T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/576 Esas
KARAR NO: 2024/209
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/09/2023
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 18/10/2023 tarihli dava dilekçesi ile, 22.04.2016 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkili davacı ... ağır yaralanmış olduğunu ve kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ... plakalı aracın karıştığı kazanın oluşumunda davalı şirket sigortalısı araca/sürücüsüne %100 kusur atfedildiğini, müvekkilinin ise herhangi bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin ağır yaralanmış olduğunu ve kalıcı sakatlığı bulunduğunu ve ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi olup işbu dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere kazaya sebep olan ... plakalı sürücü, K.T.K kurallarına riayet etmediği, döner kavşaklarda dönüş kurallarına uymadığı ve hızını azaltmadığı için söz konusu kaza meydana gelmiş ve sürücüye %100 kusur atfedildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin vücudunda kırıklar meydana gelmiş ve halen asgari ihtiyaçlarını gidermekte zorlandığını beyanla; meydana gelen trafik kazası sonucu ağır yaralanan müvekkil için HMK 107. maddesi uyarınca 500,00TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00TL bakıcı gideri tazminatı ve 100,00TL SGK tarafından karşılanmayan sağlık giderleri olmak üzere şimdilik 1.600,00TL olarak talep ettiğini ancak yapılacak tahkikat neticesinde miktarı tam olarak belirlenecek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirkette tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 08/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ile, dava konusu kazaya karışan ... plakalı, ... adına kayıtlı araç ... poliçe numarası ile 17.08.2015 - 17.08.2016 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat talepleri Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, ödeme tarihi itibarı ile hesaplama yapılması halinde müvekkil sigorta şirketinin ödemesi gereken bakiye tazminatının bulunmadığını, davacının maluliyet oranının özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik'e göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan maluliyet raporu Yargıtay bozma ilamına uygun olmadığını, dava dilekçesi ekinde ... Üniversitesi'nin 26.04.2023 tarihli maluliyet raporu sunulduğunu, ve söz konusu rapor Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin ...sayılı dosyasında verilen 01.04.2023 tarihli ara karar üzerine düzenlenmiştir. Söz konusu ara karar da, celp edilen tahkim dosyası evraklarından anlaşılacağı üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/10722 E. Sayılı Bozma Kararı üzerine verildiğini, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, ayrıca dava konusu kaza meydana geldiği esnada davacının bisiklette sürücü olduğu dikkate alındığında, kask ve koruma gözlüğü takıp takmadığı hususu önem arz ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının koruyucu tertibat kullanmamış olması halinde, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde hesaplamanın, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri poliçe kapsamı dışında kaldığından her halde bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sgorta şirketi tarafından 04.10.2016 tarihinde davacıya yapılan ödeme ile davacının dava konusu kaza nedeniyle tüm zararları karşılanmış olduğundan davanın reddini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararlarına ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talepler yönünden her halde davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; davacının -var ise- dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet oranının (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/10722 E. Sayılı dosyasında vermiş olduğu Bozma ilamı doğrultusunda) “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e” hükümlerine göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine, kusura ilişkin itirazlarımızın kabulü ile tarafların kusur durumunun belirlenmesi istemiyle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek kusur raporu alınmasına, aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı siciline kayıtlı aktüerler tarafından TRH 2010 Tablosu 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılmasına, sosyal Sigortalar Kurumu’na yazı yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen - bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tutarı ile tenzile tabi olup olmadığının sorulmasına, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olup olmadığının araştırılarak bu halde halinde teminatın paylaştırılmasına, mahkemece faize hükmedilmesi durumunda dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekili 28/03/2024 tarihli dilekçesi ile; davalı taraflar ile sulh olunduğunda taraflara vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 01/03/2024 tarihli dilekçesi ile; tarafların sulh olduğunu ve davacı yandan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir.
Davacının davasından feragat ettiği, feragatin yasanın aradığı koşulları taşıdığı görülmekle, davacının davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60TL karar harcının, davacının peşin yatırdığı 269,85TL harçtan mahsubu ile eksik 157,75TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyadaki artan gider avansının talep halinde davacıya iadesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.03/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır