T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/114 Esas
KARAR NO:2025/716
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/02/2024
KARAR TARİHİ:21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulünü, davalının 113.465,86TL üzerinden haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili davalının, davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacı ... Pazarlama müvekkili firmaya ait ürünlerin ... vb. Satış kanallarına dağıtımını yaptığını, konsinye usulü satış doğrultusunda satışlar, iade mallar, stok kontrolü yapıldıktan sonra hak edişi oranında davacıya ödeme yapıldığını, davada, davacı tarafın, dağıtım için kendisine teslim edilen konsinye ürünlerin kaybından dolayı oluşan stok farklarını müvekkili davalıya yansıtmaya çalıştığını, davacı ... Satış Dağıtım'a müvekkilince gönderilen ürün stoku ile satış/iade stokları arasında fark bulunmadığını,, bu farkın, ürünlerin dağıtımını yapmakla sorumlu davacının stok kaybından kaynaklandığını, müvekkili tarafından, oluşan stok farklarının faturalama işlemleri yapıldığını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacı aleyhine yüzde 20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe itiraz iptali ve icra inkar tazminat talepli davadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap kaynaklı alacaklı bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle cari hesap alacağının muaccel olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi ...26/02/2025 tarihli raporunda ; “..Davacının yasal defterlerinde davalı ile ilgili işlemler 329 No.lu “Diğer Ticari Borçlar” hesabının “329.34212.37” No.lu alt kırılımında izlenmektedir. Söz konusu hesap 01.12.2023 tarihi itibariyle 113.465,89 TL borç bakiye vermektedir. Diğer bir ifadeyle, 01.12.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 113.465,89 TL alacağı bulunmaktadır. Davacı tarafından dava konusu icra yoluyla 01.12.2023 tarihli cari hesap alacağı olan 113.465,86 TL üzerinden takibe geçilmiş olup, davacının yasal defterlerinde yer alan alacak tutarı ile takibe geçilen alacak tutarı küsurat farkı haricinde (0,03 TL) uyumludur. Davalının yasal defterlerinde davacı ile ilgili işlemlerin izlendiği hesap 01.12.2023 tarihi itibariyle bakiye vermemektedir. Diğer bir ifadeyle, 01.12.2023 tarihi itibariyle davalının davacıdan alacağı veya davalının davacıya borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafından dava konusu icra yoluyla 01.12.2023 tarihli cari hesap alacağı olan 113.465,86 TL üzerinden takibe geçilmiş olup, davalının yasal defterlerinde yer alan bakiye ile takibe geçilen alacak tutarı uyumsuzdur. Davacı tarafın yasal defter kayıtları ile davalı tarafın yasal defter kayıtları arasında dava konusu icra takibine konu olan 113.465,89 TL tutarında fark bulunmaktadır. Davalı tarafından davacıya 30.11.2023 tarih ve ... numaralı, 113.465,89 TL tutarında fatura düzenlenmiştir. Söz konusu fatura davalının yasal defter kayıtlarında yer alırken, davacının yasal defter kayıtlarında yer almamaktadır. Tarafların yasal defterleri arasındaki 113.465,89 TL tutarındaki fark, nihai olarak ilgili faturadan kaynaklanmaktadır. Dönem içinde davalı tarafından davacıya düzenlenen “konsinye satış” mahiyetinde fatura bulunmamaktadır. Diğer yandan davalının ticari defter kayıtlarında bahsi geçen stok farkına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Davalının cevap dilekçesi ekinde yer alan stok farkına ilişkin listenin doğruluğu ticari defterden teyit edilememiş olup, ilgili listede yer alan tutar ile düzenlenen fatura tutarı arasında fark bulunduğu görülmektedir. Ticari işlerde taraflar arasında faiz oranı belirlenmemiş ise kanuni faiz talep edilebilir. Dava konusu olayda davacının alacaklı olduğu ve ihtar tarihi itibariyle davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne kanaat getirilmesi durumunda, davacının icra takibinde davalıdan talep edebileceği faiz tutarı 391,69 TL’dir. davacı tarafından icra yoluyla takibe geçilen alacağın var olduğuna, talep edilebilecek faiz tutarının ise 391,69 TL olacağı..” şeklinde mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında devam eden ticari ilişki olduğu, davacının alacaklı bulunduğu iddiası ile icra takibi başlattığı, davalı borçlunun itirazı üzerine duran takibin canlandırılması amacıyla işbu davanın ikame edildiği, davalının davanın reddini savunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davaya konu takibin dayanağı olan faturalar sebebiyle davacının alacaklı bulunup bulunmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı tarafından davacıya 30.11.2023 tarih ve ... numaralı, 113.465,89 TL tutarında fatura düzenlendiği, bu faturanın davalı ticari defterlerine kayıtlı olup davacı ticari defterlerine işlenmediği, tarafların kayıtarı arasındaki farkın bu faturadan kaynaklandığı anlaşılmış olup dönem içinde davalı tarafından davacıya düzenlenen “konsinye satış” mahiyetinde başkaca fatura bulunmadığı, davalının davacıya ilişkileri kapsamında mutat olarak konsinye satış gerçekleştirmediği, bu nedenle de ilgili fatururanın içeriğinin ispat olunamadığı, ayrıca davalının ticari defter ve kayıtlarında iddia ettiği stok farkına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı da gözetilerek davacının alacağını ispat ettiği, ancak davacının davalı yana ihtarının başka hususta olduğu bu nedenle de mali müşavir bilirkişinin faiz yönünden tespitlerinin hükme esas alınmadığı gözetilerek; davalının borçlu olmadığına ilişkin savunmalarının ispata muhtaç olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davalının itirazı sebebiyle davacının alacağına geç kavuşmasından kaynaklanan zararlarının tazmini amacıyla icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE; ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 113.465,86TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3-Alınması gereken 7.750,85 TL harçtan peşin alınan 1.347,17TL harcın mahsubu ile eksik 6.403,68 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.347,17TL peşin harç, 6.080,00 TL bilirkişi ücreti ve tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.854,77 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır