T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/471 Esas
KARAR NO :2025/344
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:16/08/2024
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 16/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalılar/borçlular tarafından 28.11.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak No:... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 5.347,40 TL borç davalı yana
tahakkuk ettirilmiş olup hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 5.757,42 TL’nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğu beyanla; .... İcra Müdürlüğünün... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini ve arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin 06/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde, ilgili adreste müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen çalışma esnasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek davacıya ait enerji dağıtım alt yapısına hasar verildiğinden bahisle maddi zarara sebebiyet verildiğini iddia ettiğini, ancak, müvekkili şirketin gerek yürütmüş olduğu iş ve işlemler gereği şehir merkezlerinde yer altı kazı çalışması faaliyetinde bulunmaması gerekse icra takibine konu edilen alacağa dayanak hasarın oluştuğu iddia edilen adreste müvekkili şirkete ait haberleşme sistemlerinin yer almaması sebebiyle davalı yana herhangi bir maddi zarar vermesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin kamusal hizmeti gerçekleştirmek amacıyla ülkemizin birçok yerinde baz istasyonu olarak bilinen cep telefonu alıcı verici anten cihazlarından oluşan sistemler kurmakta ve haberleşme faaliyetinin temini için çalıştığını, bu doğrultuda faaliyet gösteren müvekkil şirketin haberleşme sistemlerinin kurulumu aşamasında hasarın oluştuğu iddia edilen adreste olduğu gibi şehir merkezlerinde (İstanbul İli, Esenyurt İlçesi) herhangi bir yer altı kazı çalışması yapması söz konusu olmadığını, diğer bir ifadeyle, müvekkil şirket şehir merkezlerinin alt yapısına ilişkin olan; elektrik, su, doğal gaz, internet vb. nakil hatlarının yer aldığı kısımlarda hiçbir surette kazı çalışması faaliyetinde bulunmadığını, bu itibarla, müvekkilin davacının haksız icra takibine dayanak alacağına dair hasara sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin yerine getirmiş olduğu iş ve işlemlerine dair faaliyetleri gereği; icra takibine konu hasarın oluştuğu iddia edilen adreste müvekkili şirkete ait herhangi bir haberleşme sistemi de bulunmadığını, müvekkil şirketin uhdesin
ait haberleşme sistemlerinin bulunmadığı bir mecurda çalışma yapılması mümkün olmadığı gibi davacı yana ait alt yapıya zarar verilmesinin izahtan vareste olduğunu, davacı yanın işbu davaya dayanak icra takibinde olduğu gibi İstanbul İli, Esenyurt İlçesi sınırları içerisinde farklı adreslerde enerji dağıtım alt yapasına hasar verildiğinden bahisle birçok icra takibi başlatmak suretiyle farklı tutarlarda alacak talep etmiş olup, işbu takip dosyalarında müvekkili şirket dışında diğer davalılar ... San. Müh. A.Ş ve ... ... A.Ş borçlu olarak gösterdiğini, ayrıca, davacı yanın müvekkil şirket aleyhinde başlatmış olduğu bahsi geçen birçok icra takibine, huzurdaki davaya dayanak teşkil eden icra takibinde olduğu gibi borcun bulunmaması sebebiyle itiraz edilmiş, takiplerin durdurulmasının sağlandığını, icraya konu hasara ilişkin dayanağın davacı şirketin personellerince tanzim edilen dosyaya mübrez tutanağın teşkil ettiği ve işbu tutanakta hasar verenin '”... ...” olarak yer verildiğinin bilindiğini, her ne kadar söz konusu tutanakta müvekkil şirketin ismine yer verilmiş ise de; ... ... bir markayı ihtiva etmekte olup, ... ibaresini içeren tüm markalar ... ... A.Ş’ye ait olduğunu, yine, icra takibine dayanak olarak; ilgili adreste kazı çalışmasının hangi şirketler tarafından icra edildiğini gösterir tabelanın görselinin eklendiğini, işbu görselde “... ...” ibaresinin yer aldığını, işbu hususun “...” markasının şekli ve hangi şirkete ait olduğunu gösterir marka bilgileri adlı belge ile Türk Patent Enstitüsü tarafından tanzim edilen marka tescil belgesi ile ortaya koyulduğunu, zira, icra takibine dayanak gösterilen tabela görseli ile işbu dilekçemiz ekinde sunulan gerek marka tescil gerekse marka bilgilerini gösterir belgeler birlikte incelendiği takdirde; tabela görselindeki “... ...” ibaresindeki ...’ın marka şekli ile marka tescil ve bilgilerinde yer verilen belgelerdeki ... marka şeklinin aynı olduğu açıkca anlaşıldığını, tüm bu maddi ve hukuki gerçeklik karşısında diğer borçlu şirketlerin yürütmüş
olduğu olduğu iş ve işlemlere dair faaliyetleri, müvekkilden tamamen bağımsız ve ayrı birer tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunun açık olduğunu, bu nedenler ile, icra takibine konu alacak ve dayanağının varlığı hiçbir surette kabul edilmemekle birlikte aksi düşünüldüğü takdirde; yukarıda
detaylı olarak açıklandığı üzere hasara konu adreste müvekkil şirketin gerek faaliyeti kapsamında yer altı kazı çalışması yapmadığı gerekse uhdesine ait haberleşme sistemlerinin bulunmadığı hususları da birlikte değerlendirildiğinde oluşan hasara ilişkin muhattabın, diğer borçlu 3. tüzel
kişilerin olduğu açıkça anlaşıldığını, emsal kararlardan da görüldüğü üzere; müvekkil şirketin davacı yana hiçbir borcu bulunmadığına dair kesin olarak kararlar verildiğini, bu itibarla, haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı icra takibinin iptali ile haksız davanın reddine karar verilmesinin zaruri olduğunu, davacının, müvekkil şirketin borcunun bulunmadığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu açık olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı şekilde haksız icra takip yoluna gitmesi kötü niyetle
hareket ettiğini ortaya koyduğunu, bu itibarla, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacının üzerine yükletilmesine karar verilmesinin gerektiğini, izah edilen hususlar çerçevesinde; davacı talebinin usûl ve yasaya aykırı olması nedeniyle uygun itiraz ve savunmalarımız doğrultusunda yasal dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile icra takibinin iptaline ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacının üzerine
yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 08/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından birtakım haksız ve hukuka aykırı talepler ile ikame olunan ve taraflarına da
ihbar olunan davasına karşı cevaplarımızı sunarak davanın reddine karar verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, davacı tarafından müvekkil ve diğer davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkil ve diğer davalı tarafından gereken dikkat ve özen yükümlülüğü gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisatına hasar verildiği iddiasıyla birtakım haksız ve hukuka aykırı talepler ile huzurdaki davanın
ikame edildiğini, ... Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esaslarına göre standart kablo kanalı derinliği 80 cm olması gerektiğini, dava dosyasında yer alan ve davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde kazı derinliğinin 80 cm olmadığını saptamanın mümkün olduğunu, ayrıca
yönetmelikte belirtilen, kum, tuğla, ikaz bandı v.b. Hususların da yerine getirilmediğinin görüldüğünü, ayrıca fotoğraf ve tutanaklar da davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, davacı tarafından iddia olunan bir hasar meydana gelmiş ise; davacı taraf, kazı yapılan yerin üzeri kapatılmadan, hasar giderilmeden delil tespiti davası açarak işbu davasına dayanak oluşturulacak bir rapor ile huzurdaki davasını açması gerekmekte iken davacı taraf delil tespiti
yaptırmadan, tek taraflı olarak hazırlamış olduğu, tarih ve konum içermeyen fotoğrafın müvekkili şirket yetkililerinin imzasını içermeyen fotoğraflar ve bir tabelaya dayanarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ekindeki fotoğrafların ve evrakların tarafımızca kabul edilmesi ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılan kazı çalışması sırasında müvekkilin işin tekniğine aykırı bir eylem ya da davranışı bulunmaması ve müvekkil şirketin işini yaparken ihlal etmiş olduğu herhangi bir yönetmelik maddesi bulunmaması nedeniyle söz konusu hasarların meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu kazı yerine ait olduğu iddia edilen fotoğraftan da davacı tarafın kablolarının yer altına döşenmelerinde kablo döşeme uygulama esaslarında belirtilen derinliklere uyulmaması, karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket etmemesi ve kabloların varlığına dair uyarıcı bant koymaması neticesinde söz konusu hasarların meydana gelmesi nedenleriyle davacı tarafın yüzde yüz kusurlu
konumunda olduğunu, ülkemizde elektrik hatları ile alakalı yapılacak kazı ve kablo döşeme çalışmalarında uyulması gereken kuralların düzenlendiği 30.11.2000 Tarih Ve 24246 Sayılı Resmi Gazete’de Yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği Ve ... Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul
Ve Esaslarının Düzenlendiği Şartname bulunduğunu, davacı tarafın Esenyurt bölgesinde yapmış olduğu elektrik hatları ile alakalı yapılan kazı ve kablo döşemelerinde söz konusu yönetmeliğe uymadan çalışmalar gerçekleştirdiğini, dava dilekçesi ekine konulan her ne kadar tarafımızca da kabul edilmeyen, tarih ve adres içermeyen birtakım kazı ve hasar görmüş kablo fotoğraflarını bir an için kabul edilse dahi söz konusu meydana geldiği iddia edilen hasara
davacı taraf yönetmeliğe aykırı gerçekleştirmiş olduğu işlemler neticesinde kendi kusuru ile sebebiyet verdiğin, zira söz konusu fotoğraflardan da açıkça anlaşıldığı üzere davacı tarafından hasar gördüğü iddia olunan kablolar yerin 80 cm altına döşenmediği gibi herhangi bir koruyucu ve uyarıcı önlemlerin alınmadığının sabit olduğunu,
f) Davacının iddia ettiği gibi hasarın mevcut olup olmadığı, hasar bedeline ilişkin talep edilen rakamın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, işbu hasarın meydana gelmesinde davalının ve müvekkili şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait yeraltına döşenmiş olan ve hasar meydana geldiğini iddia ettiği kabloların 30.11.2000 tarih ve 24246 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ile ... Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji
Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarının düzenlendiği Şartnamelere uygun döşenip döşenmediği, davacının kendi kusuru ile iddia olunan hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kendi kusuru ile iddia olunan hasara sebebiyet verip vermediği, işbu hasara ilişkin talep edilen alacağın müvekkilden ve davalıdan talep edilme imkanının bulunup bulunmadığı, uyuşmazlık konusu itibari ile mahkeme tarafından yerinde keşif yapılıp kazı yapılarak hatların
derinliği ve projenin şartnamelere uygun bir döşeme yapılı yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan fotoğrafı kabul anlamına gelmemek üzere söz konusu fotoğrafın hasarın meydana geldiği yere ait olduğu düşünülse dahi; davacının döşemiş olduğu kabloların yönetmelik gereği gerekli derinliğe sahip olmadığı, yönetmeliğe aykırı şekilde 80 cm derinlikte bulunması gereken kabloların 20-30 cm derinlikte bulunduğu, yüzeye çok yakın olduğu,
herhangi bir koruyucu önlemlerin alınmadığı, üzerine özel renkli kum ve bantların geçilmesi gerekirken bunların hiçbirinin olmadığı, kablo kanalının derinliğinin 80 cm olarak ayarlandıktan sonra en altta 10 cm derinliğinde kum dökülmesi sonrasında kablo bu kumun üstüne yerleştirilmesi gerekmekte iken yapılmadığı, bu kumun üstüne ise sırasıyla uyarı amacı taşıyan kırmızı tuğla (BİMS tuğla) döşenmesi gerekmekte iken yapılmadığı, geri kalan boşluğun ise dolgu
malzemesi ile doldurulması gerekmekte iken doldurulmadığı, kırmızı tuğlanın “20 cm” üstünde olacak şekilde ikaz bandı yerleştirilmesi gerekmekte iken yerleştirilmediği, bu hasarın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlunun davacının kendisi olduğu, davacı şirketin sadece 20-30 cm derinlikte yüzeye çok yakın bir şekilde kazı yaptığı, elektrik hattının üstüne kum dökmediği, şerit ve tuğla koymadığının görüldüğünü, davacının huzurdaki davada müvekkil ile davalının kusuru ile
söz konusu hasara sebebiyet verdiği, müvekkil ile davalının kusuru ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunu ispatlayamaya yönelik birtakım deliller sunulmuş ise de işbu delillerin müvekkilin yokluğunda oluşturulduğunu, tutanaklarda müvekkil şirket yetkilisine ait herhangi bir imza bulunmadığından söz konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil ile davalının kusurlu olduğunu ispata yeter nitelikte bulunmadığından davacının haksız ve hukuka aykırı davasının
reddine karar verilmesi gerektiğini ve mahkemeden talep olunduğunu, davacı tarafından huzurdaki dava ile talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, zira
öncelikle davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu hasar süreci bilgilendirme formunda yer verdiği işlemlerin tarafımızca kabulü mümkün olmadığı gibi söz konusu işlemlerin de gerçekleştirildiğini ispat etmesinin gerektiğini, davacının yapmadığı işlere ilişkin fahiş hasar bedeli talebinde bulunduğunu, öncelikle davacı tarafın, bu yere müvekkilin kazıp zarar verdiğini, zararın kendisi tarafından kepçe ve personel çalıştırılarak onarıldığını, onarım karşılığında da gider yaptığını
belgelemesinin gerektiğini, ayrıca müvekkil tarafından gerçekleştirilen kazı ve alt yapı çalışmaları sırasında davacının kablolarını şartnamelere uygun şekilde döşememesi neticesinde herhangi bir zarar meydana gelmesi durumunda söz konusu kazı işlemleri halihazırda müvekkil tarafından
gerçekleştirilmiş durumda olduğundan davacının ayrıca kazı bedeli tarzında herhangi bir bedel talebinde bulunması da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, her ne kadar davacı tarafından birtakım işlemler yapıldığı (kepçe ve personel çalıştırılarak parke taşı kaldırıldığı, tekrar döşendiği vb.) ve bu nedenle masraf yapıldığı ileri sürülmüş ise de, davacının bu iddiasının hiçbir gerçek yanı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar verilen noktalara davacı çalışanları
geldiğinde, müvekkil şirketin çalıştırdığı kepçeyle ve personelle alan açılmış, davacıya ait kabloların onarımının yapıldığını, sonra tekrar üstü müvekkil personeli tarafından kapatıldığını, bir diğer hususun ise zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıttığını, yine bir çok noktada müvekkilin çalışma yapmadığı, hiçbir zarar vermediği halde ilgisiz noktalarla ilgili tutanaklar da tutularak çok sayıda haksız ve kötü niyetli şekilde davalar
açıldığını, davacının iletim hatları en az 80 santim metre derinlikte olması gerekirken 20 - 30 cm yüzeyden geçtiği için hasar gördüğünü, kazı yapılan günlerde, müvekkil tarafından davacıya haber verilmesine rağmen, davacı tarafından personel bulunmadığı gerekçesiyle eleman görevlendirmediğin, dolayısıyla iddia olunan hasarlara davacı taraf kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, dolayısıyla davacı haksız zenginleşme peşinde olup, müvekkilin ilgisi olmayan yerlerde,
yapılmamış giderler ilişkin tazminat, hasar bedeli talep edildiğini, şartnamelere uygun olmayan şekilde döşenmiş olan ve yüzeye çok yakın geçen hatlar nedeniyle bir hasar varsa ise söz konusu hasarların meydana gelmesinde %100 kusurlu olan davacının kendisi olduğunu, izah olunanlar nedeniyle haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
- Elektrik Mühendisi ... tarafından hazırlanan 19/04/2025 tarihli bilirkişi kök raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ....İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, davalıların yanın yaptığı çalışma sebebiyle davacının alt yapısına zarar verip vermediği, davacının oluşan zararının davalılar tarafından giderilmesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Elektrik Mühendisi ... marifetiyle hazırlanan 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle; "...a) Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı:
Davacı şirketin asıl alacağı 2.959,07 TL
, İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz1.152,42 TL
, Davacı şirketin toplam alacağı 4.111,49 TL
, b) Davacı ... A.Ş.’nin, .... İcra Müdürlüğü 2022/4022 sayılı dosya
kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalılardan alacağının 4.111,49 TL olduğu kanaatine
varılmıştır.
c) Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu
hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından
Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesintisi Aşım Bedeli ve Şebeke Yıpranma Bedelinin
mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği..." Şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı ve davalı ... San. Müh. A.Ş. vekili tarafından bilirkişi rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı kendisine ait enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata davalılar tarafından yapılan kazı çalışması neticesinde hasar verildiğinden bahisle hasar bedelini tahsil amacıyla davalı aleyhine takip başlatmış; borçlu davalının süresinde yaptığı itiraz nedeniyle davacı tarafından mahkememize itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı yanın yaptığı çalışma sebebiyle davacının alt yapısına zarar verip vermediği, davacının oluşan zararının davalılar tarafından giderilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; hasarın meydana gelmesinde davacıya mütefarik kusur yüklemesi yapılmamış, ancak Yüksek Mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere davacının meydana gelen hasarda sadece malzeme bedeli edebileceğinden takibin 2.959,07 TL malzeme bedeli ve işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 2.959,07 TL asıl alacak ve 1.152,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.111,49 TL üzerinden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 364,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.364,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.545,02-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00TL nin kabul red oranına göre 1.086,35 TL'sinin davacıdan, 2.713,65 TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 4.111,49 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 1.645,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.22/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır