T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/390 Esas
KARAR NO :2025/546 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/07/2024
KARAR TARİHİ:15/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 08/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini ve kumaş boyahanesi işlettiğini, işyerinde oluşabilecek risklere karşı ... Ana Sigorta şirketinden Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi yaptırdığını, 13.06.2023 tarihinde işyerinde bir yangın meydana geldiğini, ancak sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, Sigorta şirketinin, yangın sonucu oluşan hasarın ekspertiz raporuna göre poliçedeki muafiyet kapsamında kaldığını gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, ancak muafiyet hesabında hata yapıldığını, gerçek zarar miktarının muafiyet tutarının üzerinde olduğunu ve bu nedenle sigorta şirketinin ödeme yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, Poliçede yer alan muafiyet klozunun "Özel Şartlar" başlığı altında düzenlendiğini, ancak bu şartın sigorta şirketi tarafından tek taraflı olarak belirlendiğini ve müvekkili ile müzakere edilmeden poliçeye eklendiğini, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem şartlarına ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Ayrıca, sigorta poliçesinde "Taraflar karşılıklı olarak mutabık kalmışlardır" ifadesi yer alsa da, bu tür klozların sigorta sözleşmelerinde standart olarak bulunduğunu ve gerçek bir müzakere sürecinin yaşanmadığını, Bu nedenle, muafiyet klozunun geçersiz olduğunu ve mevcut olaya uygulanamayacağını, ancak mahkemenin aksi yönde bir değerlendirme yapması durumunda dahi sigorta şirketinin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, Sigorta şirketinin, poliçede belirtilen özel şartlara göre sigortalıya önlem alması için 2 ay süre tanıdığını, ancak bu sürenin sonunda eksikliklerin giderilip giderilmediğini denetlemediğini, sigortalıyı bu konuda uyarmadığını ve poliçeyi iptal etmeyerek prim tahsil etmeye devam ettiğini, Sigorta şirketinin, prim tahsilatını sürdürerek tam teminat varmış gibi davrandığını, ancak herhangi bir denetim yapmayarak poliçeyi geçersiz kılmaya çalıştığını, bu durumun sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğunu ve açıkça kusurlu sayılması gerektiğini, Yangının sebebi, zarar miktarı ve muafiyet klozu ile illiyet bağının değerlendirildiği bilirkişi raporunda; yangının meydana geldiği alanın poliçede belirtilen güvenlik önlemleriyle doğrudan ilgili olmadığı, yangının ani bir parlama sonucu çıktığı ve sigorta şirketinin talep ettiği önlemler alınmış olsa dahi yangının önlenemeyeceğinin tespit edildiği, Ayrıca, poliçedeki önlemlerin fabrikanın genel yangın riskini azaltmaya yönelik olduğu, ancak yangının çıktığı bölüm ile poliçedeki önlemler arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığı, Sigorta şirketinin gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu ve bu nedenle zarardan sorumlu tutulması gerektiği, Yangın nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar kapsamında; tamamen kullanılamaz hale gelen numune baskı makinesi için 262.300 Avro değerinde yeni bir makine teklifi alındığını, ancak bilirkişi incelemesi tamamlanana kadar şimdilik 1.000 TL talep edildiğini, yangının meydana geldiği alandaki dekorasyon zararının 301.284 TL olarak belirlendiğini ve bunun kesinleşmesi için bilirkişi incelemesi beklenerek 1.000 TL talep edildiğini, ayrıca poliçede kar kaybı teminatının bulunduğunu ve müvekkilin iş kaybı yaşadığını, bu zarar için de 1.000 TL talep edildiğini, bu nedenlerle; davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesini, bilirkişi incelemesi sonucunda netleşecek zarar miktarının talep edilme hakkı saklı kalmak kaydıyla; numune baskı makinesi için 1.000 TL, dekorasyon ve yapı zararları için 1.000 TL, kar kaybı zararı için 1.000 TL olmak üzere toplamda 3.000 TL'nin, yangının meydana geldiği 13.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsil edilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalı sigorta şirketine yüklenmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin 06/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; poliçedeki güvenlik şartlarının yerine getirilmemesi durumunda tazminat talep edilmeyeceğine dair klozun geçersiz olduğu iddiasının temelsiz olduğunu, sigortalının bu kloza itiraz etmediğini ve poliçenin şartlarının geçerli olduğunu, davacının, söz konusu klozun genel işlem şartı olduğunu ve sözleşme dengesini bozduğunu iddia ettiğini, ancak poliçenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile oluşturulduğunu ve her iki tarafın da menfaatlerini gözettiğini, Ayrıca, sigortalının tacir olduğu ve ticari faaliyetlerinde gerekli özeni göstermekle yükümlü olduğunu, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini ve gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, bu yüzden meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığını, yasal yükümlülükler ihlal edildiği için tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının, tespit işlemini sigorta şirketine bildirmeden yaptığını, bu nedenle raporun geçersiz olduğunu, bilirkişilerin konuyla ilgili yeterli uzmanlıkları olmadığını ve raporda yer alan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, davacının zararını ispat edemediğini, taleplerin fahiş ve dayanaksız olduğunu, ekspertiz raporunda bile hasar miktarlarının yüksek olduğunu, dolayısıyla taleplerin teminat kapsamında kabul edilemeyeceğini, sorumluluğunun poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu ve muafiyet hükümlerinin geçerli olduğunu yalnızca poliçedeki şartlara uygun olarak ödeme yapma yükümlülüğünde olduğunu, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz dışında herhangi bir ödeme sorumluluğu taşımadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, TMK m.2'ye aykırı olarak hakkın kötüye kullanıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Çorlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası Uyap kayıtları,
-Sigorta uzmanı ..., İtfaiye uzmanı..., Tekstil Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ..., Elektrik Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ...'ın sunduğu 28/02/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 05/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, dava konusu yangın nedeni ile davacının sigorta poliçesi kapsamında tazminat talebine ilişkindir.
13.06.2023 günü saat 18:36 sıralarında ...'de fabrika yangını olayının meydana geldiği tespit edilmiştir. Yaklaşık 100 m2 kapalı alana sahip numune baskı atölyesi içerisinde bulunan 1 adet numune baskı makinesinin blanketi yanmaktan, baskı makinesinin alt ve üst silindirleri alevden kavrulmaktan baskı makinesinin kontrol panosu ile atölyenin elektrik panosunun dış kısmı üzerinde bulunan plastik kısımlar, tavan aydınlatma armatürlerinin plastik kısımları ısıdan erimekten, atölyenin duvar boyası dumandan islenmekten, 1 adet 3 kanatlı pvc pencere doğramasına ait camlar ısıdan kırılmaktan, baskı atölyesinin sağ bitişiğinde bulunan yaklaşık 100 m2 alana sahip baskı laboratuvarı olarak kullanıldığı öğrenilen bölümün asma tavan kaplamaları ve sol bitişiğinde bulunan yaklaşık 100 m2 alana sahip dijital baskı bölümü olarak kullanıldığı öğrenilen bölümünün asma tavan kaplamaları ısıdan dökülmekten dolayı zarar görmüş olduğu itfaiye yangın raporundan tespit edilmiştir.
Çorlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da "...Söz konusu yangın ani bir şekilde parlamadan kaynaklı meydana geldiği için ve yangından hemen sonra söndürme çalışmaları başladığı için sigorta şirketinin belirttiği fabrikanın genel yangın söndürme önlemleri alınsaydı dahi, yangının meydana gelmesinin engellenemeyeceği ve net olarak yangının neden çıktığı belirlenemediği" gerekçesiyle yangının nedeni bulunamamıştır.
Davacı yangın neticesinde kullanılamaz hale gelen baskı makinesinin bedeli ile yangın nedeniyle yapıda meydana gelen hasrın tazminini sigorta şirketinden talep etmektedir. Taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinin özel şartlarında yer alan tenzili muafiyet klozu: ".. Yangın, ...Hasarlarında; Oluşan Her Bir Hasarda Hasarın %70 Sigortacı, %30'u Sigortalı Üzerinde Kalmak Üzere Koasürans Uygulanacaktır. Sigortacı Payı Üzerinden; Hasarın %10'u Minimum 150.000Euro Tenzili Muafiyet Uygulanacaktır." şeklindedir.
Davacının hasar kalemlerinin tespiti ve sigorta şirketinin sorumluluk miktarının tespiti için mahkememizce re'sen görevlendirilen Sigorta uzmanı ..., İtfaiye uzmanı..., Tekstil Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ..., Elektrik Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan 28/02/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 05/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Yangın Uzmanlığı Yönünden Sonuç ve Kanaat; Dava konusu parlama ve akabinde oluşan yangın olayının kök/temel/ana nedeninin kapalı mekânda asetat ile baskı makinasında temizlik işlemini gerçekleştiren davacı şirket personelinin dikkatsizliği, tedbirsizliği ve ihmali kaynaklı gerçekleştiği, a-) Dosya içeriğinde ki bilirkişi, eksper ve itfaiye raporları, fotolar, video görüntüleri, savcılık ve kolluk kuvvetlerinde verilen ifadelerin de olayın başlangıç yeri, nedeni ve şekline dair yukarıda ifade edilen görüşleri doğruladığı, b-) Dava konusu yangının başlama yeri, şekli, akabinde meydana gelen hasar ve maddi zarara dair dosya içeriğinde farklı bir beyan, iddia, tespit ve görüş bulunmadığı, ayrıca gaz parlamalarının oluşma, gelişme ve sonuçlarına dair teknik veriler ve kabuller “tümden gelim ve tüme varım” ile “ etki-tepki-olay-süreç-sonuç” — bilimsel — kriterleri “kapsamında değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu olan parlama/patlama, akabinde oluşan yangın hasarının meydana gelmesinde baskı makinasında dikkatsiz, tedbirsiz şekilde temizlik işlemini gerçekleştiren davacı şirket personelinin TEKNİK MANADA kusurlu ve sorumlu olduğu, c-) Ancak davacının iddiaları, davalının savunmaları, dosya içeriğinde ki her türlü evrak ile huzurda ki dava konusu parlama/patlama ve sonrasında oluşan yangın nedeniyle meydana gelen hasar ve maddi zarardan dolayı hukuki sorumluluğun kimde veya kimlerde olduğu ve ayrıca huzurda ki bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmesi ve karar verme yetkisinin sadece sayın mahkemenin uhdesinde olduğu şeklinde teknik bulgu, bilgi, tespit ve kanaatlere ulaşılmıştır.2-) Tekstil Mühendisliği Yönünden Sonuç ve Kanaat: Yanan makinenin numune baskı makinesi olduğu, bu makineyle üretim yapılmadığı, imalatın üretimde kullanılan baskı makineleri tarafından gerçekleştirildiği, numune baskı makinesi olmasa da üretimin devam edeceği, numune baskı makinesinin kullanılmadığı dönemde davacı tarafından fason olarak başka firmalara numune baskı işlemi yaptırıldığına dair herhangi bir fatura sunulmadığından davacının kâr kaybına uğradığı iddiasının ispata muhtaç olduğu, 3-) Elektrik Mühendisliği Yönünden Sonuç ve Kanaat: Dava konusu yangın olayı ve hasarının klasik yangınlardan farklı olarak ani ve hızlı bir parlama ile gerçekleşen gaz yangını ve hasarı olduğu için davacı firmadaki klasik yangın algılama ve ihbar sistemleri (duman dedektörü, sesli ve ışıklı yangın ihbar paneli vb) ile ana dağıtım ve üretim alanındaki elektrik panolarına pano içi yangın söndürme cihazı tesis edilmesinin dava konusu mevcut parlama /patlama olayını teknik olarak önlemesinin mümkün olmayacağı, Dosya içeriğinde bulunan dava konusu yangın ile ilgili fotoğraf ve bilgiler ile Değişik İş dosyasında görevli bilirkişiler tarafından yerinde inceleme sırasında tespit edilen iş kalemleri ile miktarlarına göre dava tarihi itibariyle yangından hasar gören elektrik tesisatının tekrar kullanılabilmesi için elektrik işleri hasar bedelinin olay tarihi itibarıyla takdiren KDV dahil 5.000,00TL olabileceği,4-) İnşaat Mühendisliği Yönünden Sonuç ve Kanaat: Değişik İş dosyasında görevli bilirkişiler tarafından yerinde inceleme sırasında tespit edilen iş kalemleri ile miktarlarına göre dava tarihi itibariyle yangından hasar gören alanın tekrar kullanılabilmesi için inşaat işleri toplam bedelinin takdiren KDV dahil 296.504,00 TL olabileceği, 5-) Makina Mühendisliği Yönünden Sonuç ve Kanaat: Dava konusu numune baskı makinesinin eskime, yıpranma ve ikinci el piyasa şartları göz önünde bulundurulduğunda 13.06.2023 olay tarihi itibariyle rayiç değerinin KDV dahil 135.000,00 TL olabileceği; 6-) Hesap Uzmanlığı Yönünden Sonuç ve Kanaat: davacının 2022 yılı ve 2023/6 dönemi zarar beyan ettiği ve zayi olan makinenin toplam şirketin sahip olduğu makinelere oranına bakıldığında hesap edilebilecek bir tutar oluşmadığı, 6-) Sigorta Uzmanlığı Yönünden Sonuç ve Kanaat: a-) Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere, sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin tesisi tarihinde sigorta ettirene önerilen önlemlerden bağımsız olarak davacının hasarının tazminini talep edebileceği, b-) Sayın Hâkimliğin heyetimiz ile aynı kanaatte olması halinde davacının poliçede belirtilen ikinci özel şartına göre c-) Poliçede mutabık kalınan Tenzili Muafiyet Hükmü gereği, "Yangın, ...Hasarlarında; Oluşan Her Bir Hasarda Hasarın %70 Sigortacı,%30'u Sigortalı Üzerinde Kalmak Üzere Koasürans Uygulanacaktır. Sigortacı Payı Üzerinden; Hasarın 9610'u Minimum 150.000 Euro Tenzili Muafiyet Uygulanacaktır." Notuna binaen yapılan hesaplama gereği,d-) Hasar tespiti sonucunda; Makine Hasarının : KDVdahil 135.000,00TL+ Dekorasyon Hasarının: KDVdahil — 296.504,00'TL+ Elektrik H . KDYdahil — 5.000,00TL= TOPLAM Hasarın: KDVdahil 436.504,00 TL Olduğu, Tenzili Muafiyet Hesaplamasına Göre: %30 Sigortalı Payı: 436.504,00TL x 9630— 130.951,20 TL, %70 Sigortacı Payı: 436.504,00TL x 94670 — 305.552,80 TL, Sigortacı payının ...'u 305.552,80x9010— 30,555,28 TL, Hasardan %10 miktarının tenzilinden sonra bakiye kalan ödenecek hasar Miktarı: 305.552,80Tl- 30.555,28 TL = 274.997,52 TL olduğu, ancak Minimum 150.000Euro (3.836.430,00 TL) İlgili muafiyet notuna istinaden hasarın muafiyet altı kalacağından davalı sigorta şirketinin ödemekle mükellef olacağı tazminat miktarının bulunmayacağı,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, davaya konu meydana gelen hasar bedeli olarak tespit edilen 436.504,00TL sözleşmede yazan hasar bedelinin aşağısında kalması sebebiyle sigorta sözleşmesi uygulanamayacağından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40TL karar harcının peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 3.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/09/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır