T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/417 Esas
KARAR NO :2025/174 Karar
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/10/2019
KARAR TARİHİ:21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 21/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı ...Ve ... San. Ve Tic. A.ş. Arasında 26/08/2018 tarihinde Akaryakıt ve Otogaz Bayilik Anlaşma sözleşmesini akdettiğini, davalı şirket söz konusu olan anlaşmalar kapsamında müvekkil ile yürüttüğü ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, davalıların borçlarını ödemesi için .... Noterliğinin 20/06/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtar yapıldığını, ihtara rağmen davalılar borçlarını ödemediklerini, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğunu, ve başvurulan arabuluculuk görüşmelerinde uyuşmazlık konusunda uzlaşma sağlanamadığını belirterek, 92.856,20 TL cari hesap bakiyesi alacağımızın ve KDV hariç 2.482.283,03 TL tutarındaki vade farkı alacağımızın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans fazii ve kdv'si ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlir ve vekalet ücretinin karşı taraf üzernide bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ...ve davalı ... vekilini'nin 11/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından arabulucuya başvuru yapıldığını ancak sadece ...adına dosya oluşturulduğunu, açılan davada ...'in davalı olarak gösterildiğini, ...'in ile hiçbir arabulucuk görüşmesi yapılmaması sebebi ile dava ...'in adına davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan akaryakıt ticaretiyle alakalı banka teminat mektuplarınını davacıya teslim edildiğini, davacıdan alım yapılarken birçok ön ödeme yapıldığını, bu ön ödemelerin davaya konu edilen borçtan düşülmediğini, ve bu hususların defter incelemesinde ortaya çıkacağını, müvekkillerinin davacı şirkete hiçbir borçlarının olmadığını, imzalanan protokolde vade farkı işletileceğine dair bir hüküm olmadığından işlenen vade farkının kabul etmediklerini, ayrıca konusunun ne olduğunu beli olmayan cari hesap borcunun karşı yana oluşmadığından işbu talebi kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'nun 15/11/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından arabulucuya başvuru yapıldığını ancak sadece ...adına dosya oluşturulduğunu, açılan davada ...'in davalı olarak gösterildiğini, ... ile hiçbir arabuluculuk görüşmesi yapılmaması sebebiyle ile davalı ... adına davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan akaryakıt ticaretiyle alakalı banka teminat mektuplarının davacıya teslim edildiğini, davacıdan alım yapılırken birçok ön ödeme yapıldığını, bu ön ödemelerin davaya konu edilen borçtan düşülmediğini, bu hususların defter incelemesinde ortaya çıkacağını, müvekkillerinin davacı şirkete hiçbir borçları olmadığını, imzalanan protokolde vade farkı işletileceğine dair bir hüküm olmadığından işlenen vade farkının kabul etmediklerini, ayrıca konusunu ne olduğu belli olmayan cari hesap borcunun karşı yana oluşmadığından işbu talebi kabul etmeleri mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 02/12/2019 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; 03/07/2019 tarihinde her üç davalı adına arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabulucuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, belge aslını 22/10/2019 tarihinde mahkemeye sunduklarını, davalı Şirket ve davalı şahıslar için arabuluculuğa başvurulmadığının iddiasına itibar edilmemesi gerektiğini, ön ödeme konusunda davalıların ödemelere ilişkin hiçbir makbuz dekont vb. Herhangi bir belge sunmadığını, Akaryakıt Bayiliği Otogaz Bayiliği anlaşmalarına bağlı protokoller kapsamında olan borçlarının hiçbirini vadesinde ödemediğini, davalının davacı tarafından düzenlenen faturalara süreside itiraz etmediğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının cari hesap alacağına ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ...arasında 26/02/2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ...'nun 4.000.000,00TL ayrı ayrı ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizin 2019/1059 Esas - 2021/168 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2022/314 Esas - 2024/1062 Karar sayılı bozma ilamı ile Mahkememizin kararı kaldırılmış ve yeni esasa kaydı yapılmıştır.
Taraf vekillerinin 20/03/2025 tarihli ayrı ayrı sundukları dilekçeler ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı yönünde feragat ettiklerini bildirir dilekçe sunmuşlardır.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-)Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 1.756,53TL harcın mahsubu ile artan 1.141,13TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Talep bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-)Hazineden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TLnin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır