T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/745 Esas
KARAR NO :2025/298
DAVA:Tazminat (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/12/2023
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 08/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili dava konusu taşınmaz ve kurulu bulunan akaryakıt istasyonu üzerinde ... 6.Noterliği’nin 06.12.2012 tarih ve ... yevmiye nolu devir sözleşmesi ile devraldığı kira sözleşmesi sebebiyle kullanım hakkı mevcut olduğunu, davacı müvekkili dava konusu taşınmaz ve kurulu bulunan akaryakıt istasyonu üzerinde ... 6.Noterliği’nin 06.12.2012 tarih ve ... yevmiye nolu devir sözleşmesi ile devraldığı kira sözleşmesi sebebiyle kullanım hakkı mevcut olduğunu, mülkiyet hakkı dava dışı ...’ a ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Mevkii, 662 ada, 6 parsel numarada kayıtlı 2.131.87 m2 alan üzerinde kurulu bulunan akaryakıt ve otogaz satış istasyonu kurulu bulunan taşınmaz ... 4. Noterliğinin 22.11.2005 tarih ve ... yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile ... A.Ş.’ ne kiraya verildiğini, 22.11.2005 tarihli kira sözleşmesinin devir etme hakkı tanıyan 6. Maddesine istinaden, dava dışı ... A.Ş. tarafından kira sözleşmesi ... 29.Noterliğinin 28.11.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile dava dışı ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ ne devredildiğini, yine aynı şekilde ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... ... İnşaat Nakliye Dış Ticaret Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında ... 3. Noterliği’nin 27.11.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi akdedilmek sureti ile kira sözleşmesindeki tüm haklar dava dışı ... Ltd. Şti.’ne devrolduğunu, davacı müvekkili ile dava dışı ... ... İnşaat Nakliye Dış Ticaret Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında; ... 6. Noterliği’nin 06.12.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket, kullanım hakkı müvekkil şirkete ait olan akaryakıt istasyonunu hukuka aykırı ve kötü niyetli eylemleri ile uhdelerinde bulundurmak suretiyle haksız kazanç elde etmiş ve müvekkili şirketi kira geliri kaybına uğradığını, bunun yanı sıra, akaryakıt dağıtım firması olan müvekkilin, kiraya veremediği istasyon dolayısıyla kiracısıyla bayilik sözleşmesi yapamaması ve bu sebeple akaryakıt satamamasından kaynaklanan zararı da mevcut olduğunu ve davacı müvekkilin dava konusu akaryakıt ve LPG satış istasyonunu kiralamasının amacı bu istasyonu kendisi de bir bayi adayına kiraya vermek ve bayilik sözleşmesi yapmak suretiyle işletme hakkını bayisine devrederek bu istasyonda kendi markası ile akaryakıt ve lpg otogaz satışı ile madeni yağ satışı gerçekleştirmektir. Bu itibarla davacı müvekkilin, istasyonu kiraya verememekten kaynaklanan kira geliri kaybı ile mahrum kaldığı akaryakıt satışları sebebiyle ortaya çıkan kar mahrumiyeti zararları mevcut olduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2018/47 Esas sayılı dosyası ilamlarında davalı şirketin sorumluluğu ile ilgili olarak hüküm altına alınan; davacı şirket lehine kira şerhi bulunmamakta ise de kira devir sözleşmesi yaparken taşınmazın bulunduğu yer, niteliği, yeterliliği gibi araştırmalar yapılırken davacıya ait markanın bulunduğunun tespitinin zor olmadığı, ...’in(...) basiretli bir tacir gibi davranmadığı hususları açık şekilde tespit edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında saklı tutulmuş olan alacaklar kapsamında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 662 Ada, 6 parselde kayıtlı, üzerinde akaryakıt ve otogaz satış istasyonu kurulu bulunan taşınmaz ile ilgili olarak, müvekkil şirketin akaryakıt istasyonuna konu olan kullanım hakkının varlığını teşkil eden ve mahkemece geçerliliği tespit edilen kira sözleşmesinden kaynaklı kullanım hakkına dayalı olarak işletemediği istasyon üzerinden uğramış olduğu maddi zararın tazmini amacıyla kısmi dava mahiyetinde; maddi tazminata karşılık 314.021,45 TL ' nin tahsilini, tespit edilecek olan alacağa ihtarname tarihi olan 26/03/2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 12/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız fiil iddiasına dayalı talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan davanın öncelikle ve başka bir inceleme yapılmaksızın zamanaşımı itirazı doğrultusunda reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davaya konu talepleri (ve aynı husustaki kısmi dava olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı davasına konu talepleri) haksız fiil sorumluluğuna dayandırılan maddi tazminat talebi niteliğindedir. Dolayısıyla davacının talepleri açısından zamanaşımına ilişkin değerlendirme TBK md. 72 hükmüne göre yapılmalıdır. TBK md. 72/1-c.1 hükmünde haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat talepleri açısından zamanaşımı süresi: "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlendiğini, kira Sözleşmesi'nin müvekkil şirkete devrine ilişkin sözleşme tarihi 07.03.2014; Kira Devir Sözleşmesi'nin müvekkil şirket tarafından feshedildiğinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı dosyasına bildirildiği tarih 24.04.2017; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı dosyasından müvekkil hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar tarihi 04.05.2017 olduğundan; TBK'nın 72. Maddesinde öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduğunu, davacı taraf aynı iddialar ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından görülen ve reddine karar verilen davasını kısmi dava olarak 26.08.2019 tarihinde açtığını ve anılan davanın kısmi dava olarak açıldığı ve kısmi davalarda davaya konu edilen kısım dışında kalan kısım yönünden zamanaşımı sürelerinin işlemeye devam edeceği dikkate alındığında huzurdaki davanın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra açıldığını, açılan davanın kısmi dava olarak açıldığı, huzurdaki davada dava dilekçesinin 4. sayfasında davacı tarafından açıkça ifade edildiğini, dolayısıyla davanın öncelikle ve başka bir araştırmaya gerek olmaksızın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aynı maddi vakıaya dayalı olarak yönelttiği tazminat talebi .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile reddedilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin davanın reddine ilişkin hükmü usul ve yasaya uygun gerekçe ile tesis edilmiş olup haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin tapu kayıtlarına güvenerek iyiniyetli olarak davaya konu taşınmazın kira sözleşmesini devralmış olup, davacıyı zarara uğratma kastıyla hareket etmediğini, davacının zarar iddiasını müvekkil şirkete yöneltmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, müvekkili şirket, davaya konu taşınmazın kiracılık hakkını güncel tapu kütüğüne uygun olarak, tapuda hak sahibi olarak görünen şirketten devraldığını, dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz tapu kaydından davaya konu taşınmaz 01.01.2006 tarihinden başlamak üzere 15 yıl süre ile ... A.Ş.'ye kiralanmış ve bu kira sözleşmesi tapuya 23.11.2005 tarih / ... yevmiye numarasıyla şerh edildiğini, 09.01.2012 tarih/305 yevmiye numaralı işlem ile ... A.Ş. kira sözleşmesini ... Petrol Ürünleri İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiğini, 29.11.2012 tarih/... yevmiye numaralı işlem ile ... Petrol Ürünleri İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. kira sözleşmesini ... ... İnşaat Nakl. Dış Tic. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiğini, 21.02.2014 tarih/3481 yevmiye numaralı işlem ile ... .... İnşaat Nakl. Dış Tic. San. Ve Tic. Ltd. Şti. (Bundan sonra ... Petrol olarak anılacaktır.) kira sözleşmesini ... .... İnşaat Nakl. Dış Tic. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiğini, 13.03.2014 tarih/4534 yevmiye numaralı işlem ile taşınmazın tapuya şerhedilmiş kira ve devir sözleşmelerine göre en son kiracısı olarak görünen ... .... İnşaat Nakl. Dış Tic. San. Ve Tic. Ltd. Şti. (Bundan sonra ... Petrol olarak anılacaktır.) kira sözleşmesini 5 yıl süre ile müvekkil ... A.Ş. 'ne devrettiğini, müvekkili şirketin, tapu kaydına güvenerek davaya konu taşınmaz için tapu kaydında davaya konu taşınmazın en son kiracısı olarak görünen ... Petrol ile iyiniyetli olarak sözleşme akdetmiş olup işbu kira devri sözleşmesini tapu kaydına şerh ettirdiğini, davacının iddiasının aksine davacı tarafın davaya konu taşınmaz için akdetmiş olduğu ancak tapuya şerh ettirmediği sözleşmeden müvekkili şirketin haberdar olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine akaryakıt ve otogaz istasyonunda bayilik tesisi için dağıtım şirketinin taşınmazın hukuksal tasarruf hakkını (kira, intifa vb) elde etmesi kanuni ya da maddi bir zorunluluk değildir. Dağıtım şirketlerinin taşınmazın hukuksal tasarruf hakkını elinde bulunduran bayi ile taşınmaz üzerinde hukuksal tasarruf hakkı elde etmeksizin sadece bayilik anlaşması akdederek faaliyetini sürdürmesi sıklıkla uygulanan bir yöntemdir. Ayrıca; davacı tarafın iddiasının aksine akaryakıt ve otogaz istasyonunda bayilik tesisi için dağıtım şirketinin taşınmazın hukuksal tasarruf hakkını (kira, intifa vb) elde etmesi kanuni ya da maddi bir zorunluluk değildir. Dağıtım şirketlerinin taşınmazın hukuksal tasarruf hakkını elinde bulunduran bayi ile taşınmaz üzerinde hukuksal tasarruf hakkı elde etmeksizin sadece bayilik anlaşması akdederek faaliyetini sürdürmesi sıklıkla uygulanan bir yöntem olduğunu, sektör bilirkişisinin dahil olduğu bir bilirkişi heyeti tarafından dosyada yaptırılacak bilirkişi incelemesinde bu husus ortaya konulacağını, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından müvekkil aleyhine esastan bir hüküm kurulmamış, müvekkil açısından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, anılan dosyada müvekkilin fiillerinin muvazaalı olduğu yönünde hiçbir değerlendirme bulunmadığını, davacının iddiaları bu kararın yanıltıcı şekilde aktarılmasına dayalı ve kötüniyetli olduğunu, davacı taraf maddi tazminat talebini .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasına sunulan 26.12.2022 tarihli Bilirkişi Raporuna dayandırmış ise de söz konusu rapor hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğundan davacının talebini kabule olanak bulunmadığını beyanla; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının zamanaşımı itirazı doğrultusunda ve başka bir araştırma gerekmeksizin reddini ve hukuki ve maddi dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Kimya Mühendisi ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 24/12/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 14/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacının, dava konusu kira sözleşmesinden kaynaklı kullanım hakkında dayalı olarak maddi zarara uğrayıp uğramadığı ve uğradı ise oluşan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ile bunun tazminine gerek olup olmadığı hususlarına ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişiler Mali Müşavir ..., Kimya Mühendisi ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... ... marifetiyle hazırlanan 24/12/2024 tarihli bilirkişi kök ve 14/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davacı şirketin 2020,2021,2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydettiği Davacı şirketin 2014-2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı şirket ile ticari ilişkisinin devam ettiği görülmüş olup , dava konusu olan tarihte davacı şirketin davalı yar ticari defterlerinde izlemiş olduğu 120 nolu ve 320 nolu hesabın bakiyesinin 0,00'TL olduğu, Davalı şirketin 2020,2021,2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydettiği, Davalı şirketin 2014-2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı şirket ile ticari ilişkisinin devam ettiği görülmüş olup dava konusu olan tarihte davalı şirketin davacı yanı ticari defterlerinde izlemiş olduğu 120 nolu ve 320 nolu hesabın bakiyesinin 0,00'TL olduğu, Tarafların ticari defterlerinin karşılıklı incelenmesi neticesinde; dava konusu ihtilafın tarafların ticari ilişkisinden kaynaklı olmadığı, Dava konuş ihtilafın davacı şirketin akaryakıt istasyonuna konu olan kullanım hakkının varlığını teşkil eden ve kira sözleşmesinden kaynaklı kullanım hakkına dayalı olarak işletemediği istasyon üzerinden uğramış olduğu maddi zararın tazmini amacıyla olduğu anlaşılmakta olduğundan ; Davacı şirketin 2013 yılı satış verileri ve maliyetini oluşturan faturaları incelenmiş olup, 2013 yılı için davacı şirketin karlılığının 338.195,13 TL olarak hesaplandığı, davacı şirketin akaryakıt satışı yapamamasından kaynaklı olarak uğradığı zararın 2013 yılı için 338.195,13 TL olduğu, Davacının yapmış olduğu kira sözleşmesinin “sözleşmenin nisbiliği ilkesi” gereği sadece taraflar arasında hüküm ifade etmesi, davacının sözleşmenin üçüncü kişilere karşı da tüm ifade etmesini sağlamak amacıyla, basiretli davranma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, sözleşmeyi tapuya şerh ettirmemesi, tapu kütüğünde hak sahibi olarak görünmeyen ve zilyedliği de elinde bulundurmayan davacının taşınmazda hak sahibi olduğunun üçüncü kişilerce bilinmesinin beklenmemesi, akaryakıt ve otogaz istasyonunda bayilik tesisi için dağıtım şirketinin taşınmazın hukuksal tasarruf hakkını (kira, intifa vb) elde etmesinin kanunen sorunlu olmaması ve en önemlisi de yukarıda yer vermiş olduğumuz tapu sicilinin kö niyetli üncü kişilere karşı” etkilerini düzenleyen TMK. m. 1023 hükmü dikkate alındığında, davacının yapmış olduğu kira sözleşmesinden kaynaklanan zararları davalıdan talep edemeyeceği..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Mahkememizin 20/02/2025 tarihli 2 celsesi 1 nolu ara kararı gereğince tarafların itirazları doğrultusunda dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin 14/03/2025 tarihli ek kararı özetle;"... Her ne kadar davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2018/47 Esas sayılı dosyasında verilen ilamların bağlayıcı oldukları ileri sürülmüş ise de anılan dosyalarda davalının taraf olmadığı, taraf olsa dahi anılan mahkemelerce verilen kararların “içtihadı birleştirme kararı” niteliğinde olmaması nedeniyle işbu davayı bağlamayacakları kanaatindeyiz. Bilirkişi kurulumuzun kök rapordaki görüş ve kanaatinde bir değişiklik oluşmamıştır. Şeklinde görüş bildirmiştirler.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın kira sözleşmesinden doğan kullanım hakkına dayalı maddi tazminat davası olduğu görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası celp edilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere ile ... e sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 662 Ada, 6 parselde kayıtlı, üzerinde akaryakıt ve otogaz satış istasyonu kurulu olan taşınmazın kullanım hakkının kendisine ... Ltd. Şti. tarafından 05.12.2012 - 05.12.2017 tarihleri arasında 5 yıl süre ile devredildiğini, yapılan bu devir sözleşmesiyle birlikte ... Ltd.Şti.’nin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin sona ermesi nedeniyle taşınmazın davalı şirkete devrine ilişkin 13.03.2014 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu geçersizliğin ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2018/47 Esas sayılı dosyası ile tespit edilerek kesinleştiğini, ancak taşınmazın farklı birine devredilmiş olması nedeniyle maddi zarara uğradığını ve bu zararın davalı devralandan tahsilini talep etmektedir.Davalının iddiası ise davacının kira sözleşmesini tapuya şerh etmediği, tapuya güvenin esas olduğu, tapu kayıtları dikkate alınarak kira sözleşmesinin yapıldığı, bu bakımdan zarar talebinin yerinde olmadığı yönündedir.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazın akaryakıt istasyonu işletmesi için dava dışı ... şirketi tarafından davacı ile yapılan devir sözleşmesiyle 05.12.2012 - 05.12.2017 tarihleri arasında 5 yıl süre ile davacıya devredildiği ve sözleşme süresi içerisinde yine aynı taşınmazın dava dışı ... şirketi tarafından 31/12/2013 tarihli devir sözleşmesi ile davalıya devredildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Mevcut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin TBK 146.maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı olduğu, ihtarname tarihinin 14/03/2014 olduğu göz önünde bulundurulduğunda davanın açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla bu yöndeki davalı definin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki kira sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki kira sözleşmesinin 3.kişi olan davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktalarındadır.
Tapu sicilinin “iyiniyetli üçüncü kişilere karşı” etkilerini düzenleyen TMK. m. 1023 hükmünde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur”. şeklinde belirtilmektedir.
Yapılan incelemede; dosya kapsamındaki bilgilerden, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki kira sözleşmesinin tapuya şerh ettirilmediği, bu nedenle sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince devralan 3.kişi olan davalının davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeden haberdar olamasının kendisinden beklenemeyeceği, davacının kullanım hakkına dayalı 3.kişiden talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının Reddine,
2-Alınması gerekli 615,40TL karar harcının peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 50.243,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.08/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır