T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/473 Esas
KARAR NO :2025/97
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:16/08/2024
KARAR TARİHİ:20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilininin maliki bulunduğu ... plaka sayılı araca, işleteninin davalılar, sürücüsünün ise diğer takip borçlusu ... olduğu ... plaka sayılı araç 07/01/2023 tarihinde çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere meydana gelen kaza; ... plakalı araç sürücüsü ... D-100 Güney Transit Yolu Şirinevler mevkii '...' restoran önüne geldiği esnada aracın ön kısımları ile önce ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmış daha sonra müvekkilinee ait ... plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plakalı araçta başka araca çarpmış ve nihayetinde toplamda 6 aracın karıştığı bir trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle tarafımızca ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı ... A.Ş.ye karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapılmış ve anılan dosya 29/03/2024 tarihinde karara çıktığını, tarafımızca Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuruda; araç hasarı nedeniyle onarım bedeli, araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talep edilmiş, onarım bedeli ile araç değer kaybı yönünden başvurumuzun kabulüne, ikame araç bedeli yönünden ise sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verildiğini. söz konusu karara karşı taraflarca itiraz yoluna başvurulmadığından karar kesinleştiğini, kazanın meydana gelişinde ... plakalı araç sürücüsü ... asli kusurlu (%100) bulunduğunu, araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli yönünden: İlgili başvuru kapsamında alınan bilirkişi raporunda kaza nedeniyle meydana gelen hasar tutarı seçenekli olarak hesap edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan dosyada müvekkilin toplam zararı 208.626,96.-TL olarak belirlendiğini poliçe teminat limiti dahilinde sigorta şirketinden 63.975,55.-TL olarak tahsiline karar verildiğini, müvekkilin 158.626,96 TL 62.000,00 TL = 96.626,96-TL bakiye araç hasarı bedeli, 50.000,00 TL 1.975,55 TL = 48.024,45 TL bakiye araç değer kaybı ile söz konusu zararın haksız fiil sorumluluğu olması faiz başlangıç tarihi haksız fiilin yani kazanın meydana geldiği 07/01/2023 tarihinden itibaren aracın işleteni olan davalıların tacir olduğu gözetilerek işleyecek faizin ticari avans faizi olduğu belirlenerek .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişilmiş, araç sürücüsü yönünden takip kesinleşmiş huzurdaki davalılar ise takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; davalılar tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve davalıların müştereken ve müteselsilen araç sürücüsü ile birlikte sorumlu olarak takibin aynen devamını, davalılar aleyhine asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili 21/08/2024 tarihli cevap dilekçesi özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç, taraflar arasında imzalanmış olan 14/02/2022 tarihli Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi ile müvekkil şirket tarafından ...'ya kiralanmış bir araç olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) gereğince, diğer davalı ...'ya kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç, ... tarafından 14/02/2022 tarihli Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi ve ekleriyle 08/01/2023 tarihinde 01:00 saatinde ... lokasyonundan kiralanmış bir araç olduğunu, dolayısıyla ...'nun ... plakalı aracı kiralayarak araç üzerinde fiili tasarruflarda bulunduğu ve aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiği de aşikar olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, araç sürücüsü kiracı ... mahkemece kusurlu kabul edilir ise açıkça görüldüğü üzere müvekkili şirket yönünden herhangi bir kusur ve sorumluluk söz konusu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an olsun müvekkil şirketin işleten sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilecekse bile KTK'nın 86. maddesi uyarınca üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle meydana gelen kazada, işletenin sorumluluğunun bulunmayacağı çok açık bir şekilde belirtildiğini, davacının talep ettiği alacak bedeli ispat edilememiş ve fahiş miktarda olduğundan kabulü mümkün değildir. Davacının taleplerinin fahiş olduğu da göz önünde bulundurularak huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, davanın ...'ya kaza tarihi itibariyle kiralanmış bir araç olduğunu, bu nedenle davanın kiracı ...'ya ihbarını ettiklerini beyanla; öncelikle davanın ...'ya ihbarına, Davanın usul ve esasa aykırılık taşıması sebebiyle müvekkil şirket yönünden reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası uyap kayıtları,
-Araç Kiralama Sözleşmesi
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... ... Anonim Şirketi olduğu, borçlularının ... ... Anonim Şirketi, ... ... Şirketi Ve ... olduğu, takip konusu alacak miktarının 204.046,64 TL olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu; trafik kazası nedeniyle davacının maliki olduğu araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedelinin bakiye kalan kısmının davalılardan tazmininin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür.
Davalılar vekilin cevap dilekçesinde; dava konusu ... plakalı aracın dava dışı ... tarafından 14/02/2022 tarihli Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi ve ekleriyle 08/01/2023 tarihinde 01:00 saatinde ... lokasyonundan kiralanmış bir araç olduğunu, aracın işleteni kendileri olmadığından husumet itirazında bulunduğu görülmekle mahkememizce ilk olarak bu husus incelenmiştir.
Mahkememizce ön inceleme duruşmasında davanın ...'ya ihbarına ve davalı vekiline, davalı ... ve Davalı ... şirketi arasında yapılan kira sözleşmesini dosyaya sunmak üzere 2 haftalık ihtaratlı kesin süre verilmesine karar verilmiş; davalı tarafından kira sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, bu sözleşmeye göre davalı ... şirketinin aracı diğer davalı ... şirketine uzun süreli kira sözleşmesi ile devrettiği; davalı ... şirketinin ise yine aynı mahiyette kira sözleşmesi ile aracı dava dışı ... isimli şahsa devrettiği görülmüştür.
2918 sayılı yasanın 3. maddesinde "işleten: araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süre kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere araç malikleri sahip oldukları bir aracı herhangi bir nedenle yararlanması için başka bir kişiye diğer bir ifadeyle aracın fiili tasarrufunu bir üçüncü kişiye devredebilir. Bu durumda üçüncü kişi işleten sıfatını kazanacaktır (İstanbul BAM 8 HD 2017/2225 Esas, 2019/3819 Karar sayılı ilamı)
Kaza tarihinde 2918 sayılı KTK 3. Maddesi uyarınca davalıların işleten sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu yönüyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafından resmi kayıtlara göre dava açıldığından ve kiralama hususu bilinemeyeceğinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2015 tarih ve 2015/11658 E., 2015/12308 K. Sayılı kararı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40TL karar harcının peşin alınan 2.464,38TL harcın mahsubu ile artan 1.848,98TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-)Davacının dava tarihinde davayı açmakta kusurlu bulunmadığı görülmekle davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.20/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır