T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/391 Esas
KARAR NO :2025/143 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/07/2024
KARAR TARİHİ:13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 08/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı aralarındaki ticari ilişki nedeniyle mal alım satımı yapıldığını, Borçlu tarafın ticaret konusu mallar karşılığında müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili ... Şirketi'nin haklı alacağına istinaden başlatılan .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişkin nedeniyle davalının müvekkili şirkete 52.656,00TL borcunun olduğunu, müvekkilinin hak ve alacaklarının güvence altına alınması için müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelme ihtimali dikkate alınarak ihtiyati haciz karar verilmesini, bu nedenlerle; davalının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazların iptaline, takibin devamına, ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı aleyhine %20'de az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin 17/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile cari hesap ekstresi gereği ödenmeyen sözde borç için icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle; davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı tarafça sayın mahkemeden talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkil şirketin mağdur edilmesinin önüne geçilmesi saikiyle, teminat senedine dayalı olarak kötü niyetli şekilde başlatılmış olan icra takibinin İİK 259.madde kapsamında davacı şirket tarafından teminat gösterilerek ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesine ve bu teminat değerinin %15 den az olmamak koşuluyla alacaklı tarafından karşılanmak üzere teminata hükmedilmesine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
-Mali Müşavir ... 'in17/02/2025 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; aralarındaki alım-satım ticari ilişkisi kapsamında davacının davalıdan cari hesaba dayalı alacaklı olup olmadığı ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali hususlarına ilişkin olduğu görülmekle;
.... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ... 'in17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle "....... İcra Dairesi Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile davacı tarafından toplam 52.656,00 TL'nin tahsili için 27.05.2024 tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, Davacı ... Şirketi'nin 2023-05/2024 Yılı E-defter sistemine tabi olduğu 01.01.2023-31.05.2024 dönemine ilişkin olarak her ay yasal süresi içerisinde yasal defterlerin GİB'e gönderildiği ve onaylarının alındığı, Davacı tarafa ait yasal deftere göre; Takip tarihi itibariyle davalıdan 52.656,00 TL alacaklı olduğu, Davacıya tarafından davalı adına düzenlenen faturalar temel fatura senaryosuna göre düzenlenmiş ve irsaliye yerine de kullanılabilen faturalardan olduğu, Dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde, 19.06.2023 tarih ... nolu “ÇARŞARPİKE,YATAK” açıklamalı 62.748,00 TL tutarlı temel faturanın üzerinde... adının yazılı olduğu ve imza bulunduğu, dosyaya sunulan Ticaret Sicil Belgesinde...'in Davalı şirket ortağı olduğu tespit edildiği, Yine 25.04.2023 tarih ... nolu “... ŞAMPUAN, SIVI SABUN, DUŞ JELİ” açıklamalı 5.080,00 TL tutarlı temel faturanın üzerinde ise tam olarak okunamamakla beraber “...” adının yazılı olduğu ve imza bulunduğu, ancak isim ve imzanın davalı şirket ile olan bağlantısı dosya kapsamından anlaşılamadığı, Davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturaların kabul edilmediğine yâda iade edildiğine dair belge sunulmadığı, davalı tarafın defter incelemesine katılmadığı,..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının iddiası; davalı ile arasındaki cari hesaba dayanan ticari ilişki gereği düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı; iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin incelendiğini, davalının ticari defterlerini sunmadığını, takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde yer aldığını, faturaların temel fatura senaryosuna göre düzenlendiklerini, iade faturası düzenlenmediğini, davacının defterlerinin lehe delil niteliği taşıdığını ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep tutarı kadar alacaklı olduğu yönünde tespit ve görüşte bulunmuştur.
Her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazında defterlerin yerinde incelenmediğini beyan etmişse de; davalının defterlerin bulunduğu yere ilişkin farklı bir adres sunulmadığı, duruşmaya katılım sağlamadığı, bilirkişice de davalı tarafa ulaşılamadığı anlaşılmakla itirazının reddine karar verilmiştir.
Ticari defterler 6100 Sayılı HMK' nın 222. Maddesi uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği, anlaşıldığından davacının talebi kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.
Açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 52.656,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.596,93TL harçtan peşin alınan 635,96TL harcın mahsubu ile bakiye 2.960,97TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 635,96TL peşin harç, 5.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 215,00TL olmak üzere toplam 10.511,45TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır