T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/261 Esas
KARAR NO:2025/562
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/04/2024
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iş insanı olduğunu, müvekkilinin 2023 yılının temmuz ayında geçici bir nakit sıkışıklığı yaşadığını, işlerinin sekteye uğramaması adına o dönemde aynı zamanda ... anonim şirketi ile birlikte ortak olduğu davalı ...' dan aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklanan diyalog nedeniyle geçici sıkışıklığını bir an önce gidermek için 03/07/2023 tarihi, 300.000 USD, 05/07/2023 tarihi, 50.000 USD, 31/07/2023 tarihi, 60.000 USD olmak üzere toplam 410.000 USD borç para aldığını, ancak davalı müvekkilinin sıkışıklığını fırsat bilerek borç verdiği bu parayı çok kısa sürede ısrarla geri istediğini, müvekkilinin aldığı paranın 60.000 USD sini 04/08/2023 tarihinde banka yoluyla ödediğini ve geri kalan için de hemen ödeyemeceğini, süreye ihtiyacı olduğunu belirttiğini, müvekkilinin davalı ile iyi bir iş ilişkisi olduğunu, bu sebeple iyi niyetle müvekkilinin yaklaştığını, ancak davalının çok fahiş bir faiz ekleyerek müvekkiline 30/06/2024 vade tarihli, 650.000 USD bedelli çeki zorla imzalattığını, teminat olarak talep edildiği inancıyla müvekkilinin bu çeki imzaladığını, kalan borcunu müvekkilinin kısa sürede 12/10/2023 tarihinde elden davalıya ödediğini, müvekkilinin hiçbir borcunun kalmadığını ancak davalının parayı aldıktan sonra çeki iade etmediğini, davalının 350.000 USD daha talep ettiğini, Beykoz İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsili için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin itiraz etmesi üzerine davalının .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, davalının hiç bir alacağının kalmamasına rağmen kötüniyetle hareket ettiğini, davalının çeki elinden çıkartmak için kötü niyetli olarak ciro edebileceğini ve müvekkiline büyük bir zarar verebileceğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişime nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını ya da tamamen imkansız hale geleceğini beyanla, müvekkilinin davalıya keşide ettiği çekin ödeme tarihinden önce paraya çevrilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin dava konusu 650.000,USD bedelli ... ... A.Ş. ... Şubesi muhataplı, 30/06/2024 tarihli, ... seri numaralı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında ... ve matbaa işlerinden kaynaklanan tanışıklık bulunduğunu, tarafların birlikte ortaklığının olmadığı, davacının ... Basın Yayın Dağıtım Reklam ve Organizasyon A.Ş. Kendisinin ... ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. isimli şirketleri bulunduğunu, bu şirketler aracılığı ile uzunca bir süre ticaret yaptıklarını, davacının müvekkilinin varlıklı biri olduğunu anladığını, davalının sermaye koymasını kendisinin de çok geniş bir çevresi olduğunu beyan ederek şirket kurmalarını ve ortak iş yapmalarını teklif ettiğini, ... A.Ş.'nin kurulduğunu, tarafların yarı oranda hissedar olduklarını, davacının ülkemizde bulunan silah, roket, savunma araçları, füze ve benzeri üretim yapan firmalar ile bağlantı kurarak komisyon sözleşmesi hazırlıklarına başlayacağını belirttiğini, ancak sözleşmelerin imzalanması için araya tanıdık üst düzey yöneticilerin girmesi, bu kişilere yapacakları iş için bedel ödenmesi, pahalı hediyeler alınması, yemeklere götürülmesi gerektiği gibi açıklamalarda bulunarak müvekkilinden nakit para talep ettiğini, kâr elde edildiğinde de davacı hissesinin kâr payından düşülmesini istediğini, dilekçe ekinde sunulan şirketler ile sözleşmeler akdedildiğinin iddia edildiğini, müvekkilinden milyonlarca dolar para elden alındığını, 410.000,00 ABD Dolarının da şahsi olarak davacıya borç verildiğini, buna ilişkin banka dekontlarının sunulduğunu, 60.000,00 USD'nin ödendiğini, ancak 350.000,00 USD ödemenin yapılmadığını, davacının Türk Lirası karne çeklerini Amerikan Doları yazarak geçersiz olacak şekilde müvekkiline 650.000,00 USD ve 400.000,00 USD olacak şekilde toplam 1.050.000,00 USD geçersiz çek verildiğini, ayrıca davacı tarafından çeklerin arkasına "Teminat Çekidir" yazılarak tahsilinin engellenmesi istenildiğini, daha sonra çekler geçersiz olduğundan müvekkili tarafından çeklerin iade edildiğini, aralarında Whatsapp yazışmaları yapıldığını, konuşmalardan sonra davacının iletişimini tamamen sonlandırdığını, ihtarname göndererek şirketin tasfiye sürecinin başlatılması için belgeler imzalanmasının talep edildiğini, davacının tek yetkili olduğu, aynı anda faaliyet gösteren ... Dış Tic. A.Ş. isimli 09/10/2023 tarihinde yeni bir şirket kurduğunu ve ortak oldukları küresel savunma şirketinin bir kısım sözleşmeler akdettiği şirketlerle anlaşmalar sağlandığını, bu hususun noter tespiti yapılarak tespit ettirildiğini, davacının müvekkili hakkında savcılığa tefecilik iddiası ile şikayette bulunduğunu, davalının müvekkilinin ifadesini görünce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talep ettiğini, talebin reddine karar verildiğini, hakikate aykırı beyanlarda bulunarak ve iki farklı borç ilişkisini birbirine karıştırarak tüm borçlardan kurtulmaya çalıştığını, davacıya banka kanalı ile borç olarak verilen paralardan kalan 350.000,00 USD'nin şahsi borç ilişkisinden kaldığını, dava konusu 650.000,00 USD bedelli çekin ise müvekkilinin hissedarı olduğu ... A.Ş.'nin iş ve işlemleri için müvekkil tarafından davacı yerine harcanan paraların karşılığı olduğunu, çekin bedelsiz olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2024/916 esas, 2024/1187 karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b/1. Maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ...'un imza isticvabı için mahkemeye davet edilerek, " bana gösterilen 12/10/2023 tarihli bilgisayarda yazılmış ve adıma imza atılmış olan 650.000,00 dolarlık kıymetli evraka ilişkin belgedeki imza bana ait değildir. Davacı ile aramızda böyle bir göreşme ve ödeme olmadığı gibi parayı aldığını ve 650.000 dolarlık çeki iade edeceğim konusunda herhangi bir belge imzalamadım." şeklinde imza inkarında bulunması nedeniyle ıslak imza örneklerinin alınmış, imza incelemesine yönelik işlemler başlatılmıştır.
Yargılama aşamasında davalı vekili sulh protokolü sunmuş ve tarafların sulh oldukları görülmüş, davacı vekilinin protokolden habersiz olduğunu ve müvekkiline tebliğ edilmesini istediğini bildirmesi üzerine davacı asile tebliğ edilmiş, bir inkar beyanı sunulmamıştır.
Davalı vekilinin, protokol başlıklı 24/01/2025 tarihli sulh belgesinin fotokopisi ve davanın konusuz kaldığına dair beyan dilekçesini sunduğu, Sulh doğrultusunda Davacı taraftan yargılama gideri, vekalet ücreti, harç, masraf ve benzeri hiçbir talebi kalmadığını, Sulh Protokolü gereğince Davacı taraf lehine de yargılama gideri, vekalet ücreti, harç, masraf ve benzeri hiçbir hüküm kurulmamasını talep etmiş, dilekçe ve eki protokol
davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen bu konuda olumlu veya olumsuz bir beyan sunulmadığı görülmüştür.
Davacı vekili duruşmada; "Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz. Biz müvekkilimden sulhe ilişkin bir talimat almadık davalı tarafın sunmuş olduğu sulhe ilişkin fotokopi belgesinin davacı asile tebliğini talep ederiz. Ayrıca ...CBS dosya sonuçlanmış ve .... Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır. Dosya numarası da ...'dir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili duruşmada; Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz. .... Asliye Hukuk mahkemesinde açılan dava da da davacı vekili aynı şekilde beyanda bulunmuştur. Bu nedenle davacı asilin isticvabını talep ederiz gelmediği takdirde de sulh sözleşmesindeki imzayı kabul etmiş sayılmasına ihtar edilmesini ve gelip de inkar etmesi halinde imza incelemesi yapılmasını talep ederiz. Açılan ceza davası da davaya konu çekle ilişkili değildir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, borç karşılığı teminat olarak verilen senet bedelinin ödenmesine rağmen senedin iade edilmediğinden bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı tarafça dosyaya sulh protokolü aslı sunulmuştur.
Protokolün incelenmesinde; 24/01/2025 tarihli olduğu, "1-İşbu protokolün konusu; ...'un ...'a vermiş olduğu borcun ödenmemesi iddiası ile ... aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, üzerinden başlatılan icra takibi ve ... vekilince işbu takibe itiraz edilmesi neticesinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esa sayılı dosyası ile yargılaması devam eden itirazın iptali davasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin tarafların karşılıklı sulh ve ibra olmalarından ibarettir. MADDE-3: ŞARTLAR ... vekilince, işbu protokolün imza tarihi olan 24/01/2025 tarihinden en geç bir gün şonra Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasına harç ve masraflar ...'a ait olmak üzere feragat talebinde bulunacaktır. Taraflar yukarıda bildirilmiş olan dava dosyalarına da vekalet ücreti, harç ve masraf taleplerinin olmadığı ve sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği bu sebeple de davanın konusuz kaldığı yönünde beyan dilekçesi sunulacaktır. Aynı şekilde ... vekili tarafından da vekalet ücreti, harç ve masraf taleplerinin olmadığı ve sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği beyan dilekçesi sunulacaktır. Tarafların vekillerince herhangi bir vekalet ücreti talebi olması halinde taraflar kendi vekilin her türlü talebini karşılayacaktır. Olası şekilde karşı vekalet ücretleri tarafça ödenmek zorunda kalınması halinde taraflar birbirlerine rücu edebileceklerdir. MADDE-4 : İBRA ... ve ... işbu PROTOKOL ''ün 2. maddesinde belirtilen icra dosyası ve buna bağlı açılan mahkeme dosyasına konu ihtilaf bakımından karşılıklı olarak sulh ve ibra olmuşlardır. Protokolün imza tarihi ile ... ve ... birbirlerini tamamen gayrikabili rücu olarak ibra etmişlerdir." şeklinde anlaşma sağlandığı görülmüştür.
İnkar edilmeyen sulh protokolü uyarınca dava konusuz kaldığına göre, karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek ve yargılama giderinin tarafların kendisi üzerinde bırakmak gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın, tarafların sulh olması ve protokol düzenlenmiş olması nedeni ile konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2- Alınması gerekli 615,40 TL karar harcının davacının peşin yatırdığı 360.159,44 TL harçtan mahsubu ile artan bakiye 359.544,04 TL harcın davacı tarafa karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Arabulucuk ücreti olan 3.600,00 TL' nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır