T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/361 Esas
KARAR NO :2025/320
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/09/2019
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/10/2017 tarihinde müvekkilinin ... Mah. ... Cad. ... karşısında bulunan üst geçit üzerinde ... plakalı motosikletiyle seyir halindeyken motosikletin arkasından plakasını ve markasını hatırlayamadığı beyaz renkli bir aracın arkadan çarpması sonucu yaralandığını, kazaya sebep olan sürücünün olay yerinden kaçtığını, bu kaza sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin malul kaldığını, müvekkilinin bu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, sonuç olarak ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; davanın kabulünü, müvekkilinin 31/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde sakat kalması ile kazadan sorumlu firari aracın tespit edilemediği sebebiyle davalı sigorta şirketinden TBK. Md. 54 uyarınca çalışma gücündeki geçici iş kaybı için şimdilik 500 TL ile sürekli iş gücü kaybı için 500 TL, tümünün maddi tazminatının aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 1.000 TL tutarındaki maddi tazminatın tahsilini, tüm yargılama giderlerinin ve vekaletname ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 Sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunduğunu, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’nden Özürlü Sağlık Raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerekiğini, geçici iş göremezlik kaybından doğan zararının tazmini hususunda müvekkili ... Hesabı’nın sorumluluğunun bulunmadığını, ... Hesabı’nın bakıcı giderinden dolayı da sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından davacıya ödenmiş rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğini, ... Hesabı’nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, öte yandan davacı tarafın avans faiz talebi mesnetsiz olup, müvekkili kurum yönünden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebildiği, sonuç olarak ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- Trafik Bilirkişisi Hasan Seis tarafından hazırlanan 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporu,
- Trafik Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 19/04/2024 tarihli bilirkişi raporu,
-... ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı 09.05.2019 tarihli maluliyet raporu
- Aktüerya Bilirkişisi Dilek Kaya Demir tarafından hazırlanan 09/01/2025 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; 31.10.2017 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile maluliyet iddiasına dayalı cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Mahkememizce bozma öncesi verilen kararda; "...huzurdaki davada, Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde düzenlenen ispat yükümlüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davanın reddine dair..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; mahkememizin 23/12/2020 tarihli gerekçeli kararı istinaf edilerek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih, 2021/847 esas sayılı karar ilamı ile eksik araştırma nedeni ile bozularak yukarıdaki yeni esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce bozma öncesi resen görevlendirilen bilirkişi Hasan Seis tarafından hazırlanan 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda "...Davacı sürücü (ehliyetsiz) ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile bahse konu olay yerinde dikkatsiz ve tedbirsiz seyirle direksiyon hakimiyetini kaybederek oluşmasına sebebiyet verdiği tek taraflı kendisinin yaralandığı ve motosikletinin hasarlandığı bu trafik kazası olayının meydana gelmesinde %100 oranın kusurlu olduğunu, Mahkememiz davacı beyanı olan meçhul bir otomobil motosikletime arkadan çarptı şeklindeki açıklamasını dikkate alacak olur ise şayet; davacı sürücü ...'un motosikletine arkadan çarpılması suretiyle yaralanmaya maruz kaldığı bu olayın oluşumunda kusursuz olduğunu, dava dışı meçhul sürücünün ise davacı sürücü yönetimindeki motosiklete arkadan çarpmak suretiyle motosiklet sürücüsünün yaralanmasına sebebiyet verdiği bu olayın oluşumunda %100 oranında kusurlu bulunduğu..." şeklinde alternatifli şekilde görüş beyan edilmiştir.
Bozma sonrası mahkememizce davacının Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen "plakası tespit edilemeyen bir aracın kazaya sebebiyet vermesi sonucu dava konusu kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği ve kazanın gerçekleşme şekli" hususlarında isticvabı için işlem yapılmış; davacı 07/12/2023 tarihli celsede isticvap edilmiş, beyanında özetle ; " 31.10.2017 tarihinde sabah saatlerinde ... Sahil Bulvarından Pendik tarafına doğru seyir halinde iken beyaz hatchback bir araba ile kırmızı ışıkta durduk. Kalkış yaptıktan sonra yol sahil yolu üzerinde tersane kavşağına çıkıyordu. Yaklaşık 20 25 metre yan yana gittik. Daha sonra ben sağ şeride geçtim hızım 60 km. civarındaydı. Önümüzde trafik olduğu için rampadan çıkarken 2'miz de yavaşladık. Daha sonra önümdeki arabanın önündeki tır sol şeride doğru geçince ben rampa da devam ettim. Daha sonra o büyük ihtimalle öndeki yavaşlamayı görmedi ve benim motosikletimin sağ tarafına doğru dokundu. Fotoğraflarda da motosikletin sağ egzozundaki göçük gözükmektedir. Bana sağ egzoz'dan vurdu. O vurunca benim ellerim gidondan kurtuldu. Motosikletin hakimiyetini sağlayamadım ve sol tarafa doğru düştüm. Düşer düşmez motor dönmeye başladı. Kafamı bariyere vurdum. Sağ ayağım bariyerlere sıkıştı. Bacağımdan 4 ameliyat geçirdim. Kalıcı olarak morluk ve ağrı hissi kaldı. Kaza sonrasında abim fotoğraf çekmiş. Motorlun hasarlı şekli gözükmektedir. Ambulansı ve polisi ben kendim aradım. Kaza günü kaza tespit tutanağının yanlış tutulduğunu polise söyledim ancak polis hastaneden çıktıktan sonra trafik tescile gidip kaza tespit tutanağı ile alakalı dilekçe vererek düzeltebilirsiniz. Ancak sonradan gittiğimiz de dilekçeyi düzeltemezsiniz dediler..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacıya, kazaya ilişkin motorun hasarlı ve darbe alan yerlerini gösterir şekildeki fotoğrafları mahkememize sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili 04/03/2024 tarihli delil dilekçesi ile kazaya ilişkin görüntü kayıtlarını dosyaya sunmuştur.
Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda "...Tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde 84 - Araç sürücüleri trafik kazalarında; “d) Arkadan çarpma,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı asli derecede kusurlu olduğu, Yüzde Yetmişbeş (%75), ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: başlıklı; Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. “a) Şerit izleme: 1. Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, Yasaktır.” maddesindeki kuralları ihlal ettiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu, Yüzde Yirmibeş (%25), görüş ve kanaatinde olduğu..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ olunduğu, taraflarca bilirkişi rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş olduğu görüldü.
Yargılamanın sürüncemede kalmaması amacıyla aktüerya raporunda esas alınan ... ... Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nin 18.10.2019 Tarih ve 31568761-641.03.01-E.118876 sayılı yazısı
ekindeki raporuna göre; "1988 doğumlu, ...’un geçirdiği trafik kazasındaki yaralanması 1.Kişinin kalıcı özür oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu,
2.İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,bu süre içinde %100 malul sayılması gerektiğini,
3-İyileşme süresi içersinde başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" mütalaa olunduğu görülmüştür.
Mahkememizce resen görevlendirilen aktüer bilirkişi Dilek Kaya Demir tarafından hazırlanan 09/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda "...Geçici işgöremezlik tazminatının olmadığına, Sürekli işgöremezlik tazminatının 7 32.868,55 TL olduğuna, bu tazminat tutarlarından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasındaki tazminat tutarları dâhilindeki limitlerle sorumlu olduklarına) Dava dilekçesinde belirtilmemekle birlikte, bakıcı gideri tazminatının 8.754,75 TL olduğuna,Bu tazminat miktarlarına temerrüt tarihlerinden itibaren faiz uygulanması gerektiğine..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, dava vekilince 02/04/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamından; 31.10.2017 tarihinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği iddiası ile davacının görmüş olduğu bedeni zarardan dolayı kazanın karşı tarafı belli olmadığından davalıdan maddi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür. Trafik kazasının gerçekleşmesi ve kazanın karşı tarafının belli olmaması halinde davalı sorumlu hale gelecektir. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada davacının kazaya ilişkin ayrıntılı beyanları alınmış; kazaya ilişkin fotoğraflar celp edilmiş ve toplanılan deliller doğrultusunda tekrar kusur raporu alınmış olup alınan raporda dava dışı tespit edilemeyen araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %25 kusurlu bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacının beyanları ve dosya kapsamındaki tıbbi raporların birbirleri ile uyumlu oldukları görülmekle kazanın gerçekleştiği, karşı tarafın tespit edilemediği ve kusur oranının hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen oran olduğu kesin kanaatine varılmıştır. Yargılamanın gelmiş olduğu aşama ve dosya kapsamındaki maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata göre düzenlenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gözetilerek ... ... Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma
Hastanesi Başhekimliği'nin 18.10.2019 Tarihli raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Anılan raporda davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunun belirtildiği anlaşılmakla tazminat hesabı yapılmak üzere dosya aktüer uzmanı bilirkişiye teslim edilmiştir. Alınan aktüer raporu dosya içeriğine, toplanan delillere, Yargıtay içtihatlarına uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan hükme esas alınmış; netice itibariyle davacının zararının verilen hükümdeki gibi olduğu, faiz başlangıcının sigortaya başvuru tarihinden 8 iş günü sonraya isabet eden 10/06/2019 tarihi olduğu ve davalının bundan dolayı sorumlu olduğu kabul edilerek davanın talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezliğe ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 22.542,30 TL harçtan peşin alınan 73,10TL harç ile 1.130,00TL ıslah harcının mahsubu ile 21.339,20TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 8.600,00 TL bilirkişi ücreti, 872,50 TL tebligat ve posta masrafı, 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.516,90 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 9.502,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 73,10 TL peşin harç ile 1.130,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.203,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 52.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul-red oranı dikkate alınarak 1.318,02 TL'nin davalıdan alınarak, 1,98 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.15/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır