T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/779 Esas
KARAR NO:2025/495 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :24/12/2023
KARAR TARİHİ:14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 24/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı şirketten almış olduğu hizmet sebebiyle, tanzim edilmiş fatura alacağına istinaden .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, davaya konu icra takibinin, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle, davacı tarafından davalıya sunulmuş teknik servis hizmete ilişkin olarak tanzim edildiğini, davalı şirket hizmet almış olmasına rağmen fatura bedelini ödemediğini, davacı şirket tarafından, davalıya birçok kez teknik servis hizmeti ve yedek parça satışı gerçekleştirildiğini, uyuşmazlık konusu teknik servis hizmetine dair, davet talebinin, 09.11.2020 tarihinde e-mail ile yapıldığını, ilgili mail üzerine davacı şirket çalışanı ...'ın davalı şirketin fabrikasına giderek 11-12-13.11.2020 tarihlerinde teknik asistanlık hizmeti olarak 3.5 saat sistem kontrolü ve onarım, 7 saat hat 2 kontrolü sonrası ... ve çalıştırma, 4.5 saat servis tamamlanması hususunda ve servis formunda görülen diğer hizmetlerin verildiğini, sunulan hizmetler sonrasında, davacı tarafından 2.796,60 Euro ve 32.105,04-TL olmak üzere 2 adet fatura kesildiğini, ...'ın konaklama masraflarının ise bizzat davalı tarafından karşılandığını, davalı şirket tarafından bu faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, ancak daha sonrasında iade faturası kesildiğini, davalı şirket ile yaklaşık 3 sene boyunca yapılan görüşmeler neticesinde sonuç alınmaması ve davalının sürekli ödeyeceğiz araştırıyoruz şeklindeki geçiştirmeleri neticesinde davacı şirket tarafından icra takibine konu ... Nolu 29.03.2023 vade tarihli temel fatura niteliğindeki e-fatura ile ... nolu 29.03.2023 vade tarihli temel fatura niteliğindeki e-faturanın tanzim edildiğini, söz konusu faturalara da davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, işbu itirazın davacının alacağını öteleme amacı gütmekten başka bir amaç taşımadığını, takibin durması üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı firmanın, dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu borcu ödeme gücünü kaybetmesi veya üzerine kayıtlı taşınmazları kaçırması, devretmesi ihtimaline karşı varsa davalının üzerine kayıtlı taşınır taşınmaz malları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, haklı davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacak yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız hukuka aykırı ve iyi niyetten yoksun şekilde itiraz eden borçlu aleyhine alacağın ?020'sindne az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 25/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirketin çalışma şeklinin her kurumsal şirkette olduğu gibi teklife karşı onay verilmesi ile bir sözleşme kurulması ve söz konusu hizmetin gerçekleştirilmesi şeklinde olduğunu, dosyaya sunulan yazışmaların, davacı şirketin teklif içeren e-postasıyla sona erdiğini, davalı şirketin bu teklifi onaylamadığını, hukuki manada davacının icabını kabul etmediğini, buna göre huzurdaki davada karşılıklı bir irade beyanı bulunmadığından hüküm doğuracak bir sözleşme de bulunmadığını, davacı şirket çalışanı ... herhangi bir akitleşme sözleşme olmadığı halde davalının hiçbir şekilde onayı olmadan, davalı şirketin işletmekte olduğu imalathaneyi ziyaret ettiğini, hiçbir hizmet sunmadığı halde bu ziyareti faturalandırmak istediğini, dolayısıyla söz konusu yazışmalar ile hiçbir şekilde bir sözleşme kurulmadığını, davalının herhangi bir edimin borcu altına girmediğini, bu nedenle davalının onayı olmadan düzenlenen faturaların hukuka aykırı olduğunu, 10.08.2021 ve 31.01.2021 tarihli e-posta ile gönderilen raporlar ile ilgili davacı şirket aracılığı ile yurt dışından teknik servis desteği alındığını, ödemesinin de yine davacı şirkete yapıldığını, raporda belirtilen sorunlar ile ilgili davacı şirketten hizmet alındığını, davacı şirket çalışanları sorunu çözemediğinden dolayı bu iş için merkezi İtalya'da bulunan davacı şirketin bağlı bulunduğu Sacmi Beverage'den bir mühendis davet edildiğini, davacı şirketin, davalı şirketin hiçbir şekilde talep etmediği ve onaylamadığı halde söz konusu teknik servis hizmetinde İtalya'dan gelen mühendise eşlik etmesi için kendi personellerinden birisini gönderdiğini, gelen personel hiçbir işlem yapmadığı halde İtalya'dan gelen mühendisi tarafından yapılan teknik servis hizmetini sanki kendisi yapmış gibi raporlandırmak istediğini, davacı şirket ise bu rapora dayanarak haksız bir şekilde aynı iş ve işlemden mükerrer fatura kesmek istediğini, söz konusu yazışmalarda gönderilen raporlar ile ilgili teknik servis hizmeti bedelinin davalı tarafından ödenmiş olduğunu, bu hizmet için davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalının, davacı şirketin personelini misafir etmesinin kabul ya da onay anlamına gelmesinin mümkün olmadığını, davalının örf- adet ve nezaket gereği davacı şirketin eşlik etmesi gerekçesiyle gönderdiği personelin konaklama giderlerini karşılama külfetine katlanmasının onay ya da kabul olarak görülmesinin mümkün olmadığını, faturalarda görüldüğü üzere yüksek bedelli olan teknik servis hizmeti için yazılı olmayan bir onay kabul şeklinin düşünülemeyeceğini, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
-Mali Müşavir ..., Makine Mühendisi ... tarafından sunulan 18/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 05/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, borçlusunun ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, takip konusu alacak miktarının 33.031,10TL+2796,60EURO, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 19/07/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 21/07/2023 havale tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 3. HD'nin ...Esas - ... Karar sayılı ilamında: "...alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda, takip dosyalarının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu... davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır." belirtildiği üzere takipte TL karşılığının belirtilmesinin takibin zorunlu unsuru olduğu, davaya konu takipte hem TL hem EURO üzerinden düzenlenen faturaların birlikte takibe konu edildiği, ancak EURO üzerinden belirtilen tutarın TL karşılığı bulunmaması nedeniyle bu bedel üzerinden başlatılan takip usulüne uygun olmaması nedeniyle bu bedel yönünden inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiş ve TL üzerinden kesilen fatura üzerinden esastan incelemeye devam edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ..., Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 18/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 05/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle "...... Ltd. Şti, "Seramik, Paketleme (İçecek ve Kapak), Gıda, Otomasyon (İşlem&Kontrol Sistemleri dahil) ve Servis endüstrisi ile makina imalatı ve anahtar teslimi fabrika üretim hatları kurulumunda" faaliyet göstermekte olduğu; dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında ... Ltd. Şti tarafından davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti “ne 11.11.2020- 12.11.2020-13.11.2020 tarihlerinde 3,5 saat sistem kontrolü ve onarım, 7 saat Hat 2 kontrolü sonrası ... ve çalıştırma ve 4,5 saat servis tamamlanması hususunda ve servis formunda görülen diğer hizmetler verilmiş olduğu; buna istinaden biri KDV dahil 2.796,60 Euro diğeri ise 32.105,04.-TL olmak üzere 2 adet fatura kesilmiş olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davaya konu hizmetin alındığı kanaatine varılmış, davaya konu asıl alacak yönünden; davacının takip tarihi itibari ile takipte talep ettiği 32.105, 10.-TL ve 2.796,60 EURO alacaklı olacağı, faiz yönünden; asıl alacağa fatura tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faizin 926,00 TL ve 1.085,00-TL olacağı,.." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, hizmetin verildiği iki tarafında kabulünde olduğu, anacak davalı tarafından davacıya yönelik borcun ödendiğine ilişkin bir belge sunulmadığından takibin 33.031,10TL üzerinden devamına karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 33.031,10TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, 2.796,60EURO ve işlemiş faiz yönünden usulüne uygun yapılmış bir icra takibi olmadığından usulden REDDİNE,
2-)Asıl alacağın %20 si olan 6.606,22TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Alınması gerekli 2.256,35TL karar harcının peşin alınan 1.139,42TL ve 2.125,00TL ıslah harcının mahsubu ile artan 1.008,07TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
4-)Davacı tarafça yatırılan 269,85TL başvurma harcı, 1.139,42TL peşin harç ve 2.125,00TL ıslah harcı, 9.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 100,00TL olmak üzere toplam 12.634,27TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 3.643,72TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-)Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL nin kabul red oranına göre, 2.220,20TL 'nin davacıdan, 899,80TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır