T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/305 Esas
KARAR NO :2025/567
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/05/2024
KARAR TARİHİ:18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 22/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Ticaret A.Ş arasında Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan ... Fatura ID no'lu Kasım 2023 dönemine ait 4.068,40-TL tutarlı faturaya ödeme yapılmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket ... ... A.Ş. Adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açmış olduklarını, ... ... A.Ş. adına açılacak olan alacak davasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını,
asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesini, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle;
İstanbul ...Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasından bir icra takibi yaptığını, kendilerinden bu takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durmuş olduğunu, bizzat davacı yan tarafından sunulan fatura incelendiğinde, bu faturanın hangi hizmet için düzenlendiği dahi belli olmadığını, müvekkili şirket davacı şirketten 16 adet hat için hizmet almış,daha sonra hizmet alımını sonlandırmış olup,tüm fatura bedellerini de ödediğini,16 adet hattan 15'ini faturasını ödeyip 1 hattın faturasının ödenmemesi söz konusu olmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi kök raporu ile ek rapor.
22/12/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "Dosyaya sunulan sözleşme ve taahhütlerde taraflara ait kaşe, imza ve kimlik bilgileri vs bulunduğundan taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığında şüphe görülmediği, en güncel 2017 tarihli sözleşmelerde 12 aylık taahhüt verildiği, süre bitmeden numaraların başka operatöre taşınması veya abonelik iptali gibi durumlarda aboneye verilen indirimlerin geri alınacağının tanımlandığı, bunun Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeli madde-16'ya da uygun olduğu, dosyaya fatura dökümü olarak sadece taahhüt iptali yansıtılan Kasım 2023 dönem faturasının eklendiği, 2.929,69 TL taahhüt iptali bedeli ile toplam fatura bedelinin 4.068,40 TL olduğu görüldüğü, bu faturada 27.10.2023 tarihinde ilişkisi kesilen son GSM hattı ... için düzenlendiği, bu abonenin tarifesinin “... 5 2018 Yeni” olduğu görüldüğü, dosyadaki sözleşme tarihleri en son 2017 dir. Abonelik paket isimlerinden de (... vs) en son 2021 tarihinde paket tanımlaması yapıldığı değerlendirildiği, davacının 2024 tarihinde sunduğu Davalının cevap dilekçesine karşı beyanlar dilekçesinde de bu durum ikrar edildiği, aboneliklerin elektronik veri saklayıcısı ile de yenilendiğine dair sms dökümü, ses kaydı, müşteri hizmetleri görüşme tutanağı vs bulunmadığından 12 aylık taahhüt süresinin çoktan tamamlandığı, bu sebeple GSM hat dökümünden de görüleceği üzere 2023 tarihinde yapılan numara taşımalardan dolayı abonelik feshinde aboneye indirim iptali bedeli yansıtılamayacağı, son faturanın iptal edilmesi gerektiği değerlendirildiği" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
27/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök rapor özet kısmında belirtildiği üzere güncel tarife bilgilerinde -2021 ifadesi gözükse de dosyaya sunulan sözleşme ve taahhütler 2017 tarihli olduğu, ancak davacı tarafın eklediği ilave dökümanlarda 2021 tarihli sözleşme ve taahhütnameler olduğu görüldüğü, yeni sözleşme ve taahhüt tarihlerinde ise aşağıdaki detay dikkat çektiği, 24 ay taahhütlü 961 indirim taahhütnamesinde 24.10.2021 tarihi görülmekte ancak yine 24 ay taahhütlü ... taahhütnamesinde imza tarihi boş görülmekle birlikte ... şirket içi yazışmalarda Şubat 2022 de bu kampanyaya onay verildiği görüldüğü, bu bilgilere göre ... kampanyası taahhütname ile birlikte ekim 2021 tarihinde beyan edilmiş olsa bile, şubat 2022 de onaylandığı, indirim miktarının önce 10.200 TL yazıldığı daha sonra üstü çizilip 12.000 TL yapıldığı, muhtemelen bunun için de şirket içi onay mekanizmasının işletildiği veya beklendiği, nihayetinde de indirim tablosunun 24 ay yerine 18 ay olarak oluşturulduğu görüldüğü, bu durumda taahhüt süresi davacının beyanındaki gibi şubat 2022 tarihinden itibaren 24 ay değil, 18 ay olduğu, ister imza görülen ekim 2021 den itibaren 24 ay, isterse şirket içi bütçe onayı tamamlanmasına mütcakip şubat 2022 üzerinden 18 ay hesaplandığında taahhüdün dava konusu kasım 2023 faturasından önce bittiğinin görüldüğü, bu değerlendirmeler ışığında yeni eklenen taahhütlere göre de dava konusu faturadan önce taahhüdün tamamlandığı, bu faturaya eklenen 2929,69 TL indirim iptalinin dayanağı görülmemiş olduğu, 2.929,69 TL indirim iptali ve buna uygulanan %20 KDV ve %10 ÖTV vergisi dahil toplam 3.808,60 TL ücretin davalıya iadesi gerektiği" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan Kasım 2023 tarihli fatura alacağının tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirket nezdinde aboneliği bulunan davalı adına kesilen kullanım faturasının ödenmemiş olduğundan bahisle işbu davanın ikame edildiği anlaşılmış, davacı yanın alacağının var olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişiye verilmiş; hazırlanan kök raporda özetle aboneliklerin elektronik veri saklayıcısı ile de yenilendiğine dair sms dökümü, ses kaydı, müşteri hizmetleri görüşme tutanağı vs bulunmadığından 12 aylık taahhüt süresinin çoktan tamamlandığı, bu sebeple GSM hat dökümünden de görüleceği üzere 2023 tarihinde yapılan numara taşımalardan dolayı abonelik feshinde aboneye indirim iptali bedeli yansıtılamayacağı, son faturanın iptal edilmesi gerektiği görüşünde bulunulmuştur.
Her ne kadar alınan ek raporda davacı tarafın eklediği ilave dökümanlarda 2021 tarihli sözleşme ve taahhütnameler olduğu görüldüğü, bu durumda taahhüt süresi davacının beyanındaki gibi şubat 2022 tarihinden itibaren 24 ay değil, 18 ay olduğu ve davacının bu durumda alacağa hak kazanmış olduğu belirtilmişse de; basit yargılamaya tabi iş bu davada HMK 319. Maddesi gereği iddianın genişletilmesi yasağının dava dilekçesinin mahkememize ibrazı ile başladığı, tensip zaptıyla davacıya eksik belgeleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, bu durumda ancak karşı tarafın muvafakati halinde yeni delil sunulabileceği, davalı tarafın bilirkişi kök raporunun tesliminden sonra davacı tarafından sunulan yeni belgelere muvafakat etmediği; bu nedenle yeni belgeler ışığında hazırlanan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmaması gerektiği anlaşılmakla; davacı tarafın düzenlediği faturada görünen kalemler bakımından hesaplamaya esas teşkil edecek bilgi ve belgeleri mahkememize süresinde ibraz etmemiş olduğu, tensip zaptıyla verilen kesin süreye rağmen de eksik belgeleri tamamlamamış olduğu, ancak bilirkişi raporunun tesliminden sonra sunmuş olduğu görülmüştür. Bu nedenle de hükme esas alınan kök rapor gereğince davacının iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının Reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının dava açılırken yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2025
Katip ...
Hakim ...