T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/231 Esas
KARAR NO :2025/343
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/04/2024
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 16/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının www. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, davacı şirketin, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM'de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www.... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) “Mesafeli Sözleşmeler” başlıklı 48. Maddesinin 4. Fıkrasında yer alan düzenlemesi gereğince, üye satıcılardan ürün satın almış olan ve fakat 6502 sayılı TKHK'un 48/4 kapsamında “cayma hakkı”nı kullanan tüketicilere bedel iadeleri davacı şirket tarafından tüketicilere/müşterilere iade edilmekte, söz konusu ürün bedeli üye satıcıya gönderilmiş ise üye satıcıdan yapılan iade davacı şirket tarafından geri alındığını, davalı ... ile davacı şirket arasında belirsiz süreli ... satıcı üyelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı, davacı şirkete ait olan www.... alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirdiğini, davalıya ait firmaya, davacı şirkete borçlu olduğundan
tarafına yönelik T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu takibe 02.01.2024 tarihinde davacı şirketin alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle, herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 2.363,28-TL cari hesabına kaydedildiğini, her ne kadar
davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının davacı şirkete faiz ve masraflar hariç takipte kesinleşen miktar olan 2.363,28-TL borcu bulunduğu hususu
ticari defter, muhasebe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesi ile sabit hale geleceğini, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar davacı şirkete davalı tarafından herhangi
bir ödeme yapılmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, Davalı tarafından T.C. .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 03/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan dava yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı olup, davacı taraf haksız kazanç sağlama çabasında olduğunu, davacı şirketin, davalı şirket aleyhine.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında: alacağını tahsil amacı ile 15/12/2023 tarihinde 2.363,28-TL cari hesap alacağı adı altında takibe başladığını, davalıya tebliğ edilen ödeme emrinde belirttiği borçla ilgili davalı şirketin herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle ödeme emrinde belirtilen borç miktarının tümüne ve ferilerine itiraz ettiklerini, icra takiplerinde yetkili icra
dairesi borçlunun ikametgah yeri karaman ili olduğundan yetkisiz.... İcra Dairesinde başlatılan takibe yetki yönünden de itiraz ettiklerini, yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, davacı şirket tarafından; duran takip üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesine ; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile dava konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep
edildiğini, her ne kadar davalı şirketin borçlu olduğundan bahisle aleyhine Cari Hesap Alacağı adı altında 2.363,28-TL tutarında asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış ise de davalı
şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, ; www.... adli internet sitesi vasıtası
ile "..." sıfatı ile 1 adet "..." marka uydu alıcılı ... televizyon satışı yaptığını, satışı yapılan ürün alıcıya eksiksiz ve kusursuz bir şekilde ... Kargo firması ile teslim edildiğini, ancak alıcı ürünün hasarlı olması nedeni ile iade etmek istediğini, ancak davalıya ürünü ... kargo firması ile göndermek istediğini, kendisine ... kargo firmasının teslim ettiğini iddia ettiğini, kutunun üstünde kocaman delik olmasına rağmen teslim aldığı kargo
firmasına tutanak tutturmadan ürünü teslim aldığı için davalı şirketin bu hali ile kendisine iade edilmek istenen ürünü geri iade kabul etmediğini, bu durumu davalının, davacı ...
operasyon Ekibine aralarında 13 Eylül 2022 tarihinde gerçekleşen yazışma ile ilettiğini, ... operasyon ekibi tarafından kendilerine "Ürün yeniden satılabilirlik özelliği taşımadığından iade edilemez" şeklinde cevap verildiğini, ancak daha sonra davalı şirket tarafından teslim alınmayan ürünün hasar tutanağı olduğundan bahisle ... Operasyon ekibi ürünün geri teslim alınmasını istediğini, ancak ek-1 de sunulan tutanak fotokopisinin resmi geçerliliği olmadığından ve bir önceki iadede teslim alınmadığından ürünün davalıda olmadığının bildirildiğini, bahsi geçen tutanağın ... kargo firması tarafından da kabul
edilmediğini, imzayı atan şahsın hangi ... kargo şubesinde görevli ve yetkili olduğu belli olmadığını, kime imzalatıldığı belli olmayan, ...kargo kaşeli,resmi geçerliliği ve
açıklayıcılığı olmayan, kargo hasar raporu olmayan bu tutanağa istinaden davalının haklı olarak hasarlı olduğu iddia edilen ürününü teslim almadığını, bu durumu da ... Operasyon ekibine 15/09/2022-27/09/2022 tarihlerinde yazılı olarak bildirdiğini, ... operasyon ekibi tüm açıklamalara rağmen müvekkil şirketten 4 Kasım 2022 tarihinde ; müşterinin ürünü hasarlı gönderildiğinden bahisle müşterinin servis tutanağını sisteme
yükleyeceğini o nedenle iade işlemlerinin yapılmasını tekrar istediğini, davalı şirketin defalarca kendisine iade edilmek istenen ürünü neden teslim almadığını ve alamayacağını izah etmesine
rağmen aynı talebin yinelendiğini, hepsibuarada ile görüşmelerin 22 Aralık 2022 tarihi itibariyle kesildiğini, bir kısım yazışmaların ... tarafından sistemden silindiğini, ürün davalı tarafından hiç teslim alınmadığı için davalıda olmadığını, kendi sorumluluğu kapsamında ürün satıldıktan sonra kesinlikle hasarı olmayan ürünü sağlam ve eksiksiz bir şekilde ... kargo firması ile göndermiş sonrasında da müşteri tarafından iade koşulları
eksiksiz yerine getirilmediği için ürün bir daha davalı tarafından teslim alınmadığını, davalı kendi edimini yerine getirdiğini, karşılığı olan para alacağını hak ettiğini, ortada davalının kusurundan kaynaklanan bir durum olmadığını, davacı şirketin kusurlu üründeki hasarın kimden kaynaklı olduğunu inceleyip araştırmadan olaydan davalı satıcı şirketi sorumlu tuttuğunu, malın bedelinin ve diğer masrafların davalı şirket tarafından geri ödenmediği gerekçesi ile icra takibi başlattığını, yukarıda izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak tüm sebeplerle, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının tümüyle reddine, davacı
aleyhine 2004 sayılı icra iflas kanunun 67/2 maddesi gereğince alacağın %20 oranından aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet
ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
- Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 10/01/2025 tarihli bilirkişi kök raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacının, .... İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m.67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir ... marifetiyle hazırlanan 10/01/2025 tarihli raporu özetle; "... Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının takip tarihi itibari ile davaya konu asıl alacak tutarı olan 2.363,28-TL alacaklı olacağı, Faiz yönünden; Davacının asıl alacağının “tahsilat iadesinden” kaynaklandığı, alacak bir fatura alacağı olmadığı, dosya içerisinde davacı şirketin davalı şirkete alacağın bildirilip bildirilmediği, davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği tespit edilemediğinden takip öncesi faiz hesaplanmadığı, Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı... Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; aralarındaki satıcı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine, davalının itirazının haklı olup olmadığı; iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin incelendiğini, lehe delil niteliği bulunduğunu, davacının davalıdan talebi kadar alacaklı olduğu yönünde tespit ve görüşte bulunmuştur.
Davacı ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği anlaşıldığından davacının talebi kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.
Tüm dosya kapsamından; sözleşme nedeniyle düzenlenen faturaların davacının lehe delil mahiyetindeki ticari defterlerine kaydedildiği göz önünde bulundurularak, davacının davaya konu edilen faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu sözleşme ve ticari defterleri ile ispat ettiği anlaşılmakla davacının davasının asıl alacak yönüyle kabulüne dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 2.363,28 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık ticari temerrüt faizi ile devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 90,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.445,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 2.363,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.22/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır