T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/4 Esas
KARAR NO :2025/629
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/05/2023
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait muhtelif plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının takibe konu borcun tümüne itiraz etiğini, bu doğrultuda davalının ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmediğini, müvekkil şirketin, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisini haiz olmadığını, bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde | (bir) katı, 45 (kırk beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 (dört) katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) olmayıp BK tahtında özel alacak statüsünde olduğunu, genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceğinin 6001 sy Kanunda düzenlendiğini, davalı borçlunun ihlalli geçişi inkar etmeksizin icra dosyasına yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip talebi ile talep edilen geçiş ücreti, ceza tutarı ve süresi içinde ödemesini yapmamış olması nedeniyle talep edilen faizin yasalara uygun olduğunu, bu sebeplerle itirazın iptaline, davalının 9620'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığı gibi ceza tutarlarını talep hakkının da mevcut olmadığını, müvekkili şirketin Türkiye'nin önde gelen turizm firmalarından olduğunu, araçlarının tümünde HGS etiketleri mevcut olup şirketin banka hesabında söz konusu HGS geçişleri için her zaman gerekli bakiyenin bulundurulduğunu, ancak zaman zaman banka sisteminden ve/veya davacı firmanın sisteminde yaşanan aksaklıklardan sehven kaçak geçiş kayıtları meydana gelebilmekteyse de daha sonra bu kayıtlar banka ve davacı firma tarafından düzeltildiğini, söz konusu sistemsel hatalardan müvekkilin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak tuttuğu kaçak geçiş kayıtlarını kabul etmediklerini, kayıtların gerçeği yansıtmadığını, davacının sistemi üzerinde gerekli incelemeler yapıldığında ve HGS'lere ilişkin banka kayıtları celp edildiğinde müvekkilin kaçak geçiş gerçekleştirmediği, bu sebeple cezalı ideme yapmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığının tespit edilebileceğini, davacının iddiasının aksine müvekkiline ihlalli geçişe ilişkin olarak yapılmış bir bildirim bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi şoförlere bir belge verilmiş olsa dahi şoförlerin müvekkilini temsile yetkili olmadıklarını, bu kişilere yapılan bildirimlerin tebliğ yerine geçmeyeceğini, bu sebeple de davacının ceza talep hakkının mevcut olmadığını, talep edilen tutarların haksız, yasaya aykırı ve fahiş olduğunu, açıklanan sebeplerle davanın reddine, davacı aleyhine 9020'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
İhbar olunan ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu geçişler ve geçiş ücreti tahsilatında müvekkili ...'tan kaynaklı bir sorun bulunmadığını, davacının iddiasının 04.07.2022 26.10.2022 tarihleri arasında birden çok ihlalli geçiş olduğu yönünde olup müvekkili banka tarafından bu tarihlerde davalının limit yetersizli; edilemediğini, yine davalının 04.07.2022 26.10.2022 tarihlerine ilişkin olarak her bir HGS ekstresi incelendiğinde kredi kartından HGS ödemesi yapıldığının görüldüğünü, müvekkili bankanın ... tarafından sadece kendisine bildirilen HGS geçiş bedellerini esas alarak müşteriden tahsilat sağladığını, dolayısıyla kendisine bildirilmeyen ödemeler ile ilgili bir sorumluluğunun olamadığını, davalı ile ihbar olunan ... AŞ arasında imzalanan sözleşme ve işletmecinin HGS ödeme sistemlerinde yaşanacak teknik aksaklıklardan dolayı müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, ilgili ücretin tahsil edilememesinin yegane sebebinin davacının kurmuş olduğu sistemden kaynaklanan arıza/hata olduğunu, müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmenin 22. maddesinde köprü ve otoyol geçişlerinde yaşanan teknik aksaklıklardan dolayı problemli geçişlerde davalının bankayı sorumlu tutmayacağını kabul ettiğini, açıklanan sebeplerle davanın ... AŞ yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, ihlalli geçiş nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi ... 17/01/2025 tarihli raporunda; "davacı şirketin davalı şirkete ait araçların 04.07.2022 ile 26.10.2022 tarihleri arasındaki ihlalli geçişlerinden kaynaklanan bedelleri icra takibine konu ettiği, davalının da kendisinden kaynaklı bir sorun olmadığını ve davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirttiği görülmüştür. davanın kendisine ihbar olunduğu ... A.Ş.'nin kayıtlarına göre davalının ... aracılığı ile HGS ürünlerini kullandığı, geçiş bedellerinin ...******... numaralı kredi kartından düzenli olarak çekildiği, kart limitinin 200.000,00 TL olup takip eden dönemlerde ödenmeyen borcunun bulunmadığı, 04.07.2022 ile 26.10.2022 tarihleri arasında banka nezdinde herhangi bir lir in bulunmadığı, yine HGS ekstresine göre 04.07.2022 ile 26.10.2022 tarihleri arasında yapılan geçişlere ilişkin ödemelerin davalının kredi kartından çekildiğinin tespit edildiği görülmüştür. İhbar olunan banka tarafından delil olarak sunulan ekstrelerdeki hesap özetine göre ilgili aylarda gelen kart borcunun kart limitinin altında olduğu, bu durumda limit yetersizliğinin olmadığı görülmüştür. ihtilafa konu olan dönem için davacı şirketin kurmuş olduğu HGS sisteminden kaynaklanan bir hata ya da arıza söz konusu olup olmadığının teknik yönden tespit edilmesinin gerektiği" mütalaa edilmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiştir.)
7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz."
Uyuşmazlığın anlaşılabilmesi taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin iyice anlaşılmasına bağlıdır. Davacının, davasını dayandırdığı hukuki ilişkinin niteliğinin, borcun doğum sebebinin ortaya konulması önem arz etmektedir. Davacı taraf ödeme yapılmaksızın kendilerince işletilen otoyolun kullanıldığını belirtmektedir. Borcun kaynağı davalı tarafın ücretini ödemeyerek otoyolu kullanması ise borcun sözleşmeye aykırılıktan mı haksız fiilden mi kaynaklandığının tespiti gerekir. Her ne kadar borcun haksız fiilden kaynaklandığı görüntüsü oluşmakta ise de taraflar arasında bir hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın otoyol hizmeti vermeyi taahhüt ettiği, davalı tarafın ise ücret ödemeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi17. Hukuk Dairesi de "Davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunmaktadır." demektedir.
Bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra itirazın iptali dava türü ve ispat yüküne de değinmek gerekmektedir. 20. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.
Tüm bu açıklamalar ışığın somut olaya bakıldığında taraflar arasında ticari nitelikli hizmet sözleşmesi bulunduğuna dair herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf sözleşme kapsamında üstlendiği otoyol hizmeti sunma yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Dosyaya sunulan kayıtlardan davalı tarafın araçlarının geçiş yaptığı anlaşılmaktadır. Bu noktada ispat yükünün davalıya geçtiğinin kabul edilmesi gerekir. Davalı tarafın hizmet aldığı açık olup davalı hizmet bedelini ödediğini ispatla mükelleftir. Ancak davalı tarafça mahkememize ya da icra dosyasına herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi, HGS hesaplarından veya banka hesaplarından ödeme yapıldığı da iddia edilmemektedir. Bursa BAM 5. HD.sinin 2018/290 Es sayılı dosyasında "Davalı, geçiş ücretini ödediğini iddia etmemektedir. Sadece HGS veya OGS kartlarının banka hesabında yeterli bakiye olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu hesaplardan para çekildiği de iddia edilmemektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır. Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir." denilmekle bu husus ifade edilmektedir.
Davacının ispat yükünü ifa ettiği, davalının ise ödeme yaptığını ispat edemediği, davalı tarafça sunulan belgelerden ödeme yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davacının sisteminde arıza bulunmadığı ödemenin alınmamasının davalıdan kaynaklandığı sabittir.
Tüm dosya kapsamı bir arada incelenmekle; dosyaya celp edilen trafik tescil kayıtları, OGS/HGS kayıları, porvizyon ve görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporun yargısal denetime açık, bilimsel metodlara uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasın karar verilmiş; davalı şirkete kayıtlı araçların 04.07.2022 ile 26.10.2022 tarihleri arasındaki geçişlerinin “ihlâlli geçiş” olduğu, bu “ihlâlli” geçişler için davacının davalıdan toplamda 393.055,00TL alacaklı olduğu yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla davanın kabulü ile A ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinde yürütülmekte olan takibe itirazın iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına karar verilmiş,alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalının icra takibine yaptığı itiraz neticesinde alacağını tahsilde geciken davacının zarara uğradığı gözetilerek İİK67/2. Maddesi gözetilerek takibe konu alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE; ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 393.055,00TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3-Alınması gereken 26.849,59 TL harçtan peşin alınan 4.747,12 TL harcın mahsubu ile eksik 22.102,47 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.747,12 TL peşin harç, 19.845,00 TL bilirkişi ücreti ve tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 24.772,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 62.888,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır