T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/3 Esas
KARAR NO :2025/302
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/01/2023
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 02/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen ....Noterliği'nin 17.12.2018 tarihli ... yevmiye numaralı işlemiyle noterde onaylanan sözleşme md.19 itibariyle 02.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren dava konusu takibe konu ... Yolu Malzeme Kırım Sözleşmesi ilgili maddeleri uyarınca davalı şirketin yüklenicisi olduğu yol yapım işinin malzemesinin tedarikinin alt yükleniciliğini (taşeronluğunu) üstlenerek iş bu sözleşmedeki şartlar dahilinde verilen işi ifa ettiğini, davalı yüklenici müvekkili alt yüklenicinin yaptığı toplam 81.354,20 ton imalatlara istinaden ... Müdürlüğünden alacağını almış ise de müvekkilimin dava konusu alacaklarını ödemediğini, müvekkili davalıya haklı olarak .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyadan ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket iş bu takibe 01.08.2022 tarihli itiraz dilekçesini sunarak yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, akabinde icra dairesince 02.08.2022 tarihinde takibin durdurulmasına dair karar verildiğini beyanla: fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere haklı davamızın kabulü ile .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına davalı borçlu şirketin yaptığı vaki haksız itirazının iptaline ve iş bu takibin devamına dair karar verilmesine ve ayrıca davalının ilamsız icra takibe haksız yere itiraz ettiğinden dolayı takibe konu asıl alacaklar toplamı miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkiline icra inkar tazminatı ödemesine dair karar verilmesine; son olarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine tahmili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 06/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, usul yönünden dava dilekçesi ve ödeme emrinde de belirtildiği üzere müvekkili şirketin merkezi "... mah. ... sk. ... sitesi No:.. Üsküdar/İSTANBUL" adresinde bulunduğunu, HMK m. 6 uyarınca genel yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Adliyesi Ticaret Mahkemeleri ve İcra Daireleri'dir. davacı tarafın Malzeme Kırım Sözleşmesi'nde yetkili mahkemelerin İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu iddia etmiş olsa da taraflar arasında aynı şantiye ve işin ifasına yönelik imzalanan aşağıda bilgi ve detayları verilen Nakliye Taşeronluk Sözleşmesi uyarınca da yetkili mahkeme olarak İstanbul Kadıköy Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığı beyanla; davacı tarafın davasını yetkisiz mahkemede ikame ettiğini, esas yönünden ise taraflar arasında yine aynı projeye ilişkin olarak "mekanik plent ve asfalt plentinden yola plentmix alttemel, plentmix temel, bitümlü sıcak karışımlarının nakliyesi ve ...'e ait taş ocağından ... Şantiye sahasına ... nakliyesi işleri" için de Nakliye Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca işin süresi, işyeri teslim tarihinden itibaren 250 gün olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme 02.04.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen davacı tarafından kusurlu hareketleriyle belirlenen sürede iş tamamlanamamış ve en sonunda davacının hiçbir sebep bildirmeksizin sözleşmeyi eylemli olarak tek taraflı feshetmesine kadar devam ettiğini, sözleşme uyarınca davacı taraf kendi çalıştırdığı işçilerin her türlü özlük haklarından ve iş kazalarından sorumlu tutulmaktadır. Buna rağmen davacı tarafın işyerinde gerekli önlem ve özeni almaması nedeniyle davacı taraf işçilerinden ... 21.04.2018 tarihinde, ...(müteveffa) ise 29.05.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve bu kapsamda müvekkili şirket aleyhine; ... 9. İş Mahkemesi'nin ... E. (Eski dosya bilgileri: ... 3. İş Mahkemesi ... E.) - Kazazede işçi tarafından açılan tazminat davası ... Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) ... E. - SGK tarafından kazazede işçi ...'a ödenen bedellerin rücuen tahsili istemli, ... 10. İş Mahkemesi ... E. - Müteveffa ... mirasçılarının ölümlü iş kazası neticesinde açmış oldukları maddi-manevi tazminat davası davaları ikame edildiğini, sözleşme hükümleri uyarınca üstlenmiş olduğu iş ve işçileri kapsamında her türlü iş sağlığı ve güvenliğini tesis etmekle yükümlü olan davacı taraf bu yükümlülüğüne riayet etmediği ve yine sözleşme uyarınca İşveren Mali Mesuliyet Poliçesi yapmakla yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir. Görüldüğü üzere davacı tarafın hatalı iş ve eylemleri nedeniyle müvekkili şirket üçüncü kişilere karşı risk ve sorumluluk altına girdiğini, bu nedenle ödemezlik def'i hakkımızı kullandıklarını beyanla ; öncelikle icra takibinin yetkisiz yerde başlatılması nedeniyle ortada geçerli ve yetkili yer icra dairesince yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse, ödemezlik def'imiz de dikkate alınarak davanın esastan reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
- Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/05/2024 tarihli kök raporu ve 02/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
- Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporu,
-... 1.Asliye Ticaret Mahkemesine Talimat yazılarak Mali Müşavir bilirkişiden alınan 24/04/2024 tarihli Bilirkişi raporu,
Mahkememizce 01/06/2023 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...
Beyanında: Ben davalı ... şirketinin 21 yıldan beri çalışırım. Bunun son 5-6 yılı Genel Müdür pozisyonundadır. Taraflar arasındaki davaya konu iş bizim ... Müdürlüğü ile ...-... yol yapım işine ilişkin ... (Mıcır, taş) teminine ilişkindir. Davacı bizim kendisini şantiyeden eşyalarını alarak ayrılmasının istediğimizi beyan etmiş ise de bu doğru değildir. Şöyle ki bu işlerin çalışma prensibini davacı da çok iyi bilir. Biz kendileri ile daha önce farklı projelerde de çalıştık. İdare tarafından yapılan ödemelerde her işte zaman zaman aksaklıklar yaşanır. Bizim davacı ile olan çalışmamızdaki yavaşlama bundan kaynaklı olmuştur. Ancak davacı iddia ettiği gibi işin sürekli olarak durması gibi bir durum söz konusu olmamıştır. Örnek vermek gerekirse 1 hafta kadar iş durur ve tekrar devam ederdi. Davacı işte bu şekilde bir yavaşlama olduğu için ve bu süre zarfında işçilerini ve makinesini başka yerde değerlendirmek istediği için biz de kendisine bu konuda anlayış gösterdik ve başka yerde çalışabileceğini söyledik. Yani davacının, bizim al eşyalarını sök git şeklindeki beyanı doğru değildir. Zaten 81 bin ton imalat yapılmıştır. Bu 120 bin tona tamamlandığında davacı bizden hiçbir hak talep edemeyecektir. Bizim bu aşamada davacıya yol yapım işi devam ederken al eşyalarını git demenin hiçbir mantığı bulunmamaktadır. Davacının hak edişleri düzenli olarak ödeniyordu. Devam eden iş mahkemelerindeki yargılamalar nedeniyle davacının teminatı biz de durmaktadır. Bunun dışında bildiğim kadarıyla ödenmeyen alacağı yoktur. Ham madde ihtiyacı konusunda zaman zaman sıkıntı olmuştur. Ancak yukarıda belirttiğim gibi kısa süreli gecikmeler yaşanmıştır. Bunun sebebi de devletin ödemeleri yavaşlatmasıdır. İş yerinde hırsızlık yaşandığını davacı taraf bize iletti ancak benim bilgim bu davacı söyleminden ibarettir. Davacının hırsızlık iddiasına ilişkin iş yerine polis gelip gelmediği, tutanak tutulup tutulmadığı hususlarını net bilmiyorum. Şantiyedekiler orayı daha iyi bilirler. Sözleşmenin başlangıç tarihini şuan da net hatırlamıyorum. Sözleşmede yazılıdır. İhtilaf tamamen devletin ödemeleri yavaşlatmasından kaynaklanmıştır. Bunun dışında bir sıkıntı olmamıştır. Söyleyeceklerim bundan ibarettir.Dedi.
Davacı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu: Davacı vekilinin sorduğu gibi 29.04.2021 tarihinde ...'ı arayıp aramadığımı üzerinden çok zaman geçtiği için net hatırlamıyorum. Ancak davacı yetkilisi ile zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. Bu görüşmelerin birinde de yukarıda da ifade ettiğim gibi davacının "çok bekleme oluyor ne olacak bu işlerin hali" şeklindeki beyanı üzerine bende kendilerinin mağdur olmaması için başka yerde çalışabileceklerini söyledim. Yoksa eşyalarınızı alın sökün gidin demedim. Hatırladığım kadarıyla iş durana kadar 80 küsur bin ton iş yapılmıştı. Bunların tamamının hak edişleri ve metrajları vardır dedi.
... 1.Asliye Ticaret Mahkemesine Talimat yazılarak alınan 21/09/2023 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ... beyanında: 2018 yılının nisan ayında sözleşmeyi imzaladık. Sözleşme yapıldıktan sonra nisan ayında işe başladık. 2018 yılında yaklaşık 60bin ton taş kırdık. Taşın kırma ve konkasöre yükleme makineli işçiliği bana aitti. Taşın 30 km mesafeden konkasör sahasına taşınması ... firmasına aitti. 60bin tondan sonra ... firması akaryakıt sıkıntısına düştükler. Ödeme zorluğuna düştüler. Yani yakıt alıp da şantiyeye göndermediler. Kendi araçları mazot olmadığı için şantiyeye getiremediler. 2018 sezonu bu şekilde kapandı. 2019 yılında hiç çalıştıramadılar. Bana ait kırıcı makinenin, kendilerine ait araçlarını yakıtlarını ödeyemediler. Aramızdaki asıl sözleşme taşın ocaktan yüklenip akabinde konkasör sahasına getirilmesi ve akabinde kırıldıktan sonra tekrar götürülmesi onlara aitti. Ben sadece taşı kırıp yüklüyordum. Motorin ve hammadde taşın sağlanması tamamen ... firmasına aitti. 2019 yılında hiç çalıştırmadılar diye hatırlıyorum. Hatta şantiye de çalışma olmadığı için kendi sahalarındaki makinemizin kablosunu çalmışlardı. 2020 yılında 21354 ton civarında taş kırdık. Yine motorin alamadılar. Normalde bu iş kısa süreliydi. Motorin alamadıkları için iş uzadı. 2021 yılında da ...'nın genel müdürü ... bana telefon açtı. 2021 yılındaki devülasyon nedeniyle kamu ihalelerinde bir kısım fesihler oldu. İş yeri kapacak, sana yeterinde zarar verdik dedi. Bizim makinemiz tam kapasite ile aylık 30bin kırabilir niteliktedir. Daha fazla bekletme makineni götür dedi. Ben makineyi kaldırmak için resmi olsun diye yazı yazdım. Onlar da kaldır dedi. Ben de makineyi 2021 yılının mart - nisan ayı makineyi kaldırdım. 2021 yılının nisan ayında onların sahasından tamamen çıktık. Faturadan kalan alacağımız vardı. Ödenmesini talep ettim. ... para yok, bütün şantiyeler durdu. Dedi. Biz toplam 200000 ton taş kırılması için anlaştık. Toplamda 81354 ton kırdık. 200000 tonun 120000 tonun altında kalması halinde ... firması ton başı 1,50 TL olmak üzere 200000 tondan kırılan çıkarıldıktan sonra bakiye kısmını ton başı 1,50 TL ödeyecekti. Yaklaşık 119000 ton için ton başı 1,50 TL ödeyecekti. Sözleşme yapılırken bu ton farkının ödeneceğine ilişkin maddeyi özel olarak talep ettim. Çünkü ...'ye kadar makine götürülecek, şantiye kurulacak, kırılacak miktar 200bini tutmaz ise bu genel masrafı karşılamak amacıyla bu madde konulmuştur. Ben ton farkı ile ilgili ... Şirketi ile görüştüm. Alacağımı kabul ediyorlardı. Ancak para ödemiyorlardı. ... firmasının sahibinin bir özelliği vardır. İşçinin parasını verir. Tedarikçilerin parasını vermez. Uzatabildiği kadar uzatır. Normalde bizim anlaştığımız 200000 tonu makinemiz en fazla 1,5 yılda kıracaktı. 3 yıl makine orada bekledi. Hem iş makinesi hem kırıcı makinelerim oradaydı. Gelir de elde edemedik. Çalıştığımda 10 kişi çalışmadığında ise 2 kişi orada bulunuyordu. Onların maaşlarını ödedim. SGK primlerini ödedim. Toplam kırılan taş hak edişle sabittir. Benim bu imalatımı da Karayollarına asfalt yaparak kullandılar. Hak ediş raporlarının asılları ... firmasındadır. Biz de örnekleri vardır. Elimizde olanları da mahkeme dosyasına sunduk. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir. Dedi.
....Asliye Ticaret Mahkemesine Talimat yazılarak alınan 21/09/2023 tarihli celsede dinlenen ... Beyanında: Ben davalı ... İnşaat da şantiye şefi olarak çalışırım, davacı Şirketi bilirim, davacı Şirket ile ... Şantiyesi işinde mıcır/kıram işi için sözleşme yapılmıştır, ... taşerondur, ... mıcır temini yapacaklardı, 2018 yılı 4. Ayında 2020 yılı 7. Ayına kadar mıcır temini yapılmıştır, mıcırların ebatları 0-5, 5-12, 12-25 mm olacaktı, davacı Şirket bu şekilde ebatlar ile yaklaşık 90 bin ton üretim yaparak davalıya teslim etmiştir, buna göre faturalandırma her ay yapıldı, 2020 yılında tedarik konusunda bazı sıkıntılar yaşanmıştır, nedeni de ... Şirketi motorin sağlayamadığından ... üretim yapamamıştır, bu şekilde iki üç günlük aksamalar oluyordu, kantar fişlerini de biz oluşturuyorduk, 2019 yılında Karayollarının ödenekte gecikmesi nedeniyle şantiye hiç açılmamıştır, bu nedenle davacı Şirket işçileri çalışamamıştır, 2020 yılındaki 2 ila 3 günlük aksamaların toplamda ne kadar olduğunu bilemiyorum o süreçte davacı işçilerinin çalışmadığını biliyorum, sözleşme kapsamında 200 bin ton ... üretimi taahhüt edilmişti ancak 90bin ton üretim yapılmıştır, azalmasının nedeni 2019 yılındaki ve 2020 yılındaki aksamalardan olmuştur, 200 binin altındaki üretim taahhüdü gerçekleşmediği takdirde eksik yaptığı ton başına davalı davacı ...'a 1.50-TL fark ödeyecekti, hakediş rapor asılları şantiyelerde bulunmaz, ...'nın merkez şantiyesi olan İstanbul'dadır, bildiklerim bundan ibarettir dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının davalıdan ödenmeyen hak ediş alacağı olup olmadığı ile var ise miktarı, takipte istenen tutarın kadri matuf olup olmadığı noktalarına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairelerinden 2020 yılına ait karşılaştırmalı BA/BS Formları celp edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir ... marifetiyle hazırlanan 03/05/2024 tarihli kök raporu ve 02/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...a) Davacı tarafından ticari defter ve belgeler sunulmadığından inceleme ve değerlendirmenin dava dosya içeriği ve davacı kayıtlarına dayandığı, b) Davacının tonaj farkından kaynaklı alacağının 210.003,06 TL olarak hesaplandığı, c) İşe ilişkin yapılan ödemelerin faturaları ve tarihleri ile birlikte değerlendirilmesi ile hakediş belgeleri incelenerek, sundukları delil, taraflardan temin edilen defter ve kayıtlar ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacının davalıdan cari hesap alacağının 142.149,13 TL olduğu, d) Davalı tarafından hakedişlere ilişkin ödemelerin yapıldığı belirtilmekte olup, ödenmeyen kısmın işçi alacaklarına karşı tutulan kesinti olduğu ve iş kazaları nedeniyle açılan davalar nedeniyle ödemezlik def'i haklarını kullandıkları ifade edildiği, e) Davacı defterlerinin tasdiklerinin zamanında yapıldığı, e- beratlarının alındığı, fatura ve ödemelerin usulüne göre kayıt altına alındığının tespit edildiği, davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığından davacı kayıtları ile ilgili yorum yapılamadığı, Bu çerçevede; f) Davacının davalıdan 18.07.2022 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 379.385,38 TL olduğu, anapara alacak tutarı olan 352.152,49 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar adi kanuni faiz üzerinden faiz talep edilebileceği, 8-h) Davacının ödemezlik defi hakkını kullanıp kullanamayacağı hususunun Sayın Mahkeme tarafındar değerlendirileceği, Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK.'nun 266/ c. 2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkeme'nin yetkisinde bulunduğu, Tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, rapora karşı taraf vekillerince beyan ve itirazda bulunmuştur.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporu özetle; "...a) Davacı tarafından ticari defter ve belgeler sunulmadığından inceleme ve değerlendirmenin dava dosya içeriği ve davacı kayıtlarına dayandığı, b) Davacının tonaj farkından kaynaklı alacağının 210.003,06 TL olarak hesaplandığı, c) İşe ilişkin yapılan ödemelerin faturaları ve tarihleri ile birlikte değerlendirilmesi ile hakediş belgeleri incelenerek, sundukları delil, taraflardan temin edilen defter ve kayıtlar ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacının davalıdan cari hesap alacağının 142.149,13 TL olduğu, d) Davalı tarafından hakedişlere ilişkin ödemelerin yapıldığı belirtilmekte olup, ödenmeyen kısmın işçi alacaklarına karşı tutulan kesinti olduğu ve iş kazaları nedeniyle açılan davalar nedeniyle ödemezlik def'i haklarını kullandıkları ifade edildiği, e) Davacı defterlerinin tasdiklerinin zamanında yapıldığı, e- beratlarının alındığı, fatura ve ödemelerin usulüne göre kayıt altına alındığının tespit edildiği, davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığından davacı kayıtları ile ilgili yorum yapılamadığı, Bu çerçevede; f) Davacının davalıdan 18.07.2022 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 379.385,38 TL olduğu, anapara alacak tutarı olan 352.152,49 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar adi kanuni faiz üzerinden faiz talep edilebileceği,8)h) Davacının ödemezlik defi hakkını kullanıp kullanamayacağı hususunun Sayın Mahkeme tarafından değerlendirileceği, Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK.'nun 266/ c. 2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkeme'nin yetkisinde bulunduğu, Tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, rapora karşı davalı vekili tarafından beyanda bulunmuştur.
... Asliye Ticaret Mahkemesine Talimat yazılarak Mali Müşavir bilirkişi ...'ın tanzim ettiği 24/04/2024 tarihli Bilirkişi raporu özetle; "...Davacı ... Tic. A.Ş.'nin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları Ticari defterlerinin Noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, e-Defter beratlarının zamanında alındığı, tutulması zorunlu Ticari defterlerin 6102 sayılı T.T.K. Ve V.U.K. açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, tespit edilmiştir. Davacı ... Tic, A.Ş.'nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; Davalı ...San. ve Tic. A.Ş.'nin 31.12.2021 kapanış fişinde 142.149,13 TL. borçlu olduğu, tespit edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen ve 02.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren Kazan ... - ... Yolu Malzeme Kırım Sözleşmesine istinaden; Davalı ...San. ve Tic. A. Ş.” nin 210.003,06 TL. borçlu olduğu, tespit edilmiştir. - Davacı ... San Tic. A.Ş.'nin Ticari defter alacağının 142.149,13 TL., Sözleşme alacağının 210,003,06 TL. olmak üzere toplamda 352.152,19 TL alacaklı olduğu..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini, 02.04.2018 tarihli ... Yolu Malzeme Kırım Sözleşmesi'nin
3.1.maddesi kapsamında davacı alt yüklenicinin yaptığı toplam 81.354,20 ton imalata istinaden hak kazandığı fatura alacağı ve sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca 200.000 tonun altına düşen imalat için eksik kalan ton miktarı x 1,50 TL olarak hesaplanan cezai şartın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Davalı ise savunmasında; davacının işi gereken zamanda tamamlamadığı, davacı aleyhine ölen işçi nedeniyle tazminat davalarının açıldığını, ödemezlik defi haklarını kullandıklarını ifade etmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi raporları alınmış; taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede karşılıklı olarak birbirlerini doğruladığı, delil olarak kabul edildiği, davacının Ticari defter alacağının 142.149,13 TL, Sözleşmeden kaynaklı tonaj farkı alacağının 210,003,06 TL olmak üzere toplamda 352.152,19 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Alınan kök ve ek raporlar birbirini doğruladığı görülmekle ayrıca rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Tüm dosya kapsamından; davalının savunmalarının desteklenmediği, işçilik alacaklarına yönelik savunmasının bu davada konu edilen alacak ile ilgili bulunmadığının değerlendirildiği, davacının yaptığı iş kadar (81.354,20 ton imalat) alacağa hak kazandığı, tamamlayamadığı iş yönünden ise sözleşmenin 8.maddesi gereğince cezai şart alacağına hak kazandığı, davacı tarafından yapılan hesaplamanın bilirkişi raporuyla doğrulandığı, bu nedenle davacının icra takibinde konu edilen alacak kadar alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 352.152,19 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına,
2-Alacak likit ve koşulları oluştuğundan hükmolunan toplam alacağın %20si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Alınması gereken 24.055,51 TL harçtan peşin alınan 3.934,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.121,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 3.934,51 TL peşin harç, 6.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 823,50 TL olmak üzere toplam 10.838,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 56.344,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.08/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır