T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/251 Esas
KARAR NO :2025/568
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:18/04/2023
KARAR TARİHİ:18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 18/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 17/08/2016 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken sürücünün kusuru neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'ın söz konusu trafik kazası nedeniyle ... Üniversitesi Hastanesi'nden 14/12/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %12 oranında malul kaldığını, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 1.000 TL Sürekli iş göremezlik
-500 TL Bakıcı gideri
-500 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesini, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 03/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kaza 17.08.2016 günü meydana geldiğini, kaza tarihi üzerinden yedi yılı aşkın bir süre geçmekle KTK’ nin 109. Maddesinde, “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrar.” şeklinde ifade edildiği üzere zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenle maddi tazminat istemi yönünden zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan başvurunun reddi gerektiğini, yerleşik içtihat gereğince plakası tespit edilemeyen aracın varlığı kusuru ve ZMMSpoliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talebin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, tespiti halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Dava dışı ... 02.08.2022 tarihli ifadesinde; “17/08/2016 tarihinde ... plakalı motosiklet ile arkamda oğlum ... ile beraber ... İlçesi ... Caddesinde seyir halindeyken şu anda plakasını hatırlamadığını kırmızı renkli bir araçla kaza yaptık. Kaza sonucu oğlumun bacaklarında kırık bende de yaralanmalar meydana geldi. Bizi ... Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırdılar. Orada hastane polisine olarak ifade verdik. Sonrasında da tedavimizi ... Eğitim Araştırma Hastanesinde yaptırdık. Bu zamana kadar bize herhangi bir cevap gelmedi. Bugün sorgulattırdığım da adıma bir dosya olmadığını öğrendik. O gün bize çarpan sürücü olay yerinden kaçmıştı. Olaya ilişkin oğlumun tedavi raporlarını ekte sunuyorum. Ben ayakta tedavi olduğum için herhangi bir rapor almadım. Olay nedeniyle bize çarpan araç sürücüsünden ve o günkü ifademi alıp işleme koymayan hastane
polisinden şikayetçiyim.” şekilde beyan ettiği görülmüştür.
-Davacı velisi ...'ın 23/05/2024 tarihli celsede yapılan isticvabında; "kaza tarihinde oğlum arkada ben önde motorsiklet ile Pendik yönüne doğru giderken ... Üzerinde hızımız 40 km civarındayken ara sokaktan çıkan bir kırmızı renkli bir otomobil sağ tarafımızdan bize çarptı çarptığı esnada çocuğumun sağ bacağına vurdu, sonra çarpışmanın etkisiyle ben 15 m süreklendim. Çocuğumun fırladığını gördüm. Çocuğum yaralandığı için etrafa toplanan kişiler ambulans çağırdı. Pendik ... Eğitim Araştırma hastanesine gittik ilk tedavimiz orada oldu. Oradan bizi ertesi gün ... hastanesine sevk ettiler, bacağını alçıya aldılar 86 gün alçıda kaldı. O gün yanımıza hastane polisi geldi ancak kalabalık olduğumuz için bir daha gelmedi, sonra 2022'de şikayetçi olduk çünkü haklarımızı bilmiyorduk, kaza yapan motorun fotoğrafını çekmedik, motoru tamircide yaptırdım. O yüzden elimde hasara ilişkin bir belge yoktur," şeklinde beyan ettiği görülmüştür.-Olaya müteakip T.C. İstanbul... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2022/... nolu soruşturmada 12.08.2022 tarih ve 2022/... nolu kararında; taksirle yarama suçu açısından şikayet süresinin geçmesi ve müştekinin iddiasını destekler mahiyette delil bulunmamış olması nedenleriyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
-Hasar Dosyası
-Tedavi evrakları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 17.08.2016 tarihli kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik, bakıcı, tedavi gideri, maddi tazminat kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı ile davalının zarar var ise bundan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise hangi oranda sorumlu olduğu hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür.
Hasar dosyası, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tedavi evrakları, SGK yazı cevapları dosyaya celp edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Makina Mühendisinden 26/07/2024 tarihli raporunda özetle; "Olayın önlenebilir olay olduğu, olayın meydana gelmesinde kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı, Raporun “Olayın İncelenmesi” bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı trafik kazası olayının meydana gelmesinde; Seçenek 1: Sayın Hakimlikçe dosya kapsamında bulunan bilgiler değerlendirilerek bir aracın motosiklete çarptığı kanaatine varılırsa; çarpıp kaçan sürücünün olayın meydana gelmesinde 9640 oranında kusurlu olduğu, Mağdur çocuğun babası ...'ın olayın meydana gelmesinde yukarıda açıklanan nedenler sebebiyle X60 oranında kusurlu olduğu, Seçenek 2: Sayın Hakimlikçe dosya kapsamında bulunan bilgiler değerlendirilerek mağdur çocuğun Motosiklet seyir halindeyken düştüğü kanaatine varılırsa; mağdur çocuğun babası ...'ın olayın meydana gelmesinde yukarıda açıklanan nedenler sebebiyle %100 oranında tam kusurlu olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; davalının rapora karşı itirazları olmuştur.
Mahkememizce davalının kusur raporuna karşı itirazları değerlendirilmek üzere dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek dosyada mevcut evraklar ve beyanlara göre tarafların kusur durumu hususunda değerlendirme yapılması istenilmiş; gelen 31/12/2024 tarihli ön raporda dosyada eksik belgeler bulunduğu, ayrıntılı krokiye ihtiyaç bulunduğu gerekçesi ile dosya iade edilmiştir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, işlemden kaldırılmadan önce davacı vekilinin ATK ön raporuna beyan dilekçesi sunmuş olduğu, İstanbul Anadolu CBS 2022/... sor. Nolu dosyanın akıbetinin sorulduğu, dosya evraklarının mahkememize gönderildiği, kaza tespit tutanağının eksik sayfasının dosyaya kazandırılmadığı mahkememizce bu hususta ... ... müzekkere yazıldığı, ancak celp edilemediği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve velilerinin meydana gelen trafik kazası sonucu bedensel zararın tazminini talep ettiği dosyada yapılan yargılamada; davalının da savunmaları doğrultusunda kazanın gerçekleşme şekli ve kaza yeri krokisi belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp kurumundan kusur raporu alınması yönünde karar verildiği; ancak eksik belgeler celp edilemediğinden mevcut kusur raporu ile değerlendirme yapıldığı; mahkememizce alınan raporda davacı velisinin davacıya kask taktırma ve seyir halinde olma durumuna göre terditli değerlendirme yapıldığı; alınan raporun mahkememizce hükme esas alınması suretiyle yapılan değerlendirme ve davacı velisinin isticvap beyanına göre kaza esnasında dava konusu motosikletin seyir halinde olduğunun kabul edildiği, bu durumda velinin bakım ve gözetimi altında olan davacı çocuğa kask taktırmakla yükümlü olduğu, meydana gelen kazada velinin %100 kusurlu olduğu değerlendirilmekle kusur sorumluluğuna dayanılan iş bu davada karşı tarafın kusurlu olmadığı değerlendirilerek davalının sorumlu olmadığı kanaatine varılmış; davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının dava açılırken yatırılan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 435,50 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.18/09/2025
Z. Katibi -... Hakim - ...