T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/303 Esas
KARAR NO : 2024/607
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekili dava dilekçesinde;Dava konusu olay, sigorta şirketine ...KASKO sigorta sözleşmesi ile sigortalı aracın, müvekkiline ait araca çarpması sonucu aracın hasarlanmasına dayandığını, davaya konu olayda müvekkiline ait aracın kullanış amacının personel servisi - ticari olup ticari işlerde kullanıldığını, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, genel yetki kuralları gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı ... şirketine ...KASKO (...) Sigortasıyla sigortalı ...plakalı aracın 25.08.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkili ...'a ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, kaza akabinde yapılan ekspertiz çalışması neticesinde müvekkiline ait araçtaki hasar bedelinin 325.116,29TL, değer kaybı bedeli 200.000,00 TL olarak tespit edildiğini, karşı aracın ZMM poliçesi kapsamında 120.000,00 TL olan teminat limiti tükendiğinden ...KASKO poliçesi kapsamında bakiye hasar bedeli ve değer kaybı bedeli ve aşkın zarar bedelinin davalı ... şirketinden tahsili için işbu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, davalı ... şirketine bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin ödenmesi için 08.01.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, davanın açıldığı iş bu tarihe kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin 25.02.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL aşkın zarar bedelinin davalıdan kaza tarihi olan 25.08.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;işbu dava için görevli mahkemenin ticaret mahkemelerinin olmadığını, tüketici mahkemeleri olduğunu, aynı zamanda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, talep miktarını belirleyebilecek olan davacının belirsiz alacak davası/ kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın, "Hmk 114/1-H maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, Hmk gereği davacının iddiasını somutlaştırması gerektiğini, ihtiyari mali mesuliyet teminatına ilişkin sorumluluk; tazminat bedelinin, zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin üstünde kalması ile başlayacağını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla usule ilişkin itirazları kabul görmese davacının talepleri fahiş ve kötüniyetli olduğundan esastan reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek üzere, istemin şirket sorumluluğu altında olduğu varsayılsa dahi müvekkili şirketin "KDV'ye" ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, işbu davadan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın sigortadan zenginleşme isteğinin olduğunu, müvekkili şirketçe alınan ekspertiz raporu dikkate alındığında müvekkili şirketin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık kazada aracındaki hasar bedeli ,değer kaybı, mahrumiyet bedeli ve aşkın zarar bedeli ile ekspertiz ücretinin ödenmesi talepli davadır
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden doya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih 2017/15-2141 Esas., 2019/442 Karar)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Somut olayın incelenmesinden; davacının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Yine dava TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) da değildir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unun 3/k-l, 73ce 83/2.maddeleri dikkate alındığında mahkememiz bu davaya bakmakta görevli değildir.
Davacının sıfatına ve niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Mahkememizin bu davaya bakmakta göreli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince davanın reddine, dosyanın istem halinde İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4-)HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 24/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır