T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/741 Esas
KARAR NO: 2024/72
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/11/2022
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket yetkililerince 2016 yılında yapılan Türkiye ziyaretinde ... şirketi yetkilileri ile tanışıldığını ve taraflar arasında bir hukuki ilişki kurulması konusunda mutabık kalındığını, ziyaret tarihi itibariyle ..., Türkiye'de tekstil imalatı ve perakende satışını bir bütün olarak yürüten ve Türkiye'de belli ölçüde bilinir marka haline gelen bir şirket olduğunu, ... ürün gamının ve mağaza konseptinin ... ülkesinde ve özellikle ...'ta kurularak burada perakende satış yapılması konusunda ciddi bir aşama kaydedildiğini, taraflar arasında kurulan hukuki ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından ...'da bulunan alışveriş merkezlerinde 2 adet perakende satış mağazası kurularak ürünlerin satış ve pazarlamasına başlanıldığını, ...tüketicilerinin marka ve mağazalara olan talebi nedeni ile müvekkilinin yatırımlarının büyütmesi ve Franchise Sözleşmesinden olan beklentilerini arttırdığını, ancak 2018 yılında davalı şirketin ... satışlarına yönelik ilgisinin azalması ve ürün tedariki ile üretimlerde yaşanan sorunları sebebiyle sipariş iptallerinin yaşandığı, Franchise alan davacının ürün ve tedarik taleplerinin karşılanamaması sonucunu doğurduğunu, müvekkili şirket yönünden değerlendirildiğinde perakende yatırım maliyetlerinin artarak büyümesi karşısında davalı şirketin ürün tedarik edemediği ve müvekkili firmanın artık gittikçe büyüyen bir zarar ile karşı karşıya kalındığının yadsınamayacağının bir gerçek olarak ortaya çıktığını, arz ve izah edilen nedenlerle davalı tarafın müvekkili firma ile arasında akdedilen franchise sözleşmesini eylemli fiili olarak haksız olarak feshetmesi sebebiyle HMK 107. Maddesi uyarınca belirlenen belirsiz alacak davası koşulu ile fazlaya ilişkin hak ve taleplerinin saklı kalması kaydıyla müvekkili davacı firmanın uğramış olduğu müspet zararı ile mahrum kalınan kar miktarının ve yine müvekkili firmanın sözleşmeye duyduğu güven ile yapmış olduğu tüm masraflarının ve yine iş bu sözleşmenin haksız feshi ile uğramış olduğu tüm zararların şimdilik 1.000,00 USD'nin ticari faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının alacak iddiaları belirlenebilir nitelikte olduğundan ve davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin mümkün olmadığından herhangi bir ek süre verilmeksizin davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan delillerin 6100 sayılı HMK madde 223 ile belirlenmiş nitelikte olmasının zaruri olduğunu, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin kurucu unsuru olan Franchise bedeli dahi davacı yanca ödenmemiş müvekkilin tüm iyi niyetli taleplerine rağmen sözleşme baştan itibaren sakat kurulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin müvekkili şirketçe haklı nedenle feshedildiğini, somut olayda da davacı şirket tarafından ödemelerin hiçbir zaman tam, zamanında ve eksiksiz şekilde yapılmadığını, buna karşı müvekkili şirket tarafından güven ilişkisi nedeniyle ve ticari ilişkinin ayakta tutulması ve beklenen menfaatlerin gecikmeli de olsa gerçekleşmesi adına feshin son çare ilkesi olması da göz önüne alınarak aradaki işbirliğinin devam etmesi için iyi niyet ile uyarılarda bulunulduğunu, davacı yanın uyuşmazlık konusu sözleşme gereği yeni mağaza açma edimini de yerine getirmediğini, müvekkili açısından sözleşmenin devamlılığı için korunacak herhangi bir menfaat kalmadığını, davacı şirket, müvekkili şirketin iyi niyetli yaklaşımına ve uyarılarına rağmen, sözleşmesen edimi olan ödemeleri yapmamaya devam ettiğini, davacının iddialarının aksine müvekkili şirketçe feshin son çare ilkesi olması uyarınca sadece mal gönderiminin azaltıldığını, müvekkilinin uyuşmazlık konusu Franchise sözleşmesini sözleşmeden beklediği ticari faydanın sağlanmaması nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli bakımından dosya Mali Müşavir, Tekstil Mühendisi ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 11.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "...dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi kapsamında davalı yanın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği ve sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği iddiası ile davacı şirketin uğradığı zararlara ilişkin şimdilik 1.000,00 USD'nin davalı yandan tahsili talebi üzerine çıkmış bulunduğu, davalı yanın ticari defterleri incelenmesi neticesinde, tarafların ticari ilişkileri ilk olarak 04.04.2017 tarihinde davacı şirket ödemesi ile başlamış olup 01.12.2018 tarihine kadar faturalaşma ve ödemelerin devam ettiği görüldüğü, 03.05.2019 tarihinde ise davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubu nakde çevrilerek cari hesap ilişkisinin sonlandırıldığı görüldüğü, davalının ticari defter ve kayıtlarında yer alan fatura kayıtlarına göre yıl bazında işlem hacminin ise ; 2017 yılında işlem hacminin 1.530.858,23 TL / 418.310,19 USD tutarında olduğu, 2018 yılında işlem hacminin 1.239.016,39 TL / 217.906,94 USD tutarında olduğu, 2019 yılında kesilen herhangi bir fatura kaydının bulunmadığı, tanık beyanları ve e-posta yazışmalarından anlaşıldığı üzere, davalı şirketin yurtdışı ürün tedarik hacmini 2018 yılı ortalarında önemli ölçüde daralttığı, bu tarihten itibaren davacı Franchise Alan'ın sipariş taleplerinin karşılanmadığı ve bu nedenle bu tarihten itibaren taraflar arasında alım- satımdan kaynaklı işlem hacminin düşüş gösterdiği görüldüğü, davalı yan cevap dilekçesinde fesih sebebi olarak “Franchise bedelinin ödenmediğini ve ödemelerin de düzenli yapılmadığını” iddia etmiş olup bu yönde yapılan incelemelerde; Taraflar arasında akdedilen sözleşmede herhangi bir Franchise bedeli adı altında bir tutarın ödeneceğinin kararlaştırılmadığı, iş bu ad altında yapılan bir ödeme de görülme öte yandan rapor içeriğinde yer verilen cari hesap ekstresinden görüleceği üzere, davalı yanın cari hesap ekstresindeki ödeme kayıtları sunulan banka dekontlarıyla uyumlu olmakla bu dekontlar incelendiğinde, davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacı şirket tarafından 15.05.2017 tarihine kadar düzenli olarak ödemenin yapıldığı, bu tarihten sonra 2017/05, 06, O7, 08 aylarında yaklaşık 4 ay boyunca davacı tarafça hiç ödeme yapılmadığı, akabinde 29.08.2017 tarihinde cari hesap borcunun büyük kısmının ödendiği, bu tarihten sonra yine davacı şirket tarafından 2017/9, 10, 11, 12 aylarında yaklaşık 4 ay boyunca davalı tarafa yine hiçbir ödemenin yapılmadığı, bu tarihten sonra davacı şirket tarafından ödemeler sıklaştırılmışsa da cari hesap borcunun yarısının ödendiği, bakiyenin hiç sıfırlanmadığı görülmekle birlikte süregelen ticari ilişki boyunca dosya içeriğinde davacı yan tarafından yapılan ödemelere karşılık davalının herhangi bir ihtarı, ihtirazi kaydı görülmediği, ödemelerin geç yapılmasından sonra da faturalar düzenlendiği, bu minvalde davalının feshinin haklı olup olmadığı ile ilgili durumun hukuki değerlendirmesi ve Takdiri Sayın Mahkemenize ait olacağı..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı tarafların beyan dilekçesi sundukları anlaşıldı.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi kapsamında davalı yanın sözleşme yükümlülüklerini yerine
getirmediği ve sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği iddiası ile davacı şirketin uğradığı zararın davalı yandan tahsili talebi üzerine çıkmış bulunduğu,
davalının ise taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı şirket tarafından ödemelerin hiçbir zaman tam, zamanında ve eksiksiz şekilde yapılmadığı gerekçesiyle kendileri tarafından haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin devamlılığı için korunacak herhangi bir menfaat kalmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar kurulmuş; davacının ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, mahkeme tarafından verilen makul süre içerisinde defter ve belgelerinin bulunduğu yer ile ilgili beyanda bulunmadığı, bu nedenle mahkememizce dosyanın gelmiş olduğu son aşamada sunulan Lübnan ülkesine istinabe yazılarak davacı tarafın ticari defter incelemesinin yapılması talebinin yargılamayı uzatma amacı taşıdığı kanaatine varılmakla bu hususta karar verilmemiş; yalnızca defterlerini sunan davalının kayıtları tetkik edilmiştir.
Alınan bilirkişi heyet raporuna göre; davalının incelenen ticari defterlerinde, davalı yanın 03.05.2019 tarihi itibariyle davacı yandan 402.248,92 TL cari hesap alacaklı gözüktüğü, 03.05.2019 tarihinde ise davacı tarafından verilen 72.000,00 USD (428.911,20 TL ) bedelli teminat mektubu davalı tarafından nakde çevrilerek ilgili tutar davacının cari hesap borcuna mahsup edildiği, kalan bakiye için kur farkı kayıtları girilmek suretiyle 03.05.2019 tarihi itibariyle davacı ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, tespit edilmiştir. Yapılan incelemede davalının sözleşme ilişkisi devam ederken davalı tarafından eksik ödeme yapıldığı savunmasının doğrulandığı görülmüştür.
Taraflar arasında 15.03.2017 tarihinde Franchise Sözleşmesinin akdedildiği, davalının sözleşmenin feshedildiğine dair davacı yana 16.07.2019 tarihinde iadeli taahhütlü mektup yoluyla ihtar gönderildiğini ifade ettiği, mahkememizce fesih ihtarnamesinin akıbetinin PTT'den sorulduğu, verilen cevabi yazıda 01.08.2022 tarihinde varış ülkesi ... posta idaresince teslim alındığı, 01.09.2022 tarihinde tanınan bekleme süresi boyunca alıcısı tarafından gönderinin teslim alınmaması sebebiyle ülkemize iade sürecine girdiğinin belirtildiği görülmekle; davacıya usulüne uygun şekilde ihtar yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı taraf muhatap alınarak keşide edilen ... 17.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde özetle; “…2018 yılından itibaren sözleşme şartlarına uyulmamış ve yükümlülükleriniz ihlal edilerek sözleşmede belirtilen ürün tedariki sağlanamamış ve müvekkilimiz önemli bir zarara uğramıştır…Bu husus şirket çalışanlarınızın ve franchising operatör sorumlularınızın müvekkilime gönderilmemiştir. Bu husus, şirket çalışanlarınız ve franchising operatör sorumlularınızın müvekkilime göndermiş olduğu e-postalar ile sabittir…sözleşmeye aykırılık ve eylemli fesih durumunuz sonucu uğranılan toplam 1.000.000,00 USD zararın tazmini…” şeklinde ihtar etmiş olup davalı yana 05.09.2022
tarihinde tebliğ edildiği, anlaşılmaktadır.
Alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre; davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede 2017-2018 yılları arasındaki işlem hacminin düştüğü, tanık beyanlarına göre de ürün tedarikinin 2018 yılında oldukça daraldığı, bu tarihten itibaren de davacının sipariş taleplerinin karşılanmasının güçleştiği, davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin 2017 yılında yaklaşık 4 ay boyunca yapılmadığı, akabinde 2017 yılının da 4 ayı boyunca ödemelerin aksatıldığının görüldüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14.2 Maddesi uyarınca; "...Franchise Veren, aşağıdaki durumlarda ...Alana yazılı bildirimde bulunarak işbu Sözleşmeyi tamamen veya kısmen (yalnızca Bölgenin belirli bölümlerinde geçerli olmak üzere) derhal feshetme hakkına sahip olacaktır:
14.2.1 Franchise Alanın işbu maddeye uygun olarak herhangi bir Mağaza kurmaması ve işletmemesi halinde Franchise Verenin işbu maddede belirtilen haklarını kullanma hakkına sahip olmaması şartıyla, aşağıdaki durumlardan
dolayı Franchise Alanın Yükümlülüğünü ihlal etmesi ve ihlali belirten ve çözüme kavuşturulmasını talep eden yazılı bir bildirimin alınmasından sonraki 45 (kırk beş) gün içinde çözüme kavuşturulmaması halinde: (i) Franchise Alanı etkileyen Mücbir Sebep Olayı, (ii) Franchise Alan tarafından Franchise Verene 90 gün önce yazılı olarak bildirilmesine rağmen, Franchise Verenin burada belirtilen sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ihmali veya kusuru;..."
şeklinde fesih şartlarının düzenlendiği, buna ek olarak doktrin ve uygulamadaki hukuki esaslara göre "Davalı için akdi ilişkiyi sürdürmeyi çekilmez hale getiren bir (haklı) sebebin ortaya çıkması halinde" davalının sözleşmeyi haklı sebeple fesih hakkına sahip olacağı, somut olayda, davalının ürün tedarikinin ve işlem hacminin küçüldüğü, davacıya ihtarname gönderildiği, davacının ticari defter ve belgelerini belirtilen sürede dosyaya ibraz edemediği, davalı tarafından dosyaya sunulan diğer delillerden, davacının geç ödemelerde bulunduğu, davalının ürün tedariki güçlüğü içine düştüğü, yapılan yazışmalar ve tanık beyanları da göz önünde bulundurulduğunda; sözleşmenin bitimine kısa bir süre kala fesih yoluna giden davalının fesih iradesini zorlayıcı ve haklı nedene dayalı olduğunun kabulü gerektiği, davacının zararının dosya kapsamında sabit ve belirlenebilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla davacının davasında haklı olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 1.275,06 TL harcın başlangıçta alınan 318,77 TL den mahsubu ile bakiye kalan 956,29 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabulucu ücreti olan 1320,00 TL'nin davacı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 08/02/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."