T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/710 Esas
KARAR NO :2025/341
DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/11/2023
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 23/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 10.02.2020 tarihinde "... ...Tasarım Hizmetleri Teklifi" isimli mimari sözleşme akdedildiğini, söz konusu projenin teslimi ve belediyeden inşaat ruhsatı alınması hususlarında davalı taraf gereken özeni göstermediğini, otel projesine vaktinde başlanılamadığını, bu sebeple müvekkili firma tarafından alınan inşaat ruhsatında bazı tadilatlar yapılması için tekrar Belediyeye başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili firmanın davalıya, 31.03.2023 tarihinde, imzalanan mimari sözleşmeyi sürdürüp sürdürmeyeceğini bildirmesi bakımından, ihtar çektiğini, davalı tarafın, tadilat ve değişikliklerin sözleşme kapsamında olmadığını, 11.04.2023 tarihinde gönderdiği mail aracılığıyla müvekkili firmadan, tadilat ve değişikliklerin kapsamını dahi öğrenmeden, 4.676.953,00 TL talep ettiğini, zorunlu tadilat ve değişikliğe ilişkin alınan olumsuz cevaba istinaden müvekkili firma, 10.04.2023 tarihinde karşılıklı muvafakat verilerek sözleşmenin feshedilmesi yönünde davalı tarafa ihtar çektiğini, 4.676.953,00 TL bedelli teklifin yarısı (2.338.476,50 TL)
karşılığında muvafakat vereceğini müvekkiline mail yoluyla bildirdiğini, Projenin bu denli gecikmesi tamamen davalı tarafın kusurundan kaynaklandığını, uğranılan tüm bu zararların tazmini ile projeye devam edilmesi için yetki ve izin
verilmesini talep etmiş olmakla; özen borcuna aykırı surette hazırlanan ve tüm ihtarlara rağmen üzerinde zorunlu tadilat ve değişiklik yapılmayan mimari proje sebebi ile uğranılan tüm zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız, değer artırımı ve ıslah haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 (Ellibin)TL ‘nin yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini, davalı tarafından kötü niyetli şekilde devamı engellenen projeye devam edilmesi için tarafımıza yetki ve izin verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesine, hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 08/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme ile kendisine yüklenen edimlerini süresi içerisinde eksiksiz olarak yerine getirdiğini, tüm mimari projeler hazırlanmış, sözleşmesel yükümlülüklerini ifa etmesine binaen ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü nezdinde 30.06.2020 tarihinde ilgili projenin yapı ruhsatı alındığını davacı işveren yetkilisi Serhat Karsu tarafından işbu yapı ruhsatı imzalanmış yapı ruhsatının alınması ile müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerinde getirdiğini, Müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davacı tarafından sözleşme kapsamında olmayan tadilat ve proje değişikliğinin müvekkil tarafından yapılması talebinde bulunulmuşolupmüvekkilinin de butaleplerin sözleşmesel yükümlülüğünün dışında kaldığından bahisle, Mühendis, Mimar Ve Şehir Plancıları Asgari Ücreti tarifesine göre yapılacak ek ödeme ile tadilat & proje değişikliğinin yerine getirebileceğini ifade ettiğini, davanın reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini, talep etmektedir.
DELİLLER:
- Taraflar arasında akdedilen sözleşme, ihtarname, Ticari kayıtlar
- Mali Müşavir ..., Mimar ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından hazırlanan 11/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 03/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Taraflar arasında imzalanan mimari proje sözleşmesinin uygulanmasının gecikmesinde davalının kusuru olup olmadığı ile ; gecikmeden ötürü davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa bunun miktarı ile davalının bu zararı gidermekle yükümlü olup olmadığı davacının talebinin sözleşme kapsamında olup olmadığı noktalarına ilişkin tazminat davasıdır.
Dava konusu ... ... 2000 ada 6 nolu parselin yapı kayıt belgesinin ve mimari projesinin bir örneği celp edilmiştir.
TMMOB'tan asgari ücret tarifesi celp edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir ..., Mimar ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından hazırlanan 11/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 03/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu özetle; "...Davacının talep ettiği tadilatların sözleşme kapsamında olup olmadığı,
davacının dava dilekçesinde proje tadilatının detayları hakkında detay belirtmediği, aynı zamanda mimari hizmet sözleşmesi kapsamında,“tadilat” ile ilgili herhangi bir maddeye rastlanılmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, muhasebe kayıtlarını usulüne uygun olarak
kaydetmiş olup davalı yana 250.000,00 TL avans ödemesi yaptığı, davalı şirketin ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, muhasebe kayıtlarını usulüne uygun olarak kaydetmiş olup davacı şirketten 250.000 ,00 TL avans ödemesi aldığı, davalının talep ettiği ücret olan 4.676.953,00 TL bedelin asgari ücret tarifesine uygun olduğu, projenin gecikmesinden ötürü oluşan zararın tespiti zarar oluşmuşsa bunun nedeni ve miktarı, 10/02/2020 tarihli Mimari Hizmet Sözleşmesinde projenin teslim tarihi ile ilgili herhangi bir tarih aralığı belirtilmediğinden projenin gecikmesi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılamadığı..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraflarca rapora karşı ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Mahkememizin 09/01/2025 tarihli duruşması 1 nolu ara kararı gereğince bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazların değerlendirilmesi nedeniyle ek rapor alınmasına karar verilmiş. Bilirkişi heyeti 03/03/2025 tarihli ek raporunda özetle; "...Davacının talep ettiği tadilatların sözleşme kapsamında olup olmadığı, Davacının dava dilekçesinde proje tadilatının detayları hakkında detay belirtmediği, aynı zamanda mimari
hizmet sözleşmesi kapsamında,“tadilat” ile ilgili herhangi bir maddeye rastlanılmadığı, Davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, muhasebe kayıtlarını usulüne uygun olarak kaydetmiş olup davalı yana 250.000,00 TL avans ödemesi yaptığı, davalı şirketin ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, muhasebe kayıtlarını usulüne uygun olarak kaydetmiş olup davacı şirketten 250.000 ,00 TL avans ödemesi aldığı, davalının talep ettiği ücret olan 4.676.953,00 TL bedelin asgari ücret tarifesine uygun olduğu, Projenin gecikmesinden ötürü oluşan zararın tespiti zarar oluşmuşsa bunun nedeni ve miktarı, 10/02/2020 tarihli Mimari Hizmet Sözleşmesinde projenin teslim tarihi ile ilgili herhangi bir tarih aralığı belirtilmediğinden projenin gecikmesi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılamadı..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraflarca rapora karşı ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 10/02/2020 tarihli Mimari Proje sözleşmesi imzalandığı; davacının sözleşme ilişkisi devam ederken davalıdan projenin devamı için gerekli olan tadilat ve değişikliklerin yapımını talep ettiği, fakat davalının bu istemin sözleşmede yer almaması nedeniyle talebi reddettiği ve ücreti talep ettiği, davacının projeye zamanında başlayamamasından ve kar mahrumiyetine uğradığından bahisle zararını talep ettiği davada yapılan incelemede;
Davalının üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiği, projenin yapı ruhsat belgesinin alındığını, zarardan sorumlu olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Davacının projenin zamanında başlayamamasından ötürü zararını ve kar mahrumiyetini talep ettiği davada yapılan değerlendirmede; davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, projenin teslim tarihi belirli olmadığından geç teslim iddiasının ispatlanamadığı, projenin yapı kayıt belgesi almış olduğu ve sonradan talep edilen tadilatların sözleşmeye göre davalının yükümlülüğünde olmamasına göre davacının tadilatların yerine getirilmemesinden ve varsa geç teslimden dolayı davalıyı sorumlu tutamayacağı, aynı zamanda kar mahrumiyetinden kaynaklanan zararın da davacı tarafından somutlaştırılamadığı ve bu nedenle bir değerlendirme yapılamadığı, davalının karşılıklı fesih için önermiş olduğu miktarın Mimarlar Odasından celp edilen asgari ücret tarifesi ve bilirkişi raporuna göre makul olduğu anlaşılmakla; hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından davacının ispatlanamayan davasının reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gerekli 615,40TL karar harcının peşin alınan 853,88TL harçtan mahsubu ile artan 238,48 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.22/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır