T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/482 Esas
KARAR NO: 2024/516
DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/08/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile, İstanbul İli, ... İlçesi ... Mah. ... ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki yapımı davalı şirket ... A.Ş tarafından üstlenilen ... İstanbul projesinin 3. Etap B Blok yapım işi kapsamında davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 25.10.2021 tarihli ... sayılı Cephe İşleri Kısmi Sarf ve Ana Malzeme Temini Sözleşmesi ve ... sayılı Cephe İşleri İşçilik Sözleşmesi akdediliğini, proje kapsamında sözleşmede belirtilen çeşitli işlerin müvekkili şirkete taşere edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten 1.004.655,60 TL alacaklı olduğunu, teminat olarak teslim edilen çeklerden dolayı davalı şirkete borcu bulunmadığını, çeklerde tarih ve keşide yeri olmadığından geçersiz olduğunu ve kambiyo senedi vasfında olmadığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmelerde kararlaştırılan tüm edim ve yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müvekkili şirketin üstlendiği işin tamamlandığını, diğer müvekkili ... ...'in söz konusu teminat çeklerine şirket ortağı ve yetkilisi olarak ... sıfatıyla imza attığını, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından ... sıfatıyla imza atan müvekkilinin de davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde yapımı davalı şirket ... A.Ş. tarafından üstlenilen “... ” projesinin “3. Etap B Blok Yapım İşi” kapsamında davalı şirket ile müvekkil şirket arasında akdedilen 25.10.2021 tarihli ... sayılı Cephe İşleri Kısmi Sarf ve Ana Malzeme Temini Sözleşmesi ve ... sayılı Cephe İşleri İşçilik Sözleşmesi kapsamında taşeron olarak çalışan müvekkili şirketin, davalı şirkete teminat olarak teslim ettiği ve diğer müvekkilinin ... olduğu, ... Bankası A.Ş'ye ait ... çek seri numaralı 750.000,00 TL bedelli, ... çek seri numaralı 750.000,00 TL bedelli, ... çek seri numaralı 750.000,00 TL bedelli ve ... çek seri numaralı 750.000,00 TL bedelli çeklerin davalıya verildiğini, bu nedenle çeklerin tarihsiz olarak teslim edildiğini, teminat mektubu davalıya verildiğinde çeklerin geri alınacağının kararlaştırıldığını, teminat mektubu alamadıklarından çeklerin davalıda kaldığını, iş bitmesine rağmen çeklerin iade edilmediğini beyanla, teminat çeklerine ilişkin borçlu olmadığının tespitine, öncelikle teminatsız veya mahkeme tarafından makul görülecek teminat mukabilinde 2004 sayılı İİK'nun m. 72/3 uyarınca davaya konu çeklerin ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten müvekkillerinin söz konusu çeklerden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı ... Cephe Sistemleri arasında müvekkili şirketin yapımını üstlenmiş olduğunu ... Etap B Blok Projesi kapsamında 25/10/2021 tarihli Cephe İşleri Kısmi Sarf ve Ana Malzeme Temini Sözleşmesi ve aynı Projede 25/10/2021 tarihli Cephe işleri işçilik sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar arasında var olan ticari ilişkiye istinaden davacı tarafından verilen bir kısım çeklerin teminat niteliğinde olduğunun iddia edildiğini ve çeklere ilişkin olarak borçlu bulunmadığınnı tespitinin talep ettiğini, ilgili çeklerin teminat niteliğinde olmadığını ve ödeme aracı olarak müvekkili şirkete verildiğini, bu suretle müvekkili şirket tarafından da vadesi gelen alacaklarının bu şekilde tahsil edilmiş olduğunu, davacı iddiaları kapsamında sözleşmesinin 9.3. Maddesinde 3.000.000,00 TL tutarlı teminat çekinden bahsedilmekte olduğunu, dava konusu çeklere ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, bu itibarla davacı yanın ilgili çeklerin teminat çeki olduğu iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirildiği ve bu suretle taraflar arasındaki ticari ilişkinin tasfiye edilmesi gerektiği iddia edildiğini, ancak mahkemece yapılacak incelemede görüleceği üzere davacının sözleşmeler gereği taahhüt ettiği işi süresinde ve ayıptan ari olarak ifa edemediğini, akdedilen cephe işleri işçilik sözleşmesinin, işin süresi ve iş programı ve organizasyon başlıklı 7. Maddesi hükmü gereği, işi geçici kabule hazır hale getirmiş olması gereken davacı yanın işi süresi içerisinde geçici kabul hazır hale getirmediğini, hali hazırda davacının ayıplı imalatından kaynaklı olarak işlerin devam ettiğini, davacı yana müvekkili şirket tarafından işin süresinde ve usulüne uygun olarak yapılması için gerek yazılı gerekse mail yolu ile birden fazla kez bildirim yapılmış olmasına karşın davacı yanca bugüne kadar sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükler yerine getirilmediğini, gecikme nedeniyle davalının davacıdan Sözleşmenin 17. Maddesi gereği gecikme cezası alacağı olduğunu, davacı ... ... olduğundan temel ilişkiden bağımsız borçlu olduğunu, davacı şirketin öne sürdüğü bedelsizlik defini ileri süremeyeceğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca taraflarca delil sözleşmesi imzalanmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin diğer şartlar başlıklı 36.3 maddesinde, davacının ticari defter ve kayıtları ile diğer davacı ürünü yazışmaların huzurda görülen davada delil niteliği olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede kesin delil başlıklı düzenlemenin mevcut olduğu göz önüne aldığında, somut uyuşmazlığın çözümünde ancak müvekkili şirketin ticari defter ve mali kayıtları ile her türlü bilgisayar kayıtlarının ve müvekkili şirketin ürünü yazışmalarının kullanabileceğinin açık olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi mahkememizce red edilmiştir.
Sunulan belgeler incelenmiş, deliller toplanmıştır. Bilirkişi nicelemesi keşfen yapılmış, raporlar alınmıştır.
Mahkememizce seçilen 1 mali müşavir, 1 nitelikli hesaplama uzamnı, 1 mimar bilirkişi 15/03/2024 tarihli raporunda özetle; "Senedin zorunlu unsur niteliğini taşıyan düzenleme yeri ve düzenleme tarihi eksik olan çeklerin kambiyo senedi vasfı taşımadığı, bu hususun hem davacı şirket hem de davacı gerçek kişi tarafından defi olarak öne sürülebileceğini, kıymetli evrakların teminat olarak verildiğini ispata yarar bir bilgi ya da belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığından, kambiyo taahhüdünün bağımsızlığı ilkesi gereği kıymetli evrakın verilme nedeni olan temel ilişkiye bağlı olmadan kıymetli evrakı tanzim eden davacı şirketin 3.000.000,00TL borçlu olabileceği, somut uyuşmazlıktaki kıymetli evrakın teminat senedi olduğunun sözleşmede belirlendiği sonucuna varılır ise temel ilişkiye bağlı kalarak kıymetli evrak tanzim eden davacı şirketin borçlu olmayacağı; davacı gerçek kişinin aval veren sıfatından kaynaklı olarak şekle aykırılıktan başka bir sebeple, yani somut olayda çekin niteliğinin teminat olması sebebiyle borçlu olmadığının ileri sürülemeyeceğini, Davacı taraf yasal defterlerine göre; davalı hesaplarının ... hesabında takip edildiği, 29.08.2023 tarihi itibariyle davalıdan 4.004.655,58 TL alacaklı olduğu; davalı taraf yasal defterlerine göre; davacı hesaplarının ... hesabında takip edildiği, 29.12.2023 tarihi itibariyle davacıdan 2.219.454,47 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki fark olan 6.155.720,66 TL’lik kısmın, davacının davalı adına düzenlediği 3 adet toplamı 6.155.720,66 TL olan faturalardan, kalan 68.389,39 TL ise davalı tarafından davacı adına yapılan SGK ödemeleri ve huzurdaki davaya konu masraflardan oluştuğu; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 3 adet 6.155.720,66 TL olan faturaların davacı kayıtlarına alınıp davalı kayıtlarına alınmadığını, dava konusu çeklerin her iki tarafın da cari hesabında takip edilmiş olup teminat için alınan ya da verilen çekler hesabında izlenmediği ancak her iki tarafın da cari hesap işlemlerinde söz konusu çeklerin 29.08.2023 tarihinde "teminat çek tahsili" açıklaması ile kaydedildiğini, verilen çekler dışında avans ödemesi karşılığında veya teminat mektubu olarak davacı tarafça davalıya verilmiş bir teminatın dosya kapsamında yer almadığının müşahede edildiğini, dosyaya sunulan çeklerin davacıya teslim edildiği 29.08.2023 tarihinde 750.000,00TL ... çek açıklaması ile, 29.08.2023 tarihinde 750.000,00TL ... çek açıklaması ile, 29.08.2023 tarihinde 750.000,00TL ... çek açıklaması ile, 29.08.2023 tarihinde 750.000,00TL ... çek açıklaması ile toplam 3.000.000,00TL tutarında çek ödemesi işleminin yapıldığı, belirtilen çeklerin davacı tarafından tahsil edilip edilmediğinin dosya kapsamında yer almadığını, keşif mahallinde, ayıplı imalat olarak gösterilen dış cephe uygulamalarında, işçilik kaynaklı ayıplı bir imalat tespit edilmediği, ayıpların detay ve malzeme kaynaklı olduğunu, ayıpların detay ve malzeme kaynaklı olduğundan bahisle davacı alt yüklenicinin ayıptan sorumlu olmadığı, davalının temin ettiği malzemeye ilişkin risklerin kendi üzerinde olduğu, yüklenicinin, işsahibinin sağladığı malzemenin ayıplı olup olmadığını kontrol ederek, ayıplı malzemenin bulunması halinde bu durumu işsahibine bildirmesi gerektiği, davacının "yatayda cama dışarıdan baskı yapan bir kuvvet olmaması nedeniyle fitil cama basmamaktadır. Bu da cam ve havanın bu noktadan içeri kaçmasına neden olmaktadır." hususuna ilişkin olarak bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, buradan hareketle belirtilen noktada eserdeki ayıptan dolayı sorumlu olmadığı, dosya kapsamında anılan bildirimde yer alandan farklı ayıplar için gönderilmiş bir bildirime rastlanılamadığı, şayet davalı taraf farklı hususlarda da bildirim yaptığına ilişkin belgeleri dosyaya sunar yahut Mahkemece bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiği kanaatine varılır ise davacının anılan bildirimde yer alan hususlardan farklı ayıplardan da sorumluluğunun bulunmadığının ifade edilebileceğini, 28.03.2022 tarihinde ön testlerin başladığının belirtildiği, bu da sözleşmenin 7.2. maddesinde açıklanan süresi içinde uygulamanın testinin başladığına işaret ettiği, ayrıca gecikmeye ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, noterden ihtarname vb. bulunmadığı, dosya kapsamında gecikme olduğuna dair bir kanaat oluşmadığından cezai şart koşulları oluşmadığının ifade edilebileceğini," bildirmişlerdir.
İtiraz üzerine ve kök raporda hesaplama yapılmamış olması nedeniyle ek rapor alınmıştır.
Alanına ek raporda özetle; "Mahkemece kıymetli evrakın zorunlu unsur niteliğini taşıyan düzenleme yeri ve düzenleme tarihinin çeklerde yer almadığı kanaatine varılır ise, eksik olan çekler geçerli olarak doğmadığından, bu hususun hem davacı şirket hem de davacı gerçek kişi tarafından defi olarak öne sürülebileceğini, Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmede kıymetli evrakın vasıf ve unsurları yazılarak açıkça atıf yapıldığı, somut uyuşmazlıktaki kıymetli evrakın teminat senedi olduğunun sözleşmede belirlendiği sonucuna varılır ise temel ilişkiye bağlı kalarak kıymetli evrak tanzim eden davacı şirketin borçlu olmayacağını, davacı gerçek kişinin aval veren sıfatından kaynaklı olarak şekle aykırılıktan başka bir sebep ileri sürülemeyeceğini, bu konularda kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiğini, 30.01.2023 tarihine kadar eksikleri tamamlanması için süre verilerek geçici teslimi ... tarafından kabul edilmiş işler için; bu tarihten sonra da eksiklikler bulunduğunun tespiti nedeniyle teknik olarak; %5 mertebesinde kesinti yapılmasının hakkaniyet çerçevesinde uygun olacağı; taraflar arasında 25.10.2021 tarih ... sayılı 5.084.999,09 TL + KDV bedelle ... 3. Etap B blok Cephe İşleri Kısmi Sarf ve Ana Malzeme Temini Sözleşmesi ve 25.10.2021 tarihli ... sayılı 7.915.000,91 TL + KDV bedelle Cephe İşleri İşçilik Sözleşmesi olmak üzere 2 adet sözleşmeye göre; KDV dahil toplam sözleşme bedelinin 13.000.000,00 TL+2.160.000,00 TL KDV =15.600.000,00 TL olduğu dikkate alındığında; 15.600.000,00TL + %5 = 780.000,00TL (KDV dahil) kesintinin uygun olacağı, teknik olarak dosya kapsamından gecikme olduğuna ilişkin bir kanaat oluşmamakla birlikte, gecikme olduğunun mahkemece kabulü halinde, sözleşmeye göre toplam bedel üzerinden %0,5 (binde beş) oranında cezai şart kesintisi uygulanması gerektiğini" bildirmiştir.
Yargılama aşamasında davaya konu çekler tahsil edildiğinden, davamız istirdata dönüşmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında yapılan kısmi malzeme ve kısmi saf sözleşmesi ile işçilik sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği iddia edilen 4 adet çek nedeni ile menfi tespit istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında çeklerin tahsil edildiği ve talebin istirdata dönüştüğü anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 25.10.2021 tarih ve ... sayılı 5.084.999,09 TL + KDV bedelle ... Etap B blok Cephe İşleri Kısmi Sarf ve Ana Malzeme Temini Sözleşmesi, 25.10.2021 tarihli ve ... sayılı 7.915.000,91 TL + KDV bedelle Cephe İşleri İşçilik Sözleşmesi olmak üzere 2 adet sözleşme imzalandığı, toplam sözleşme bedellerinin 13.000.000,00TL+2.160.000,00TL KDV =15.600.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 9. Maddesine göre davacının davaya konu çeklerin tarih kısmını boş bırakarak, davalıdan alınan avans karşılığında teminat amaçlı davalıya verdiği, bunun dışında sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca ayrıca teminat mektubu sunması gerektiği ancak vermediği anlaşılmaktadır.
Alınan bilirkişi raporlarından, davacının işini sözleşmeye göre süresinde yaptığı, gecikme olmadığı, bir kısım eksikliklerin olduğu, ayıpların davalının temin ettiği malzemeden kaynaklandığı ve davacının bildirim yükümlülüğünü mail ile yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ek raporu ile, bir kısım eksikliklerin bulunduğu ve bunun toplam işin %5 seviyesinde olduğu, sözleşme toplam bedelinin %5i üzerinden hesaplama yapıldığında 780.000,00TL edeceği, bunun dışında kalan kısmın davalı tarafından iade edilmesinin uygun olacağı kanaati bildirilmiş, mahkememizce de dosyadaki belgeler incelenerek bu tespite iştirak edilmiştir. Ayıplı imalat ve gecikme olmadığı anlaşıldığından davalının bu taleplerine itibar edilmemiş, eksiklik nedeniyle bilirkişinin tespit ettiği oranda kesinti yapılması mahkememizce hakkaniyete uygun görülmüştür.
Bilirkişi ek raporundan sonra davacının talebi üzerine mahkememizce ara kar ile, 2.220.000,00TL üzerinden teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davacı taraf teminat alınmasına itiraz etmiştir.
Davalı taraf savunmasında, şekle aykırılık dışında davacı avalistin iddiasının dinlenemeyeceği ileri sürülmüş ise de, ... davacının davacı şirketin yetkilisi olduğu, çeklerin veriliş nedeninin alınan avans olduğu ve bunun karşılığında iş yapılacağının teminatı olarak verildiği, iş yapıldığına göre çeklerin iadesi gerektiği, çeklerin karşılığının iş yapılarak ödenmiş olduğu, dolayısıyla ödeme ile avalistin de sorumluluktan kurtulacağı kabul edilerek bu savunmaya mahkememizce itibar edilmemiştir.
Taraflar arasında 25.10.2021 tarihinde yapılan iki adet sözleşme uyarınca davacının avans karşılığı teminat amaçlı verdiği, davaya konu, her biri 750.000,00 TL bedelli ... ve ... seri numaralı, ... Bankası muhataplı, keşidecisi davacı şirket olan çeklerin 29/08/2023 tarihinde davalı tarafça tahsil edilip hesaba kayıt edildiği, oysa bu çeklerin sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca verildiği, iş yapıldığına göre çeklerin iadesi gerekirken yapılmadığı, davacının %5 oranında eksik işi bıraktığı, bunun karşılığının ise bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere 780.000,00TL olması gerektiği, bu durumda 2.220.000,00TL yönünden davacının hıklı olduğu ve yapılan bu tahsilatın haksız olduğu, cari hesap ilişkisinden kaynaklı ayrı bir alacak verecek olup olmadığının ayrı bir davanın konusu olduğu, bu haliyle davaya konu çeklerin teminat amaçlı verildiği sabit görüldüğünden, kesinti miktarına denk gelen kısım hariç olmak üzere davanın kabulüne, eksik işlere denk gelen kısım için ise talebin reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davaya konu her biri 750.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, ... Bankası muhataplı, keşidecisi davacı şirket olan çekler nedeni ile, 780.000,00 TL hariç davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yapılan 2.220.000,00 TL tahsilatın, 29/08/2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, 780.000,00 TL yönünden davanın reddine,
2-Davacı tarafın teminat alınmamasına yönelik talebi yerinde görülmediğinden reddine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 151.648,20 TL alınması gerekli harçtan, peşin alınan 51.232,50 TL harcın mahsubu ile 100.415,7 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Kabul edilen değer ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 249.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Reddedilen değer ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 115.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 24.848,75 TL yargılama giderinden ve 1.912,35 TL keşif harcının kabul/red oranına göre 19.803,21 TL'nin ve davacı tarafça peşin ödenen 51.232,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Davalı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 15.000,00 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre 3.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır