T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/478 Esas
KARAR NO: 2024/444
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 03/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketteki hisse oranının %6,52 olduğunu, 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan kararlara karşı muhalefet şerhi konulduğu, 22.06.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurulda alınan kararların iptalinin gerektiğini, kararların şirket esas sözleşmesine ve yönetmeliğin emredici hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurul toplantı gündeminin 3. maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan konunun, şirket yönetim kurulu faaliyet raporu olduğu, yıllık faaliyet raporundaki bilgilerin çok kısıtlı, eksik ve TTK'nın 516. maddesinde belirtilen bilgileri kapsamadığını, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesinin, daha önce alınan genel kurul kararlarına açıkça aykırı olduğunu, şirket içinde gerçekleştirilen önemli bir pay devri gerçekleştirilmiş olup bu konu hakkında herhangi bir bilgi verilmediği, genel kurul toplantı gündeminin 4. maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan konunun, şirket bilanço ve gelir tabloları olduğunu, hiçbir faaliyeti olmayan şirketin tek gelir kaynağının, banka mevduatlarından elde edilen faiz gelirleri olduğunu, cari giderler ve arazi bakım masrafları nedeniyle şirketin nakit mevcudu erimiş olduğundan kaynak girişi yapılmaması halinde gelecek dönemlerde faiz geliri dâhi olmayacağını, davalı şirketin, dava dışı ... A.Ş'nin iştiraki olduğu ancak bir konsolide finansal tablo hazırlanarak genel kurul incelemesine sunulmadığını, şirketin mal varlığında bulunan gayrimenkule yönelik değerlemenin yapılmamış olmasının gerçek dışı finansal tabloların oluşmasına sebep olduğunu, genel kurul toplantı gündeminin 5. maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan konunun, şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve oylanması olduğunu, bir kısım gayrimenkullerin yönetim kurulu üyeleri arasında devir ve temlik edildiğini, gayrimenkullerin değerleme yöntemlerinin tartışma konusu olduğunu, şirketin yönetim giderlerinin arttığını, yönetim giderlerinin ne olduğunun ve nasıl planlandığının da açık olmadığını, genel kurul toplantı gündeminin 6. maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan konunun, şirketin yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi olduğunu, yönetim kuruluna seçilmiş olan ...'nin şirket mal varlığını ve azınlık pay sahiplerini zarara uğratıcı işlemlere devam edeceğini, genel kurul toplantı gündeminin 7. maddesinde yer alan ve oylamaya sunulan konunun, şirket yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395. ve 396. maddeleri uyarınca yetki verilmesi olduğunu, verilen yetkinin, borçlandırıcı ve dolayısıyla azınlık pay sahiplerinin haklarını ihlal edebilecek haksız ve kötüniyetli işlemlere zemin hazırladığını beyanla, 22.06.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan 3, 4, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptaline, şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin hesaplarının yeminli mali müşavir tarafından denetlenmekte olduğunu ve bu bağlamda faaliyet raporunun da yasanın aradığı bütün unsurları içerdiğini, davacının bu hususa ilişkin iddiaları üzerine açılmış davaların bulunduğunu, bu sebepten ötürü derdestlik dava şartı engeli bulunduğunu, genel kurulun 5. maddesine ilişkin ileri sürülen hususların, yönetim kurulu üyelerinin 2022 yılı için ibra edilmelerine engel bir durum teşkil etmediğini, ibra kararlarının ağırlaştırılmış nisaba tabi olmayıp adi nisaba tabi olduğunu, ilgili genel kurul toplantı tutanağına bakıldığında, yönetim kurulu üyesinin 6.768.670 olumsuz, 45.151.030 olumlu oyla, oy çokluğuyla ibra edildiğini, genel kurulda yönetime seçilen ...'nin, genel kurula katılan hissedarların oy çokluğu ile yönetim kuruluna seçildiğini, genel kurulun 6. maddesinde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığını, yönetim kuruluna TTK m. 395 ve 396 gereğince yetki verilmesinde hukuka aykırı bir hususun bulunmadığını, yönetim kurulu üyesinin şirketle işlem yapabilmesi veya şirketle rekabet edebilmesi için bu konuda kendisine genel kurulca izin verilmesi gerektiği, şirkete kayyım atanması için gerekli şartların sağlanmadığını, davacının ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (birleşen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas), ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı davalarında da aynı gerekçelerle kayyım tayini talebinde bulunduğunu, mahkemeler tarafından davacının bu taleplerinin reddedildiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu özel amaçlı inceleme raporunun gerçeklikten uzak ve delil niteliği taşımayan bir rapor olduğunu, raporun yeterli inceleme yapılmadan ve bir kaç evrak üzerinden yapılan inceleme ile düzenlendiğini, mali hususlardaki inceleme ve bilirkişi raporlarının rakamsal tespitlere dayalı olmak zorunda olduğunu, raporu hazırlayanların sıkça yorum yoluna başvurduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacının kayyım atanması talebi mahkememizce, kayyım atanması için yaklaşık ıspat ve hukuki bir gerekçe olmadığından red edilmiştir.
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyasında da aynı genel kurula ilişkin başka bir ortağın açtığı genel kurul kararlarının iptali dava dosyası ... sayılı kararı ile dosyamız ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası ile birleşmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısı için 22/06/2023 tarihinde şirket merkez adresinde toplanıldığını, toplantıda 2022 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporu, 2022 yılına ait bilanço ve gelir tabloları, yönetim kurulunun ibrası, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395.ve 396.maddelerinde öngörülen yetkilerin verilmesi hususlarında davacı tarafından olumsuz oy kullanılarak toplantı tutanağına muhalefet şerhi düşüldüğünü, bu kararların iptali gerektiğini beyanla, genel kurulun 3, 4, 5 ve 6 numaralı maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iptali istenen genel kurula katıldığını ve eleştiri düzeyinde kalan beyanlarda bulunduğunu, aksi görüşler bildirdiğini ancak kararlara muhalif olmadığını, bu nedenle TTK gereğince öngörülen dava şartının gerçekleşmediğini, davalı şirket ortaklarından ... tarafından aynı gene kurul kararlarına karşı ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın birleştirilmesine, esas yönünden ise davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
Davaya konu genel kurul kararı, hazirun cetveli ve ilgili belgeler getirtilip incelenmiştir. Davacı ve birleşen davacının her birinin %6,52 civarında pay sahibi olduğu, davaya konu genel kurula katılıp muhalefet şerhi yazdırdığı görülmüş, davalının usuli itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı tarafça iddia edildiği gibi aynı genel kurula ilişkin başka bir derdest dava olmadığı anlaşılmıştır.
Genel kurulda alınan dava konusu kararların, 6.768.670 olumsuz oya karşılık 45.151.030 olumlu oyla alındığı, ibra ve TTK'nın 395 ve 396. Maddelerine göre yönetim kuruluna izin verilmesine ilişkin genel kurul kararlarında geçerli olumlu oyun 9.024.891 olduğu, muhalif oyun 6.768.670 olduğu, olumlu oy kullanan ... A.Ş'nin hakim ortak ve %70 civarında pay sahibi olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce seçilen 1 mali müşavir, 1 nitelikli hesaplama uzamnı, 1 bağımsız denetçiden bilirkişi 19/02/2024 tarihli raporunda özetle; " Davalı şirket ana sözleşmesinde yönetim kuruluna ücret ödenmesine ilişkin bir yasak bulunmaması nedeni ile TTK m. 394 ve 408 hükümleri karşısında, genel kurulun bu maddesine ilişkin kararında yasaya aykırılık bulunmadığını, yıllık faaliyet raporundaki bilgilerin asgari unsurları taşımadığı ve TTK m. 516'da belirtilen bilgileri kapsamadığını, dolayısıyla 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'un 3. maddesinin bu yönüyle hukuka aykırılık barındırdığını, davalı şirketin 2022 yılı Genel Kurulu'na sunulan finansal tablolarının ve faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığı, dürüst resim ilkesine uygun olmadığını ve 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'un 4. maddesinin hukuka aykırılık barındırdığını, finansal tablolar ve faaliyet raporu dürüst resim ilkesine uygun olmadığından, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'un 5. Maddesinin de hükümsüz hale geldiğini, yeni yönetim kurulunun seçimine ilişkin oylamada kanun ve anasözleşmeye uyulması ve ...'nin şirket malvarlığını ve azınlık pay sahiplerini zarara uğratıcı işlemlere devam edeceğini ortaya koyan bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığını, dolayısıyla 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'un 6. maddesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, şirketle işlem yapma, borçlanma ve rekabet yasağı izinlerinin verilmesi yönündeki genel kurul kararının, Genel Kurul'un yasa ile verilen böyle bir yetkisi olması karşısında, davalı şirketin genel kurulunun TTK m. 395 ve 396 izinlerini vermesinde yasaya aykırılık bulunmadığını, dolayısıyla 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'un 7. maddesinin hukuka aykırı olmadığını, 22.06.2023 tarihli Hazirun Cetveli'nden de anlaşılabileceği üzere, tüm hissedarların ihtilaf konusu genel kurula iştirak ettiklerinı, toplantı yeter sayısının sağlandığını, 22.06.2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı nazara alındığında, ağırlaştırılmış nisabı gerektirecek bir gündem maddesinin bulunmadığı ve bu yönüyle TTK m.418/f.2'de aranan karar yeter sayısının sağlandığını, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin Genel Kurul'un 5. maddesinin oylamasına, oydan yoksun payların da katıldığı ve fakat bunun karar yeter sayısının sıhhatine etki etmediğini, şirketle işlem yapma, borçlanma ve rekabet yasağı izinlerine ilişkin 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'un 7. maddesinin oylamasına, oydan yoksun payların da katıldığı ve fakat bunun karar yeter sayısının sıhhatine etki etmediğini " bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu mahkememizce gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli, yeterli görülmüş, itirazlar red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davalar, davalı şirketin 22.06.2023 tarihli Genel Kurul'unda alınan genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir.
Oylamada karar yeter sayısında bir eksiklik olmadığı, oydan yoksun pay sahiplerinin katıldığı ibra ve izin kararlarının diğer pay sahiplerinin çoğunluk oluşturan olumlu oylarıyla da olumlu alındığı anlınmıştır.
Alınan bilirkişi raporundan, şirketin yönetim kurulu faaliyet raporu, finansal raporların gerçeği yansıtmadığı, eksik olduğu, TTK'ya göre taşıması gereken asgari bilgileri içermediği, bunun kanuna aykırı olduğu, bu şekilde hakim ortak tarafından alınan kararlarla azınlık pay sahiplerinin zarara uğrama ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle bu kararların ve bunlarla bağlantılı olan ibra kararının iptaline, diğer maddeler yönünden bir aykırılık görülmediğinden davanın kısmen reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Asıl ve birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı şirketin davaya konu 22/06/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 3,4 ve 5 nolu genel kurul kararlarının iptaline, 6 ve 7 nolu kararlar yönünden asıl ve birleşen davanın reddine,
2-a) Asıl dava yönünden alınması gerekli 427,60TL karar harcının, davacının peşin yatırdığı 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Birleşen dava yönünden alınması gerekli 427,60TL karar harcının, birleşen davacının peşin yatırdığı 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-a) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ayrı ayrı hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ve birleşen davacıya ayrı ayrı verilmesine,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince asıl ve birleşen davada ayrı ayrı hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ve birleşen davacıdan ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine
4-a)Yargılama nedeniyle harcanan asıl davada 539,70 TL harç ve 22.907,50 TL yargılama giderinden kısmen kabul kısmen red oranına göre hesaplanan 13.744,50 TL yargılama giderinin toplamı olan 14.284,2 TL'nin davalıdan alınarak asıl davacıya verilmesine,
b) Yargılama nedeniyle birleşen davada harcanan 539,70 TL harçlar, 165,00 TL yargılama giderinden kısmen kabul kısmen red oranına göre hesaplanan 123,75 TL yargılama giderinin toplamı olan 663,45 TL'nin davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine,
c) Davalının yaptığı giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır