T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/793 Esas
KARAR N O:2025/606
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:28/12/2023
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 28/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle;... numaralı Özel Sağlık Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ..., 17.01.2022 tarihinde ... Mahallesi, ... ... Sokak No:72 .../İstanbul'da bulunan ... Otoparkı'na aracını park edip otoparktan çıkmak üzere yürüdüğü sırada, otopark görevlisi şahıs başka bir araçla sigortalıya çarpmış ve ayak bileğinin kırılmasına sebep olduğunu, Sigortalı ... ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, burada ayağındaki kırıklar nedeniyle cerrahi operasyon geçirdiğini, tedavi ve operasyon masrafları Özel Sağlık Sigortası kapsamında müvekkil şirket tarafından karşılandığını, bu kapsamda ödenen 48.546,28 TL'nin 17.01.2022 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte otopark işleteni ... ...'ten ve otopark faaliyetine ilişkin tanzim edilen ...-0210-... numaralı "Motorlu Araçlarla İlgili Mesleki Faaliyette Bulunanlar Kara Araçları Sigorta Poliçesini" düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nden rücuen tahsilini talep etmek gerektiğini, Poliçe kapsamı olarak Poliçe üzerinde riziko adresi belirtilen iş yerine bırakılan motorlu araçların iş yeri faaliyetine bağlı olarak sigortalı tarafından girişim sahibi sıfatıyla işletilmesinden doğan işbu zarar mesleğini yerine getirirken gerçekleşmiş olup teminat tutarı kadar sorumlu olduğunu, konu kazada davalı sürücü ... ... %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise kazanın gerçekleşmesinde bir kusuru olmadığını davanın kabulüne karar verilerek zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... davaya cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı ... Sigorta A.Ş den sigortası olduğunu, Sigorta Poliçe kapsamı olarak poliçe üzerinde riziko adresi belirtilen iş yerine bırakılan motorlu araçların işyeri faaliyetine bağlı olarak sigortalı tarafından girişim sahibi sıfatıyla işletilmesinden doğan işbu zarar mesleğini yerine getirirken gerçekleşmiş olup teminat tutarı kadar sorumlu olduğunu, davanın kabul edilmesi halinde davalılardan sigorta firmasından rücu edilmesi gerektiğini, dava dışı davacının sigortalısı kazada kusurlu olduğunu, yapılacak keşif neticesinde bu durum ortaya çıkacağını, kusur oranı belirlendi hukuki dayanaktan yoksun olduğu ortaya çıkacağını, şeklinde beyan ettiği zaman davacının açmış olduğu davanın haksız ve davalı firma vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; “Başvuran, Müvekkil Şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evraklar tamamlanmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 17/01/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen araç müvekkili şirkete 02/03/2021-02/03/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlarla İlgili Mesleki Faaliyette Bulunanlar Kara Araçları Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 430.000 TL olduğunu, işbu davada davacının talepleri müvekkil şirketin poliçe teminatları kapsamında olmadığını, işbu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine hükmolunması gerektiğini, işbu davada müvekkil sigorta şirketi İMMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğundan dolayı sıralı sorumluluk ilkesinin gerekleri uygulanması gerektiğini, ZMMS poliçe limitleri tüketilmeden İMMS poliçesinden talepte bulunulmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. ve 85. maddeleri uyarınca müvekkil şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğunu, diğer bir anlatım ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da olmadığını, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi davaya cevap dilekçesinde özetle; Başvuran, Müvekkilİ Şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evraklar tamamlanmadığını, başvuran, kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında sağlık verileriin işlenmesi için ekli açık muvaffakat yazısı, kazada tutulan tüm ifade tutanakları
gelir durumunu gösteren belge, doktor raporu, heyet raporu, kazazedenin geçirdiği trafik kazası sonrasında gittiği hastanede tutulmuş olan genel adli muayene raporu
nu dosyaya sunmadan ödeme yapılmasını talep ettiğini, başvuru usule uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, HMK 114 vd. uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki başvuru usulden reddedilmesi gerektiğini, dava, haksız fiilden doğan zarara ilişkin tazminat talepli olduğunu, işbu davanın hasarın meydana geldiği yerde, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde veya müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul'daki mahkemelerden birinde açılması gerektiğini, davacı HMK'da yetkili olarak belirtilen mahkemelerin hiçbirinde davasını ikame etmediğini, bu nedenle yetki yönünden davanın reddini, davacı dilekçesinde dava miktarının belirli olduğundan bahsedip davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerektiğini, belirleyememe hali davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayandığını, açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa böyle bir dava açılamayacağını, her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemeyeceğini, aracı sevk ve idare eden ve huzurdaki davaya da konu zarara sebebiyet veren sürücünün veya araç işleteninin ibra edilmiş olması; borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu müvekkili şirketi aynı şekilde etkileyeceğini, ceza yargılamasının da tarafı olan davacının ifade tutanakları ve uzlaşma bildirimlerinin dosyaya sunulması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
- ... Sigorta sigorta poliçesi ve hasar dosyası
-Dava dışı ...'ın ... ... Hastanesinden tedavi evrakları
- 2023/... nolu arabuluculuk tutanağı ile 2023/142370 nolu arabuluculuk tutanağı,
-Makine Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 28.11.2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve Bilirkişi Sut Uzmanı ile Sigorta Bilirkişi heyetinin 02.05.2025 tarihli bilirkişi kök raporu
-Dava dışı ...'ın 20.01.2022 tarihli ifadesinde; otoparka aracını park ettiği, rampayı tırmandığı, otoparktan çıkacağı esnada otopark çalışanı olan ... isimli şahıs başka bir araçla geri geri gelirken kendisini görmeyip çarptığını, çarpmanın etkisi ve can havliyle araca eliyle vurup kendisini aracın altından kurtarmaya çalıştığı esnada ayak bileğinin üzerinden geçtiğini, hastaneye gittiğini, hastanede ayak bileğinin kırıldığını öğrendiğini, ameliyat olduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını, kendisine çarpıp ayağının kırılmasına sebebiyet veren ... isimli şahıstan şikayetçi olduğunu, hastanede verdiği beyanında; 17 Ocak Pazartesi günü aracını ... Otoparkına 11:40 sularında park ettiğini, görevliye aracı teslim arabasıyla çarpıp kendisini düşürdüğünü, sonrada araç sol ayak bileğinin üzerinden ön tekerle geçtiğini, çok yoğun ağır ve acı hissetmesi sonucu ... ... Hastanesi'ne getirildiğini, doktoru... ameliyat gerektiğini gördüğünü ve ameliyata alındığını beyan etmiştir.
-Davalı ... ... Bölge Kolluk Kuvvetine verdiği ifadesinde; 30 yıldır Y. ... Otopark isimli işyerinde otopark görevlisi olarak çalıştığını, olay günü çalıştığı esnada otopark içerisinde bulunan bir aracı park etmek için aracı bulunduğu yerden hareket ettirdiğini, bu esnada aracın radyosunun açık olduğunu ve yüksek sesli müzik çaldığını, geri geri geldiği esnada ...'un aracın camına vurduğunu, aracı durdurduğunu, geri geri geldiği esnada ... ... isimli şahsa çarptığını söylediğini, hemen araçtan indiğini, şahsa yandan çarptığını fark ettiğini, şahsın yanına gittiğini, 112 talep edip etmediğini sorduğunu, kendisi 112 talep etmediğini ve daha öncede ayak bileğinden ameliyat olduğunu, platin takıldığını, çarpmanın etkisiyle ameliyat olduğu ayağının yere çarptığını, söylediğini, daha sonra arkadaşının geldiğini, ... ... Hanımı alıp götürdüğünü, ... Hanım'ın araç yolundan yürüdüğünü, kör noktada olduğundan şahsı fark edemediğini, sesi duyamadığını, şahsın ayağının üzerinden geçmediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacının, 17.01.2022 tarihinde gerçekleşen kazada karşılamış olduğunu beyan ettiği tedavi masraflarının davalılardan rücuen tahsili talepli tazminat istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava konusu olayın; ... Mahallesi, ... ... Sokak No:... .../İstanbul adresinde bulunan Y. ... Otoparkı isimli otoparkta,
dava dışı ...’ın otopark çıkışında yaya olarak bulunduğu sırada otopark çalışanı davalı ... ...’in başka bir araçla kendisine çarpması neticesinde ayak bileği kırılması şeklinde meydana geldiği, diğer davalı ... ...’in, otoparkı işleten firmanın sahibi olduğu,
diğer davalının ise otopark faaliyetine ilişkin tanzim edilen ...-...-... numaralı "Motorlu Araçlarla İlgili Mesleki Faaliyette Bulunanlar Kara Araçları Sigorta Poliçesini" düzenleyen sigortacı şirket olduğu görülmüştür.
Davacının özel sağlık sigortacısı olduğu, dava dışı ... ile 23/08/2021 - 23/08/2022 tarihli Süper Sağlığım Kristal Poliçesi düzenlendiği, davacının sigortalısı ...’ın 17.01.2022 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle gördüğü tedavi giderlerini ödediği ve bu nedenle davalılara rücu ettiği, davacının yaptığı ödeme miktarının 48.546,28 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında 02.03.2021 – 02.03.2022 tarihleri arasında geçerli ...-0210-... poliçe nolu motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar kara araçları sigorta poliçesi olduğu, kazanın poliçe teminatı dahilinde ve zaman aralığında gerçekleştiği görülmüştür.
Dava konusunun aynı zamanda taksirle yaralama suçuna konu olması ve ceza zaman aşımı olan 8 yıllık zaman aşımına tabi olması nedeniyle davalının zaman aşımı definin reddi gerekmiştir.
Davaya konu kazayla ilgili soruşturma olup olmadığı ve evrakları araştırılmış; ancak mahkememize bu hususta bir bilgi verilmediği görülmekle; kusur yönünden mahkememizce bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Makine Mühendisi marifetiyle hazırlanan 28.11.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "...Meydana gelen olayın öngörülebilir-önlenebilir bir kaza olayı olduğu, olayın meydana gelmesinde davalı ... ...'in %100 oranında tam kusurlu olduğu (Bu oranın %20'lik ... ...'e ait olmak üzere), davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kusurlu olmadığı, poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, dava dışı ...'ın kusurlu olmadığı, olaylarda başkaca kimsenin kusurlu olmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunda yerinde inceleme ve fotoğraflama yapıldığı, olayın incelenmesi bölümünde anlatılan ve taraflara atfedilen kusur değerlendirmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla alınan kusur raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Kusur değerlendirmesinden sonra; davacı sigorta şirketi tarafından ödenen sigorta bedelinin miktar olarak, dava dışı kişiye uygulanan tedavi ile uyumlu olup olmadığı ve davalılara rücu kabiliyetinin değerlendirilmesi amacıyla ayrı bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Sut Uzmanı ile Sigorta bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 02.05.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "...Makine Mühendisi Kök Rapor sonucunda; davalı ... ...'in %100 oranında tam kusurlu olduğu (Bu oranın %20'lik kısmı davalı ... ...'e ait olmak üzere), davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kusurlu olmadığı, poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, dava dışı ...'ın kusurlu olmadığı, davacı sigortacı, düzenlemiş olduğu sağlık poliçesine istinaden sigorta süresi dahilinde meydana gelen kazada sigortalısının kazanın sebebiyet verdiği sağlık harcamalarını karşıladığı, yapmış olduğu harcamalar açısından halef olduğu, sonuç olarak kazada sorumluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olduğu..." görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; Dava dışı ...’ın davacı nezdinde özel sağlık sigortalısı olduğu, meydana gelen trafik kazasına bağlı tedaviler nedeniyle davacının sigortalısına ödeme yaptığı, SUT kapsamında olan ve 2918 sayılı yasanın 98. Maddesi gereğince belgeli giderlerden SGK'nın sorumlu olduğu, belgesiz giderlerden ise kusurlu olan taraf, işleten ve sigorta şirketine ait olduğu, davalı sürücü, işleten ve sigorta şirketinin; belirlenen kusur oranı doğrultusunda müteselsil ve davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarının ve davacının gerçekleşen kazayla ilgili harcamasının toplamının talep edilen miktar ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davalı gerçek kişiler yönüyle kaza tarihinden itibaren; diğer davalı açısından ise davalı sigorta şirketine başvuru evrakı sunulmadığından dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren temerrütün oluştuğu ve davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının KABULÜ ile; 48.546,28 TL rücu tazminatının; davalılar ... bakımından kaza tarihi olan 17/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; davalı sigorta şirketi bakımından 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsil ve müştereken, davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 3.316,20 TL harçtan peşin alınan 829,05 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.487,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 829,05 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 5.140,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.140,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00+3.200,00=6.320,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.25/09/2025
Katip ...
Hakim ...