no.lu 87.615,09€ bedelli "sözleşmeye aykırılık sebebi ile oluşan fazla ürün tüketim bedeli iadesi" açıklaması ile iade faturası düzenlenmiştir. İşbu e-fatura davacı şirketin hesabına 24.05.2022 tarihinde teslim/tebliğ edilmiştir. 87.615,09€ bedelli faturanın düzenlenmesine esas olan retansiyon, koagülant ve flocculant tüketim tabloları da dilekçemiz ekinde dosyaya ibraz edilecektir. İşbu verilerin doğruluğu Mahkemenizce re'sen görevlendirilecek konu hakkında uzmanlığı bulunan bilirkişi marifetiyle kolaylıkla ortaya çıkacaktır. Davacının Sözleşme'nin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmediği açıktır. Müvekkil tarafından düzenlenen 17.05.2022 tarihli iade faturası Sözleşmenin 6.9.maddesine uygundur. Sözleşme'ye uygun olarak düzenlenen işbu faturanın dikkate alınması durumunda; müvekkilin davacıya değil borçlu, alacaklı olduğu sonucu ortaya çıkacaktır. Davacı yanın taleplerini kabul etmemekle birlikte, 17.05.2022 tarihli faturadan kaynaklı ve sair alacaklarımıza istinaden takas ve mahsup talebimiz bulunmaktadır. Asla kabul etmemekle birlikte, bir an için davacının müvekkilden alacaklı olduğu varsayımında dahi gerek 17.05.2022 tarih gerekse sair alacaklarımıza istinaden yöneltmiş olduğumuz takas ve mahsup talebimize istinaden davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunarak; TAKAS/MAHSUP def'iine istinaden Davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacağının karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi mahkememizin 23/09/2022 tarihli ara kararı ile red edilmiştir.
Birleşen.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili ile davalı arasında 19.11.2018 tarihli Drenaj ve Retansiyon ile Elyaf ve Su Geri Kazanım Uygulaması Sözleşmesi imzalandığını lakin davalı tarafın bu sözleşme ile yüklendiği edimlerini kısmen ifa edebildiğini ve taahhüt etmiş olduğu verim/performans değerlerini sağlayamadığını, müvekkilinin sahibi olduğu ve işleteni bulunduğu Kağıt Üretim Tesisinde gereksinim duyduğu Sözleşme'ye konu işle ilgili olarak çeşitli firmalardan teklifler alındığını, davalı şirket tarafından verilen 15.10.2018 tarihli Teklif Formunda ... ... marka kimyasal ürünü için ton başına kullanılacak sarfiyat miktarının 450 gr ve birim fiyat 2,50€ ... 71218 marka kimyasal ürünü için ton başına kullanılacak sarfiyat miktarının 385 gr ve birim fiyat 1,30€ ... 9901 marka kimyasal ürünü için ton başına kullanılacak sarfiyat miktarının 48 gr ve birim fiyat 3,50€ olarak belirtildiğini, müvekkili diğer firmalardan aldığı teklifleri değerlendirmiş ve davalı yanın sarfiyat miktarı ve birim fiyat teklifini uygun bularak karşı taraf ile bu çerçevede Sözleşme imzaladığını, 15.10.2018 tarihli teklif formunda teknik özelliklerine göre ... ürünlerinin imalat/sarfiyat değerleri belirtilmiş olmasına rağmen hiçbir şekilde teklifte belirtilen verim sağlanamadığnı ve müvekkili imalat için sürekli fazla kimyasal tüketimi yapmak durumunda kaldığını, teklif formunun yanı sıra sözleşmenin 6. maddesi de davalı tarafın performans/verim taahhüdü altında bulunduğunu ortaya koyduğunu, performans düşüklüğü sebebiyle taraflar arasında gerçekleştirilecek toplantı için elektronik posta yazışması yapıldığını, davalı şirket bölge yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisi arasında 23.12.2020 tarihinde yapılan yazışma sonrasında 30.12.2020 toplantı günü olarak kararlaştırıldığını ve konu tarihte performans toplantısı gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından alınan ürünlerden hiçbir zaman yeterli performansın sağlanamadığını, davalı tarafça sunulan çözüm önerilerinin performansı arttırmadığının açıkça ortaya konulduğunu, bu süreç neticesinde taraflar arasında noter kanalıyla yazışmalar gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından sırasıyla .... Noterliğince keşide edilen 11.04.2022 tarih 7300 sayılı, 24.05.2022 tarih 9942 sayılı ve 08.06.2022 tarih 11234 sayılı ihtarnameler gönderildiğini, konu ihtarnamelerde özetle performans düşüklüğü nedeniyle müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalınan fazla kimyasal tüketiminin yol açtığı mali yüke ilişkin hususların altı çizildiğini ve 19.11.2018 tarihli sözleşme hükümleri gereğince karşı tarafın sorumluluğu altında olan bu fazla tüketimin yol açtığı bedellere ilişkin iade faturası düzenleneceğinin beyan edildiğini, davalının taahhüt ettiği performans verilerine ulaşılamaması ve performans düşüklüğü nedeniyle sözleşmenin 6.9.maddesinin müvekkiline tanıdığı hakka istinaden 17.05.2022 tarih ... nolu 87.615,09€ bedelli "sözleşmeye aykırılık sebebi ile oluşan fazla ürün tüketim bedeli iadesi" açıklaması ile iade faturası düzenlendiğini, işbu e-fatura davacı şirketin hesabına 24.05.2022 tarihinde teslim/tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından işbu sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkiline karşı İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/546 Esas sayılı davası açıldığını, konu dosyanın derdest olduğunu, taraflar arasında EURO ve TL cinsinden iki ayrı cari hesap tutulduğunu, takip tarihindeki 21.0737₺ kuru üzerinden karşı yanın TL carisindeki alacağına karşılık gelen 147.353,68€'nun, müvekkili şirketin EURO carisindeki 203.089,89€'den mahsubu sonucu kalan 55.736,21€ anapara ve 1.760,43€ işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.496,64€ üzerinden davaya konu icra takibi başlatıldığını, davalı yanın vaki itirazı üzerine dava şartı arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, anlaşamama tutanağı düzenlenmesi üzerine işbu davanın açılma zorunluluğu hâsıl olduğunu, açıklanan gerekçelere istinaden davanın kabulü ile .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya davalı yanın vaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz edilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine inkâr tazminatına hükmedilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücreti alacağının karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı birleşen davada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde: "Karşı taraf cari hesap ekstresinden kaynaklı 57.496,64 EUR alacağı olduğu iddiasıyla .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile müvekkil şirket aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlamıştır. Tarafımızca karşı tarafın haksız bir şekilde başlattığı icra takibine itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmamakta bilakis karşı taraftan alacağı mevcuttur. Müvekkil şirket, karşı taraf ile aralarında imzalanan 19.11.2018 tarihli sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmiştir. Karşı taraf sözleşmeye dayalı ödeme borcunu yerine getirmemiş olup sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ile birlikte iyi niyet kuralına da aykırı davranmıştır. Tarafların serbest iradeleri ile kurulmuş olan bir akdi ilişkide, tarafların üstlendikleri edimleri ifa etmedikçe sorumluluktan kurtulamayacağı açıktır. Müvekkilin, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere 1.018.657,36 TL muaccel alacağı bulunmaktadır. Karşı taraf her ne kadar taahhüt edilenin aksine performans, verim düşüklüğü olduğunu beyan etmişse de bu konuda usulüne uygun herhangi bir bildirim yaptığını iddia ve ispat edememiştir. Müvekkil şirkete ayıp, verim veya performans düşüklüğü yönünde herhangi bir ihbar yapılmamıştır. Karşı taraf, tüketim miktarı konusunda davalı müvekkilin taahhütte bulunduğunu, taahhüt edilen performans verilerine ulaşılamadığını, performans eksikliğini giderebilmek için fazla kimyasal kullanımı sebebiyle zarara uğradığını iddia etmiştir. Ancak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde iddiaların gerçeği yansıtmadığı, müvekkil şirketin yeni devreye giren bir fabrika olan karşı tarafa herhangi bir taahhüdünün olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki üretim prosesleri, proseste kullanılan diğer makine, yardımcı eleman, su ve benzeri elemanların niteliği bilinmeden bir performans taahhüdünde bulunulamayacağı sözleşmenin kuruluş aşamasından beri karşı tarafa süreli olarak beyan edilmiş bu husus taraflar arasındaki sözleşmeye de yansımıştır. Nitekim Sözleşmenin 6.5 maddesi “... fabrikası yeni devreye giren bir tesis olduğu için hem proses karakteristikleri belli değildir hem de laboratuvar çalışmaları ile uygun kimyasalları ve dozaj miktarlarını net olarak belirtmek mümkün değildir. Kimyasal seçimleri ve dozaj miktarları, ... kağıt tarafından bildirilen; üretilecek kağıt cinsleri, gramajları, hammadde, kullanılacak ve kullanılabilecek diğer kimyasallar, kullanılacak tahmini temiz su miktarları (~8 m3/ton) ile benzer fabrikalardaki/proseslerdeki koşullar baz alınarak ve tecrübelere dayalı tahmini olarak belirlenmiştir...” şeklinde olup davalı müvekkilce tüketim veya performans taahhüdünde bulunulmadığı açıktır. Ürünleri kullanan, üretim faaliyetine sokan en önemlisi üretim şekli ve hammaddeyi tercih eden de bizatihi karşı taraf olduğuna göre müvekkilin karşı tarafa müdahale etmesi söz konusu değildir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte karşı tarafın sunmuş olduğu 15.10.2018 tarihli teklif formunun NOT 1 satırında “Gravity table ve DAF ünitelerine girecek olan “hamur-su-recect” çok farklı noktalardan ve karakterde gelerek karışacaktır. Bu sebeple girecek karışımının karakterini net tahmin etmek ve kimyasal seçimlerini yapmak çok zordur” NOT 3 satırında ise “Yeni devreye giren bir kağıt makinası olduğu için laboratuvar çalışmaları yapılmamış ve proses hamur ve diğer kriterler net tespit edilememiştir. Bu sebeple kimyasal seçimleri ve tüketimler, benzer üretim yapan proseslerde yüksek performans elde edilen kimyasallar emsal alınarak belirlenmiştir” ifadelerine yer verilmiştir. Gerçekten de karşı tarafın tesisinin yeni kurulduğu, bu sebeple girdi, alet, makine, malzeme değerlerinin de ölçülemeyeceği düşünüldüğünde müvekkil şirketçe herhangi bir tüketim veya performans taahhüdünde bulunulması mümkün değildir. Kaldı ki sözleşme tarihinin 19.11.2018 olduğu ve anılan sözleşmede herhangi bir taahhüdün bulunmaması göz önüne alındığında karşı tarafın iddialarına itibar etmek mümkün değildir. Karşı taraf her ne kadar performansa düşüklüğüne dair iddialarda bulunmuşsa da bu iddialar yalnızca borçtan kurtulmaya yönelik olup ürünlerin ayıplı olduğunu iddia eden davacının herhangi bir ayıp ihbarında bulunmaması, taraflar arasında kurulan sözleşmenin 6.8 maddesi “Minimum 3 yıllık sözleşme süresi içerisinde, uygulamaya alınmış programların performans değerlerinde düşme/bozulma gözlenirse; söz konusu sorun ya da sorunların giderilmesi için yükleniciye tanınacak süre 4 aydır. Bu 4 aylık sürecin aşımı neticesinde sorunlar devam ettiği takdirde ...’nın bu sözleşmeyi fesih etme hakkı saklıdır.” ile belirtildiği üzere karşı tarafın açıkça fesih hakkı bulunmasına karşın sözleşmeyi feshetmeyip süresi sonuna kadar müvekkil ile çalışmaya devam etmesi davalının iddia ve taleplerinde kötü niyetli olduğunun açık göstergesidir. Karşı tarafça, müvekkil aleyhine, 17.05.2022 tarihli, temel fatura senaryolu “...” numaralı 87.615,09 Euro bedelli, “sözleşmeye aykırılık sebebiyle oluşan fazla ürün tüketim bedeli iade faturası” konulu e-fatura düzenlenmiştir. Hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen bu faturaya .... Noterliği 02.06.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile itiraz edilerek iadesi sağlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi ile faturalama ve ödemenin TL olarak yapılması hüküm altına alınmış olup davalının iade faturası düzenlemesi için muteber bir sebebi olmadığı gibi bu faturanın Euro olarak düzenlenmesini gerektirecek bir neden olmadığı da ortadadır. Dava konusu ticari ilişkide satıcı taraf müvekkil olup karşı tarafın, müvekkile iade, fiyat farkı veya fazla tüketim bedeli gibi bir fatura düzenleme hakkı bulunmamaktadır. Karşı tarafça düzenlenecek faturaların kabul edilmeyeceği, bu faturaların usule ve hukuka aykırı olduğu, müvekkilin ticari defterlerine de işlenmeyeceği müvekkilce düzenlenen ve birleşen dava dosyasında mübrez ihtarnamelerle defalarca ifade edilmiştir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte karşı tarafın 28.09.2023 tarihli beyan dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu belgede görüldüğü üzere fatura davacı müvekkile 25.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup tarafımızca yasal süresi içerisinde .... Noterliği 02.06.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile faturaya itiraz edilmiştir. Anılan faturaya itiraz edilmediği yönündeki beyanlar ve bilirkişi raporundaki tespitlerin hukuka aykırıdır. Diğer taraftan kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin 6.9 maddesi karşı tarafın iddiasının aksine bedel iadesini değil ürün iadesini düzenlemekte olup satışı yapılan ürünlerin bedelinin iade edileceği anlamını taşımamaktadır. Karşı tarafın faturaya konu olup iade ettiği ürün yoktur. Gerek sözleşme gerekse de taraflar arasındaki teamül ve ticari ilişki değerlendirildiğinde karşı tarafın iade faturası düzenlemesini gerektirecek hiçbir haklı sebebi bulunmamaktadır. Kaldı ki karşı tarafın salt fatura düzenlemiş olması kendisine alacak hakkı vermeyecektir. Karşı tarafın, müvekkil şirkete vermiş olduğu bir hizmet, sattığı veya iade ettiği bir mal yoktur. Taraflar arasında, atık kağıtların geri dönüşümü işlemlerinde kullanılmak için kimyasal madde satın alınması konusunda 19.11.2018 tarihli sözleşme imzalandığı ve bu çerçevede davalı/birleşen davacı şirketin, davacı/birleşen davalı müvekkil şirketten ürün satın aldığı tartışmasız olup müvekkilin, karşı tarafa keşide ettiği faturalar konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Karşı taraf iddiasını huzurdaki birleşen ana dosyadan alınan bilirkişi raporuna dayandırmakta ise de anılan bilirkişi raporları hem muhasebe yönünden hem de kimya yönünden teknik hatalar ve fahiş yanılsamalar içermektedir. Bu bağlamda anılan raporlara gerek tarafımızca gerekse karşı tarafça itiraz edilmiş olup uyuşmazlığın denetime elverişli bir şekilde aydınlatılması için konusunda uzman bilirkişilerden yeniden rapor alınması gerekmektedir. Rapordaki hatalara gerek kök rapora gerekse ek rapora itiraz dilekçelerimizde etraflıca yer verilmiştir. Karşı tarafın müvekkil aleyhine fatura düzenlemesini, alacaklı olmasını gerektirir herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Karşı taraf faturaya süresinde itiraz edilmediğinden faturanın kesinleştiğini iddia etmekte ise de karşı tarafça sunulan belgelerden dahi müvekkilin karşı dava konusu faturaya süresinde ve usulüne uygun şekilde itiraz ettiği ortaya çıkmıştır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya süresinde itiraz edilmemesi karşı tarafa alacak hakkı tanımamaktadır. Zira karşı tarafın fatura düzenlemek için haklı ve kabul edilebilir bir nedeni bulunmamaktadır. Karşı taraf faturaya dayanak olarak kendilerinden sadir ve her zaman düzenlenmesi mümkün bir tabloya dayanmaktadır. Yine müvekkil temsilcilerince imzalanmamış ve kabul edilmeyen “toplantı tutanağı” adını verdikleri bir yazıya dayanmakta ise de müvekkil tarafından kabul edilmeyen, adi yazılara itibar edilmesi mümkün değildir. Bugüne dek dava konusu ürünler ile ilgili müvekkil şirkete açılan herhangi bir dava olmadığı gibi müvekkile ulaşan herhangi şikayet dahi bulunmamaktadır. Karşı tarafın performansa dair yakınmaları borçtan kurtulmaya yönelik olup ürünlerin ayıplı olduğunu iddia eden karşı tarafın, müvekkilce borcunun ödenmesi yönünde taleple bulunmasına kadar ayıp ihbarında bulunmaması, sözleşmede açıkça fesih hakkı bulunmasına karşın sözleşmeyi feshetmeyip süresi sonuna kadar müvekkil ile çalışmaya devam etmesi karşı tarafın iddia ve taleplerinde kötü niyetli olduğunun açık göstergesidir. Müvekkil şirketçe taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde tüm yükümlülükler eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş olup karşı taraf tüm bunlara rağmen müvekkil şirkete olan ödeme borcunu yerine getirmemiştir. Birleşen dava dosyasında mübrez tarafımızca keşide edilen ihtarnamelerden de açıkça anlaşılacağı üzere ihtarnamelerin keşide edilmesiyle birlikte karşı taraf temerrüde düşmüştür. Tarafların serbest iradeleri ile kurulmuş olan bir akdi ilişkide, tarafların üstlendikleri edimleri ifa etmedikçe sorumluluktan kurtulamayacakları açıktır. Bu itibarla karşı tarafın müvekkil aleyhine başlatmış olduğu haksız icra takibinin bir dayanağı olmayıp müvekkil şirketin, ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere müvekkilin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmamakta aksine 1.018.657,36 TL muaccel alacağı bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunarak birleşen davanın reddine, ...’nın asıl alacağın %20’inden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, asıl davanın kabulüyle yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk vekalet ücretlerinin ...’ya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller toplanmış ve bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Mahkememizce seçilen 1 mali müşavir, 1 Kimyager, 1 nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 03/04/2023 tarihli kök raporunda özetle;" Her iki tarafça ibraz edilen yasal defter ve belgelerin lehine delil olma özelliğine haiz oldukları, davalı yanca bedeli döviz olan 2 adet fatura davacı hesabına düzenlenmiş ve tebliğ edildiğini, 66.587,40 Euro + 52.544,22 Euro toplamından oluşan 119.131,62 Euro bakiyeyi oluşturan bu faturalar davacı yan defterlerinde ilgili gün kuru ile TL olarak kayıt altına alındığını, davalı bu kez, 17.05.2022 tarihli, temel fatura senaryolu "..." numaralı 87.615,09 Euro bedelli, “sözleşmeye aykırılık sebebiyle oluşan fazla ürün tüketim bedeli iade faturası” konulu e-faturayı davacı aleyhine düzenlemiş, söz konusu bu faturaya ise davacı kayıtlarına almayarak .... Noterliği 02.06.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile yasal süresinden sonra itiraz ettiğini, 15.10.2018 tarihli Ek-5 fiyatlandırma teklif formunda davacı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kaşeli ve imzalı olarak teklif edilen değerlerin aşıldığı ve davalının zararı oluştuğu, 30.12.2020 tar Performans Toplantısı Tutanağı ve eklerinin incelenmesi neticesinde söz konusu kimyasalların davacı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. firması tarafından Ek-5 fiyatlandırma teklif formunda davacı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kaşeli ve imzalı olarak teklif edilen sarfiyat miktarlarının üzerinde olduğunu, kimyasal ürünlerde herhangi bir ayıp unsuru ile ilgili bir husussun dosya kapsamında saptanmadığı, dava konusu ürünlerin sözleşme kapsamında üretim kg. bazında beklenen tüketim ve sarfiyat miktarlarından fazla olduğu, ürünlerin sözleşme ve teklif formu kapsamında teklif edilen performansı sağlamadığı, dava konusu ürünlerin performans düşüklüğü nedeni ile davalı ... A.Ş. firmasının teklif edilen sarfiyat miktarlarını aşan toplam zararı ve kaybının 87.615,09 Euro olduğu, Dava konusu ürünlerin sözleşme kapsamında teklif edilen özelliklere uygun kimyasallar olduğu ancak söz konusu kimyasalların davacı firma tarafından davalı firmaya teklif edilen ton başına sarfiyat miktarlarını karşılamadığı, söz konusu ürünlerin ve teklif edilen ve tedarik edilen proses ekipmanları bir bütün olarak sözleşme kapsamında teklif edilen kimyasal tüketimi ve performansı karşılamadığı, taraflar arasında akdedilmiş 19.11.2018 tarihli “Drenaj Ve Retansiyon İle Elyaf Ve Su Geri Kazanım Uygulaması Sözleşmesi” mevcut olmakla, işbu sözleşmeye istinaden .... Noterliği 31.03.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile davacı; 2.051.395,14 TL bakiye alacağının ödenmesi için davalıya ihtarda bulunulduğu, işbu ihtarnamenin davalıya tebliğinden itibaren iki gün içerisinde bakiye ödemenin gerçekleştirilmesinin ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin ise davalıya 01.04.2022 tarihinde e-tebligat yolu tebliğ edilmiş olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 7/a hükmü uyarınca çıkarılan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin “Elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılması” başlıklı Madde 9/ 6 fıkrasına göre " Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." hükmü gereği 06.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı, 08.04.2022 tarihi bitimi itibari ile temerrüdün gerçekleşeceğini " bildirmişler.
İtiraz üzerine ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetinin 23/08/2023 Tarihli ek raporunda özetle; " Uyuşmazlığın iki adet, 66.587,40Euro + 52.544,22Euro=119.131,62 Euro bakiyeyi oluşturan faturalardan kaynaklı olup, bunun da davacı tarafça defterlere kayıtla kabul edildiği, bunların mahsubu ile davacının 61.410.82 Euro borçlu hale geldiği, 17.05.2022 tarihli, temel fatura senaryolu “..." numaralı 87.615,09 Euro bedelli, "sözleşmeye aykırılık sebebiyle oluşan fazla ürün tüketim bedeli iade faturası” konulu e-faturayı davacı kayıtlarına almayarak .... Noterliği 02.06.2022 tarih, ... yevmiyeli ihtarname ile yasal süresinden sonra itiraz ettiği, davalı birleşen davacının zarar talebinin dayanağının bu fatura olduğu, davalı birleşen davacının ihtarnamesinde 115.474,80Euro talep ettiği, söz konusu kimyasalların 15.10.2018 tarihli Ek-5 fiyatlandırma teklif formunda davacı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kaşeli ve imzalı olarak teklif edilen sarfiyat miktarlarının üzerinde olduğu, ton başına kullanılacak sarfiyat miktarı teklif ve taahhüdü olan performans verilerine ulaşılamadığı ve performans düşüklüğünün gerçekleştiği, ürünlerin sözleşme ve teklif formu kapsamında teklif edilen performansı sağlamadığı, Dava konusu ürünlerin performans düşüklüğü nedeni ile davalı ... A.Ş. firmasının toplam zararı ve kaybının 87.615,09 Euro olduğu, dava konusu ürünlerin sözleşme kapsamında teklif edilen özelliklere uygun kimyasallar olduğu ancak söz konusu kimyasalların davacı firma tarafından davalı firmaya teklif edilen ton başına sarfiyat miktarlarını karşılamadığı, söz konusu ürünlerin ve teklif edilen ve tedarik edilen proses ekipmanları bir bütün olarak sözleşme kapsamında teklif edilen kimyasal tüketimi ve performansı karşılamadığı, ihtarname tebliği ve verilen süre sonunda 08.04.2022 tarih bitimi itibari ile davalı temerrüdünün gerçekleşeceğini, " bildirmişlerdir.
Sunulan ilk bilirkişi kök ve ek raporuna itirazlar nazara alınmış, işin teknik olması nedeniyle yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.
Yeni heyetten alınan 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kağıt üretim prosesinde oluşan sorunları gidermek ya da önlemek, verimliliği arttırmak ya da ekonomik fayda sağlama amacı ile Proses kimyasalları kullanılır. Bu maddeler, temiz su ve enerji tüketimini azaltır, köpük oluşumunu ve çeşitli birikmeleri önler, drenajı arttırır ve/veya elyaf kayıplarını önler. Retansiyon ve drenaj maddeleri kullanımı ile elyaf tabakası oluşumu ve süzülme sırasında elek üzerinde hamurun tutulması daha verimli hale gelir. Dolayısı ile bu aşamada verim rahatlıkla hesaplanabilir ve verim artışı istenebilir. Ancak, dosya içeriğinde bu kapsamda, üretim aşamasında elde edilen ürünlerle ilgili olarak akredite laboratuvardan alınmış herhangi bir analiz sonucu veya teknik değer bulunmadığından dolayı geçmişe yönelik verim hesaplama ve değerlendirme imkanı bulunmamaktadır. 6.5. maddesi gereği tüm üretim cinslerine göre proses koşulları ve buna bağlı şartlandırmalar rutin düzene girmesi için 6 aylık bir süre tanınmıştır. Davacı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında, davalının 30.11.2021 tarihi itibariyle 1.447.895,58 TL borçlu olduğu, davalı ... ve Ticaret Limited Şirketi kayıtlarında davacının 05.01.2022 tarihi itibariyle 3.105.287,06 TL alacaklı olduğu, davalı ... ve Ticaret Limited Şirketi kayıtlarında davacının 17.05.2022 tarihi itibariyle 203.089,89 borçlu olduğu, davalının incelenen iki adet cari hesap ekstrelerinde döviz değerleme kayıtları olmadığı. tarafların mutabık olmadığı, cari hesap ekstreleri karşılaştırıldığında, birden fazla kaydın birbiri ile uyumlu olmadığı, davalının Euro bazında ekstresi olduğu ve davacının sadece Türk Lirası bazında cari hesap ekstresi olduğu için karşılaştırma yapılamamış olup, mutabakatsızlığın nedeni saptanamadığı, davacının incelenen ekstrelerinde dava dilekçesinde belirtilen “... ve 20 nolu 2 adet faturadan kaynaklanan 115.474,80 Euro (2.086.629,64 TL) bedelin mahsubu gerektiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin gerek 6.8. gerekse de 6.9. Madde hükümlerinde davacının performans taahhüdü bulunmamakta ise de sunulan teklif formunda sözleşme konusunun performansı noktasında 1 ton kağıt imalatında kullanılacak sarfiyat miktarı yönünden değerlendirmelere yer verildiğinin görüldüğü, bu yönü ile teklif formunda belirtilen özelliklerin sağlanmaması noktasında davacının sorumluluğunun gündeme gelebileceğini, davacının sözleşme konusunu ürünleri davalıya teslim etmiş olduğu noktasında bir duraksama bulunmadığından davalıdan bakiye alacağını talep edebileceği, gerek karşı dava gerekse de sözleşme konusu ürünlerin teklif formundaki değerleri sağlamadığı iddiası nazara alındığında davalının uğradığı zararlar yönünden (ispatlanması koşulu ile) talepte bulunabilmesinin da mümkün olduğunun, zira davacının asıl davaya konu ettiği bakiye alacağın, sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmesine dayandığı ve bu ürünlerin teslim edildiği, dolayısıyla davacının bu bedeli talep edebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafından ikame edilen karşı dava ve talep, sözleşme konusu ürünlerin teklif formuna uygun olmadığı iddiasına dayandığından karşı dava davacısının iddia etti hususların tespiti, tarafların alacaklarının takas-mahsup ilişkisine konu olması sonucunu doğuracağı, zira bu durumda asıl dosya davacısı tarafından teslim edilen sözleşme konusunun sözleşmeye uygun olmaması söz konusu olacağından birleşen dosya davacısının koşulların sağlanmış olması koşulu ile zararlarının tazminini talep edebileceği, sözleşme konusunun, teklif formuna uygun nitelikte olup olmadığının tespiti yapılmak istense de dosya içeriğinde bu kapsamda, üretim aşamasında elde edilen ürünlerle ilgili olarak akredite laboratuvardan alınmış herhangi bir analiz sonucu veya teknik değer bulunmadığından dolayı geçmişe yönelik verim hesaplama ve değerlendirme imkanı bulunmadığını,"bildirmişlerdir.
İkinci bilirkişi kök raporuna itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 15/11/2024 tarihli ek raporda özetle; "her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin gerek 6. gerekse de 6.9. madde hükümlerinde davacının performans taahhüdü bulunmamakta ise de sunulan teklif formunda sözleşme konusunun performansı noktasında 1 ton kağıt imalatında kullanılacak sarfiyat miktarı yönünden değerlendirmelere yer verildiğinin görüldüğü, bu yönü ile teklif formunda belirtilen özelliklerin sağlanmaması noktasında davacının sorumluluğunun gündeme gelebileceği, ... kağıt fabrikası yardımcı kimyasallar fiyatlandırma teklif formunun sözleşmenin eki niteliğinde olduğu, sözleşmede formdakine benzer şekilde ürünlere yer verildiği, Davacının yükümlülüğünün “davalı şirketin istemiş olduğu kalite, özellik ve ölçülerde ürünlerin teslimine” ilişkin olduğu, buna karşılık davalının edim yükümlülüğünün ise bedel ödemeye ilişkin olduğu, anılan edimler eser sözleşmesinin tipik unsurlarından olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, somut ihtilafta, teknik üyemizin yaptığı tespitler esas alındığında eserin ayıplı olduğu sonucuna ulaşıldığı, TTK m.18/f-3 hükmünde yer alan şekil zorunluluğu ayıp ihbarlarında geçerli olmayıp; temerrüt, fesih ve dönme ile sınırlı olduğu, davalının TBK m. 474'te ifade edilen “işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz" hükmü nazara alındığında, ve Mahkemece toplantı tutanağı değerlendirmeye alınır ve davalının makul sürede gözden geçirme ve bildirim külfetini yerine getirdiği sonucuna varılır ise; bu sebeple, davacının ayıptan sorumlu olduğunun söylenebileceği, Mahkemece ayıplı ürünler olduğu kanaatine varılması halinde davalının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayıplı malların tamamını uhdesinde tutuyorsa ve kullanmadıysa ürünlerin tamamını iade etmesi gerektiğini; davalı, ayıplı ürünlerin bir kısmını kullanıp belli bir kısmını kullanmadıysa kullanmadığı kadarını iade etmesi, kullandığı kısım için ise davacının talep ettiği miktardan ayıp kadar tenzilat yapılması gerektiği; davalı ürünlerin tamamını kullandı ise davacının talep ettiği tutardan ayıplı ürün miktarınca tenzilat yapılması gerektiğinin düşünüldüğü, Davalı ... Kâğıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde mahkemeye sunduğu USB bellekte bulunan veriler incelendiğinde, tabloda da görüldüğü üzere, üretim retansiyon değerleri ortalamaları, Davacı ... SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ. tarafın, davalı tarafın ürünlerini kullandığı dönem olan Nisan 2019-Aralık 2021 arasında retansiyon değerlerinde kayda değer bir iyileşmenin olmadığını gösterdiği, dolayısı ile sözleşme konusu ürünlerin teklif formuna uygun olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle zararın mahsubu gerekeceğini" bildirmişlerdir.
Sunulan ilk ve ikinci bilirkişi raporları uyuşmazlığı aydınlatmış olup, yapılan tespitlerden hareketle mahkememizce değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmış ve başkaca bilirkişi raporu alınması talepleri mahkememizce red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl Dava, ürün satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise, asıl davada davacının alacağının kaynaklandığı sözleşme ile ilgili ürünlerin performans düşüklüğü nedeni ile birleşen davacının kestiği 87.615,09 Euro'luk faturanın bir kısmı ile ilgili başlatılan .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
Bilirkişi tarafından dava konusu iş ese sözleşmesi olarak değerlendirilmiş ise de, tipik bir satış sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.
Asıl davada satılan malın bedelinden kalan kısım talep edilmektedir. Birleşen davada ise, .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayıl takip dosyasına konu edilmiş 55.736,21 Euro asıl, 1.760,43 Euro işlemiş faize yönelik itirazın iptali talep edilmektedir. Birleşen davaya konu fatura ise, uyuşmazlık konusu olan ve süresinden sonra iade edilmiş 87.615,09 Euro'luk fatura olduğu, satıcının bakiye alacağı mahsup edilerek kalan kısmın istendiği görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporlarından ve dosyadaki sözleşme ve ekinden, belli bir oranda tüketim taahhüdü içeren teklifin davacı birleşen davalı tarafça verildiği ancak bu tüketim miktarlarını aştığı sabit görülmüştür. Teklif formu sözleşmenin eki olduğundan, davacı yönünden bir taahhüt içermekte olup, teklifteki birim tüketimi aşan kısım için ayıplı satış olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, teklif formundaki miktarı aşan kısım yönünden ayıp hükümleri uygulanması ve alıcı davalının zararını tazmin hakkı olmalıdır. Tesisin yeni olması ve bu nedenle 6 aylık bir deneme süresine ihtiyaç olduğ savunulmuş ise de, 6 aydan uzun süren tüketim fazlalığı olduğu, taraflarca görüşmeler yapıldığı ve giderilmeye çalışıldığı ancak ürünlerin taahhüt edilen performansı vermediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının verim kaybından davacı karşı davalı mahkememizce sorumlu tutulmuş, kesilen 87.615,09 Euro'luk faturanın tüketim zararının karşılığı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş ve mahkememizce de itibar edilmiştir. Bu nedenle satıcı birleşen davalının 87.615,09 Euro'luk faturanın bedelinden sorumlu tutulmuştur. Bu faturanın kayda alınmaması ve süresinden sonra iade edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir. Kaldı ki, davalı birleşen davalı satıcı, daha önce 66.587,40Euro + 52.544,22Euro=119.131,62 Euro bedelli faturaları alıp kayda geçtiği ve kabul ettiği de görülmüştür. Asıl dava dilekçesinde de 115.474,80 Euro karşılığı 2.086.629,60TL kabul edilip alacaktan mahsup edilmiş ve bakiye 1.018.657,36 TL alacak kaldığı davacı satıcı tarafça ikrar edilmiştir. Oysa dilekçenin ekindeki hesap özetinde 31/05/2022 tarihi itibarıyla 2.051.395,15TL olduğu, öncesinde ise 30/22/2021 tarihinde 1.447.895,58TL görülmekte olduğu tespit edilmiştir.
Davalı birleşen davacının, ödemeleri ve kestiği faturaları Euro cinsinden tutuğu, cari hesapları günün kuru üzerinden TL olarak kaydetmediği, bu nedenle hesaplar arasında farklılık çıktığı görülmektedir. Bu nedenle de TL hesabında birleşen davacı 203.089,89TL borçlu iken, Euro hesabında 203.089,09 Euro alacaklı görünmektedir. Oysa ihtilaflı olan sadece bir adet 17.05.2022 tarihli, temel fatura senaryolu “..." numaralı 87.615,09 Euro bedelli, "sözleşmeye aykırılık sebebiyle oluşan fazla ürün tüketim bedeli iade faturası” olduğu ihtilafsızdır. Bu durumda, asıl davada davacının hesap bakiyesi olan 1.018.657,36TL alacaktan bu faturanın karşılığı olan 17/05/2022 tarihli kur üzerinden 1.514.199,03 TL düşüldüğünde, asıl davacının alacağının sıfırlanacağı ve 495.541.67TL borçlu hale geleceği görülmektedir. Mahkememizce yapılan bu hesaplama sonucu bakiyenin tekrar Euroya çevrilmesi halinde birleşen davacının 28.673,20 Euro asıl alacak ve oranlama ile 905,64Euro işlemiş faiz alacağının olacağı tespit edilmiştir.
Yukarıda yapılan hesaplama sonucunda, asıl davacını birleşen davacıya borçlu halde olduğu, hesapların takas ve mahsubu sonrası bakiye borcun 28.673,20 Euro olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faizinin de 905,64 Euro ettiği, böylece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
A-1- Asıl davada Davacının davasının, subuta ermediğinden REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden Alınması gerekli 615,40 TL karar harcının, davacının peşin yatırdığı 17.396,13TL harçtan mahsubu ile artan 16.780,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 154.612,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Zorunlu arabulucu ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
B-1- Birleşen davada davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; birleşen davada davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 28.673,20EURO asıl alacak ve 905,64 EURO işlemiş faiz yönünden iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip talebindeki gibi faiz uygulanmasına, geri kalan kısma ilişkin davanın REDDİNE,
2-Talep kısmen kabul edilip likit olmadığından icra tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekli 58.191,28 TL harçtan başlangıçta alınan 22.224,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 35.966,30 TL harcın birleşen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Birleşen davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 131.261,88 TL vekalet ücretinin birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine,
5-Birleşen davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 124.564,57 TL vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınarak birleşen davalıya verilmesine,
6-Birleşen davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 18.000,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/ red oranına göre 9.260,00 TL'sinin ve birleşen davacı tarafça peşin yatırılan 22.494,83 TL harcın birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin birleşen davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul/ red oranına göre 1.515,00 TL'nin birleşen davacıdan, 1.605,00 TL'nin birleşen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır