T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/113 Esas
KARAR NO:2025/610
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:20/02/2024
BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:04/07/2024
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 20/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili işyeri adına ... sayaç numarası ile ..., İstanbul bölgesinde bulunan işyerinin zaruri ihtiyacı olarak elektrik aboneliği yaptırdığını, söz konusu aboneliğin işyerinde sadece 1 makine ile üretim yapmak ve işyerini aydınlatmak amacıyla kullanıldığını, müvekkilinin işyerinde tespit edilen kaçak elektrik sonucunda müvekkile 965.596,31 TL kaçak elektrik cezası tahakkuk edildiğini, bu ceza tahakkuku müvekkile tebliğ edilmediğini, SMS aracılığıyla da bildirildiğini, Yargıtay emsal nitelikli kararında, SMS (kısa mesaj) olarak bildirilmiş olmasının tebligat yerine geçmeyeceğine hükmettiğini, ilgili kurumdan gelen görevliler tarafından ödeme yapılmadığı takdirde işyeri elektriğinin kesileceği beyan edildğiini, usul olarak eksiklikler söz konusu olduğunu, herhangi bir ihtar, bilgi, belge mevcut olmadığını, söz konusu abonelik ile işyeri üretimi sağlandığını, elektriğin kesilmesi işyerinde telafisi güç zararlara yol açacağını, bu nedenle sağlık sorunlarıyla da uğraşan ve o an protokolde yazılanların anlam ve önemini idrak edemeyecek olan müvekkili sorunu çözebilmek adına, ilgili kurumun da güvenirliğine dayanarak taksitlendirme protokolü imzaladığını, bu aşamada da 351.000 TL davalı kuruma ödeme gerçekleştirdiğini, bu husus banka dekontları ile sabit olduğunu, gerek müvekkilinin içinde bulunduğu maddi imkansızlıklar ve sağlık sorunları gerekse ceza miktarının ağırlığı sebebiyle müvekkili bu toplam cezayı ödeyemediğini, müvekkile tahakkuk ettirilen 965.596,31 TL'lik kaçak elektrik faturasının ilgili mevzuata göre bilirkişinin yapacağı hesaplama ile borcun daha az olduğunun tespitini, müvekkilin dava konusu borcun dışında borcunun olmaması sebebiyle; söz konusu aboneneye bağlı elektriğin kesilmemesi, eğer kesilirse mağduriyetine yol açması sebebiyle tekrardan açılması ve borçtan dolayı icra takibi tehdidiyle karşı karşıya olması sebebiyle 6100 Sayılı Kanunun 389. Maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya kadar icra takibi yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu dava kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik faturaları alacağı olduğunu, kaçak elektrik konusunun tarafı ... A.Ş (...) olup, öncelikle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde belirtilmiş olan haksız ve mesnetsiz itirazlar neticesinde husumet bakımından usul yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini, borçlu-davacı hakkında tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı-borçluya yükletilmesine
karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyası Yönünden;
Davacı vekilinin 04/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta "sayaç ölçü devresine müdahale edilerek tüketim hiç ölçülmeksizin enerji kullanıldığı" tespiti yapıldığını, davalının bu şekilde elektrik kullanımının mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takip konusu kaçak tahakkukunun tanzim edildiğini, davalı borçlu yanın, takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının alacaklarının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnetsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalının mallarına tedbir amaçlı öncelikle teminatsız olarak, davalının ...İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %20 KDV ile birlikte takibin devamına, haksız mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa usule uygun tebliğ edildiği halde davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER:
-... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyası,
-.... ATM'nin ... esas sayılı dosyası,
-Elektrik Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 06/04/2025 tarihli bilirkişi kök raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl davanın; davacı adına davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik faturasının fazla tahakkuk edilip edilmediği; davacının faturanın sorumlu olmadığı kısmı yönünden menfi tespit istemli dava olduğu; birleşen davanın ise davacı tarafından tahakkuk edilen faturaya ilişkin başlatılan icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Davacı; davalı-birleşen davacı kurumun düzenlediği 965.596,31 TL tutarındaki faturaya ilişkin 351.000,00 TL ödeme yaptığını, kalanı için borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Davalı- birleşen davacı ise ödeme yapılan tutarın dışında kalan miktardan davacının sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
Mahkememiz 3 nolu celsesinde; davacı vekilinin celse arasında yapmış olduğu taraf değişikliği yönündeki talebinin HMK 124/4 maddesi gereği kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının anlaşılması karşısında kabul edilmesine, davalı kişinin ... A.Ş (...) olarak düzeltilmesine ve ... A.Ş'nin UYAP sisteminden taraf olarak kaldırılmasına, yeni davalıya dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma tarihinin tebliğine dair ara karar verilmiş; davalı olarak ... A.Ş eklenmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasında birleştirme kararı verilmiş ve mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ...İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... A.Ş. olduğu, borçlusunun ... olduğu, takip konusu alacak miktarının dava konusu kaçak tüketim faturasına ilişkin olduğu, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu, 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Elektrik Mühendisi marifetiyle hazırlanan 06/04/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "...H/..., H/... ve H/... seri numaralı kaçak tespit tutanaklarının geçerli olduğu, laboratuvar raporlarıyla desteklenen sayaç manipülasyonunun varlığı tüketim verilerindeki anormal artışın teknik olarak belgelenmesi nedeniyle, kaçak elektrik kullanımının varlığı kanaatine varıldığı, tahmini tüketim miktarının objektif kriterlere dayandırıldığı, faiz oranlarının 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesindeki sınırları aşmadığı KDV hesaplamalarının 3065 sayılı KDV Kanunu'na uygun olduğu, 6446 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki yetkiye dayandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesindeki bildirim sürecinin tam olarak belgelenemediği, sayaçların kalibrasyon süresinin geçmiş olduğu, ... standardına aykırı teknik özellikler tespit edildiği, düzenli kalibrasyon ve teknik bakım yapılmasının ölçüm güvenilirliği açısından önemli olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş; davacı- birleşen davalı tarafından beyan dilekçesi; davalı- birleşen davacı tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Raporda mahkememizce sorulan hususlara yer verilmediği, hesaplama yapılmadığı görülmekle; davalının da rapora karşı itirazları değerlendirilmek üzere mahkememizce resen dosyanın öncekinden farklı bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Elektrik Mühendisi ... marifetiyle hazırlanan 28/05/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "...Davacı ... adına tanzim edilen H/... seri numaralı kaçak tespit tutanağı tahakkuku raporun yukarısında 78.448,22TL olarak hesaplandığından ve davacı ... H/... seri numaralı kaçak tespit tutanağı tahakkuku için davalı ... A.Ş.'ne 20.10.2023 tarihinde 351.000,00TL ödeme yaptığından, davacı ...'in H/... seri numaralı kaçak tespit tutanağı tahakkuku için davalı ... A.Ş.'ne 20.10.2023 tarihi itibarıyla (351.000,00-78.448,22) = 272.551,78TL fazla ödeme yaptığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş; rapora karşı davalı-birleşen davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı-birleşen davalı, dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik faturası düzenlendiğini; ancak borcunun bulunmadığını; davalı-birleşen davacı ise dava ve cevap dilekçesinde özetle; davacının düzenlenen faturadan dolayı borçlu olduğunu ve buna ilişkin başlatılan icra takibine itirazının iptalinin gerektiğini iddia ve dava etmişlerdir.
Öncelikle davacı - birleşen davalının davası hakkında yapılan değerlendirmede; 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; "Madde 5/A - (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde belirtilmekte olup; 7455 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, 01/09/2023 tarihinden itibaren menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurmuş olmanın dava şartı olduğu, asıl davanın 20/02/2024 tarihinde açıldığı; davacının cevap dilekçesine karşı beyan dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığını beyan ettiği, bu nedenle mahkememizce tekrar kesin süre verilmediği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla davacının davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına yönelik yapılan değerlendirmede; davacının kaçak tüketim faturasına ilişkin borçlu olduğu iddia edildiği görülmekle; mahkememizce teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmış; dava konusu "... Mah. ... Sk. No:4 K:2 .../İstanbul" adresindeki tüketim noktasında Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Kaçak elektrik enerjisi tüketim ihlalleri 42/1-a maddesi gereği kaçak elektrik kullanımının tespit edildiği, 11.10.2023 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile bu durumun tutanak altına alındığı, davacının “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek” sözleşmesiz direkt bağlı elektrik kullanımı yaptığı; ancak bilirkişi tarafından olması gereken kaçak tahakkukunun 78.448,22TL olarak hesaplandığı; davacının 351.000,00 TL ödeme yaptığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, davacının fazladan ödeme yaptığının tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hüküm kurmaya elverişli, mevcut mevzuata uygun ve denetlenebilir olduğunun anlaşılması karşısında mahkememizce hükme esas alınarak rapordaki hesaplama doğrultusunda; davacı- birleşen davalının birleşen dava dosyasında takip edilen alacağa ilişkin borcunun kalmadığı, takibe itirazının haklı olduğu dolayısıyla birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
Asıl dava yönünden;
1-Davacının davasının arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davacının davasının sübuta ermediği anlaşıldığından REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar harcının peşin alınan 7.838,47 TL harcın mahsubu ile artan 7.223,07 TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 101.352,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından yatırılan 7.500,00 TL yargılama ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 25/09/2025
Katip ...
Hakim ...