T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/330 Esas
KARAR NO:2025/381
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :04/06/2024
KARAR TARİHİ:12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 14/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin sahibi olduğu ... portalının faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti vermekte olduğunu, İşbu tanıtım ve reklam hizmeti ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturarak gerçekleştirildiğini, davacının davalıdan alacağının tahsili talebi ile .... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalılar icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu ve icra takibinin durdurulduğunu, Zorunlu arabuluculuk kapsamında 07.02.2024 tarihinde davacı şirket ile davalı arasında 2024/... arabuluculuk numarası ile ticari dava şartı arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, 05.03.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında da belirtildiği üzere arabuluculuk sürecinin görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, İcra İflas Kanunu.S0 para ve teminat borcu için takip hususunda Hukuk Mahkemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.” hükmü gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki şartlara uygun olarak taraflar icra dairesinin yetkisine ilişkin olarak yetki sözleşmesi yapabilir olduklarını, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 11.9.maddesinde “taraflar işbu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul eder. "ifadesinin yer almakta olduğunu, davaya konu icra takibi bu sözleşmeden kaynaklı bir borç sebebiyle sözleşmede belirtildiğini, yetkili olan İstanbul İcra Dairelerinde başlatılmış olduğunu, davacının alacağının sözleşmeye, faturalara ve cari hesaba dayanmış olduğunu, davacı ile davalı arasında 19.01.2022 tarihli 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme yapılmasına mütakip e-faturalar davalı adına davacı şirket tarafından tanzim edildi; faturalar süresi içerisinde herhangi bir itiraz gelmediğini, özleşmenin 12 aylık taahhütlü olduğunu herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlarda sözleşmenin 7.4 ekl 'de yer alan maddesinin geçerli olacağını, 12 aylık taahhüt karşılığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajlar maddede belirtilen hallerde fatura edileceğini, davalıya da bu madde gereği yararlandığı indirimler ve katılım bedeli ayrıca fatura edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin süre ve fesih başlıklı 10. Maddesi hükmü gereğince sözleşme 12'şer aylık taahhütlerle 10 yıl süresince devam etmekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.7.”taraflar işbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde perador'un defter ve muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin kesin delil olduğunu gayri kabili rucü ve kesin olarak kabul beyan ve taahhüt eder.” hükmü gereğince davalı davacı şirketin defter ve muhasebe kayıt ve belgelerini kesin delil olarak kabul etmiş olduğunu, davacı şirket sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan ... 'ne kendi internet sitesi ... portalında gelinlik kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, sözleşme reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeniyle reklam ve tanıtımın doğası gereği herhangi bir iş yada görüntülenme garantisi verilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.7.maddesi hükmü gereğince davacı şirketin sözleşme gereği iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler vermesinin söz konusu olmadığını, davacı şirket davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, sözleşme süresince davalıya yayın süresi zarfında firma sayfasına 2737 kullanıcı ziyareti gerçekleştiğini, 342 tekil kullanıcıdan 339 fiyat teklifi talebi olduğunu, davalı bu tekliflerin çoğuna dönüş yapmış olduğunu, davacı şirketle davalı arasında imzalanan sözleşme davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişki ticari bir iş olduğunu, talep edilen faiz de ticari işlerde uygulanan avans faizi olduğunu ve yasa ve usule aykırı olmadığını, davalının faize itiraz etmemiş olduğunu, davalıların .... İcra Müdürli ... E.sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacağın 9620'si olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin15/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili ...'in adresi, ... Mah. 1171. Sk. No:26/1 .../İstanbul olduğunu, bu nedenle söz konusu icra takibinde yetkili icra dairesi ... İcra Müdürlükleri ve bu takibe ilişkin itirazın iptali davalarında yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikli olarak aktif husumet yokluğundan reddi gerekmekteyse de mahkemece davacının aktif husumetinin bulunduğu sonucuna ulaşılması halinde bu kez müvekkilin pasif husumetinin bulunmadığı açık olduğunu ve davanın bu yönüyle pasif husumet yokluğundan reddi gerekeceğini, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşme müvekkiller tarafından imzalanmamış olup sözleşmenin sonunda yer alan imza da müvekkiline ait olmadığı ve müvekkiline ait imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbi ile söz konusu imza örnekleri geldiğinde sözleşmedeki imza ile karşılaştırılarak bilirkişi incelemesi sonucunda da imzanın müvekkile ait olmadığı açıkça ortaya çıkacağını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkillerin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından müvekkillerinin reklamının yapıldığı ve buna dayalı olarak kazanç sağladığını iddia ettiğini, icra takibinde takibe dayanak belge sunmayan davacı, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını beyanla; davanın usulden reddini mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
- Mali Müşavir .... tarafından hazırlanan 04/03/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m.67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişiler Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 04/03/2025 tarihli bilirkişi özetle:"...Davacı ... Hiz. A.Ş. ile davalı ... arasında davacı yan tarafından düzenlenen 19.01.2022 tarihli üyelik sözleşmesinde ... imzası bulunmakta olduğu, bu sözleşmeye göre Davacı ... Hiz. A.Ş. İle davalılar ... ve ... arasında üyelik sözleşmesine bağlı ticari ilişkisi olduğu, ...'in ... adına sözleşme imzalama yetkisi bulunup bulunmadığı konusunda uzmanı bir bilirkişi görüşü alınmasının Sayın Mahkeme'nizin takdirinde olduğu, dosyaya sunulan sözleşmedeki ...'in imzası konusunda tarafların farklı beyanları söz konusu olduğu için imzanın, Davalı ...'e ait olup olmadığı konusunda Ercan İnce'nin ses kaydı alınarak karşılaştırma yapılmasının, konunun uzmanı bir bilirkişi görüşü alınmasının Mahkeme'nin takdirinde olduğu, ...'in, firma adına sözleşme imzalama yetkisi olması ve delil olarak sunulan sözleşmede ki imzanın ...'e ait olması durumunda; davacı 2022,2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu, davacı 2022,2023 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan 36.840,00 TL alacağı olduğu, Davalının tek ortak olarak bir şahıs şirket olduğundan defter-beyan sisteminden defter tutmasından dolayı tasdik zorunluluğu bulunmadığı, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte; ...'in, firma adına sözleşme imzalama yetkisi olması ve delil olarak sunulan sözleşmede ki imzanın ...'e ait olması durumunda; davacı yanı icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün icra takibi ile oluştuğu, icra takip tarihi olan 15.12.2023 tarihi itibariyle 36.840,00 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı konusundaki kararın münhasıran mahkemeye ait olduğu..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuştur. Rapora karşı taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile arasında imzalandığını iddia ettiği hizmet sözleşmesi gereğince yerine getirdiği hizmete karşılık elde ettiği ücrete ilişkin düzenlediği fatura ve cari hesap alacağını talep etmektedir. Davalı ise davacı ile arasında ticari bir ilişki olmadığını, sözleşmedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığını, dolayısı ile diğer davalı ...'nin de sorumlu olmadığını, mahkememizin de yetkisiz olduğunu iddia etmiştir.
Davalının yetki itirazına ilişkin yapılan değerlendirmede; davacının sözleşmeyi mahkememize sunduğu ve sözleşmede yetki anlaşması bulunduğu görülmüştür. Davalının sözleşmenin varlığına ilişkin itirazı esasla birlikte değerlendirilmesi gerekeceğinden ilk etapta mahkememizin yetkisiz olmadığı değerlendirilerek bu itiraz yerinde görülmemiştir.
Davacı, icra takibinde fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacak talebinde bulunmuştur. Bu nedenle usul ekonomisi gereğince öncelikle sözleşmedeki imza hususu değerlendirilmemiş; davalının taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı yönündeki itirazının değerlendirilmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan incelemede; davacı tarafından davalı ... adına düzenlenen faturaların e-arşiv portal üzerinden davalıya gönderildiği ve teslim edildiği; ancak faturalara itiraz edilmediği, bunun aksine bir delilin de sunulmadığı görüldü. Her ne kadar davalılar vekili tarafından davacı ile arasında ticari ilişki bulunmadığı savunmasında bulunulmuşsa da; açık kaynak araştırmasında davacı tarafından sağlanan link hizmetinin halen aktif durumda olduğu, davalı ...'in işletmesinin reklam ve tanıtımının davacı tarafından yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; davalı ... adına düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından itiraz edilmediği, davalı vekilinin ticari ilişki bulunmadığına yönelik itirazının hizmetin verildiği ve faturalara itiraz gelmemesi nedeniyle yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı ihtilaflı olsa da; sözleşmenin varlığı ve yokluğu hallerinin her ikisinde de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, cari hesap ve faturalara göre davalı ...'in takip dosyasında talep edilen miktar kadar borçlu olduğu, ancak diğer davalı ...'in şahıs şirketi olan ... ile ticari ilişkisinin tespit edilememesi, sadece sözleşmeye imza atmasının kendisini borçlu duruma getirmeyeceği, bu hususta yan delillerin davacı tarafından sunulmadığı anlaşılmakla imza incelemesine gerek bulunmadan davacının davasının sübuta ermediği kesin kanaatine varılmakla; davacının davasının davalı ... yönüyle kabulüne, davalı ... yönüyle ise reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının davalı ... yönünden sübuta ermediğinden REDDİNE,
2-Davacının davasının davalı ... yönünden KABULÜ ile; davalı borçlunun, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 36.840,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin takip talebindeki şartlar ile aynen devamına,
3-Hükmolunan alacağın %20si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 2.516,54 TL harçtan peşin alınan 444,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.071,60 TL harcın davalı ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 444,94 TL peşin harç, 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 390,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 11.262,54 TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı ... yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e ödenmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00TL'nin davalı ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına,
9-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.12/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır