T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/250 Esas
KARAR NO:2025/491
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 23/07/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... 19/03/2024 düzenlenme yer ve tarihli 30 Nisan 2024 vade tarihli, keşidecileri dava dışı ... ile müvekkili Davacı ..., Lehtarı Davalı ... A.ş olan 175.000,00TL bedelli senetin, Ankara 19/03/2024 düzenleme yer ve tarihli, 30 Mayıs 2024 vade tarihli, keşidecileri dava dışı ... ile müvekkili Davacı ...lehtarı Davalı ... A.ş olan 175.00,00TL bedelli senet dolayı müvekkili davacı ...hakkında başlatılabilecek icra takibinin durdurulması, hususunda ihtiyati tedbir kararının verilmesini, 19/03/2024 düzenlenme tarihli protokol ve bu protokol ve protokol uyarınca müvekkili tarafından toplum 350.00,00TL verildiğini, bedelli kambiyo evraklarından dolayı müvekkili davacının borçlu olmadığının tespitini bu protokol uyarınca döeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte istirdatını, davalının takip başlatmada kötü niyetli olduğunu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 02/06/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı ... A.Ş. Borçlular ... otomotiv Nakliyet Petrol Ürün. Konf. Koz. Tic. td. Şti. aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile bonoya dayalı haciz yolu ile takibe geçtiklerini, TBK. 183 uyarınca müvekkili ... varlık yönetimi alacağı temlik almak sureti ile alacaklı sıfatına geçtiklerini, ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibin borçlular tarafından borcun bir kısmını nakden geri kalanı bonolar vermek sureti ile ödeyeceklerini beyan etmeleri üzerine protokol ve bonolar tanzim edildiğini, akabinde davacı yanca iş bu ödemeye ilişkin istirdat ve düzenlenen bono sebebi ile menfi tespit davası ikame edildiğini, davacının iddiaları hem gerçeğe hem de hukuka aykırı nitelik taşıdığından davanın reddi gerektiğini beyanla; verilen 03/05/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, istirdat istemine ilişkin olarak Davacının icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmadığından, İİK.md.72 gereğince icra dosya borcuna istinaden yapılan ödemelere ilişkin ancak dosya borçlusu tarafından istirdat davası açılabileceğinden, bu eksiklik Aktif Husumet Yokluğu sebebi teşkil ettiğinden; HMK.md.115 gereğince açılan davanın usulden reddini, aksi halde, esasa ilişkin açıkladığımız sebeplerle usul ve yasaya aykırı kötü niyetle açılan davanın reddini, Davanın haksız ve kötü niyetle açılmış olması sebebiyle davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı tarafından haciz işlemi sırasında imzalanan protokolün ve verilen bonoların korkutma etkisi altında verilip verilmediği davacının borcu üstlenen 3.kişi konumunda olup olmadığı bonolardan dolayı davalıya borçlu olup olmadığı ve ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin İİK 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Emsal nitelikteki Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 Tarih, ... Esas; ...Karar nolu ilamına göre; "...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayın incelenmesinden; Mahkememizce resen yapılan araştırmada davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığının anlaşıldığı, yukarıda atfı yapılan emsal Yargıtay kararında da tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, İİK 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davalarında göreve ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından Mahkememizin eldeki uyuşmazlığa bakmakla görevli olmayıp görevli mahkemenin genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-)HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-)Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır