T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/675 Esas
KARAR NO: 2024/173
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 01/11/2022
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Davacı müvekkili, elektrik şirketi olan dava dışı ... A.ş'nin düzenlediği ... dönemlerine ait normal elektrik tüketim faturalarından ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak ... bölgesindeki ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektirik enerjisi kullanıldığı, ... lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, müvekkili bu kullanım yerinde "elektiriği kesilmiş olan sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildiğine"dair müvekkili hakkında 08.09.2022 tarih ve ... numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlediği, bu tutanağa dayanarak 87.643,78TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası düzenlendiği, davacının kaçak elektrik kullanmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekili davalı tarfından düzenlenen 08.09.2022 tarihli ... nolu ve 87.643,78TL bedelli faturanın şimdilik 500,00TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, yargılama ve harç giderlerinin ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,
Davacının ''...'' adresinde ticarethane işletmektedir. Müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrolde, davacının, adreste ''enerjisi kesilmiş olan sayacı kullanıma açarak '' kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiğini ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, Dava konusu faturanın son ödeme tarihleri geçtiğini ancak borçlu tarafından ödeme yapılmamış olduğunu davacı borçlu hakkında ... 15. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacının icra takibe itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesi ...D.iş ve ...Karar sayılı değişik dosyası ile elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve davacı sonrasında huzurdaki esas davasını açtığını, tedbirin hükümsüz kaldığını, infazını bir hafta içinde icra dairesinden talep etmediğini, davacının haklılığı konusunda yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini, tedbir kararının hükümsüz kaldığının tespitini, tedbir kararının kaldırılmasını, taleplerinin reddi halinde, fatura bedellerinin tamamının %100 teminata bağlanmasını, davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinden dolayı davacının borçlu olup olmadığının tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya elektrik elektronik mühendislik alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 26.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "...Davacının kendi kullanımında olan tesisattan ve tüketilen elektrik enerjisinden sorumlu olduğu açıkça anlaşılmakla, emsal Yargıtay kararları gereği, aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına göre, daha önce ödenmeyen fatura borçları sebebiyle elektriği kesilerek sayacı mühürlenen tesisat üzerinde elektrik kullanılmaya devam edilmesinin Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, Davalının ödenmeyen fatura borçları olduğu gerekçesiyle elektriğin kesildiği yönündeki iddialarının davacı tarafından sunulan fatura belgelerindeki kayıtlarla uyuştuğu anlaşılmakla, davacının söz konusu faturalar için ödeme yapıldığını gösteren belgeleri dosyasına sunmadığı için, ödenmeyen faturalardan ve bu sebeple elektriği kesilen tesisat üzerinde elektrik kullanımına devam edilmesi gerekçesiyle düzenlenen dava konusu 08.09.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağından sorumlu olduğu, Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 3. 08.09.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, normal tarifenin 1,5 katı üzerinden tüketimin yapıldığı dönem birim fiyatlarıyla yapılan hesaplama sonucunda fatura bedeli 53.032,50.-TL olarak hesaplanmış, davacının 19.09.2022 son ödeme tarihli faturanın bu kısmından sorumlu olduğu yönünde sonuca varılmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerine arz ederim..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların itirazları sonucu bilirkişi ek raporu düzenlenmiştir.
Bilirkişinin sunmuş olduğu ek rapor ile"... Davacının kendi kullanımında olan tesisattan ve tüketilen elektrik enerjisinden sorumlu olduğu çıkça anlaşılmakla, emsal Yargıtay kararları gereği, aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına göre, daha önce ödenmeyen fatura borçları sebebiyle elektriği kesilerek sayacı mühürlenen tesisat üzerinde elektrik kullanılmaya devam edilmesinin Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, Davalının ödenmeyen fatura borçları olduğu gerekçesiyle elektriğin kesildiği yönündeki iddialarının davacı tarafından sunulan fatura belgelerindeki kayıtlarla uyuştuğu anlaşılmakla, davacının söz konusu faturalar için ödeme yapıldığını gösteren belgeleri dosyasına sunmadığı için, ödenmeyen faturalardan ve bu sebeple elektriği kesilen tesisat üzerinde elektrik kullanımına devam edilmesi gerekçesiyle düzenlenen dava konusu 08.09.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağından sorumlu olduğu, 3. Davalı tarafından yeni sunulan bilgi ve belgelere göre, 08.09.2022 tarihli tespitin ilk tespit olmadığı, ilgili tesisat üzerinde daha önce de yine borçtan dolayı kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespitiyle kaçak kullanım tespit tutanakları düzenlendiği ve ilk kaçak tespitinin 09.04.2020 tarihli olduğu anlaşılmakla, kesme işlemi öncesinde bildirim yapılmadığı yönündeki itirazların, 27.07.2022 tarihli borçtan dolayı kesme işleminin ilk kez yapılmadığının anlaşılması sebebiyle bir karşılığının olmadığı, Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 4. Yeni sunulan bilgi ve belgelere göre, 08.09.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının mükerrer olduğunun anlaşılması sebebiyle, yeni durumda tespit tarihindeki birim fiyatlarla normal tarifenin 2 katı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda fatura bedeli 87.634,89.-TL olarak hesaplanmış, davacının 19.09.2022 son ödeme tarihli faturanın bu kısmından sorumlu olduğu yönünde sonuca varılmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerine arz ederim..." şeklinde görüş bildirmiştir.
... 32.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29/02/2024 tarihli müzekkeresi, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar numaralı kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.
Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.
Somut olayda; gelen müzekkere cevapları ve ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesi sonucu; davalı gerçek kişinin esnaf gelirini aşan bir geliri bulunmadığı, bu sebeple tacir olmadığı, dava konusu yerin ticarethane olarak kullanılmasının mahkememizi görevli hale getirmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar görev itirazı yapılmamış ise de; görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasında menfi tespite ilişkin dava ikame edildiğine göre uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip (kısa kararda sehven 32.Asliye Hukuk Mahkemesi yazıldığı, dosyanın tevzi sistemine göre görevli Asliye Hukuku Mahkemelerinden birine gönderileceği hususu da gözetilerek) HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli ... 32. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde dosya üzerinden açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin esas mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır